Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3096 K.2025/4256
1. Hukuk Dairesi 2024/3096 E. , 2025/4256 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/961 E., 2024/240 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/396 E., 2021/503 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46. maddeleri uyarınca irsen intikal eden eklemeli zilyetliğe dayanarak çekişmeli 113 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
II.CEVAP
Davalı Hazine vekili; çekişmeli taşınmazın, tespit sırasında revizyon gören kayıt uyarınca tapulu yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, davacının zilyetliğinin asli sıfatla olmadığı, zira davacıdan ecrimisil tahsil edildiğini, tapu kaydının hukuki kıymetini yitirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmaza revizyon gören tapu kaydının taşınmaza aidiyetinin tespit edilmesi, ardından davacı yararına zilyetlikle edinim koşullarının ve belgesiz norm sınırının araştırılması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinen kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taşınmaz üzerinde mülk edinmeye elverişli zilyetlik iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; taşınmazın irsen intikalen zilyetliğinde bulunduğu ve üzerinde konut olarak kullandığı yapının yer aldığını, buna rağmen delillerin taktirinde hata edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Kadastro sonucunda, ................. köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 11 parsel sayılı taşınmaz toprak tevzi suretiyle tesis edilmiş, Kasım 1964 tarih, 55 sıra numaralı tapu kaydı uyarınca Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, davacı tarafından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46. maddeleri uyarınca irsen intikal eden eklemeli zilyetliğe dayanarak çekişmeli 113 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulmuştur.
2. Mahkemece, davacı taraf lehine 3402 sayılı Yasa’nın 14. ve 46/1. maddelerinde yazılı zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1. maddesi, "4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz mallar, bu Kanun hükümlerine göre doğan iktisap şartlarına istinaden zilyetleri adına tespit ve tescil olunur" hükmünü içermektedir. Buna göre, 4753 sayılı Yasa uyarınca Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazların zilyetlikle kazanılabilmesi için öncesi itibariyle özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden bulunması ve tescil tarihi itibariyle zilyetleri yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur.
3. Ne var ki, somut olayda çekişmeli taşınmazın belirtmelik tutanağı dosya içerisine getirtilmemiş, bu doğrultuda belirtmelik tutanağında taşınmazın hangi nedenle Hazine adına tapu kaydına bağlandığı tespit edilmemiş, taşınmazın menşei de araştırılmamıştır. Öte yandan, dosya kapsamında yer alan jeodezi mühendisi bilirkişi raporunun son derece soyut ve yetersiz olduğu, stereoskopik inceleme yapılmadığı gibi yalnızca hava fotoğraflarının çözünürlüğü düşük suretlerinin rapora eklendiği halde bu rapora itibar edilmiştir. Tüm bunlar dışında dosyaya yansıyan delillere hangi nedenlerle itibar edilmediği hüküm yerinde gösterilmemiş, bu suretle davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
4. Hal böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan toprak tevzi çalışmalarına ilişkin tüm evraklar ikmal edilmeli, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydının oluşum tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı, tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile hayatta iseler belirtmelik tutanağında imzaları bulunan bilirkişiler, teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişi katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
5. Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru davacı taraf ve bayilerinin maliki evvellerinin 20 yılı aşkın zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanları arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kadastro paftası ile toprak tevzi paftasının ölçekleri çakıştırılmak sureti ile hazırlanmış ayrıntılı kroki ve rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişiden dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğunu, üzerinde sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.