Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/723 K.2025/1384
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/723 Esas 2025/1384 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/723
KARAR NO : 2025/1384
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 23/10/2019
NUMARASI : 2004/155 Esas 2019/944 Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 03/03/2004
KARAR TARİHİ : 28/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025
Taraflar arasındaki alacak istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı, dava dilekçesinde özetle; ... Şubesince, ... Grubu firmalarına, ipotekler ve teminatlar karşılığında çok sayıda krediler kullandırıldığını, en son 22/07/1999 tarihli şube talebiyle cari kurlardan kullandırılan kabul kredilerinin muhtelif tarihlerde toplam 2.485.497.797.174-TL olarak banka kaynaklarından karşılandığını, tahsil edilememesi üzerine kanuni takip hesaplarına alındığını, Bankanın 4603 sayılı kanunun yayımına kadar 233 sayılı KHK ne göre KİT olmasının yanı sıra Bankalar Kanunu ve TTK hükümlerine tabi olduğunu, bankanın iç yönetmeliğine göre bir firmaya kredi açılması için istihbaratının olumlu olması, çek kullanma yasağı olmaması, iki yıl üst üste zarar etmemesini, kredi değeri olması ve temerrüde düşmemesi gerektiğini, bu firmalarda banka iç ve genel mevzuatına uygun hareket edilmediğini, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun 1999 yılı raporlarında bu firmalar hakkında gerek istihbaratında olumsuzluklar olup gerekse kredi çalışması sırasında dikkatsiz ve hatalı işlemler yapıldığı hakkında bilgiler mevcut olduğunu, ... Şubesinin söz konusu 4 firmaya olumsuz rasyolara karşın kredi kullandırdığını, TL limitlerinde depasman (aşım) yapıldığı, kredi geri dönüşünde aksamalar olmasına rağmen yeni kredi kullandırıldığını, DNTM kredilerinin aval şeklinde kullandırıldığını, Genel Müdürlük onayı olmadan ve yetersiz teminatlarla kredi kullandırıldığını belirtilerek söz konusu firmalara usulsüz kredi kullandırarak banka zararına sebep olan davalılardan, 24/04/2001 den itibaren muhtelif tarihlerde 73.471.709.000.000-TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına alınan alacağın, tahsil tarihine kadar yapılan tahsilatlar da dikkate alınarak bankaca aynı tür kredilere uygulanan temerrüt faizi oranı uygulanarak masraflarla birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... cevap dilekçesinde özetle; görev ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, dava konusu işlemler sırasında memur statüsünde çalıştıklarını, banka yetkili kurullarında ibra edildiklerini, söz konusu 4 şirkete tahsis edilen krediler için alınan teminatların yeterli olduğunu, olayda hukuka aykırı eylem unsurunun mevcut olmadığını, iddia edilen zararla eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, haksız fiil sorumluluğunun koşullarından kusur koşulunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 26/08/1995-31/08/1999 tarihlerinde ... Bankası ... Şubesi müdürlüğü görevini yaptığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, sorumluluğu olmaması yanında sorumluluk iddialarının zamanaşımına uğradığını, dava konusu şirketlere ait kredilerin açılışı ve işleyişinin 1994-2000 yıllarında banka müfettişlerince incelendiğini ve bankanın bilanço ve hesaplarının devletin yetkili kurumları tarafından incelenerek ibra edildiğini, kredilerin açılmasında ve kullandırılmasında hiçbir usulsüzlük ve hukuka aykırı işlem ve eylemde bulunmadığını savunarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; husumet, hukuki yarar, muhakeme usulü, zamanaşımı, ibra ve iş bölümü yönündeki itirazları bulunduğunu, yönetim kurulu kararı ile dava konusu alacağın tasfiye olunacak alacaklar hesabına intikal ettirilerek karşılık ayrılması yoluna gidildiğini, beklenmeyen krizler nedeniyle geri dönmeyen kredi borçlarından dolayı memurların sorumlu gösterilmesinin hak ve nesafet kurallarına uymadığını, kullandırılan kredilerin büyük bir kısmında