Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4390 K.2025/3147

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4390 📋 K. 2025/3147 📅 19.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4390 E.  ,  2025/3147 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2119 E., 2024/1028 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Zonguldak ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 110 ada 51, 54, 81 parsel, 140 ada 4 parsel, 141 ada 156, 165 parsel, 142 ada 5 parsel, 144 ada 39 parsel, 145 ada 4 parsel, 156 ada 1 parsel, 157 ada 13 parsel, 161 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit edildiğini, ancak taşınmazların kök mirasbırakan ...'den gelip ölümüyle 1/4'er hisseyle mirasçılarına intikal ettiğini, kök mirasbırakan ...'in eşi ...'nın kendisine ait olan yerdeki tüm hak ve hisselerini ... Noterliğinin 24.07.1984 tarihli ve 8049 ve 8050 yevmiye numaralı senetlerle davacıya devrettiğini, bu nedenle davacının miras payı ve annesinin hissesi ile birlikte babasından gelen payda 2/4 hak sahibi olduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı olan hisselerin kısmen iptali ile 1/2'sinin davacı adına tescilini talep etmiştir. Davacının yargılama sırasında vefat etmesi üzerine mirasçılarından ..., davacı ... terekesine temsilci olarak atanmıştır.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu yerlerde uzun süredir malik sıfatıyla zilyet olduklarını, kadastro işlemleri öncesinde taşınmazların nasıl paylaşılacağı hususunda davacının fikri sorulduğunda kendisine aynı köyde bulunan 110 ada 93 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerin devri karşılığında dava konusu taşınmazlardaki hisselerinden feragat edeceğini beyan ettiğini, anılan taşınmazın davacı adına tescilinin sağlandığını, kendilerinin kadastro öncesinde olduğu gibi kadastrodan sonra da zilyetliklerini devam ettirdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanlarına göre davacının taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında hazır bulunduğu ve herhangi bir itirazının olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davacıya 110 ada 93 parsel sayılı taşınmazın verilmesi karşılığında diğer parsellerdeki haklarından feragat edeceğine dair anlaşma yapıldığı, dava konusu taşınmazlarda davacının kullanımının bulunmadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ın çekişmeli taşınmazların kök mirasbırakan ...'den kaldığını ve terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek miras payına yönelik dava açtığı, taşınmazların tapu kayıt malikleri ... ve ...'ın anneleri ... ...’ın hayatta olması nedeniyle mirasçı sıfatlarının bulunmadığı, terekeye karşı 3. kişi durumunda oldukları, ... terekesinin elbirliği hükümlerine tabi olması nedeniyle mirasçıların belirlenmiş payları olmadığı, terekeye göre 3. kişiye karşı açılan miras payı oranında tescil istemli davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, hükmün kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrarlamış; diğer kızların evden ayrılması üzerine kök mirasbırakan ...'in yerlerinin kardeşleri ... ve ailesi tarafından kullanıldığını, ... sağ olduğu halde kadastro esnasında ...'den gelen hisselerin davalılar adına tescil edildiğini, Mahkemece tereke adına dava açılması gerektiği belirtilmiş ise de bunun mümkün olmadığını, zira kardeşlerden ...'un davalıların annesi olduğunu, ...'nin de keşif sırasında hissesini davalılara verdiğini kabul ettiğini, davacı dışında kadastro tespitinden zarar görenin bulunmadığını, Yargıtayın şufa davası ile ilgili kararlarında yakın akrabalar arasındaki tasarrufların miras paylaşımı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, taşınmazların ...'den geldiği hususunda ihtilaf bulunmadığını, tescilin yolsuz olduğunu, davacının annesinden de hisse satın aldığı göz önünde bulundurulduğunda davanın tereke adına açılması gerektiği hususunun hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 110 ada 51, 54, 81 parsel, 141 ada 156, 165 parsel, 142 ada 5 parsel, 144 ada 39 parsel, 145 ada 4 parsel, 156 ada 1 parsel, 157 ada 13 parsel, 161 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adına 1/2'şer hisseyle tespit edildiği, davaya konu 140 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise 12/24 hissesinin ... ... zilyetliğindeyken 2000 yılında haricen satıldığı belirtilerek 6/24'er payla davalılar ... ve ... adına tespit edildiği, kadastro tespitlerinin 05.06.2009 tarihinde kesinleştiği, davanın 08.06.2017 tarihinde taşınmazların kök mirasbırakan ...'den geldiği iddiasıyla davacının miras payı ve davacının annesinden satın aldığı miras payı oranında tescil istemiyle açıldığı, mirasbırakan ...'in 1983 yılında ölümüyle geriye eşi ... ve ...'den olan davacı kızı ..., dava dışı kızları ... ve ...'un kaldığı, davalıların mirasbırakanın kızı ...'un çocukları olduğu ve anneleri ...'un sağ olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı tereke temsilcisi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.