Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6580 K.2025/3721
1. Hukuk Dairesi 2023/6580 E. , 2025/3721 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2176 E., 2023/1540 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/50 E., 2023/374 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından duruşma istekli ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 Salı günü saat 09.45'de daireye gelmeleri için taraf vekillerince tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıtlı olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra iş karara bırakıldı, bilahare dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan dedelerinin maliki olduğu 1 11... parsel sayılı taşınmazı davalı kızı ...’e, 1 08... parsel sayılı taşınmazı da davalı damadı ...’e temlik ettiğini, temliklerin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, murisin dört parça daha taşınmazı olduğunu, taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, davalıların da taşınmazları alacak ekonomik güçleri bulunmadığını, bedeller arasında fahiş fark olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; temliklerin mal kaçırma amacıyla yapılmadığını, murisin 20 yıl önce koah hastası olduğunu ve fiziken çalışamaz hale gelip kredilerini ödeyemez duruma düştüğünü, murisin adına kayıtlı 4 parça taşınmazı, aracı ve dava konusu 35 parsel sayılı taşınmazı üzerinde borçları nedeniyle hacizler bulunduğunu, 20 parsel sayılı taşınmazın 9 sene önce muris tarafından satılığa çıkarıldığını, bu durumu kendilerine söylediğini, taşınmazın başkasına satılmaması için İsmail’in taşınmazı satın aldığını, 75.000,00 TL bedelle anlaşıldığını, 25.000,00 TL’nin murise elden verildiğini, 50.000,00 TL için kredi çekildiğini ve murise ödeme yapıldığını, murisin bu para ile Tarım Kredi Kooperatifine olan borcunu ve aracının borcunu ödediğini, murisin davacıların babası olan oğluna, 6 dönüm taşınmazını satıp otomobil hediye aldığını, bu nedenle denkleştirme yapmak ve adaleti sağlamak amacıyla da 35 parsel sayılı taşınmazını Sibel’e devrettiğini, muris aracının taksitlerini ödeyemeyince kendilerinin de yardımcı olduğunu, murisin ölmeden Denizbank’a olan 44.000,00 TL borcunun da kendileri tarafından ödendiğini, muris öldükten sonra Kooperatife olan borcunun İsmail tarafından ödendiğini, murisin geriye 4 parça taşınmazı ve aracının kaldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin borçları olduğu, sadece dava konusu taşınmazları değil başka taşınmazlarını da satılığa çıkardığı, tanık İlyas’a da çok borcu olduğu ve bir taşınmazını da ona satmak için ısrar ettiği, maddi zorluk çektiğini ona da bildirdiği, davalı ...’e satılan taşınmazın borçları için satılmak istenildiğinin köyde duyulduğu, tanık ... ve ...’e teklifte bulunduğu, murisin kahvehanesinin gelir getiren bir yer olmadığı, taşınmazı satmaya ihtiyacı olduğu, bedelin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaanın kanıtı olmadığı, davacılar ile muris arasında mal kaçırmayı gerektirecek bir husumet bulunmadığı, temlikler arasında beş yıl olduğu, murisin adına kayıtlı başkaca taşınmazları da olduğu, koah hastası murise davalı kızının destek olduğu ve ilgilendiği, kızına bir şey yapmadığı için taşınmazı verdiğini ve oğlu için çok para harcadığını beyan ettiği, davacıların murisi arayıp sormadıkları, minnet duygusu ile hareket edildiği, mal kaçırma kastının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... yönünden verilen kararın yerinde olduğu, davacıların annesinin tanık olarak gösterilmesine rağmen dinlenmediği yönündeki itirazın annenin velayeten davacı sıfatı ile dava açtığı, tanık olarak dinlenmesinin mümkün olmadığı, dava dilekçesinde çocuklarının hakkını korumak adına tüm bilgileri dava dilekçesi ile sunduğu gerekçesiyle bu itirazın yerinde olmadığı; davalı ... yönünden temlikin murisin mirasçıları arasında denkleştirme yapmak ve adaleti sağlamak kastı ile yapıldığı davalı tarafça iddia edilmiş ise de murisin ölümü ile geriye mirasçı olarak eşi ...’nin de kaldığı ve murisin mirasçı eşine sağlığında herhangi bir temlik yapmadığı, murisin kızı olan davalıya devrettiği dava konusu taşınmazın murisin adına kayıtlı diğer kayıtlı taşınmazlara oranla en büyük taşınmaz olduğu, murisin hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmadığı, murisin oğluna yapmış olduğu maddi kazandırmaların dosya kapsamında ve tanık beyanları ile tam olarak ispatlanamadığı, davalı ...’e yapılan temlikin muvazaalı ve mal kaçırma kastı ile yapıldığı gerekçesiyle başvuruların kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek karar verildiğini, murisin taşınmazı satmak istediğini köy halkının duymadığını, tanık ....’ın davalıların etkisinde kaldığını, diğer tanıkların da davalılar ile aynı köyde yaşadıklarını ve akrabalık bağları olduğunu, murisin mal kaçırma kastı ile temliki yaptığını, dava konusu taşınmaz kullanılarak kredi çekip borçlar kapatılabilecek iken taşınmazın satılmasının makul olmadığını, ödendiği iddia edilen 75.000,00 TL’nin murisin hesabına girdiğinin ispatlanamadığını, taşınmazın daha da değerli olduğunu, en değerli taşınmazın devredildiğini, temlikin muvazaalı olduğunu, devre rağmen murisin borçları olduğunu, murisin torunları ve anneleri ile görüşmediğini, kredilerin davalılar için çekildiğini, davalıların dava konusu yeri alacak ekonomik güçleri olmadığını, devrin davacıların babası öldükten sonra yapıldığını, murisin davalılarla arasının daha iyi olduğunu, onlar için harcamalar yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların davayı ispat edemediklerini, temlikin mal kaçırma kastı ile yapılmadığını, murisin geriye beş parça taşınmazı ve bir adet traktörü kaldığını, dava konusu taşınmazı müvekkiline adaleti sağlamak için denkleştirme amacıyla verdiğini, taşınmazın fındıklık vasfında olmadığını, değerinin yüz ölçümü ile belirlenemeyeceğini, tanık beyanları ile murisin iki çocuğu arasında paylaştırma yaptığının ispat edildiğini, yörede geride kalan eşin maaşı ve kalacağı ev olması halinde eşin paylaşıma katılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; muris ...’nin maliki olduğu 1 08... parsel sayılı taşınmazını 10.12.2013 tarihinde davalı damadı İsmail’e satış suretiyle, 1 11... parsel sayılı taşınmazını da 28.09.2018 tarihinde davalı kızı ...’e satış suretiyle devrettiği, murisin 02.11.2021 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak kızı ... ile kendisinden önce ölen oğlu ...’in çocukları ... ... ve ..’in kaldığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Duruşmaya katılım ve haklılık durumuna göre duruşma vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 25.935,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, fazla yatırılan harcın istek halinde davacılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.