Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3818 K.2025/3852
1. Hukuk Dairesi 2025/3818 E. , 2025/3852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/527 E., 2024/633 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/183 E., 2023/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris babalarının kız çocuklarından mal kaçırma kastı ile maliki olduğu 62 31... parsel sayılı taşınmazını gelinlerine eşit payla devrettiğini, davalılardan ...’nin sonrasında payını muvazaalı olarak davalı ...’ye temlik ettiğini, taşınmazı murisin oğullarının kullandığını, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, bedellerin çok düşük olduğunu, murise ödeme yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, aşamada davacı ...’nın ölümü üzerine mirasçıları murisin avukatını vekil tayin etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ...., süresinde davaya cevap vermemişler; aşamada tüm davalılar, davacıların evlendikten sonra babaları ile hiç ilgilenmediklerini, murisin yoksulluk aylığından başka bir geliri ve sigortası olmadığını, tek malvarlığının dava konusu taşınmaz olduğunu, 28 yıl murise gelinlerinin baktığını, murisin son yedi sene koah ve kalp hastası olduğunu, bakım ve tedavilerinin oğulları ile gelinleri tarafından yapıldığını, murisin geçim ve tedavi masraflarını karşılamak amacıyla taşınmazı tapudaki bedelleri üzerinden gelinlerine sattığını, davalı ...’nin kızının nişan ve çeyiz ihtiyaçları için payını davalı ...’ye temlik ettiğini, ...’nün iyi niyetli olduğunu, evi kendilerinin inşa ettiğini, murisin katkısı olmadığını, evin değerinin arsanın değerinden fazla olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2016/165 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararı ile; satış bedeli ile rayiç bedel farkının muris muvazaasını kanıtlamada tek başına yeterli olgu olmadığı, muvazaanın diğer delillerle de destek edilerek ispat edilmesi gerektiği, dinlenen tanık beyanlarından murisin davalı oğulları ve gelinleri ile birlikte dava konusu taşınmazda kaldığı, taşınmaz üzerindeki üç katın davalı oğulları ve gelinleri tarafından yapıldığı, murisin tüm ihtiyaçlarını oğulları ve gelinlerinin karşıladığı, murisin paraya ihtiyacı olması, taşınmaz üzerindeki üç katın da davalılar tarafından yapılması karşılığı murisin dava konusu taşınmazı davalılara devir ettiği, devrin ivaz karşılığı yapıldığı, dava konusu taşınmazın mal kaçırma kastı olmaksızın emek karşılığı devir edildiği, ortada mal kaçırma kastı ve bağış iradesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2021/448 Esas, 2022/594 Karar sayılı kararı ile; murisin taşınmazı 2002 yılında belediyeden satış suretiyle edindiği, taşınmazdaki 1/2 payını 2003 yılında, 1/2 payını da 2004 yılında gelinleri Kamile ve Hanife’ye satış suretiyle devrettiği, ... 1/2 payını 2007 yılında ...’e satış suretiyle temlik ettiği, murisin davalı gelinlerine taşınmaz paylarını satması için haklı ve makul bir nedeni bulunmadığı, murisin davacı kız çocukları ile beşeri ilişkilerinde bir sorun bulunmadığı, iki kez keşif yapıldığı ve bilirkişi raporu alındığı, aralarında çelişki bulunan her iki rapora göre de temlik edilen payın rayiç değeri ile temlik bedelleri arasında fahiş fark bulunduğu, arsa nitelikli taşınmaz üzerinde bodrum, zemin ve iki normal kattan ibaret ruhsatsız yapı bulunduğu, taşınmaz üzerindeki normal katların davalı ... ve ... eşleri tarafından meydana getirildiği düşünüldüğünde dahi, binanın tamamının yapımında murisin oğullarının katkısı bulunduğunun kabul edilemeyeceği, taşınmaz satın alınırken gelinlerin murise bedel ödedikleri yolunda delil bulunmadığı, binanın yapımına katkısı olanların muhdesatla ilgili şahsi hakkını ayrıca talep edebileceği, murisin gelinleri olan davalılara yaptığı temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalılardan ...'ün TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanıp yaralanamayacağının tartışılması gerektiği, bilirkişi raporları arasında bir misline yakın fark olduğu ve çelişkinin giderilmediği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; bedeller arasında fahiş fark bulunduğu, bedel ödeyerek taşınmazın satın alındığı hususunda davalı ... tarafından somut bir delil sunulmadığı, tanık beyanlarından dava konusu taşınmazda murisin oğullarının eşleri ile birlikte oturdukları, taşınmazın davalı ...’ye devrinden sonra bile dava konusu taşınmazda diğerlerinin yaşamaya devam ettiği, davalı ...’ün taşınmazı kullanmadığı, davacı ... ...’in beyanları dikkate alındığında ...’nün iyi niyetli olmadığı, temliklerin mal kaçırma kastı ile yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, 08.01.2024 tarihli ek karar ile HMK’nın 305/A maddesi uyarınca hüküm tamamlanmıştır.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin davalı gelinlerine taşınmaz paylarını satması için haklı ve makul bir nedeni bulunmadığı, taşınmazın muris adına kayıtlı tek taşınmazı olduğu, bedeller arasında fahiş fark bulunduğu, davalı ... ve ... taşınmazdaki yapının eşleri tarafından meydana getirildiğini, murise gelinlerin baktığını, emek karşılığı ve minnet duygusuyla temlikin yapıldığını ve ivazlı olduğunu savunduğu, ancak murisin normal bakımın ötesinde bakımı gerektirir bir rahatsızlığı bulunmadığı, binanın tamamının yapımında murisin oğullarının katkısı bulunduğunun kabul edilemeyeceği, taşınmaz satın alınırken gelinlerin murise bedel ödedikleri yolunda da delil bulunmadığı, binanın yapımına katkısı olanların muhdesatla ilgili şahsi hakkını ayrıca talep edebileceği, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, ikinci el konumunda bulunan ...'ün satış bedelini ödediğine dair belge sunmadığı, taşınmazda tasarrufunun bulunmadığı, TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların iddialarını yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini, sadece iki tanık dinletildiğini, davacıların babaları ile hiç ilgilenmediğini, murisin emekli maaşı olmadığını, parasal sıkıntısı olduğunu, davacı tanıklarının dahi murisin geçimini sağlayacak gücü olmadığını bildirdiklerini, bedeller arasındaki farkın tek başına yeterli olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının doğru olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının adil olmadığını, tanık beyanlarının objektif olmadığını, üstünlük tanınan davacı tanıklarının muvazaaya ilişkin açık bir beyanları olmadığını, murisin kızları ile arasının iyi olduğunu, kızlarından mal kaçırmasının gerektirir bir durum olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, davalı tanıklarının murise gelinlerinin baktığını, kızlarının cenazeye dahi gelmediğini beyan ettiklerini, bedel değerlendirilmesinde tapudan emsal bedellerin alınmadığını, murise bedel ödendiğinin tanık beyanı ile sabit olduğunu, mal kaçırma kastı ile hareket edildiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; mirasbırakan ...’in kayden maliki olduğu 62 31... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 15.08.2003 tarihinde davalı gelini ...’ye, kalan 1/2 payını da 12.08.2004 tarihinde diğer davalı gelini ...’ye satış suretiyle temlik ettiği, ...’nin 1/2 payını 28.02.2007 tarihinde davalı ...’ye satış suretiyle devrettiği, murisin 28.04.2011 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları ....ve ....’in kaldığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 6.542,65 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan; 2.107,80'er TL temyiz başvuru harcı ile 13.085,29'ar TL onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'den ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.