Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2024/575 K.2024/554
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/575 - 2024/554
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/575
KARAR NO : 2024/554
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2024
NUMARASI : 2024/78E.
DAVACILAR :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İHTİYATİ HACİZ
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : DAVACILAR VEKİLİ
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
KARARIN YAZILDIĞI
TARİH : 19/04/2024
Mahkemece verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davada, taraflar arasında düzenlenen geçerli taşınmaz satış sözleşmesi gereğince davacılar adına tapusu alınan taşınmazın, davalı tarafın kusurlu davranması nedeniyle tapunun iptal edilmesinden kaynaklanan zararın tahsili, taşımaz satışı nedeniyle yapıldığı iddia edilen faturadan kaynaklı masraflar, taşınmaza inşaat yapılamaması sonucu mahrum kalınan kâr ve itibar kaybına ilişkin tazminatını tahsili talep edilmiştir.
Mahkemenin 2022/501 E.- 2023/492 K.sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi 2023/1901 E - 2023/1835 K. sayılı kararı ile davacıların zararının güncel rakamlar dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, tüm zararları tazmin hakkı olmasına rağmen tazmin olunmadığını, denkleştirici adalet ilkesi gözetilmediği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verildiğini, kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunda dahi müvekkilin tahmini zararının 5 milyon Türk Lirası olduğunu, raporun alındığı tarihte müvekkillerinin zararlarının, zararın meydana geldiği dönem itibariyle hesaplandığını, raporun üzerinden geçen süre zarfında artan enflasyon, taşınmazın güncel değeri ve diğer zararların güncel değerinin yaklaşık 10 Milyon Türk Lirasını geçtiğini, davalının tasfiye halinde olduğunu, tek bir gayrimenkulünün mevcut olduğunu, müvekkilinin alacağını da bu gayrimenkulün satılması halinde alacağını, şu halde bu gayrimenkulün satılması durumunda davacıların hiçbir alacağını alamayacağını veya kısmi olarak alabileceğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda huzurdaki dava ile güncel zararın tespit edileceğini, zararın bu güncel rakamlar üzerinden belirleneceğini, davalının tek taşınmazı halihazırda satılır ise davacıların alacağını güncel değerden alamayacak olması, zararının karşılanamaz hale gelecek olması, alacağın alınmasının imkansızlaşması gibi ihtimaller nedeniyle davalı Tasfiye Halinde ... Turizm Yazılım ve Des. Hiz. Ltd. Şti.'ne ait olan ... Parsel'de kayıtlı gayrimenkulün üçüncü kişilere satılması ve böylece telafisi imkansız zararların doğması ihtimaline binaen teminatsız veya teminatlı olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:Mahkemece, İcra ve İflâs Kanunu’nun 257-268 maddeleri gereğince ve de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin kaldırma ilamı da dikkate alınarak, davacıların alacağı olup olmadığı hususunun bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile tespit edileceği, bu haliyle davacıların alacaklı olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, buna göre davacı tarafın muhtemel zarar ve miktarını muhtemel ispat koşulu ile ortaya koyamadığı anlaşılmakla, şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, istinaf mahkemesinin kaldırma gerekçesinin açık olduğunu, kaldırma kararı alınan bilirkişi raporunda dahi tahmini zararın 5 Milyon TL olduğu, raporun alınmasından sonra zararın ve taşınmazın güncel değerinin 10 Milyonu aştığını, davalının tasfiye halinde olduğunu, alacağın sadece gayrimenkulün satışı ile gerçekleşeceğini, İİK'nun 257.maddesi gereğince alacağın varlığının sabit olduğunu, 258.maddesine göre de şartların sağlandığının sabit olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Davada, taşınmaz alım-satımından kaynaklanan alacak talep edilmektedir.
Uyuşmazlık, İİK’nun 257.maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı hususundadır.
İİK' nun 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. (1) Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; (1) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder" hükmü getirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece; dosya içeriğine, mevcut yasal düzenlemeye, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır.