Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4063 K.2025/4000

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4063 📋 K. 2025/4000 📅 25.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4063 E.  ,  2025/4000 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/86 E., 2023/374 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ..., davalı ... ve katılma yoluyla davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 52... parsel ve 2 69... parsel sayılı taşınmazların kendisine ait olup kadastro çalışmaları sırasında kardeşi ... adına tespit edildiğini, taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı .. .. ait olup ölümü sonrasında tüm kardeşler arasında kura çekilerek paylaşıldığını ancak tapuda herhangi bir işlem yapılmadığını, kardeşlerin birbirine duyduğu güven sebebiyle kadastro sırasında tüm taşınmazların daha sonra taraflara devredeceğini beyan eden ... adına tescil edildiğini, hatta bir parça taşınmazın ... tarafından satılarak gelirinin paylaştırıldığını ancak .... paylaşım yapamadan ölmesi üzerine kura hakkında bilgi sahibi olan davalı eşi .... taşınmazları devretmediğini ileri sürerek tamamı kendisine ait olan 2 52... parsel ve 2 69... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; babaları... öldükten sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek miras taksimi yaptıklarını, herkesin kendi payını aldığını, davalılardan ...'ın taksimden sonra İvrindi Kadastro Mahkemesinde 2007/471 Esas - 2009/74 Karar sayılı dosyası ile açtığı davada tarafların taksimin yapıldığını ve herkesin bu taksimi kabul ettiğini beyan ettiğini, taksime girmeyen iki taşınmazın taraflarca satılıp bedelinin paylaşıldığını, dava konusu taşınmazların taksim gereği eşine kalan taşınmazlar olduğunu, davacının kendisini mirastan çıkarmayı amaçladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; babalarının ölümünden sonra miras taksimi yapıldığını, kendisine söz verilen bir kısım yerlerin kardeşi .. adına tespit edildiğini, bu hususta Kadastro Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, bu dava dosyasına göre kendisi dışındaki tüm mirasçıların hisselerini ...'a devrederek hisselerine düşen değeri ... aldıklarını beyan ettiklerini, davacının bu taşınmazlarda hiçbir hakkı olmayıp esas gayesinin davalı ...'ya miras vermemek olduğunu, taksim sırasında yalnızca anneleri .... ait 3 parça taşınmazın taksim dışı bırakıldığını ve iki parça tarlanın 24.11 2015 tarihinde satılarak parasının taksim edildiğini, annelerine ait bir tek evin kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini, kendilerine kalan taşınmazların tespit sırasında Halil adına yanlışlıkla tespit edildiğini, kendisine güvendiklerini ancak davalı ...'nın aralarındaki anlaşmaya uymadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.06.2016 tarihli ve 2015/2 39... /113 Karar sayılı kararı ile; İvrindi Kadastro Mahkemesinin 2007/471 esas sayılı davasında, davaya konu olan taşınmazlar hakkında davanın reddine ilişkin verilen kararın kesinleştiği, anılan dosyada yapılan keşifte davacı ...’nin 2 52... parselin taksimen ... ve ..., 2 69... parselin ... kaldığı, onların da .... bağışlamaları sebebiyle .... adına tespit edildiğini beyan ederek bu taşınmazlar hakkında davadan feragat ettiği, o tarihte hayatta olan davalı ...'in de aynı yönde beyanda bulunduğu, anılan dosya ile mirasbırakan...'ın mirasının taksim edildiği sabit olmuş ise de ... anılan dosyadaki beyanıyla birlikte eldeki davada da taksimi kabul edip dava konusu taşınmazlar da dahil olmak üzere babalarından kalan tüm taşınmazlardan kendilerine düşen hisseleri ...'a devrettikleri, davacının devrettiği taşınmaz hisselerinin bedelini ...'ın ödediğini kendisine söylediğini, ... eşi olan davalı ...'ın Azeri uyruklu olması, davacının asıl gayesinin .... eşine miras vermeme gayesi olduğunu, davacının dava konusu taşınmazda hiçbir hakkı olmadığını, bu nedenle açılan davayı kabul etmediğini belirtmesi nedeniyle, henüz böyle bir dava yokken dahi kendi açmış olduğu kadastro davasında aynı şekilde beyanda bulunmasından dolayı davalı ...'ın beyanlarına itibar edilerek davacının kardeşleri ile yapmış oldukları taksim neticesinde kendisine düşen dava konusu 2 52... parsel ve 2 69... parsel sayılı taşınmazları kardeşi ...'a bağışladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 09.01.2023 tarihli ve 2021/55 10... /20 Karar sayılı ilanıyla; yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, Mahkemece daha önce taraflar arasında görülen Kadastro Mahkemesi dosyası delil kabul edilmek suretiyle keşif yapılmadan ve hiçbir delil toplanmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu, tüm taraf delilleri toplandıktan sonra usulüne uygun keşif icra edilerek taşınmazın geçmişte kime ait olup ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taksim edilip edilmediği, taksim edildiyse davacı tarafından hissesine düşen taşınmazların bağışlanıp bağışlanmadığı hususlarının açığa kavuşturulması, beyanlar arasında hasıl olabilecek çelişkilerin giderilmesi ve toplanan delillerin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de davalılardan ...'