Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4462 K.2025/4410
1. Hukuk Dairesi 2024/4462 E. , 2025/4410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/93 E., 2024/167 K.
Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleştirilen davada davacı ... vekili ve asıl davada dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde; davalı ...'ın, kardeşi ...'in bacanağı olduğunu, babası muris ...'ın ölmeden önce kendisinden mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak dava konusu 1177 parsel sayılı taşınmazı 23.05.2007 tarihinde kardeşi ...'e, ...'in de bu taşınmazı bacanağı davalı ...'a 23.02.2011 tarihinde satış suretiyle devrettiğini, murisin taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığını, davalının da tüm muvazaadan haberdar olduğunu ileri sürerek 1177 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava konusu 1177 parsel sayılı taşınmazın ...'a satış suretiyle devredildiğinin anlaşılması üzerine davacı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil talebini yeni malike yönlendirmiştir.
2. Birleştirilen davada (2013/271 Esas (Bozma kararı öncesi ilk olarak 2011/662 Esas)) davacı ... dava dilekçesinde; davalı ...'nın kardeşi olduğunu, babası muris ...'ın ölmeden önce kendisinden mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak dava konusu 174 ada 5 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'ya satış suretiyle devrettiğini, murisin taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek dava konusu 174 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini talep etmiştir.
3. Birleştirilen davada (2014/88 Esas (Bozma kararı öncesi ilk olarak 2012/113 Esas)) davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...'ın kardeş olduğunu, tarafların murisi ...'ın davacıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak dava konusu 1181 parsel ve 175 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini, davalının da bu taşınmazları üçüncü kişiye devrettiğini, murisin taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığını, tüm ihtiyaçlarının davacı ... tarafından yerine getirildiğini ileri sürerek taşınmazların rayiç değerinin davacının miras payı oranında tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ileri sürdüğü nedenlerin aile içi olduğunu, davalının bunları bilmediğini, murisin sağlığında diğer mirasçılarına devrettiği taşınmazlar da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada (2013/271 Esas (Bozma kararı öncesi ilk olarak 2011/662 Esas)) davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı babasından satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Birleştirilen davada (2014/88 Esas (Bozma kararı öncesi ilk olarak 2012/113 Esas)) davalı ... cevap dilekçesinde; murise ait 50 parsel, 1/3 payı kendisine ait 51 parsel ve dava dışı kişilere ait 52 parsel sayılı taşınmazların parselasyonu sonucunda oluşan parsellerden birinin 175 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, bu taşınmazın diğer paydaşların onayı ile dava dışı kişilere satıldığını, bu satış işleminden alınan bedelin parselasyon işlemi için ödendiğini, yine dava konusu 1181 parsel sayılı taşınmazın da bu parselasyon işlemi sonucunda oluştuğunu, 51 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payını babası ...den satın aldığını, bu taşınmazın 1/3 payını babasının, kız kardeşi ...'nın borcunu ödemek için dava dışı ...'a sattığını, ...'in başka kişilere taşınmazı satmak istemesi üzerine kardeşi ...........'in eşi ............le birlikte bu taşınmazı satın aldığını, her iki taşınmazın da muvazaalı olarak devredilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
4. Asıl davada dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalının dava konusu 1177 parsel sayılı taşınmazı 70.000,00 TL bedelle satın aldığını, taraflar arasındaki ilişkiyi davalının bilmediğini, davalının iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI (Birleştirme Öncesi)
1. Mahkemenin 03.05.2012 tarihli ve 2011/661 Esas, 2012/341 Karar sayılı kararıyla; murisin ölmeden önce birçok taşınmazını mirasçılarına devrettiği, davacıya da taşınmaz devrettiği, murisin böylece mirasçıları arasında bir denge kurmaya çalıştığı, murisin banka hesabında da hareketlilik bulunduğu, muris adına kayıtlı başka taşınmazlar da olduğu, mal kaçırma kastı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 15.05.2012 tarihli ve 2011/662 Esas, 2012/376 Karar sayılı kararıyla, terekeye ilişkin bir taşınmazla ilgili ortaklardan birinin kendi payının iptali talepli dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 07.06.2012 tarihli ve 2012/113 Esas, 2012/457 Karar sayılı kararıyla, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.05.2012 tarihli ve 2011/661 Esas, 2012/341 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, davacı tanıkları dinlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 15.05.2012 tarihli ve 2011/662 Esas, 2012/376 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, davacının miras payı oranında tapu iptali ve tescil davası açabileceği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 07.06.2012 tarihli ve 2012/113 Esas, 2012/457 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, davalının, murisin 173 ada 5 parsel sayılı taşınmazını kızı ...'ya muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiği iddiasıyla dava açtığı ve halen derdest olduğu, yine davalının murisin 1177 parsel sayılı taşınmazını oğlu ...'e, ...'in de bacanağı olan davalı ...'a satış suretiyle devrettiğinden bahisle dava açtığı ve bu davanın da derdest olduğu, muris muvazaası