Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3469 K.2025/3829

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3469 📋 K. 2025/3829 📅 18.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3469 E.  ,  2025/3829 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1568 E., 2024/885 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/104 E., 2023/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında ... ili ... ilçesi, .. ... Mahallesinde bulunan 2 58... , 52... parsel ve 2 78... , 2 , 4 ve 5 parsel ile ... .... Mahallesinde bulunan 1 17... parsel ve 1 20... parsel sayılı taşınmazların ... adına tespit ve tescil edildigini, oysa taşınmazların davacı tarafından imar ve ihya edildiğini, malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak zilyet edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... mütevellisi ... ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda taşınmazların bulunduğu alanın tamamının vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından 1993 yılında yapılan istimlak çalışmaları sırasında kamulaştırma bedelinin vakfa ödendiğini, bunun da taşınmazların vakfa ait olduğunu gösterdiğini, davacının taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, kaldı ki vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kadastro tespitinde uygulanan vergi kaydının taşınmazlara uyduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraf teşkilinin sağlanması ve senetsiz araştırması yapılması gereğine değinen önceki tarihli kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davalı Seyyid Ömer Bin ... Vakfının mülhak bir vakıf olup doğrudan ve tamamen hayrat niteliği göstermediği, taşınmazların davacıya murisinin vefatı sonrası yapılan rızai taksimle kaldığı ve davacının taşınmazlarda vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk yasal düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 24.07.1967 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl nizasız fasılasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğunun ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafindan istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı itibariyle ... Bey oğlu .. .. .. Vakfının doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp icare-i vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğu, vakfedilmiş malların doğrudan hayrat mal olmadığından zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki şartların davacı yararına oluştuğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların davalı vakfın vakfiyesi kapsamında kaldığını, bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan toprak tevzi çalışmalarına ilişkin evrakın ve öncesine ilişkin hava fotoğraflarının dosya kapsamına alınmadığını, davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesinde kain 2 58... , 52... parsel, 2 78... , 2, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar ile aynı yer ... .. Mahallesinde kain 1 17... ve 1 20... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş; ... ... Mahallesi 2 58... ve 52 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ...'ın, 2 58... parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... .., 2 78... parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... ..., .. .. Mahallesi 1 17... parsel ve 1 20... parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... ...an'ın kullanımında olduğu, 2 78... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin ... oğlu ... ..., 2 78... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin .. oğlu ...'a, 2 78... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin ... oğlu ...ket .. ait olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Müdürlüğü vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... Müdürlüğü harçtan muaf bulunduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.