Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/554 K.2024/702
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/554 Esas
KARAR NO : 2024/702
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/01/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının komşusu olan .... 'in maddi ihtiyacı olduğu gerekçesiyle kendisine kefil olmasını talep ettiğini, bu amaçla davalı şirketin Çatalca adresine gittiklerini, davalı şirket yetkilisinin teminat olarak senet imzalaması gerektiğini, hakkında icra takibi yapıp kesinleştirilmesinden sonra para verebileceklerini belirttiğini, davacının 8.000,00-USD ve 250.000,00-TL bedelli senet imzaladığını, davalı şirket yetkilisinin istemi ile Av. ... vekalet verdiğini, bu işlemlerden sonra ... 'e 100.000,00-TL'nin elden verildiğini, takiben davacının banka hesabına 3.500,00-USD karşılığı 63.741,00-TL gönderildiğini, davacıya ödenen paranın sadece 63.741,57-TL olduğunu, başkaca bir bedel alınmadığını, ... 'in faizli parayı ödeyememesi üzerine davacının parayı ödemeye zorlanması üzerine davalı şirket yetkilisi ile görüşmeye gittiğini, davacının evine haciz konduğunu öğrendiğini, evin devredilmesi halinde borçtan kurtulacağının beyan edildiğini, davacının e-devletten incelediğinde bilgisi dışında hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, aynı gün icra dairesinden tebliğ alınarak itiraz hakkından feragat edildiği, takibin kesinleştirilerek davacının taşınmazına haciz konulduğunun anlaşıldığı, davacının bilgisi dışında 250.000,00-TL ilamsız takibin kesinleştirildiğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında 8.000,00-USD bedelli senedin takibe konu edildiğini, verilen diğer senedin akıbetinin bilinmediğini, davacının ev hanımı olduğunu, ticari bir faaliyetinin bulunmadığını belirterek, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .... esas ve ... esas sayılı takip dosyalarından davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle, davalı şirket yetkililerinin davacı ile tanışık olduklarını, davacının kendi adına kayıtlı olan İstanbul ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel .... nolu bağımsız bölümde bulunan gayrimenkulun üçüncü kişilere satışının yapılması için emlak işi ile uğraşan davalı şirket yetkilileri ile anlaştığını, bu süreçte paraya sıkıştığını, gayrimenkul satıldığında davalıya ödeme yapacağını bahisle davalı şirket yetkililerinden borç para talebinde bulunduğunu, davalı şirket yetkililerince verilen borç akabinde borca karşılık davacıya ait gayrimenkule davacının bilgisi dahilinde, davacının borcu kabul etmesi suretiyle, 11/01/2022 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından haciz konduğunu, gayrimenkulun satışının yapılamadığından, davacının davalıya borcunu ödeyemediğini, davacının davalıdan ikinci kez borç talebinde bulunduğunu, davalı taraf bu kez senet karşılığında davacıya borç verdiğini, tarafların tanışık olması ve gayrimenkul üzerinde haciz bulunması, gayrimenkul satışından komisyon alacağının bulunması sebebiyle davalı tarafça borç vermekte bir sakınca görülmediğini, takiben gayrimenkulün satılmaması ve davacının borçlarını ödeyememesi üzerine senedin vade tarihinden yaklaşık 2 ay sonra 27/10/2022 tarihinde kambiyo senedi alacağından dolayı davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından davacı adına ikinci bir takip başlattığını, davalının alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından haciz konulan gayrimenkulü hacizli şekilde 21/11/2022 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye sattığını, akabinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu olan borcun davalılarca icra dairesine ödendiğini belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müd. ... sayılı icra takibine konu senedin, davacı tarafından irade fesadı hali ile davalıya verildiğinden bahisle davacının davalıya bu senet ve takipten dolayı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğününü ... sayılı ilamsız takip dosyasından dolayı borçlu olup olmadığı hususlarının sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Mahkememizin ... esas .... karar sayılı dosyasının, mahkememizin, .... esas ... karar 11/06/2024 tarihli kararı ile, "Mahkememiz dava konusunun, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyalarına konu uyuşmazlıklara ilişkin olduğu, İstanbul ... İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyası yönünden dosyanın tefriki ile yeni esasa kaydının yapılmasına, iş bu mahkememiz dosyasının İstanbul ... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosya üzerinden devamına..." karar verildiği, mahkememizin ..... esas sayılı dosyasının karara çıkarıldığı, İstanbul ... İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyası yönünden dosyanın tefrik edilerek ... esasına kaydının yapılarak 28/06/2024 tarihli duruşmasında, mahkememiz dosyası karara çıkarılarak, .... karar numarası alınmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; tefrik edilen işbu davanın konusunun ilamsız takip olduğu, davacının tacir olmadığı ve dava konusu edilen olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmış olup bu doğrultuda davanın mahkememizin görev alanına girmediği görülmekle, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asiye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/06/2024
Katip ...
Hakim ...