Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3139 K.2025/3930

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3139 📋 K. 2025/3930 📅 24.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3139 E.  ,  2025/3930 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/283 E., 2025/800 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/271 E., 2021/163 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların mirasbırakanı ...’in maliki olduğu ... ili ... ilçesi ... köyü 15, 197, 198, 311, 512, 565, 566, 661, 677 parsel sayılı taşınmazlarını tapuda satış göstermek suretiyle davalı oğullarına temlik ettiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu, mirasçılardan mal kaçırma maksadıyla yapıldığını, davacı ... ile davalıların kardeş olduklarını, davalıların alım güçlerinin bulunmadığını, ölene kadar murisle birlikte yaşayan davalıların ayrı bir ekonomik güçlerinin olmadığını, murise ait tarlaları ekip biçerek geçimlerini sağladıklarını, murisin satış ihtiyacının olmadığını, satış bedelinin çok düşük olduğunu, temliklerin kız çocuklarından mal kaçırmak için yapıldığının Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/349 Esas, 2008/122 Karar sayılı 30.05.2008 tarihli kesinleşen ilamı ile sabit olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 197 parselin davacının bilgisi dahilinde satıldığını, kendi uhdelerinde olmadığını, 15 (yeni 1 01... ), 398 (yeni 1 06... ), 311 (yeni 1 07... ), 512 (yeni 1 08... ), 565 (yeni 1 01... ), 566 (yeni 1 11... ), 661 (yeni 1 38... ), 677 (yeni 1 08... ) parsel sayılı taşınmazların dava konusu olup Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.03.2008 tarih, 2007/349 Esas, 2018/122 Karar sayılı kararı ile devir işleminin kısmen iptal edilerek dava açan mirasçılar ..., ... ve .... adına miras payları oranında tescil edildiğini, davacının 2002 yılında başlayan bu davalardan haberi olduğu halde dava açmadığını, davalıların diğer kardeşlerine tapu devri yaparken davacının diğer hisseli tarlalardan payını alacağını söyleyip almadığını, 2014 yılı sonrası hisselerini istemişse de ayrı ayrı pay devrinin 5403 sayılı Kanun nedeniyle mümkün olmamasından ötürü yapamadıklarını, davacının 15 yıl sonunda dava açmasının hakkın kötüye kullanımı olmasına rağmen davayı kabul ettiklerini, satılan 197 parsel sayılı taşınmaz yerine aynı yerde bulunan 198 parsel sayılı taşınmazdan yer vermeyi kabul ettiklerini, uyuşmazlığın sulh yoluyla çözümlenmesi mümkün iken davacının sulhe yaklaşmayarak dava açtığını, dava açılmasına sebebiyet vermedikleri için HMK'nın 312/2. maddesi kapsamında yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2018 tarih ve 2016/471 Esas, 2018/250 Karar sayılı kararı ile; davanın davalılar vekilince kabul edilmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının süresi içinde taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2018/2043 Esas, 2020/679 Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş ve dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 tarih ve 2020/271 Esas, 2021/163 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 197 parsel yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine diğer parseller yönünden, muris Kasım tarafından davalılara yapılan temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle kaldırma kararında belirtildiği şekilde davacının miras payları oranında tapu iptali ve davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2023 tarih ve 2021/1907 Esas, 2023/1299 Karar sayılı kararıyla; tarafların istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmaz yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 06.11.2024 tarih, 2023/5550 Esas, 2024/6006 Karar sayılı kararıyla; "davalıların cevap dilekçesi ve ön inceleme duruşmasında davayı kabul ettikleri, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına yönelik beyanların şartlı kabul niteliği taşımadığı, bu beyanları olmasa dahi HMK'nın 312/2. maddesinin re'sen uygulanması gerektiği, dava konusu 1 16... parsel haricindeki taşınmazlar yönünden davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesi ve yargılama giderlerine ilişkin HMK'nın 312/2. maddesi göz önünde bulundurularak hüküm kurulması" gereğine değinilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen karar
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2025 tarih ve 2025/283 Esas, 2025/800 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmaz yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline, davacının Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.10.20 22... /1029 Esas, 2002/1029 Karar sayılı mirasçılık belgesinde gösterdiği üzere 5/40 miras payı oranında tapuya tesciline, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına, yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin Yargıtay ilamına uyarak karar verdiği ancak yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik kararlarında HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanması hususunda kısa karar ile gerekçeli kararın çeliştiği, davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafın eski 197 (yeni 1 16... parsel) parsel yönünden de kabul beyanlarının bulunduğunu, bu sebeple davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın açılmasına davalı tarafın kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet verdiklerini, davalı tarafın temyiz itirazlarını kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1334 doğumlu mirasbırakan ...’in 08.08.2002 tarihinde ölümü ile çocukları davacı, davalılar ve dava dışı kişilerin mirasçı kaldıkları, murisin çekişme konusu 5 12... parsel sayılı taşınmazları 20.09.1988 tarihli akitle oğlu davalı ...’e; 15, 197, 311, 565, 566 parsel sayılı taşınmazları 21.05.1990 tarihli akitle ... ...’ya, ondan da 01.06.1990 tarihli akitle 15, 5 65... parsel sayılı taşınmazları oğlu davalı ...’e; 197, 198 parsel sayılı taşınmazları aynı gün başka yevmiyeli akitle oğlu davalı ...’e; 311 parseli ise eşit hisselerle oğulları davalılar ... ve ...’e, davalı ... ve ... 198, 512, 677, 311 parseldeki paylarını 24.04.2009 tarihli akitle dava dışı ... ...’ye devrettiği, taşınmazların yenileme ile 1 01... , 1 16... , 1 06... , 1 07... , 1 08... , 1 01... , 1 11... , 1 38... ve 1 08... parsel olduğu ve 1 16... parselin dava dışı Safiye Ulu adına kayıtlı olup diğer parsellerin ise davalılar adına paylı mülkiyet üzere tescilinin yapıldığı, daha sonra 1 38... parselin imar uygulamasına tabi tutularak 494 78... ve 494 87... parselde davalı ... adına pay tescilinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı tarafın temyiz isteğine gelince; Mahkemece, yargılama giderleri ve alınması gerekli yasal harcın davalılar üzerine bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş ise de 6100 sayılı HMK'nın 312/2. maddesinde "Davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise, yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemez" hükmüne yer verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; Mahkemece bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Ne var ki; Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen HMK'nın 312/2. maddesine göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazının reddine,
Davalılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden taraflara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.