görüş bildirilmeyerek üst makama arz ile yetinildiğini, haksız fiilin koşullarının bulunmadığınu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; krediler teklifinin usulsüz olmadığını, kredi kullandırımının bankacılık genel mevzuatı ve ... iç mevzuatı ile bankacılık ilke ve teamüllerine uygun olduğunu, alınan teminatların yeterli olduğunu, görev yaptığı döneme ilişkin davacı bankanın işlemlerinin TBMM KİT komisyonunda ibra edildiğini, kredi borçları hakkında herhangi bir aciz belgesi sunulmadığından ve borçlu şirketler hakkında yasal yollar yürütüldüğünden doğmuş banka zararından söz edilemeyeceği, bu nedenle yönetim kurulu üyeleri aleyhine tazminat davası açılamayacağını, yasal dayanaktan yoksun haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesinde müdürlük yaptığını, sorumluluğunu gerektirecek yasal koşulların olmaması yanında talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu kredilerin açılışı ve işleyişinin her yıl banka müfettişlerince incelendiğini, incelemelerde usulsüzlük, hukuka aykırı bir durum görülmediğini, banka bilanço ve hesaplarının TMBB KİT komisyonunda ibra edildiğini, ibra ile borcun son bulduğunu, dava konusu kredilerin hukuka ve bankacılık ile hakbank mevzuatına uygun olduğunu, alınan teminatların yeterli olduğunu, dava konusu şirketler aleyhindeki takip tarihlerinde ipotek ve rehin tutarının kredilerden doğan borcu karşılayacak değerde olduğunu, kredilerin tahsilinin gecikmesinin kusur ve sorumluluğun şahsına yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; yönetim kurulunun bankanın genel işleyişinden sorumlu olduğunu, teknik ve detay çalışmalarının ilgili ve yetkili birimlerce yürütüldüğünü, bankanın kredi verdiği şahıs ve şirketleri tanımadığı gibi ismen de duymadığını, kredilere ilişkin işlemlerin TMBB KİT komisyonunda incelenerek bankanın ibra edildiğini, kendisinin bankacılığın genel politika ve yönetimini bildiğini, şube bankacılığını detaylı olarak bilmediğini, bankadan 8 sene önce ayrıldığını, borçlu şirketlerin ipotek ve rehinli varlıklarının satılmadığına ilişkin cevaplar alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı banka tarafından dava dışı şirketlere kullandırılan kredilerin, kredi tahsis ve kredi kullandırım aşamalarında davacı banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer çalışanların bankacılıkla ilgili düzenlemelere ve bankacılık tehammüllerine aykırı edimlerinin bulunmadığı, kredi kullandırım aşamasında yeterli teminatların alındığı, başta alınan yeterli teminatların daha sonradan paraya çevrilememesinin davalıların eylemlerinden kaynaklanmadığı, varsa bankanın oluşan zararından davalıların sorumlu olmadıkları kanaatine varıldığı gerekçesiyle; " davacının sabit olmayan davasının reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kredilerin, mevzuata aykırı olarak usulsüz kullandırıldığını, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, davanın, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararın tazmini talepli olması nedeniyle davalıların sorumluluklarının, kusurlarının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, banka zararının oluşmasına davalılarca kullandırılmaması gereken kredilerin kullandırılmış olmasının sebebiyet verdiğini, banka zararının, kusurlu ve kasıtlı eylemleri ile zarara sebebiyet veren YK başkan ve üyeleri ile diğer personelinden tahsili gerektiğini, ceza yargılamasında sunulan bilirkişi raporunda da eylemlerin, görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığının tespit edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü gerektiğini, ayrıca maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi ücret takdirinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, davacı banka tarafından, dava dışı şirketlere kullandırılan kredilere ilişkin alacakların tahsil edilememesi nedeni ile uğranılan banka zararının, davalılar banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile çalışanlarından tahsili talebine ilişkindir.
