Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3817 K.2025/3890
1. Hukuk Dairesi 2024/3817 E. , 2025/3890 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2117 E., 2024/152 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/14 E., 2022/258 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacının 2004 yılından itibaren 15 yıllık fiili birliktelik içerisinde olduğunu, davacının davalının her türlü masrafını, ev kiralarını, davalının kızının masraflarını karşıladığını, davacı ile davalının fiilen birliktelik yaşadığı dönemde tüm bedelinin kredi çekilmek suretiyle davacı tarafından ödendiği ... bulunan 5 numaralı bağımsız bölümün davalı ve kızının ısrarı ve hilesiyle 16.09.2010 tarihinde davalıya devredildiğini, davacının davalı ile ilişkisinin devam ettiğini zannettiği halde davalının başka bir erkekle ilişkisi olduğunu öğrendiğini ileri sürerek dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin davacıya ödenmesini ve davalı taraftan 5.000,00 TL disiplin para cezası alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalının ilişkilerinin bitmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığını, taşınmazın davacıdan davalıya devredildiği tarihin 16.09.2010 olduğunu, davacının kredi çektiğini belirttiği kredinin tüketici kredisi ve tarihinin 12.06.2009 olduğunu, davalının davacıya ödeme yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 12.06.2009 tarihinde satış yoluyla davacı adına tescil edildiği, davacının banka kredisi kullandığı, davacının taşınmazı 16.09.2010 tarihinde satış yoluyla davalıya devrettiği, tanıkların beyanlarında davacı ile davalının 15 yıl birlikte yaşadığını, taşınmazın alımında davalının da katkısının olduğunu, tarafların 2 yıl önce ayrıldığını, ayrılık sonrası ev nedeniyle sorunların yaşanmaya başladığını, taşınmaz alımı sırasında aralarında tehdit veya baskıya tanık olmadıklarını belirttikleri, bu haliyle taşınmazın davalıya hile ve tehdit nedeniyle davacının iradesi fesada uğratılarak devredildiği yönünde bir ispatın olmadığı, davacı ve davalının 15 yıl birlikte yaşadıkları, gönül ilişkilerinin bulunduğu, aralarının bozulması sonucu davanın açıldığı, davacının kendi isteği ve iradesi ile taşınmazı davalıya devrettiği, aksine iddialarının kanıtlanamadığı böylece İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının Almanya'da çalıştığını ve gelir düzeyinin iyi olduğunu, davalının ise Türkiye'den emekli olduğunu, birçok masrafını dahi karşılayamadığından dava konusu bağımsız bölümün bedelini ödemesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın tanıklarının yalan beyanlarda bulunduğunu ve beyanların birbiriyle çeliştiğini, davalının davacı ile gönül ilişkisi kurarak davacıyı kandırdığını, davacının Almanya'da yaşamasından faydalanarak başka bir erkekle gönül ilişkisi kurduğunu, davalının davacıya ödeme yaptığını ispat edemediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 5 numaralı bağımsız bölüm davacı adına kayıtlı iken ... yevmiye numaralı ve 16.09.2010 tarihli resmi senetle davacı tarafından davalı ...'a 99.000,00 TL bedelle satış suretiyle devredildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.