Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2938 K.2025/3834
1. Hukuk Dairesi 2025/2938 E. , 2025/3834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2340 E., 2023/2015 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/462 E., 2021/131 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar ... ve .. ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların annesi ...'in yaklaşık 80 yaşında olduğunu, yaşının bir hayli ilerlemiş olması nedeniyle birçok sağlık sorunları bulunduğunu, akli melekelerinin yerinde olmadığını, annesinin sağlık sorunlarını fırsat bilen oğlu ...'in eylemleri neticesinde ... adına kayıtlı ... ili .. ilçesi 2 76... nolu parsel sayılı taşınmazdan 7/40 hissenin ...'e, 1/4 hissenin ise ...’in oğlu ...'e, 12 parsel sayılı taşınmazda ise 21/200 hissenin ...'e 2/25 hissenin de ...'e satış suretiyle temlik edildiğini, satışın gerçek olmadığını, muvazaalı olduğunu, malik ...'in satışların sonuçlarını kavrayamadığını, malikin kısıtlanması için dava açıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazlarda devredilen payların tapu kayıtlarının iptali ile önceki malik ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların babası .. ... ... 21.01.2016 tarihinde vefat ettiğini, geride mirasçı olarak eşi ..., çocukları ..., ... ile davacıların kaldığını, 1971- 1973'lü yıllarda ülkede siyasi istikrarsızlık olduğunu, murisin bu durumun kendi üzerindeki etkilerinden çekindiğini, bu nedenle o dönemde ... ili ... ilçesi .. Mahallesine kayıtlı 2 76... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini 400.000,00 TL ödeyerek ... .. adlı kişiden satın aldığını ve eşi ... adına tescil ettirdiğini, murisin taşınmazı eşi adına tescil ettirmesinin ekonomik yaptırım korkusu ve ölümünden sonra taşınmazın çocukları arasında eşit paylaşımı olduğunu, davalı ...'ın ev hanımı olup ticari faaliyetinin bulunmadığını, taşınmazları alacak maddi gücünün de olmadığını, süreç içerisinde taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalılara devredildiğini, davalıların haksız bir şekilde sahip oldukları malvarlıklarının mirasta denkleştirme kurallarına göre mirasbırakanın terekesine iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalılar vekili; anne ...’in akli dengesinin yerinde olduğunu, davacıların anne ve babalarına baskı yaparak adlarına gayrimenkul vermelerini istediklerini, bu gayrimenkullerden kira getirisi istediklerini, verilmeyince de kötü niyetli bu davayı açtıklarını, davacıların anne ve babalarının bakımı ile ilgilenmediğini, anne ve babalarının ameliyatları ve tedavi süreçlerinde yanlarında olmadığını, ... ve ailesinin annelerinin her türlü bakım ve işlemleri ile ilgilendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalılar vekili; davacıların iddialarının doğru olmadığını, taşınmazın davalı ...'ın altınlarının katkısıyla alındığını, murisin sevgi ve bağlılığın ifadesi olarak eşi adına tescil edildiğini, kazandırmanın alt soya değil eşe yapılması nedeniyle denkleştirmeye tabi olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden yargılama aşamasında vesayet dosyası sonucu beklenerek ...'in kısıtlanmasından sonra vasinin katılımının sağlandığı, ...'in işlem tarihinde ehliyetin bulunmadığına yönelik iddianın ATK 4. İhtisas Kurulu raporu ile doğrulanmadığı, vekaletnamenin düzenlendiği tarih ve tapuda devir tarihi itibarıyla ...'in hukuki ehliyetinin tam olduğu, davacıların ...'e davalılar tarafından baskı yapıldığının ve muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine; birleştirilen dava yönünden ise taşınmazın denkleştirmeye katılması istenilmiş ise de TMK’nın 669. maddesi gereğince altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırmalarda miras payına mahsup edilmek üzere hareket edilmediği yönündeki karinenin aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verildi.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... ve ... ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince varılan sonuç çerçevesinde dosya kapsamında mevcut diğer belge ve kayıtlar ile taşınmazlar yönünden yapılan incelemede davacıların iddialarını ispatlayamadığı belirtilerek davacılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'in yargılama sırasında kısıtlanmasından sonra vasi tarafından vekil olarak tayin edilen Avukat .. .. ... aynı zamanda dava konusu taşınmazları ...'e vekaleten davalılara satış suretiyle temlik eden vekil olduğunu, davalı ... ve murisleri .. .. ... tarafından davalılara yapılan temliklere ilişkin açılan davalarda davaların kabulüne verildiğini, Adli Tıp Kurumu raporunda ... ... Hastanesi tarafından verilen raporların değerlendirilmemesinin isabetsiz olduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından davalı ...'ın kısıtlanmasına ilişkin dosyada tanzim edilen rapor ile eldeki davada alınan raporun birbiriyle çeliştiğini ve bu çelişkinin yargılama sırasında giderilmediğini, dava konusu taşınmazların gerçek bedelleri ile tapuda gösterilen satış bedelleri arasında fahiş fark bulunduğunu, davalı ...'in dava konusu taşınmazları satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalılar ... ve ...'in de bu taşınmazları alacak maddi gücünün bulunmadığını, ayrıca ...'in iradesinin fesada uğratıldığını ve dava konusu taşınmazların ... tarafından dava dışı ... ... ... vekil kılınmak suretiyle davalılara temlik edildiğini bu kapsamda vekalet görevinin de kötüye kullanıldığını ileri sürmüştür.