Somut dosya kapsamından, işbu davada mahkemece, 23/10/2019 tarihli ilamla yukarıda yazılı olduğu üzere davanın reddine yönelik karar verilmesinden sonra davalılardan ...'un 24/08/2020 tarihinde vefat ettiği, bu davalının vefatından sonra gerekçeli kararın vekili Av. ...'a tebliğ edilmiş olduğu, davalılar vekili Av. ... ile yetki belgesi düzenleyen diğer vekillerin 13/03/2024 ile 29/05/2024 tarihlerinde vekillik görevlerinden ayrı ayrı istifa ettikleri, hal böyle olunca karar tarihinden sonra vefat ettiği anlaşılan davalı ... yönünden ölümle vekalet ilişkisinin sonlandığı, gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
UYAP sisteminden ve Dairemizin, benzer nitelikli 2022/975 Esas 2025/137 Karar sayılı ilamı kapsamından; davalı ...'a ait Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20/11/2020 tarih, 2020/1223 E., 2020/1142 K.sayılı mirasçılık belgesi örneği mevcut olup muris ...'un 24/08/2020 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ...'un kaldığı, yine İstanbul Anadolu 21. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 08/10/2020 tarih, 2020/793 E., 2020/893 K.sayılı kararı incelendiğinde;" muris ...'dan intikal eden mirasın, davacılar ... ve ... tarafından kayıtsız ve şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline, davacılar ... ve ...'un mirası reddettiğinin TMK'nun 609/4 maddesi uyarınca tutulan özel kütüğe tesciline, TMK'nun 609/4 maddesi uyarınca reddeden mirasçılar tarafından talepte bulunulduğunda mirasçılara mirasın reddedildiğine ilişkin bir belge verilmesine ve karar örneğinin mernis sistemine kayıt edilmek üzere ilgili nüfus müdürlüğüne gönderilmesine, karar kesinleştiğinde tereke esası alınmak suretiyle TMK'nun 612 maddesi uyarınca terekenin resen tasfiyesine başlanmasına" karar verildiği ve ilgili kararın 14/12/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
4721 sayılı TMK'nun 612.maddesinde ; '' En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.
'' hükmü mevcuttur.
Hal böyle olunca, davalıların kusurlu iş ve eylemleri nedeniyle davacı bankayı zarara uğrattıklarından bahisle, banka zararının davalılardan tahsili talebi ile eldeki davanın 03/03/2004 tarihinde açıldığı, yargılamanın tamamlanmasıyla verilen hüküm sonrası davalılardan ...'un 24/08/2020 tarihinde vefat ettiği, davalının ölümü üzerine en yakın tüm mirasçıları tarafından mirası reddedilmiş olup mirası reddeden mirasçılara tebliğ yapılamayacağı da göz önünde bulundurularak TMK'nun 612.maddesinde belirtilen yasal prosedür gereği (bu hususta davacı vekiline yetki verilmesi suretiyle) mirası reddedilen muris davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilcinin tespiti ile sonrasında gerekçeli kararın ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinin söz konusu temsilciye tebliği ile istinaf süresi beklenildikten sonra, anılan temsilci tarafından istinaf yoluna başvurulması halinde istinaf dilekçesi de davacı vekiline tebliğ edildikten sonra yeniden istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmesi amacıyla dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalılardan ..., karar tarihinden sonra vefat etmiş olmakla ve gerekçeli karar tebliği bu davalı yönünden vekiline usulsüz olarak ölümünden sonra yapılmış olmakla; terekesini temsilen yasal temsilci atanmasının sağlanması ile tespit edilecek temsilciye usulüne uygun gerekçeli karar ve davacı vekili istinaf dilekçesi tebliğ edilerek istinaf süresi beklenildikten sonra dosyanın, istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmek üzere mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nın 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/11/2023
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -