Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5935 K.2025/3733
1. Hukuk Dairesi 2023/5935 E. , 2025/3733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2573 E., 2023/1323 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/46 E., 2021/468 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının annesi olan muris ... tarafından 105 20... parsel sayılı Hazineye ait taşınmaz üzerine yapılmış bir bina bulunduğunu, taşınmazın son katında muris ile davacının yaşadığını, murisin 4. kattaki daireyi davacıya teslim ettiğini, davacının bu daireyi malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığını ancak davalı ... ile diğer davalıların murisi ....’ın 4706 sayılı Kanun uyarınca ilgili belediyeye başvurarak murisin taşınmazı satış vaadi sözleşmesi ile kendilerine devrettiğini belirterek taşınmazı adlarına tescil ettirdiklerini, satış vaadi sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin ödenmediğini, murisin binayı kendisinin yaptırdığını, apartmanı devretmesini gerektirir bir durum olmadığını, murisin okuma-yazma bilmediğini, davalıların baskısı ile sözleşmenin düzenlendiğini, işlemin diğer mirasçılardan gizlenerek yapıldığını, tüm bu hususların temlikin kız çocuklarından mal kaçırmak amaçlı olduğunu gösterdiğini, satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, muris ve davalı tarafın katılımı ile tapu müdürlüğünde sözleşmeye dayanılarak gerçekleştirilmiş bir işlem bulunmadığını, sadece davalı tarafın başvurusu ile taşınmazın adlarına tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, satış vaadi sözleşmesinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davalıların dava konusu taşınmazı ... Belediyesinden 4706 sayılı Kanun uyarınca bedelini ödeyerek iktisap ettiklerini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği üzere taşınmazın bedelsiz alınmadığını, muristen intikal eden dava dışı 22 63... parsel sayılı taşınmazın satıldığını ve mirasçıların haklarını aldıklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; 01.04.19 74... /2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcı olduğu, doğrudan muris tarafından davalıya yapılan bir temlikin bulunmadığı gerekçesi ile tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, terditli tenkis isteğinin ise ... Belediyesinin 08.02.2018 tarihli dava konusu taşınmaza ait imar işlem dosyasında davacının ... Belediye Başkanlığı Emlak İstimlak Müdürlüğüne 19.06.2013 tarihli imzalı başvuru dilekçesinde 2013 yılının Nisan ayında tenkis davasına konu tasarrufları öğrendiğini bizzat beyan ettiği, eldeki davanın Türk Medeni Kanunu'nun 571. maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 25.01.2018 tarihinde açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı ancak davalılar ... ve ... dava tarihi itibariyle taşınmazda kayıt maliki olmadıkları gözetilerek anılan davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esas yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın davalı ... yönünden esastan, diğer davalılar yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davalılara 4706 sayılı Kanun uyarınca ... Belediyesi Encümen kararı ile tescil edildiğini, bu idari işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda Danıştayın bozma kararına uyularak yapılan yargılamada işlemin iptaline karar verildiğini, bu kararı istinaf aşamasında dosyaya sunduklarını ancak anılan kararın dikkate alınmadığını, murisin dava konusu taşınmazın tapu kaydı yokken zilyetliğini davacıya devrettiğini, davacının taşınmazda malik sıfatı ile zilyet olduğunu ancak davalıların geçersiz satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazı adlarına tescil ettirdiklerini, tanık beyanlarından ve ikametgah doğalgaz-elektrik faturaları gibi belgelerden davacının dava konusu taşınmazda çok uzun süre malik sıfatı ile oturduğunu ve fiili hakimiyetin kendisinde olduğunu gösterdiğini, murisin iradesinin de bu yönde olduğunu, iddianın kanıtlandığını, muris ...’ın taşınmaz üzerinde tek başına tasarruf yetkisi olmadığını, taşınmazın davacının babası ...’den kaldığını, muris ...’nin davalı oğullarına tek başına bir satış vaadinde bulunarak taşınmazın aynının tümüne yönelik bir tasarruf gerçekleştirme yetkisi olmadığını, davalılar .. ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, tenkis yönünden hak düşürücü sürenin geçmediğini, davacının ilgili belediyenin yazısının tebliği tarihi olan 30.01.2017 tarihinde durumu öğrendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; muris ...’ın 27.09.2010 tarihinde öldüğü, geride dava dışı çocukları ........, davacı ... ve davalı ... ile 2012 yılında ölen oğlu ...’ün mirasçıları ... ve ...’ın mirasçı olarak kaldığı; murisin .. .... Noterliğinin 13.04.1993 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 105 20... parsel üzerindeki binayı davalı ... ve diğer davalıların murisi ..’e sattığı, dava konusu 105 20... parsel sayılı taşınmaz dava dışı Hazineye ait iken 4706 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın 22.12.2016 tarihinde dava dışı ... Belediyesine devredildiği, anılan Belediyenin 01.03.2017 tarih, 100 sayılı encümen kararı ile.......... Noterliğinin 13.04.1993 tarihli satış vaadi sözleşmesi gereğince taşınmazın 4/8 payının davalı ...'a, 1/8 payının davalı ...'a, 3/8 payının da davalı ...'a toplam 458.640,00 TL bedelle satışının yapılmasına karar verildiği, taşınmazın 4/8 payının bedeli ödendiğinden davalı ... adına 23.08.2017 tarihinde tescil edildiği, kalan ½ payın ise diğer davalılar tarafından taksitleri tamamen ödenmediğinden halen dava dışı .... Belediyesi adına kayıtlı olduğu, ... Belediyesinin 01.03.2017 tarih, 100 sayılı encümen kararı ve bu karar doğrultusunda tesis edilen işlemlerin iptali için davacı tarafından açılan dava sonucunda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesinin 30.01.2023 tarih, 2022/1549 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile ... Belediye Encümeninin 01.03.2017 tarihli encümen kararı ve sonraki işlemlerin iptaline karar verildiği, kararın Danıştay 4. Dairenin 2025/568 Esas sayılı kararı ile onanarak 25.03.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle muris tarafından davalılara yapılmış bir temlik bulunmadığı, olayda 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı; davacının ... Belediye Başkanlığı Emlak İstimlak Müdürlüğüne 19.06.2013 tarihli imzalı başvuru dilekçesi dikkate alındığında terditli tenkis talebi yönünden de TMK’nın 571. maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek karar verildiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 6.384,60 TL fazla yatırılan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.