Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3222 K.2025/3657

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3222 📋 K. 2025/3657 📅 15.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3222 E.  ,  2025/3657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/434 E., 2023/684 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/54 E., 2022/388 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; .. ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 1 86... parsel sayılı taşınmazın babası ...'ın iken mirasçılar arasında yapılan rızai taksim sonucu kendisine kaldığını, Hazine ile ilgisinin bulunmadığını, devamlı ekilen, dikilen tarım yapılan bir yer olduğunu, ancak kadastro tesbiti çalışmaları sırasında Hazine adına yazıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş; bilahare davacı vekili, mirasçılardan .... ve .... de vekaletnamelerini ibraz etmiştir.
Diğer mirasçı ..., davaya müdahil olmak istediğini bildirerek müdahale talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince ilk kararda; kadastro çalışmaları sırasındaki tespitin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; dava konusu taşınmazın ölümüne kadar davacı taraf murisi ... ... tarafından kullanıldığı, davacı ...'in babasının ölümünden ve taksimden sonra gurbetçi olması nedeni ile taşınmazla zaman zaman ilgilenemediği anlaşılmakta ise de zilyetliği terk iradesinin bulunmadığı, taşınmazdaki zilyetlik iradesini icara vermek suretiyle sürdürdüğü, kadastro tespitinin hatalı olduğu, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zilyetlikle iktisap koşullarının eklemeli zilyetlik yolu ile davacı lehine oluştuğu, kadastro tespit tarihine kadar nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla yirmi yılı aşkın süredir kullanım şartlarının sağlandığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, davacının taşınmaz üzerinde yasanın aradığı şekilde nizasız ve fasılasız, iktisaba yeterli zilyetliğinin bulunmadığını, bilirkişinin raporlarının ve mahalli bilirkişi ile tanık beyanlarının uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucu, ... ili, ... ilçesi, ................. Mahallesinde bulunan dava konusu 1 86... parsel sayılı, 9.781, 24... yüz ölçümlü taşınmazın intikalen ...'ın olduğu, adı geçenin 15-20 yıl önce zilyetliğini terk ettiği, o tarihten beri kullanılmadığı belirtilerek ham toprak vasfı ile davalı ... Hazinesi adına tespit ve tescil edildiği, davacı tarafından eldeki davanın 04.10.2017 tarihinde açıldığı, kadastro tespit tutanağının 22.11.2007 tarihinde kesinleştiği, asli müdahale talebinde bulunan ... tarafından asli müdahale dilekçesinin ise 03.09.2018 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.