Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1653 K.2025/3807
1. Hukuk Dairesi 2024/1653 E. , 2025/3807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/153 E., 2016/21 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vasisi ... vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 28... parsel sayılı taşınmazın taraflar adına hisseli şekilde tespit edildiğini, ancak taşınmazın 1/2 payının tarafların babası ...., 1/2 payının ise halaları .. ... ait olduğunu, halalarına ait bulunan 1/2 payın 16.05.1977 tarih ve 2867 yevmiye numaralı zilyetlik devir senedi ile davacıya devredildiğini ancak bu hususun kadastro tespiti sırasında dikkate alınmadığını ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptali ile 1/2 hissesinin davacı adına, 1/2 hissesinin ise ... çocukları olan davacı ve davalılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Durdu ve ...; cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dayandığı 16.05.1977 tarihli senedin taşınmazı kapsadığının anlaşıldığı, somut olayda uyuşmazlığın dava konusu yerin evveliyatının ne olduğu, zilyetliğin kime ait olduğu ve hangi sıfatla sürdürüldüğü, davacının halası ... hayatta iken düzenlendiği anlaşılan devir senedi sonrasında zilyetliğin de davacıya devredilip devredilmediği noktasında olduğu, keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların tamamının dava konusu taşınmazların mirasbırakan ...’ya ait olduğunu, öncesinde kimin kullandığını bilmediklerini, miras yoluyla intikale ilişkin bilgilerinin olmadığını, davacının halası olan ... zilyetliğine şahit olmadıklarını, ... evlenerek köyden ayrıldığını ve taşınmaza hayatı boyunca mirasbırakan ... zilyet olduğunu beyan ettikleri, bu delillere göre mirasbırakan ... dava konusu taşınmaza tereke adına değil müstakilen malik olma amacıyla zilyet olduğu, davacının halası ... mirasa dayalı bir hakkının ve zilyetliğinin bulunmadığı, mevcut bulunmayan zilyetliğin de devredilemeyeceği, davacı ve halasının malik sıfatıyla zilyetliğinin kanıtlanamadığı, davacının dayandığı zilyetlik devir senedinin gerçek durumu yansıtmadığı, mirasbırakanın sağlığında taşınmaz üzerine muhdesatların yapıldığı ve mirasbırakanın ölümünden sonra da mirasçıların tereke adına zilyetliklerine devam ettikleri, devir senedi sonrasında zilyetliğin davacıya devredilerek tespit tarihine kadar malik sıfatıyla sürdürüldüğünün ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mirasçılar arasında zamanaşımının işlemeyeceği ve fiili zilyetliğin gerekmediği hususunun Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu, davalı tarafın keşif sırasında sunduğu beyan ile taşınmazın kök muristen geldiğini ve halaları ... de hakkı olduğunu kabul ve beyan ettiğini, yine süresinden sonra sunulan 14.06.1976 tarihli senetle davalı tarafın ...’nin hak ve hissesini kabul ettiğini, ibraz edilen bu senetteki yerlerin ise dava konusu taşınmazdan farklı olduğunu, ayrıca davanın reddine karar verilmesine rağmen davalılar lehine maktu ücret yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; ... oğlu ...'nın 1990 yılında ölümüyle geriye davacı oğlu .... ve davalı çocukları .., ..., ..., ... ve .... kaldığı, davaya konu 1 28... parsel sayılı 1.623, 67... yüz ölçümlü tarla vasfındaki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikal nedeniyle 27.11.2001 tarihinde elbirliği halinde .. oğlu ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., .. ve ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 31.12.2002 tarihinde itirazsız kesinleştiği ve davanın 10.09.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 571,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.