Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2681 K.2025/3522
1. Hukuk Dairesi 2024/2681 E. , 2025/3522 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1423 E., 2024/411 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/201 E., 2022/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ... ada 2, 22 parsel, ... ada 3 parsel, ... ada 11, 19, 29, 45, 53 parsel, 131 ada 7, 25, 87, 103, 106, 206, 405, 409, 423, 432 parsel, ... ada 45, 57, 65 parsel, ... ada 6 parsel, ... ada 71, 73, 112, 117, 200, 202, 244 parsel, 119 ada 94 parsel, 116 ada 36 parsel, 121 ada 7 parsel sayılı taşınmazların kök muristen kalmasına rağmen kadastro tespitinde hatalı olarak davalılar adına tespit edildiğini, toplamda 90 dönüm olan mirastan davacı adına sadece bir taşınmaz tespit edildiğini, davalıların davacının kardeşinin çocukları olduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı lehine tapu tescil işlemlerinin yapılmasını talep etmiştir.
Yargılama sırasında davacının vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya devam etmiştir
II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süre yönünden reddini talep ettiklerini, davacının 80 yaşında ve yatalak hasta olması nedeniyle dava ehliyetinin bulunmadığını, davalı ... adına kayıtlı olan taşınmazların büyük çoğunluğunun ... tarafından davalı ...'e verildiğini, talebin belirsiz olduğunu, davacının kadastro tespitinden önce hissesini davalılara satıp bedelini aldığını, ... Kadastro Mahkemesinde 2007/425 Esas sayılı dosyasında anlaşma beyanları bulunduğunu, dava konusu 131 ada 423, 121 ada 7, 154 ada 3 parsel sayılı taşınmazların 1/2'sinin davalı ...'e annesi ... 'dan kaldığını, davalı ...'in annesi ... 'ın davalıya verdiği ve bağış yaptığına ilişkin bağış ve satış senetlerini dosyaya sunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak davacı tarafın dava ikamesinin ancak kadastrodan önceki bir sebebe mebni olabileceğini, tesis kadastrosundan önce ise dava konusu yerlerin ve kök muristen kalan davacı taraf hissesine tekabül eden kısımların aidiyetinin 03.03.2007 tarihli "Anlaşma Senedi" ile belirlendiğini ve sözleşmeye bağlandığını, buna göre davacı tarafın tesis kadastrosu öncesine dayalı bir hakkı bulunmadığı gibi herhangi bir sehve dayalı olmayan kadastro tespitinin de fiili ve hukuki duruma tam olarak uyduğunu, davacının yaşlılığı sebebiyle yanlış yönlendirilmeye açık oluşu üzerine böyle bir dava açılması yoluna gidildiğinin değerlendirildiğini, ... Kadastro Mahkemesinde 2007/425 Esas sayılı tespite itiraz davası münderecatında yer alan anlaşma ve uzlaşma beyanlarının davada serdedilen iddiaların tümünü yalanladığını, davanın dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.04.2019 tarih ve 2017/324 Esas, 2019/221 Karar sayılı kararıyla; davacının kendisine ait miras hissesinden bir taşınmaz ve para karşılığında feragat ettiği, dava konusu taşınmazların davalıların zilyetliğinde bulunduğu, davalıların kullanımına davacının bir itirazının olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 15.01.2020 tarih ve 2019/1222 Esas, 2020/54 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek dava konusu taşınmazlarla ilgili zilyetlik ve taksim araştırması yapılması, davalı tarafın dayandığı senedin geçerliliğinin araştırılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu ... ada 22,2 ve 131 ada 423 parsel sayılı taşınmazların dışındaki çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi ... 'dan intikal ettiği, ... 'ın ..., ... ve ... isminde 3 çocuğunun olduğu, yargılama devam ederken vefat eden davacı ... ve davalıların babası ...'ın kardeş ve ...'ın çocukları olduğu, kök muris ... öldüğünde mirasçıları arasında her hangi bir taksim işlemi yapılmadığı, kök muris ...'ın kızı ...'nın oğlu ...'ın annesinin miras payına isabet eden payını davalı ...'a devrettiği, 03.03.2007 tarihli senede ilişkin olarak her ne kadar davacıya ait imza temin edilemediğinden imza incelemesi yapılamamış olsa da mahalli bilirkişi beyanları, senet tanığı ...'ın beyanı ve tanık ...'in beyanları ile davacının dava konusu taşınmazlardaki haklarını dava dışı 126 ada 136 parsel sayılı taşınmaz ve bir miktar para karşılığında davalılara devrettiği, bu durumun ... Kadastro Mahkemesinin 2007/425 Esas sayılı dosyasında ...'ın da davalı bulunduğu tarafların anlaşması ile sonuçlanan davadaki 10.03.2009 tarihli senetten de anlaşıldığı, ...'ın kök muristen gelen öncesi tapusuz olan dava konusu taşınmazlarda kadastro geçmeden önce davacının kendisine ait hisselerinden, bir adet taşınmaz (126 ada 136 parsel) ve o dönemin parasıyla bir miktar para karşılığında feragat ettiği, tarafların kendi aralarında anlaştığı ve bu anlaşmaya göre de davalılar adına tespitlerin yapıldığı, taşınmazlardaki zilyetliklerin davalılar tarafından sürdürüldüğü, kadastro geçmeden önce davacının yerlerin uzun yıllar davalılar tarafından kullanılmasına hiçbir şekilde itirazı olmadığı, yine kadastro sırasında ve daha sonraki tarihlerde de davalıların yerleri kullanmasına davacının şimdiye kadar itiraz etmemiş olduğu, davacının kök muristen gelen miras haklarından feragat etmiş olduğu, davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların ortak muris ...'dan kaldığı, ... öldükten sonra mirasçılardan davacı ...'ın ... köyünde murisinden gelen hisselerini 03.03.2007 tarihli senetle davalılara devrettiği, tapusuz taşınmazların menkul mal hükümlerine tabi olup yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği, dayanılan senet geçersiz olsa bile tapusuz taşınmazlarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15/3. fıkrası uyarınca mirasçılar arasındaki hisse devir ve temlikinin bilirkişi, tanık beyanları ve her türlü delille kanıtlanabileceği, somut olayda da mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere kadastro çalışmalarından önce davacının dava konusu taşınmazlarda murisi ...'den gelen hissesini ve zilyetliğini davalılara devrettiği, davacının murisinin hisselerini devrettiği tarihten beri zilyetliğin davalılarda olduğu, dava konusu taşınmazlarda davacının miras hissesi kalmadığı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
Mahkemenin gerekçeli kararında, hatalı olarak kök muris ...'dan mirasçısı olan davacıya kalan hisse oranına tekabül eden mülkün aynından kaynaklı bir değerlendirme yerine, miras malı üzerinde ekim-dikim yapılması, işlenmesi, işlenmesine müsade edilmesi gibi zilyetliğe dayalı krnen ortada olduğunu, davacı ...’ın okuma yazması olmadığı gibi imza yerine parmak basmak suretiyle resmi işlemler yaptığını, davacı ...’nin diğer mirasçı davalılardan söz konusu hissesine ilişkin bir ödeme mukabilinde veya hibe şeklinde hisse devri gerçekleştirdiği hususunun dosya kapsamında subüt bulmadığını, dinlenen tanıkların hiçbirisinin davacı ...’nin kendi gözleri önünde davaya konu hissesinden davalılar lehine feragat ettiğine veya bu yönde imza verdiğine dair şahitlikte bulunmadıklarını, davacının haklarına karşılık 126 ada 136 parsele tekabül eden 1526 metrekare taşınmaz ile aldığı iddia olunan meblağın zaten hissesine karşılık olamayacağını,cüz'i bir miktarını dahi karşılamadığını,03.03.2007 tarihli senetteki imzanın davacıya ait olduğunun ispatlanmadığını, dinlenen tanıkların bu evrakın imzalanması aşamasında bizzat yanlarında bulunmadıklarını ve davalı taraflardan duydukları kadarıyla bilgi sahibi olduklarını ifade ettiklerini, kararın hatalı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmalarında; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ... ada 19, 29, parsel, ... ada 7, 25, 405,432 parsel, ... ada 45, parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; ... ada 2, 22 parsel, ... ada 3 parsel, ... ada 11, 45, 53 parsel, ... ada 87, 103, 106, 206, 409, 423 parsel, ... ada 57, 65 parsel, ... ada 6 parsel, 126 ada ..., ..., ... parsel, ... ada 94 parsel, ... ada 36 parsel, 121 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar aynı nedenle ... adına tespit edildikten sonra Kadastro Mahkemesi kararı ile 121 ada 7 parsel 1/5 pay ile ..., 4/5 pay ile ... adına, 154 ada 3 parsel eşit hisselerle ... ve ... adına, diğer taşınmazlar tespit malikleri adına tescil edilmişlerdir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.