Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2989 K.2025/4436
1. Hukuk Dairesi 2025/2989 E. , 2025/4436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/3 E., 2025/28 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ................. köyünde bulunan 222 ve 441 parsel sayılı taşınmazların zilyetliğinde olmasına rağmen Hazine adına tespit edildiğini belirterek kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Bulanık Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.07.1992 tarihli ve 1989/239 Esas, 1992/73 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile zilyetlikle edinilebilecek miktar kısıtlaması da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.06.2015 tarihli ve 2015/4317 Esas, 205/9423 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece davanın ihya edilmesi, çekişmeli 222 ile 441 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanak ve dayanaklarının getirtilmesi ve yeniden işin esasına girilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Bulanık 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2016/59 Esas, 2021/819 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 222 parsel ile 441 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 1032 parselin tamamının ve 1033 parselin 36.374,50 metrekarelik kısmının davacı adına, 1033 parselin kalan 5.550,00 metrekaresinin Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 19.09.2024 tarihli ve 2024/3803 Esas, 2024/5019 Karar sayılı kararıyla; “ Somut olayda; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamı sonrasında dosya arasına alınan tutanaklardan ve Dairenin 12.03.2024 tarihli geri çevirme kararı sonrasında dosyasına konulan evraktan; dava konusu 222 ve 441 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 1963 yılında yapılarak tespitlerinin 06.04.1966 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise kadastrodan önceki nedene dayanılarak 07.09.1989 tarihinde açıldığı, dava tarihi ile Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.10.1987 tarihi arasında Kanun'da belirtilen 1 yıllık sürenin geçtiği anlaşıldığından, Mahkemece davanın hak düşürücü süreden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin 29.01.2025 tarihli ve 2025/3 Esas, 2025/28 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 222 ve 441 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 06.04.1966 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise kadastrodan önceki nedene dayanılarak 07.09.1989 tarihinde açıldığı, dava tarihi ile 3402 sayılı Kanun'un yürürlüğü girdiği 10.10.1087 tarihi arasında Kanun’da belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazların kadastro tespitinden önce de davacıların murisi ... zilyetliğinde bulunduğunu, ancak kadastro çalışmalarında hatalı olarak Hazine adına tescil edildiğini, ... tarafından Bulanık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/239 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın onandığını, ancak kararın infaz edilmeden sel nedeniyle zayi olduğunu, bu nedenle davacının yeniden dava açmak zorunda kaldığını, verilen kararın kazanılmış haklara aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro sonucu ... köyü çalışma alanında bulunan 222 ve 441 parsel sayılı 50.050 ve 55.500 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazların tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği ve tespitlerin 06.04.1966 tarihinde kesinleşmesi üzerine Hazine adına tescil edildiği, eldeki davanın ise kadastrodan önceki nedene dayanılarak 07.09.1989 tarihinde açıldığı, dava tarihi ile 3402 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.10.1987 tarihi arasında Kanun'da belirtilen 1 yıllık sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Bulanık 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.