Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4381 K.2025/4534
1. Hukuk Dairesi 2025/4381 E. , 2025/4534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/391 E., 2025/1224 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İspir Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/81 E., 2018/570 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde bulunan 296 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında senetsizden zilyetliğe dayalı olarak davalı ... adına tescil edildiğini, ancak...Başkanlığının Yasa'ya göre genel bütçe kapsamındaki kamu idaresi sıfatıyla mülk edinme hak ve yetkisine sahip olmadığını, bu kurumların kullanımındaki taşınmazların Hazine adına tescil edileceğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydına ...Koruma Kurulu Müdürlüğünce konulan "Korunması Gereken Kültür ve Tabiat Varlığı" şerhinin tesisini ve tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; genel idare içerisinde yer alan Başkanlığın taşınmaz edinmesine imkan bulunmamakla birlikte, yapılış itibariyle din hizmetlerinde kullanılagelen yapının söz konusu olduğunu, vatandaşların bağışlaması suretiyle Başkanlığın taşınmaz edinebildiğini belirterek davanın reddini savunmuş, aksi takdirde din hizmetlerinde kullanılacağı yönünden şerh düşülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İspir Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli 2015/81 Esas ve 2018/570 Karar sayılı kararı ile; davacı Hazine ile davalı ... Başkanlığının genel bütçeye tabi oldukları ve dava konusu taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlığın 3533 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca "bakan" unvanlı bir hakem vasıtasıyla tahkim usulüne göre görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 09.06.2023 tarihli 2020/803 Esas ve 2023/1587 Karar sayılı kararı ile; 03.07.2003 tarihli 4916 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 3533 sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmü değiştirilerek taşınmazın aynı ile ilgili ihtilafların bu maddenin kapsamı dışına çıkarıldığı ve bu tür çekişmelerin yerel mahkemelerde çözüme kavuşturulacağının hükme bağlandığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1992 tarihinde kesinleştiği, davacı idarece 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açıldığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, dava konusu parsel içerisinde kamuya tahsis edilmiş bir yer bulunmadığından 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.02.2025 tarihli 2013/4961 Esas ve 2025/290 Karar sayılı kararı ile; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, arkeolog bilirkişi ile dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, arkeolog bilirkişiden çekişme konusu taşınmazda bulunan medresenin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olup olmadığını, dava konusu taşınmazın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlardan olup olmadığını belirten rapor alınması, ondan sonra taşınmazın niteliği belirlenmek suretiyle hak düşürücü süre bakımından bir değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek” karar bozulmuştur.
Bozma kararı doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmaz üzerindeki medresenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 6. maddesinde gösterilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarından olduğu ve yine aynı Kanun'un 11. maddesi "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez." amir hükmü uyarınca dava konusu taşınmazın birinci grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiğine göre, bu yerin uzun yıllardan beri süregelen kullanımına dayanarak zilyetlik yoluyla davalı Kurum tarafından iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekiğini belirterek ve re'sen ele alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucu, ...Mahallesinde bulunan 296 ada 2 parsel sayılı 507,97 m2 yüz ölçümlü, Kuran Kursu vasıflı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilip kadastro tespitinin 11.08.1992 tarihinde kesinleştiği, daha sonra hükmen ifraz sonucu 296 ada 14 parsel numarasını alarak aynı vasıfla 493,20 m2 olarak ... adına tapuya tescil edildiği, taşınmaz üzerinde 16.02.2001 tarihli "Korunması Gerekli Kültür Tabiat Varlığı" şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 7. maddesinin 5. bendi gereğince tescil kararlarının, tescil olunan taşınmazın kadastral bilgileri ile birlikte tapu siciline şerh düşülmek üzere ilgili Tapu Müdürlüğüne bildirilmesi gerekir.
Somut olayda; hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda çekişmeli 296 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarının yapıldığı zamanda ve halen korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu belirtildiği halde, bu hususun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmemesi isabetsizdir.
Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 1. bendinin sonuna gelmek üzere “296 ada 14 parsel sayılı taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.