Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3453 K.2025/4253

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3453 📋 K. 2025/4253 📅 06.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3453 E.  ,  2025/4253 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/389 E., 2024/450 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kiğı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/11 E., 2022/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... köyü sınırlarında yer alan 1 45... parsel sayılı taşınmazı önceki malikinden satın aldığını ne var ki kadastro çalışmaları sırasında satış sözleşmesine konu edilen alanın eksik ölçüm ve fenni değerlendirme sebebiyle 2.600,00 metrekarelik kısmının 1 45... parsel numarasıyla Hazine adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Hazine, süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmemiş; aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; 1 45... parsel sayılı taşınmazın satışı sırasında çekişmeli taşınmazın da davacıya devredildiğine dair iddianın ispat edilemediği, kaldı ki kadastro sonrası tapulu hale gelen taşınmazın mülkiyetinin eski tapu kaydından kaynaklanan hakkın devri yahut zilyetliğin teslimi suretiyle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; halefiyet ilkesi uyarınca çekişmeli taşınmazı satın alan ve satın aldığı kişinin dava açma hakkına dayanan davacı yönünden çekişmeli 1 45... parsel sayılı taşınmazın tapuya tesciline ilişkin hükmen tescil kararının kesin hüküm oluşturduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ait 1 45... parsel ile çekişmeli 1 45... parselin ifrazen oluştuğu kök 1 45... parsele ilişkin komisyon tutanağında yer alan aynı kuvvet ve mahiyette tapu kayıtlarının oluşum sebepleri ve uyuşmazlık üzerindeki etkileri ile Temmuz 1978 tarih, 169 sıra numaralı tapu kaydının davacıya intikali hususunda yeterli araştırma yapılmadığını, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü, dosyada mevcut ziraat, jeodezi ve harita mühendisi bilirkişi raporlarına göre taşınmaz üzerinde 1983, 20 04... yılları itibariyle tarımsal faaliyet sürdürüldüğünün anlaşıldığını, taşınmazın özel mülkiyete konu alanlardan olduğunun belirlendiğini, buna rağmen yazılı şekilde davanın reddine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali- tescil isteğine ilişkindir.
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tapulama çalışmaları sırasında... köyü çalışma alanında bulunan 1.353,16 metrekare yüz ölçümündeki 1 45... parsel sayılı taşınmazın 77 numaralı Toprak Tevzii Komisyonunun haritası tatbik suretiyle sınırlandırılmasının yapıldığı, toprak tevzi paftasında 6 parsel numarası ile gösterildiği ve Mayıs 1962 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, ayrıca taşınmazın Temmuz 1978 tarihli ve 169 sıra numaralı tapu kaydı ile davalı bayii olan ... oğlu .............. adına kayıtlı olduğu, uygulanan her iki tapu kaydının da taşınmazı kapsadığı anlaşıldığından, kayıtların aynı kuvvet ve mahiyette olması nedeniyle taşınmazın malik hanesi boş bırakılarak malik tayini için kadastro komisyonuna intikal ettirilmek üzere tespitinin yapıldığı, Kadastro Komisyonunun 25.12.2009 tarihli kararı ile aynı gerekçelerle Kadastro Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca malikin tespiti için nizalı taşınmazın tespit tutanak aslı ve eklerinin Kiğı Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bunun üzerine Kiğı Kadastro Mahkemesinin 2011/60 Esas ve 2012/2 Karar sayılı kararı ile, çekişmeli 1 45... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunun eki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.000,00 metrekarelik bölümünün davalı bayii olan ...............mirasçılarının adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 353,16 metrekarelik kısmının ise Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, anılan kararın Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.04.2013 tarihli ve 2013/11386 Esas, 2013/7209 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, verilen kararın 10.07.2014 yılında kesinleştiği, bilahare Bingöl Kadastro Müdürlüğünün 26.06.2015 tarihli değişiklik beyannamesi uyarınca 1 45... parselin ifrazı ile 1 45... ve 1 45... parsel oluşturulduğu anlaşılmıştır.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.