Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4416 K.2025/4063
1. Hukuk Dairesi 2024/4416 E. , 2025/4063 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/491 E., 2024/619 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/530 E., 2023/595 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ipotek borcu sebebiyle İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2016/29580 Esas sayılı takip dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu edilen dava konusu 19 40... parsel sayılı taşınmazın Ayvalık İcra Müdürlüğünün 2016/723 Talimat dosyası ile cebri satış suretiyle davalı ...'a alacağına mahsuben ihale edildiğini, Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/112 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı ihalenin feshi davasının reddedildiğini, ancak yapılan ihalenin usulsüz olduğunu, satış ilanının kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, yine taşınmazın ada-parsel numarasının, yüz ölçümünün ve niteliğinin yanlış yazılması sebebiyle kıymet takdir raporunda taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, davalı aleyhine Ayvalık 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/179 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası da açtığını, davalı adına oluşan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazı ihaleden alacağına mahsuben satın aldığını, davacının açtığı ihalenin feshi davasının reddedilip Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, ihalenin usulüne uygun yapıldığını, tescilin yolsuz olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/156 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazın davalıya ihalesine ilişkin Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/112 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı ihalenin feshi davasında dayandığı tüm olgu ve olayların eldeki dava ile aynı olduğu, ihalenin feshi davasının reddedildiği ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, ihalenin feshi davasının eldeki dava yönünden maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/836 Esas, 2022/1462 Karar sayılı kararıyla; eldeki davanın yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı olarak açıldığı, Mahkemenin kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen davanın ise ihalenin feshi isteğine ilişkin olduğu, hukuki sebepler farklı olduğundan kesin hükümden söz edilemeyeceği, işin esasının incelenmesi gerektiği, ayrıca harç tamamlanmadan karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm ortadan kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın yenileme kadastrosuna tabi tutulması üzerine ada-parsel numarasının değiştiği, yüz ölçümünde 3,5 m2'lik bir artışın olduğu, vasfının "kulübe ve arsa" iken "arsa" olduğu, ancak bu değişikliklerin icra dosyasında satışa esas değerini ve ihalenin geçerliliğini etkilemeyeceği, yine satış ilanının da davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davacının açtığı menfi tespit davasında davacının davalıya bakiye borcunun 40.000,00 TL olduğuna karar verildiği, bu durumun da tescilin yolsuz olduğuna ilişkin ileri sürülebilecek bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı dava konusu taşımazın davalıya ihalesinin usulsüz yapıldığından bahisle yolsuz tescil iddiasında bulunmuş ise de icra dosyasında satış ilanının davacı borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dava konusu eski 47... parsel sayılı taşınmazın kadastro yenilemesi sonucunda yeni 19 40... parsel sayılı taşınmaz olduğu, yüz ölçümünün 131, 00... iken 134, 89... olduğu, ileri sürülen bu hususların davalı adına oluşan kaydı yolsuz tescil haline getirmeyeceği, yine davacı tarafından davalıya karşı açılan menfi tespit davasında da davalının davacıdan 40.000,00 TL alacağının olduğunun belirlendiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazı yönünden ise davalı lehine harcı tamamlanan 1.515.000,00 TL değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın cebri icra suretiyle davalıya ihale edildiğini, ancak icra dosyasında satış ilanının davacıya usulsüz yapıldığını, taşınmazın ada-parsel, yüz ölçümü ve vasfının yanlış yazılması nedeniyle satışın usulsüz olduğunu, satış ilanında dava konusu taşınmazın durumu ve özelliklerinin açıkça yazılmadığını, bu hususların taşınmazın değerini etkilediğini, dosyaya celp edilen imar durumları ile gerçek durumun farklı olduğunu, davalının davacı aleyhine başlattığı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı aleyhine açtığı menfi tespit davasında davalıya bakiye borcunun 40.000,00 TL olduğunun tespit edildiği halde davacının haksız şekilde 500.000,00 TL alacak üzerinden takip başlattığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 19 40... (eski 47... ) parsel sayılı taşınmaz davacı adına kayıtlı iken Ayvalık İcra Müdürlüğünün 2016 /723 Talimat dosyası üzerinden yapılan ihale sonucunda alacağına mahsuben davalıya cebri satış suretiyle 10.01.2018 tarihinde ihale edildiği, davacının açtığı ihalenin feshi davasının reddine karar verilip hükmün deracattan geçerek kesinleşmesi üzerine taşınmazın 23.06.2021 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.