Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3217 K.2025/54
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3217 - 2025/54
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/3217
KARAR NO : 2025/54
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25.10.2024
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
TALEP : İhtiyati Haciz Mahiyetinde İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile verilen 25.10.2024 günlü ara kararları aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.09.2023 günüsürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile müvekkili yolun sağ tarafında durma halinde iken arkadan çarptığını, müvekkili basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek biçimde ağır kemik kırığı olacak şekilde yaralandığını, bu kazadan dolayı maddi ve manevi yönden zarar gördüğünü, meydana gelen bu olayla ilgili olarak .... Asliye Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, olay görgü tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere gerçekleşen bu trafik kazasında araç sürücüsü ..., müvekkili durma halinde iken arkadan tamamen kusurlu olarak müvekkiline çarptığını, müvekkiline ait ... plakalı aracın pert durumuna geldiğini, müvekkili geçirmiş olduğu kaza nedeniyle tamamen iş yapamaz durumda olduğunu, söz konusu kaza nedeni ile müvekkili 12 ay yatalak bir şekilde evde kalmak zorunda kaldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, açıklanan nedenlerle fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 250,00 TL geçici iş göremezliğe bağlı maddi tazminat, 250,00 TL kalıcı meslekte kazanma gücü kaybına bağlı maddi tazminat, 250,00 TL- geçici ve tespit edilebilirse kalıcı bakıcı gideri ihtiyacına ilişkin maddi tazminat, 250 TL SGK tarfından karşılanmayan tedavi, yol, yemek, refakatçi ve sair tedaviye bağlı ek giderlerin tazmini amacıyla, 250,00 TL araç tamir bedeli, 250,00 TL araç mahrumiyeti bedeli olmak üzere toplamda 1.500 TL maddi tazminatın araç tamir bedeli ve araç mahrumiyet bedeli yalnızca davalılar ... Ve ...'dan tahsil edilmek üzere davalılardan tahsilini, 1.000.000.00 TL manevi tazminat yalnızca davalılar ... ve ... yönünden olmak üzere maddi ve manevi tazminat toplamı 1.001,500,00 TL'nin kaza tarihi olan 03.09.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine, ... plakalı aracın trafik tescil kaydına teminatsız olarak ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 25.10.2024 günlü ara karar ile; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 25.10.2024 günlü ara karar ile; mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkemece kurulan 25.10.2024 günlü ihtiyati haciz talebinin ve ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararlarına karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalının kusuru nedeni ile meydana gelen kazadan kaynaklı maddi ve manevi yönden zarar gördüğünü, müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde ağır kemik kırığı olacak şekilde yaralandığını, bu nedenle koşulları oluşan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeni ile maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Talep ise, ... plakalı aracın trafik tescil kaydına teminatsız olarak "ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir " konulması istemine ilişkindir.
HMK 26.maddesi hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
Açılan bir davada hakim istenilenden fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi incelendiğinde, trafik kazasında meydana gelen yaralanmadan kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat istemi ile ... plakalı aracın trafik tescil kaydına teminatsız olarak "ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir " konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Ne var ki, mahkemece HMK'nın 26. Maddesine aykırı şekilde davacının talebi aşılarak talep ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir olarak değerlendirilmiş ve ayrı ayrı kurulan 25.09.2024 günlü ara kararlar ile davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Bu yönü ile mahkemenin ara kararları hatalı olmuştur.
Söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, İhtiyati haciz alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.
Davacı vekili açık bir şekilde ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talebinde bulunmamıştır, Davacı vekili dilkeçesinde " İhtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir verilmesine" ilişkin ara karar kurulmasını istemiş ise de davacının bu talebi bakımından 6100 sayılı HMK'da yada 2004 sayılı İİK hükümlerinde ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir niteliğinde bir geçici hukuki koruma yöntemi bulunmaktadır.
İlk derece mahkemesince verilen hangi kararlara karşı İstinaf yoluna başvurulabileceği HMK 341. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre;
" İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:
a) Nihai kararlar.
b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." karşı istinaf yoluna başvuru yapılabilir.
Yukarıda açıklandığı gibi davacının ayrıca ve açık bir şekilde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin bulunmadığı, bu nedenle mahkemece davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulması yönündeki talebinin değerlendirilmesi gerektiği, ne var ki mahkemece davacının ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulması yönündeki talebi yönünden kurulan herhangi bir kabul ya da red kararı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının dava dilekçesindeki talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir gerekçeli ara karar hazırlanmalı ve bu karar taraflara usulünce tebliğ olunduktan sonra verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvuru yapılmalıdır. Mahkemece kurulan 25.10.2024 günlü arar kararlarda ise davacının dava dilekçesindeki talebi hakkında değerlendirme yapılmadığı bu nedenle ortada HMK'nın 341. maddesi gereğince istinafa tabi bir karar olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. ve 352/1. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile verilen 25.10.2024 günlü ara kararları istinafa tabi kararlardan olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341/1 ve 352/1-b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden istinaf karar harcının iadesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sy. HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09.01.2025
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır