Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/3947 K.2023/3177

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3947 📋 K. 2023/3177 📅 28.12.2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 15. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/3947 - 2023/3177
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/3947
KARAR NO : 2023/3177
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/08/2023
NUMARASI : 2023/574 Esas
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İhtiyati tedbir
Yerel Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası yazılı davada verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
DAVA:
Davacı vekili, davalı şirketin DSİ 2. Bölge Müdürlüğü'nün ihale ettiği ''İzmir-Selçuk Efes Antik Kanalı ve Denize Çıkış Yapısı'' projesinin yüklenicisi olduğunu, davalı şirketin bu işi alt yüklenicisi olan dava dışı başka bir şirket ile birlikte yaptığını, müvekkilinin ise alt taşeron olarak sahibi olduğu ... marka modeldeki ... plaka numaralı iş makinesini bahsi geçen iş için yüklenici firmalara kiraladığını, yüklenici firmaların usulüne uygun kesilen faturalara sözlü veya yazılı olarak itiraz etmedikleri gibi gerekli hak ediş raporlarını da düzenlemediklerini, ödeme ile ilgili iş tamamlanana kadar müvekkilini ödeme yapacakları konusunda geçiştirdiklerini ve böylece müvekkilinin cayma hakkını kullanmasını engellediklerini, geçimini sahibi olduğu bahse konu iş makinesinin geliri ile sağladığını, davalı şirketin müvekkile ödemesi gereken meblağı ödememesi nedeniyle ödemelerinin aksadığını, bankadaki sicilinin bozulduğunu, müvekkilinin mevcut mağduriyetinin gün geçtikçe arttığı da göz önünde bulundurularak davalı şirketin icra takibindeki alacak tutarını karşılamaya yetecek miktarda banka hesapları, menkul ve gayrimenkul mal varlıkları üzerine karar kesinleşinceye kadar teminat şartı aranmadan ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verildiği için davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN ARA KARARI :
Mahkemece; İhtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN:
İlk derece mahkemesinin itirazın reddine ilişkin ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili, mahkeme gerekçesinin aksine alacağın varlığının müvekkili tarafından kesilen faturaların davalı şirket tarafından yasal sekiz günlük itiraz süresi geçtikten sonra iade edilmiş olması, müvekkilin işbu iade faturalara tüm süreç ve hususları belirterek itiraz ettiği ihtarname ile anlaşıldığını davalı şirketin, usulsüz işlemler ile borcu başka bir şirkete yıkmaya çalıştığı dolayısıyla müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek/geciktirmek amacıyla hareket ettiğini, tedbir taleplerinin soyut iddialara dayanmaktan öte, alacağımızın varlığını gösteren ve yaklaşık olarak ispat etmeye fazlasıyla yeten delillerin ibraz edildiği, davalı şirketin usulsüzlüklerinin belrtildiğini davalı şirketin icra takibindeki alacak tutarını karşılamaya yetecek miktarda banka hesapları, menkul ve gayrimenkul mal varlıkları üzerine karar kesinleşinceye kadar teminat şartı aranmaksızın ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması için istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Uyuşmazlık; itirazın iptaline konu alacak tutarını karşılamaya yetecek miktarda davalı kiracının banka hesapları, menkul ve gayrimenkul mal varlıkları üzerine karar kesinleşinceye kadar teminat şartı aranmaksızın ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nun “ihtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389. maddesinin 1.fıkrasında "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmü düzenlendikten sonra 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının hem maddi hem şekli içereceği düzenlenmiştir. Buna göre Yargıtay uygulamalarında (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2012 tarih, 2012/12474E. 2012/14232K. Sayılı ilamı) kabul edildiği ve 6100 S. HMK'nun 391.maddesi gerekçesinde açıklandığı üzere “dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde”, başka bir deyişle “davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde” ihtiyati tedbir kararı verilmesi doğru değildir. Ayrıca ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir.
Talebe konu somut olayda; Taraflar arasında düzenlenen iş makinesi kira sözleşmesi gereğince ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasında davalı şirketin icra takibindeki alacak tutarını karşılamaya yetecek miktarda banka hesapları, menkul ve gayrimenkul mal varlıkları üzerine karar kesinleşinceye kadar teminat şartı aranmadan ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de uyuşmazlığın niteliğinin yargılamayı gerektirdiği, sunulan delillere göre davacının davanın esası yönünden haklılığını yasaya uygun şekilde ve yaklaşık olarak ispat edemediği, öte yandan uyuşmazlığın esasını halleder nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi dosya kapsamında davalı şirketin mal kaçırdığına dair bir delil de bulunmadı anlaşıldığından incelenen mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL esastan ret harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
HMK 27. maddesi gereğince tarafların dinlenme hakkı nedeniyle, 04/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. maddesi ile HMK 302. maddesine eklenen 5.fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 28/12/2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 15/01/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip