Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1333 K.2025/3499
1. Hukuk Dairesi 2024/1333 E. , 2025/3499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1594 E., 2023/1625 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/173 E., 2022/322 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyünde kain 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak tarafların ortak murisi ... adına tespit ve tescil edildiğini, murisin tespit öncesinde10.08.2002 tarihli senet ile ölünceye kadar bakıp gözetilmesi şartıyla davacıya hibe edip zilyetliğini devrettiğini, davacının nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla murisin sağlığından beri zilyetliğini sürdürdüğünü ileri sürerek dava konusu taşınmazın tarafların murisi ... adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş, 04.04.2018 tarihli beyan dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ve dava dışı 106 ada 1 parselin davacı ve muris tarafından ... ve mirasçılarından satın alındığını ancak muris adına tespit edildiğini, murisin 106 ada 1 parseli satış yoluyla, dava konusu taşınmazı da hibe yoluyla davacıya devrettiğini belirtmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iddia edilen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, bu konuda İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/466 Esasına kayden dava açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin varlıklı olduğunu, bakıma ve paraya ihtiyacı olmadığını, davacının murise bakmadığını, dava konusu taşınmazın davacıya devredilmediğini, ancak davacının murisin akli melekelerini kaybetmesinden faydalandığını bu konuda İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/466 Esas ve aynı yer 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/321 Esasına kayden dava açıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin bakıma ve paraya ihtiyacı olmadığını, dava konusu taşınmazı davacıya bırakmadığını, davacının da murise bakmadığını, ancak murisin akli melekelerini kaybetmesinden faydalanan davacının murisin paralarını çekerek kendisine ev aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf beyanları ve dosya kapsamından murisin 10.08.2002 tarihli işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurulu raporunda bildirildiği, mahalli bilirkişi ...'nun senedin dava konusu taşınmaza ait olduğunu, murisin taşınmazı davacı oğlu adına satın aldığını, murise ve eşine davacının baktığını, murisin "Kaç tane çocuğum var, ancak bana bir bardak suyu ... veriyor" dediğini, tarlaya ara ara davacının geldiğini gördüğünü, davacının fındık ceviz ağaçları diktiğini beyan ettiği, tespit bilirkişisi ... 'nun da taşınmazın murise ait olduğunu, ancak davacının kullandığını, tarlalarda sadece davacıyı gördüğünü beyan ettiği, davalılar senetteki imzanın incelenmesini talep etmiş ise de süresinde olmayan talebin savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu, karşı tarafında da açık muvafakatı bulunmadığından talebin reddedildiği, dava konusu taşınmazın muristen oğlu davacıya 10.08.2002 tarihli sözleşme ile ölünceye kadar bakma karşılığında devredildiği, dava konusu taşınmazın senette belirtilen taşınmaz olduğu, hudut ve mevki itibarıyla uyduğu, zilyetliğin davacıya geçtiği, devir tarihinde de murisin ehliyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın muris adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri ile davalı asıllar ... ve ... tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun raporunda murisin 10.08.2002 tarihli senet tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği, dava konusu 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın murise ait olduğunun uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın murisin taşınmazı davacıya vererek zilyetliği devredip devretmediğine ilişkin olduğu, taşınmaz belgesiz zilyetliğe dayalı olarak tespit edildiğinden tapusuz olup menkul mal hükmünde olduğu, mülkiyetin zilyetliğin devri ile geçeceği, keşifte alınan ağırlıklı beyanlara göre davacının dayandığı 10.08.2002 tarihli senedin dava konusu taşınmaza ait olduğu, kadastro tespitinden çok önce murisin sağlığında taşınmazı davacı oğluna verip zilyetliği teslim ettiği, taşınmazın davacı tarafından kullanıldığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının murise bakmadığını, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, davacı ve muris taşınmazın bulunduğu yerde oturmadıkları için bakım olgusunu bilemeyeceklerini, murisin akit tarihinde bakıma muhtaç olmadığını, davacının sunduğu senetteki imzanın murise ait olmadığına dair itirazlarının değerlendirilmediğini, imza itirazının iddia ve savunmanın genişletilmesi kapsamında olmadığını, muris ve davacı arasındaki diğer işlemlerle ilgili açılan tenkis davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kararın yeterli gerekçe içermediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; tarafların ortak murisi 12.02.1929 doğumlu ...'ın 06.08.2016 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak çocukları davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davacı ...'ı bıraktığı, Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyünde kain dava konusu 106 ada 2 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle tarafların ortak murisi ... adına 08.08.2007 tarihinde tespit, 12.04.2008 tarihinde tescil edildiği, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve fen bilirkişi raporuna istinaden dava konusu taşınmaza uyduğu tespit edilen ve davacı tarafça sunulan 10.08.2002 tarihli adi yazılı "Tapusuz taşınmazın ölünceye kadar bakıp gözetmek şartıyla temliki senedidir" başlıklı belgeye istinaden dava konusu taşınmazın tamamının zilyetliğinin muris ... tarafından kendisine ölünceye kadar bakıp gözetmesi şartıyla davacı ...'a devredildiği, davalılarca cevap dilekçelerinde murisin işlem tarihinde ehliyetsiz olduğu savunmasında bulunulması üzerine Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan rapor ile muris ...'nin 10.08.2002 tarihli senet tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği, davalılarca 3. celseden itibaren bu sefer de murisin senetteki imzasına itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.402,39 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.