istekli davalarda murisin gerçek irade ve amacının tespiti bakımından tüm mirasçılarına devrettiği taşınmazlar yönünden muris muvazaası hukuki nedenine dayalı açılan davaların birlikte değerlendirilmesi gerekeceği, böylece fiili ve hukuki irtibat sebebi ile eldeki dava ile anılan dava dosyalarının birleştirilerek görülmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Bozma kararı sonrası yeni esas alan Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/271 Esas sayılı, Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/351 Esas sayılı, ve Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/88 Esas sayılı davalarının birleştirilmesine karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 17.11.2015 tarihli ve 2013/351 Esas, 2015/768 Karar sayılı kararıyla; somut olayda muris muvazaasının ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı asıl davada davacı ... ve birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, birleştirilen davada davacı ...'in tanıkları dinlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek sair hususlar incelenmeksizin Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
1. Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada, murisin üzerine kayıtlı başka taşınmazlar bulunduğu, murise sağlığında oğlu ...'in baktığı, muris tarafından yapılan bu devrin minnet duygusuyla yapıldığı, mirasçılardan mal kaçırma kastı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine; davalı ...'ya yönelik açılan birleştirilen davada, muris ile davalı arasındaki devir işleminde para ödenmek suretiyle satış işleminin gerçekleştiği, davalının murisin kızı olduğu ve çekişmeli taşınmazın değerinin altında davalıya satılmış olmasının murisin muvazaa iradesini ve asıl amacın mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine; davacı ... tarafından davalı ...'e karşı açılan birleştirilen davada, davacının ..., davacı vekilinin Av. ... olduğu, davacı ve vekilinin 11.10.2022 tarihli duruşmaya katılmadığı, duruşmaya katılmamasını geçerli kılacak herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı, duruşma gün ve saatinde hazır olmadığı anlaşıldığından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 16.04.2024 tarihli celsede Av. ...'nun davacı ... adına açılan davayı takipsiz bıraktığını ve açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiği gerekçesiyle birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
2. Dahili davalı ... vekili, davalının adının kararda yer almaması nedeniyle davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden hükmün anlaşılmadığını belirterek eksikliğin giderilmesini talep etmiş, Mahkemece 19.07.2024 tarihli kararla davalı vekilinin tavzih talebi reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada (2013/271 Esas) davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin ... ile değil, ...'in maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle ...'in murisle birlikte yaşadığını, diğer yandan ...'in murisin hasta olduğu dönemde kendisini yasal temsilci atattırarak murise ait taşınmazların eşinin üzerine devrini sağladığını, murisin ölmeden önce alzheimer hastası olması nedeniyle yapılan temliklerin geçersiz olduğunu, hem ... hem de ...'ya yapılan temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl davada dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının adının kararda yer almaması nedeniyle davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden hükmün anlaşılmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen (2013/271 Esas) dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1918 doğumlu muris ...'ın 10.10.2010 tarihinde öldüğü, geride çocukları asıl davada davacı ..., birleştirilen davada davacı ..., birleştirilen davada davalı ... ile kendisinden önce ölen oğlu ...in çocukları dava dışı ... ve ...’ın mirasçı olarak kaldıkları; muris ...'ın 51 parsel sayılı taşınmazdaki payını 05.09.1997 tarihinde davacı oğlu ...'e satış suretiyle devrettiği, bu parsel ile murise ait 50 numaralı parsel ve dava dışı ... ile ...a ait 52 numaralı parselin 07.05.2007 tarihinde tevhit edilmesi neticesinde oluşan 1176 parsel sayılı taşınmazın da 10.05.2007 tarihinde ifraz edilerek birden çok parsele gittiği, ifrazla oluşan bu parsellerden 1181 parsel sayılı taşınmaz, 173 ada 1 parsel ve 175 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ½ payının ifraza istinaden davacı ... adına tescil edildiği; ifrazla oluşan parsellerden 174 ada 5 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından 14.08.2008 tarihinde davalı ...'a, 1177 parsel sayılı taşınmazın 23.05.2007 tarihinde davalı ...'a, 173 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kendisinden önce ölen oğlu ...in karısı ...'a 15.07.2010 tarihinde satış suretiyle devredildiği; 174 ada 1 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından dava dışı üçüncü kişiye 27.05.2008 tarihinde satış suretiyle devredildiği; 173 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise muris adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; özellikle asıl davaya konu 1177 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında ...'a satış suretiyle devredildiği ve davacının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil talebini yeni malike yönlendirdiği böylece ...'ın asıl davada davalı olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacı ... vekili ve asıl davada dahili davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının davacı ...'tan; 187,80 TL bakiye onama harcının davalı ...'tan alınmasına,
Dosyanın Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.