İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1850 K.2024/1881
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1850
KARAR NO: 2024/1881
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 05/11/2024
NUMARASI: 2020/633 Esas (Derdest)
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati hacze itiraz eden davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili itiraz dilekçesinde özetle; Alacağın muaccel olmadığını, taraflar arasındaki davaların kesinleşmediğini, müvekkillerinin ikametgahlarının belli olduğunu, mal kaçırma kastı bulunmadığını, ceza dosyasında iddia olunan zararların, mahkemece zararın giderilmesi yönünde ara karar kurulması sebebi ile ödenmiş iken, çekişmeli ve ispatı yargılamaya muhtaç kesinleşmemiş bir alacak ve talepleri yönünden müvekkillerinin tüm malvarlığı üzerinden davalı lehine ihtiyati haciz kararı verilmesinin açıkça hukuka ve usule aykırı olduğunu beyanla ödemeye ilişkin belgelere dikkat edilmeksizin verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını ve mahkeme nezdinde depo edilmiş bulunan teminat tutarının alacaklıya iadesini önlemek üzere teminat üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 04.11.2024 tarihli ara karar ile "...2004 sayılı İİK'nun 265. maddesi uyarınca “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. ” düzenlemesi mevcut olup ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri; mahkemenin yetkisi, teminat, ihtiyati haczin dayandığı sebepler olarak sınırlı şekilde sayılmıştır. Söz konusu sebepler ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir. Yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden Mahkememizce ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Davalılar vekilinin ihtiyati haciz koşulları oluşmadığı talebi değerlendirilmesinde Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati hacze itirazın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şartları oluşmayan ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddi kararının hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacı tarafça yargılamanın başında davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin istinaf mahkemesi incelemesinden de geçerek reddedildiğini, 4 yıl sonra bu kez ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması, muaccel olmayan alacaklarda ise malların gizlenmeye, kaçırılmaya çalışılması veya borçlunun kaçmaya hazırlanması veya alacaklılarının haklarını ihlal eden hileli işlemlere başvurması gerekeceğini aksi halde henüz alacağın muaccel hale gelmediğinin anlaşılması halinde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinin Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, haksız ihtiyati haczin icrası sebebiyle 50.000 TLlik bir alacak talebi için davacı tarafa ceza dosyasında 307.325,90 TL ödeme yapıldığını, Mahkeme bu bedelin dosyaya teminat olarak taraflarından yatırılması istenmiş olsa derhal yatıracakları bir bedel üzerinden, ceza dosyasında iddia ettikleri zarar yatırılmış olmasına rağmen müvekkillerinin tüm malvarlığının usul ve yasaya aykırı mahkeme kararı ile adeta ipoteklenerek müvekkillerin hareket etmelerinin engellenmeye çalışıldığını, ticari olarak yıpratılmaya çalışıldığını, müvekkilleri adına ihtiyati haciz şartlarının hiçbirinin oluşmadığını, istinaf taleplerinin kabulüyle Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/633 E. numarası ile görülmekte olan dosyada 08.10.2024 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik itirazlarının 04.11.2024 tarihli ara karar ile reddine dair kararın kaldırılmasına ve davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, zararın tazmini istemine ilişkin derdest davada verilen ihtiyati haciz kararına İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 265. Maddesi uyarınca itiraz edilmesi üzerine verilen kararın istinafına ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. Cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/4882 E 2015/12767 K 30.09.2015 T. Ve Yargıtay 11. HD 2016/2214 E 2016/2481 K 07.03.2016 T. Emsal kararında da belirtildiği üzere; İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin, alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin "alacağın varlığına kanaat getirmesinden" anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delillerin gösterilmesi yeterli kabul edilmektedir. Davacı, davalı tarafça yapılan usulsüz ve sahte işlemler nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla ihtiyati haciz talep etmiş olup, ilk derece mahkemesinin daha önce 09.10.2020 tarihinde ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verdiği ara karar, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Her ne kadar kesinleşen ihtiyati haczin reddine ilişkin ara karardan önceki durum ve koşullar hakkında yeniden değerlendirme yapılarak ihtiyati haczin koşullarının bulunup bulunmadığı istinaf aşamasında incelenemez ise de yeni bir hukuki sebebe dayanarak veya Kanunun yeni delil sunulmasına icazet verdiği durumlarda yeni delil ibrazı ile tekrar ihtiyati haciz talep edilmesi mümkündür. Somut olayda davacı şirketin şikayetçi, davacı şirket yetkilisinin katılan olduğu İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/298 Esas - 2024/262 Karar sayılı dosyasında, sanıklar ... ve ...'ın eksik hurda tartımı yaparak içeriğini sahte düzenledikleri fişlerle hileli hareketlerde bulunarak katılanın zararına haksız menfaat elde ettikleri, bu suretle tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu işledikleri, nitelikli dolandırıcılık suçunu işlerken sahte fişler düzenleyip bu fişleri kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetlerine,verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda eldeki istemde ihtiyati haczin reddine ilişkin ara karardan sonra dosyaya sunulan ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporları ile ihtiyati haciz verilebilmesi için gerekli olan İİK 258. maddesindeki yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmiş olup, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin 04.11.2024 tarihli ara kararı ve gerekçesi yerindedir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden davalılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2024