ın davayı kabul etmiş olmasına rağmen kabul beyanı dikkate alınmaksızın davanın tümden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İvrindi Kadastro Mahkemesinin 2007/471 Esas sayılı davasında davaya konu olan taşınmazlar hakkında davanın reddine ilişkin verilen kararın kesinleştiği, anılan dosyada yapılan keşifte davacı ...’nin 2 52... parselin taksimen ... ve ..., 2 69... parselin ... kaldığı onların da ... bağışlamaları sebebiyle .. adına tespit edildiğini beyan ederek bu taşınmazlar hakkında davadan feragat ettiği, o tarihte hayatta olan davalı ...'in de aynı yönde beyanda bulunduğu, dava konusu taşınmazların miras taksimi sonucu paylaşıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, uyuşmazlığın taşınmazların davacıya düşüp düşmediği ve davacı tarafından ...’a bağışlanıp bağışlanmadığı noktasında toplandığı, Kadastro Mahkemesindeki ikrarın diğer tarafın ileri sürdüğü vakıayı ikrar eden ancak bu vakadan çıkan hukuki sonucu hükümden düşüren başka bir vakıa ekleyen birleşik ikrar niteliğinde olduğu, sonradan eklenen bu vakıanın ikrar eden tarafından ispatlanması gerektiği ancak davalıların davaya konu yerlerin davacı tarafından bağışlandığını ispatlayamadığı, Kadastro Mahkemesinde yapılan keşifte ...'ın taşınmazların taksimen ... ve ... düştüğünü ancak daha sonra kendisine bağışlandığını beyan ettiği, birleşik ikrar niteliğindeki bu beyanda sonradan ileri sürülen vakıanın ikrar eden tarafından ispat edilmesi gerektiği, ancak davalıların davaya konu yerlerin davacı tarafından bağışlandığını ispatlayamadığı, miras bırakan ...'ın ikrarına göre 2 52... parsel Hasan ile Kibar'a düşmüş ise de davalılar ... ve ...'ın davayı kabul ettiği, bu nedenle ayrıca bir araştırma yapılmasına gereği duyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu 2 52... parsel ve 2 69... parsel sayılı taşınmazlarda davalı ... adına kayıtlı 1/8 hissenin, davalı ... adına kayıtlı 1/8 hissenin, davalı ... adına kayıtlı 1/2 hissenin ve davalı ... adına kayıtlı 1/8 hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde; tespit maliki ...'ın beyanının birleşik ikrar olduğu değerlendirmesinin zorlama bir yorum olduğunu, davacı iddiaları ve davalı ...'ın beyanı birlikte değerlendirildiğinde kardeşler arasında bir inançlı işlemin bulunduğunun açık olduğunu, davanın inançlı işlem yönünden incelenmediğini, bu ilişkinin yazılı delil veya delil başlangıcı ile kanıtlanabileceğini, ...'ın Kadastro Mahkemesindeki beyanında taşınmazların taksim, bağış ve satışlarla davalıya intikal ettiğini beyan ettiğini, bu nedenle ... beyanlarının dikkate alınmasının daha doğru olacağını, eldeki dava açılmadan önce Kadastro Mahkemesinde açtığı davada bu iki taşınmazdaki kendi payını daha öncesinde ... devretmiş olması nedeniyle dava konusu yapmadığını, kardeşleri ... ve .... davaya konu taşınmazlardaki hisselerini ... bağışlamaları nedeniyle taşınmazların ... adına tespit edildiğini, bu hususun ... beyanlarıyla da sabit olduğunu, açılan davanın kendisinin mülkiyet hakkını zedelediğini ve dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; aleyhine hükmedilen 5.681,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınması gerektiğini belirterek yargılama giderine itiraz etmiştir.
Davacı ... katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde; yargılama aşamasında ve ıslah talebinde davaya konu ettiği 1 62... parsel sayılı taşınmazdaki taş evin kendisine ait düğün hediyesi olduğunu ve zilyetliğinde bulunduğunu, bu taşınmaz hakkındaki beyanlarının nazara alınmadığını ve ıslah talebinin değerlendirilmediğini belirterek ıslah talebiyle ilgili kısmın bozulmasını, iki parça taşınmaz hakkında verilen kararın onanmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; tarafların ortak mirasbırakanı...'ın 2022 yılında ölümüyle geriye eşi ..., davacı oğlu .... ve davalı çocukları ..., ..., ... ile .. kaldığı, çocuklarından ... 2015 yılında ölümüyle geriye davalı eşi ... ile kardeşlerinin kaldığı, davaya konu 2 52... parsel ve 2 69... parsel sayılı taşınmazların irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle 03.09.2007 tarihinde ... adına tespit edildiği, askı ilan süresinde kardeşlerden ... tarafından açılan dava sonucunda İvrindi Kadastro Mahkemesinin 2007/471 Esas, 2009/74 Karar sayılı ve 16.10.2009 tarihli kararıyla davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verildiği, kararın onanarak 20.05.2011 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 21.12.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle davacının temyiz itirazları yönünden dava dilekçesinde dava konusu olarak ileri sürülmeyen hususların yargılama sırasında davaya ithal edilemeyeceği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ..., davalı ... ve davacı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz eden davacı ...'dan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 450,99 TL bakiye onama harcının davalı ...'dan; 263,19 TL bakiye onama harcının davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere;
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.