2. Davacı ... ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'in fiil ehliyetinin tespitine ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunda ... ... Hastanesi tarafından verilen raporların değerlendirilmemesinin isabetsiz olduğunu, davalı ...'in ehliyetli olup olmadığının duraksamaya yer verilmeyecek şekilde tespiti açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna sevkinin gerektiğini, davalı ... tarafından yapılan temliklerin tenkisine karar verilmemesinin isabetsiz olduğunu, ehliyetsizliğin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle davanın reddi halinde davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, davacıların annesi olup dava tarihi itibariyle sağ olan ... tarafından davalılara yapılan temliklerin ehliyetsizlik ve muvazaa sebebiyle iptali ile dava konusu taşınmazların davalı ... adına tescili istemine; birleştirilen dava, TMK'nın 669. maddesine dayalı terekeye iade istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; 1927 doğumlu muris ... .. ... 21.01.2016 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak eşi ..., çocukları davacılar .. ve ... ile davalı ... ve dava dışı ... ... .. kaldığı, diğer davalı ...'in ise davalı ...'in oğlu olduğu, davalı ...'in ... ili ... ilçesi .. Mahallesinde kain 2 76... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 30.06.1970 tarihinde dava dışı ... ... satış suretiyle temlik aldığı, bilahare taşınmazın ifrazı neticesinde 2 76... ve 12 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, davalı ...'in ... .... Noterliğinin 15.01.2015 tarih ve 785 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile dava dışı ..... .. ... vekil tayin ettiği, davalı ... .... vekaleten ... tarafından 11 parsel sayılı taşınmazda 50/200 payın davalı ...'e 450.000,00 TL bedelle, 35/200 payın davalı ...'e 350.000,00 TL bedelle; 12 parsel sayılı taşınmazda ise 16/200 payın ...'e 175.000,00 TL bedelle, 21/200 payın davalı ...'e 21.01.2015 tarihinde temlik ediliği, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 15.10.2018 tarihli raporu ile davalı ...'in fiziki muayeneleri ve dosyanın tetkiki neticesinde halihazırda fiil ehliyetini ortadan kaldıracak mahiyette bunama hali tespit edilmiş ise de bu akli arızanın klinik ve fizyopatolojik vasıfları dikkate alındığında 15.01.20 15... .01.2015 tarihlerine teşmil ettirilemeyeceği, bu itibarla davalı ...'in belirtilen tarihler itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğunun tespit edildiği, Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.05.2019 tarih ve 2017/1440 Esas, 2019/756 Karar sayılı kararı ile Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 01.04.2019 tarihli raporu kapsamında hali hazırda fiil ehliyetini haiz olmaması nedeniyle kısıtlanmasına ve vasi olarak Avukat ...'nun tayinine karar verildiği, vasi tarafından 03.03.2020 tarihinde kısıtlı ...'i temsilen Avukat ......'in vekil tayin edildiği bilahare adı geçen vekilin 14.01.2021 tarihinde azledildiği ve aynı tarihte Avukat ... .... vekil tayin edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, 15.07.2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Adli Tıp Üst Kurullarının Görevleri" başlıklı 16/1 maddesinde; Adli Tıp Üst Kurulunun adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri ya da adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri inceleyip kesin karara bağlayacağı düzenlenmiştir. Eldeki davada; davalı ...'in fiziki tetkiki ve dosya kapsamındaki tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde düzenlenen Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 15.10.2018 tarihli raporunda davalı ...'te halihazırda mevcut olan bunama halinin 15.01.20 15... .01.2015 tarihlerine teşmil ettirilemeyeceği, bu kapsamda davalı ...'in vekaletname ve temlik tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğu belirlenmiş, öte yandan davalının kısıtlanmasına esas Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.05.2019 tarih ve 2017/1440 Esas, 2019/756 Karar sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 01.04.2019 tarihli raporunda ...'in mevcut durumu itibariyle fiil ehliyetini haiz olmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 15.10.20 18... .05.2019 tarihli raporları arasında çelişki bulunmadığı gibi davacılar tarafından sunulan tedavi evraklarının da 15.07.2018 tarih ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 16/1 maddesinin (d) bendinde belirtilen belgelerden olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ehliyetsizlik hukuki sebebi bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava tarihi itibariyle davalı ...'in hayatta olması, davacı tarafça muris muvazaası iddiasında bulunulmamış olması ve eldeki davanın da muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmaması karşısında Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde muris muvazaasına ilişkin genel açıklamaya yer verilmiş olmasının maddi hatadan kaynaklandığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... .... vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacı ... vekili ve davacı .. ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Asıl dava yönünden aşağıda yazılı 345,55 TL ve birleştirilen dava yönünden aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.