İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/236 K.2023/780
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2019/236
KARAR NO:2023/780
DAVA:Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ:29/04/2019
KARAR TARİHİ:29/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 31/03/2014 tarihinde davalı tarafından inşa edilen ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii ... pafta ... parselde kayıtlı ... projesinden F blok 10 nolu mağaza niteliğindeki taşınmazın satışı için proje üzerinden 1.632.000 TL+ KDV bedelli taşınmaz vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, davacının süresinde ödemelerini yaptığını ve davalıya borcunun kalmadığını, taşınmaz bedeli ve KDV için 2.197.760,10 TL, tapu ve abonmanlık masrafları için 68.087,40 TL ödeme yapıldığını, hileli davranış ve gerçek dışı vaatlerle davacının iradesinin sakatlandığını, davacının siteden ticari taşınmazı alırken kendisine çok sayıda gerçek dışı ve taşınmazı satmaya öncelik taahhütlerde bulunulduğunu, vaad edilen hiçbir taahhüt gerçekleşmediği gibi davacının da satın almış olduğu dükkanların önüne ... otoyolundan geçen araçların dahi göremeyeceği 3-4 metre yüksekliğinde duvar örülerek dükkanların görünebilirliği ve müşteri çekme ihtimalinin sıfıra indirildiğini, davacının gerçek dışı beyanlarla kandırılarak ticari taşınmazı gerçek değerinin yaklaşık iki katı bir bedelle satın aldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin 10.1.maddesinde "sözleşme konusu dairenin 30/05/2015 tarihinde teslim edilmesi planlanmaktadır. Bu süre satıcı tarafından 3 ayı geçmemek kaydı ile bir kereye mahsus olmak üzere resen uzatılabilir" denildiğini, sözleşmenin üzerinden dava tarihine kadar 48 ay geçmesine rağmen mülkün halen teslim edilmediğini, tapu tescilinin ise 01/02/2018 tarihinde yapıldığını, davacının geç teslim nedeniyle geciken süre boyunca kira gelirlerinden mahrum kaldığını, ayrıca taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde de belirtildiği üzere ticari taşınmazın 1.632.000 TL'ye satın alındığını, ancak tapu senedinde tapu değerinin 1.088.000 TL gösterildiğini, davacının davalı şirketin talebi doğrultusunda tapu harcını 1.632.000 TL üzerinden çek olarak ödediğini, tapu harcını tam ve eksiksiz ödediği halde tapuda taşınmaz değerinin düşük gösterildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmeleri ile fazla alınan tapu harcı olan 21.721,25 TL'nin iadesi için anlaşmaya varıldığını ancak diğer talepleri konusunda anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geç ifa ve irade sakatlığı nedeniyle sözleşmenin iptali ile tapunun iptaline, davalıya ödenen 1.632.000 TL+ KDV'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesine, kabul edilmediği taktirde, davacının iradesi sakatlanarak şimdilik 50.000 TL fazla ödenen miktarın geri iadesine, dairenin henüz teslim edilmemiş olması nedeniyle şimdilik 48.000 TL yoksun kalınan kira alacağının gecikme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş.09/11/2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile ... A.Ş.'ye devredildiğinden davanın taraf ehliyeti bulunmayan ... ...A.Ş.yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, 6098 Sayılı TBK uyarınca ayıptan doğan sorumluluğa ilişkin her türlü talep iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağından zamanaşımına uğrayan işbu talebin reddi gerektiğini, davacının talepleri arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantı bulunmadığından terditli dava açılmasının şartlarının oluşmadığını, davacının soyut nitelikteki iddialarını hiçbir belgeye dayandırmadığını, HMK 200.maddesi uyarınca iddiasını senetle ispat etmesi zorunluluğu bulunan davacının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini, ... ... projesi nezdinde...tarafından verilen imar planlarının değişmesi gerektiğini bildiren karar gereği meydana gelen değişikliklerin tacirler arasında imzalanan mezkur sözleşmenin ilgili hükümleri ile birlikte incelendiğinde davacının sözleşmenin iptaline yönelik taleplerinin tamamen haksız olup dayanaktan yoksun olduğunu, ...ı ... Müdürlüğü tarafından, ... A.Ş.'ye gönderilen 25/06/2013 tarihli yazı ile ...Projesinde devam etmekte olan inşai faaliyetin yüksekliğinin düşürülmesi amacıyla estetik ve yerleşim yönünden yeniden değerlendirilmek üzere tedbiren durdurulmasının istendiğini, bu nedenle inşaat durdurularak halihazırdaki mimari projenin imar planı ve inşaat planlarına bir resmi kurum sıfatına haiz olan belediyenin kararı kapsamında değişikliğe gidilmesi mecburiyetinin doğduğunu, ilgili plan ve projelerde yapılan değişikliklerin ... Meclisi tarafından alınan 12/06/2014 tarihli karar ile onaylanmasıyla projelerin tadil edilen hallerine bağlı kalınacak şekilde proje kapsamındaki inşai faaliyetlere devam edildiğini, taraflar arasında tamamen serbest iradeleri çerçevesinde imzalan sözleşmenin satıcının nihai projeyi belirleme ve değeişiklik yapma hakkına ilişkin 11.maddesindeki açık hükme rağmen davacının aldatıldığı yönündeki iddialarının muteber olmadığını, davacının satın aldığı ticari üniteye ilişkin bir katalog hazırlanmamış olsa dahi davacı tarafından görüldüğü iddia edilen materyallerin tamamen bilgi amaçlı olup davacıya bu hususta bir talep hakkı vermediğini, ticari ünitede herhangi bir surette ayıp ve/veya değer kaybı mevcut olmayıp davacı iddialarını kabul etmediklerini, proje nezdindeki inşai faaliyetler ... tarafından verilen karar neticesinde tedbiren durdurulmuş olup sonrasında inşaatın devam ettirilmesine yönelik karar verilinceye kadar geçen süre nezdinde sözleşmenin 10.1 ve 10.7 maddeleri uyarınca, teslim tarihine resen 3 aylık süre ve mücbir sebep kadar süre eklenmesi gerektiğinden davacının geç teslim nedeniyle kira kaybına yönelik taleplerinin reddi gerektiğini, dava dilekçesinde açıkça davacının Aralık 2018'de teslime davet edildiğini ancak kendisinin teslimden kaçındığının beyan edildiğini, teslimden imtina eden, bu hususta ihtirazi kayıt konulan bir belge dahi tanzim edilmeyen davacı lehine geç teslim nedeniyle kira kaybı alacağına hükmedilse dahi sözleşme ve dürüstlük kuralı çerçevesinde davacının Aralık 2018 tarihi sonrasındaki taleplerinin reddi gerektiğini, davacının gözle görülebilir nitelikteki ayıp iddiasını TTK uyarınca 2 gün içerisinde davacı şirkete bildirmediği gibi taşınmazı teslim almaktan da kaçındığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava gayrimenkul satış sözleşmesinde kötü ve ayıp ifa sebebiyle zarar ve gecikme sebebiyle tazminat bedelinin tahsili talebidir.
Davacı dava dilekçesinde irade fesadı sebebine dayanarak sözleşmenin iptalini de istemiş ise de, sonradan sunduğu 30.10.2019 tarihli ıslah dilekçesinde sözleşmenin iptaline dönük talepten vazgeçerek ayıplı ifa sebebiyle zarar ve geç teslim sebebiyle zarar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Her şeyden önce davalı olarak gösterilen ... ... şirketi ilhak yoluyla diğer davalıya katıldığından böyle bir şirket tüzel kişiliği kalmadığından bu şirket aleyhine açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalı ...şirketi yönünden ise;
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davaya konu taşınmaza ilişkin tapu kaydı, 31/03/2014 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, ek protokol, ödeme dekontları, ... tarafından ...'a gönderilen 25/06/2013 tarihli yazı, ... meclisi tarafından alınan 12/06/2014 tarihli karar, ... tarafından davacıya gönderilen 18/07/2013 tarihli yazı, 14/06/2014 tarihli zabıt, ...'tan getirtilen ilgili projeye yönelik imar işlem dosyalarının değişiklik projeleri dahil tüm projeleri, yapı ruhsatları ve tadil ruhsatları ile tüm bilgi ve belgeleri içerir Cd dosya içerisine alınmıştır.
Dinlenen davacı tanığı ...; "davalı şirketin sahibi ... benim komşumdur, bu vesile ile kendisi ile tanıştım, aynı yerden aynı şekilde ben de ev aldığım için konuya vakıfım, ben taşınmazı satın alırken taşınmaz bana buranın banka şubesi yapmaya elverişli bir yer olduğu, yola ve meydana cephesi olduğu söylendi ancak öyle çıkmadı ancak bana verilen taşınmaz AVM'nin boşluğuna bakan hiç kimsenin geçmediği atıl bir sokağa bakan yerdi, ben davacıya nasıl tanıtıldı bilmiyorum ancak davacı şirketin sahibi ile konuştuğumda kendisinin de bu şekilde mağdur edildiğini bana söyledi, benim bildiklerim bunlardan ibarettir." tanık ...; "ben 2011 yılı Kasım ayından 2015 yılı Ağustos yada Eylül ayına kadar davalı şirkette satış elemanı olarak çalıştım, daha doğrusu farklı pozisyonlarda çalıştım, bir ara satış yetkilisi olarak da çalıştım, inşaatın yakınında metro istasyonu açılacaktı, nitekim bildiğim kadarıyla metro istasyonu açıldı ve belediyenin metro istasyonunun yakınında meydan olacağı söylenmişti, ancak ben belediyenin metro istasyonunun yakınında meydan açıp açmadığı hususunda bilgi sahibi değilim, bizim kendi satışını yaptığımız projenin herhangi bir meydanı yoktu, biz de müşterilere belediyenin meydan açacağını söyledik, bizim projemizde projeye tabi bir meydan yoktur, yine ben dükkanların önünde duvar olduğunu bilmiyorum, öncesinde yoktu, yaklaşık 1,5 - 2 yıldır belirtilen yere gitmiyorum, bildiğim kadarıyla dükkanlar natamam olarak teslim edilmişti." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Dosya inşaat mühendisi, Gayrimenkul değerleme uzmanı ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, inşaat mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi refakatinde 25/06/2021 tarihinde mahallinde keşif icra edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11/01/2022 tarihli raporda; davacının kendisine davalılar tarafından satışı yapılan Mağazanın ön tarafının ve görünürlüğünün kendisine vaad edildiği şekilde inşa edilmediği gerekçesiyle talep ettiği bedel indirimi ile ilgili takdirin Mahkeme’ye ait olmakla birlikte davacı tarafça ilgili niteliklerin vaadedildiği ispatlanmadıkça taşınmaz satışındaki ayıp dolayısıyla alıcının bedel indirimi seçimlik hakkını kullanamayacağı, davaya konu Mağaza nitelikli taşınmazın taraflar arasında imzalanan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile davacıya satışının yapıldığı 31.03.2014 tarihi itibariyle rayiç değerinin 1.050.000 TL kadar olabileceği, davaya konu Mağaza nitelikli taşınmazın 29.04.2019 dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 2.000.000 TL kadar olabileceği, sözleşmede yer alan satıcının teslim tarihini re’sen 3 aylık uzatma yetkisi de göz önüne alındığında teslim tarihinin 31.08.2015 olarak değiştiği ve satıcının bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü, 01.02.2018 tarihinde tapuda tescilin gerçekleştiği ve dava dilekçesinde belirtildiği üzere davalı tarafça davacı tarafa teslimle ilgili davetin 2018 yılı Aralık ayında yapıldığı, Mahkeme’nin takdirinde olmak üzere; (dava dilekçesinde belirtildiği şekilde) davalı tarafça davacı tarafa teslimle ilgili davetin 2018 yılı Aralık ayında yapılmış olması hali için teslimde gecikme süreci için toplam rayiç kira tutarının 307.200,00 TL kadar hesaplanabileceği, Mahkeme’nin takdirinde olmak üzere; dava tarihi itibariyle henüz teslimin yapılmamış olması hali için teslimde gecikme süreci için toplam rayiç kira tutarının 356.866,66 TL kadar hesaplanabileceği kanaati belirtilmiştir.
Dosya, yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları değerlendirilerek özellikle belediye tarafından inşaatın durdurulmasının mücbir sebep kabul edilip edilmeyeceği ve bu durdurma işleminin mücbir sebep kabul edilmesi halinde geç teslime etki edip etmediği, etki ediyor ise ne kadar ettiği hususlarında ek rapor tanzimi istenmiş, düzenlenen 27/05/2022 tarihli ek raporda; kök rapordaki kanaatin ve yapılan hesaplamaların aynen korunması gerekeceği, belediye tarafından inşaatın 21.kat üzerindeki kat imalatlarının tedbiren durdurulması işleminin, 2.bodrum katta bulanan dava konusu dükkanın inşa sürecini etkilemediğinden bunun mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği ve geç teslime etki etmemekte olduğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından inşaat durdurulmuş olsa da buna ilişkin yazının yükleniciye taraflar arasındaki sözleşme akdedilmeden önce gönderildiği gözönüne alındığında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından inşaatın durdurulmasına ilişkin kararın vadenin hesaplanmasında göz önüne alınmaması gerektiği kanaati bildirilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraf vekillerinin ek rapora karşı beyan ve itirazları tek tek değerlendirilmek ve takdir mahkemeye bırakılmak suretiyle belediye tarafından inşaatın durdurulmasının mücbir sebep addedilerek durdurulan süre kadar (11 ay 20 gün) sürenin sözleşmedeki teslim süresine eklenmek suretiyle bu tarihten sonra davacının oluşan kira kaybının alternatifli olarak a)tapu devir tarihine kadar b)fiili teslime davet tarihi olan Aralık 2018 tarihine kadar hesaplanması istenmiş, düzenlenen 2.ek raporda; tapu devir tarihi olan 01/02/2018 tarihine kadar hesaplama yapıldığında toplam rayiç kiranın 136.533 TL kadar hesaplanabileceği, fiile teslime davet tarihi olan Aralık 2018 tarihine kadar hesaplama yapıldığında toplam rayiç kiranın 226.533 TL kadar hesaplanabileceği belirtilmiştir.
Davacı vekili 22/02/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile, ıslah dilekçesinde 98.000 TL talep edilen uğranılan zararın (kira alacağının) 128.553 TL artırılarak dava değerinin 226.533 TL'ye artırıldığını beyan etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ... şirketi arasında 31/03/2014 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile davaya konu 9 nolu bağımsız bölümün KDV hariç 1.632.000 TL bedelle davacı şirkete satışının düzenlendiği, daha sonra düzenlenen ek protokol ile de taşınmaz numarasının değiştirildiği, akdedilen sözleşmede ticari ünitenin 30/05/2015 tarihinde teslim edileceği, bu sürenin satıcı tarafından 3 ayı geçmemek kaydı ile bir kereye mahsus olmak üzere resen uzatılabileceğinin, yine sözleşmenin 10.8.maddesinde mücbir sebep, resmi kurum ve kuruluşların herhangi bir sebeple inşaatı durdurmasından kaynaklı gecikmeler, olağanüstü hal gibi kendisine bağlı olmayan nedenlerin söz konusu olması halinde bu nedenlerin ortadan kalktığı zamana kadar teslimde mükellef olmadığı, bu hallerde teslim tarihine mücbir sebep ve engelin devam ettiği süre kadar bir süre ekleneceğinin, 11.maddede ise satıcının nihai projeyi belirleme ve değişiklik yapma hakkının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yine Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin ‘Sair ve Özel Hükümler’ başlıklı 17. maddesinde; “17.2. Sözleşme dışındaki, satış için Ticari Üniteyi tanıtım amacıyla kullanılan ilgili diğer evrak, tanıtım broşürleri, vaziyet planları, ilan veya reklamlarda belirtilen hususlar vb. tanıtıcı nitelikteki basılı-görsel, dijital materyallerin tamamı alıcıya herhangi bir talep hakkı vermez. Alıcı, işbu sözleşme ile satın aldığı ticari üniteyi her yönü ile inceleyerek mimari projeyi görerek satın almış olup, satıcının reklamlarda, tanıtım broşürlerinde, kataloglarda ve çeşitli tanıtım materyallerinde belirttiği hususları talep etmediğini, satıcının taahhüdünün işbu sözleşme ve ekindeki teknik şartnamede belirtilen özelliklerden ibaret olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder. Satışa sunulan ticari ünitenin bulunduğu proje ile ilgili olarak satıcı tarafından yayınlanan her türlü afiş, maket, broşür, el ilanı vb. yayınlarda kullanılan ifadeler
tanıtım ve bilgi mahiyetinde olup, taahhüt niteliğinde değildir.” denilmiştir.
Davacı tarafça, davalı satıcı tarafından taşınmazın manzarasının göreceği yere büyük meydan, dükkanın önüne metro girişi yapılacağı yönünde taahhütlerde bulunulmasına rağmen sözleşme konusu taşınmazın satıcı tarafça kendilerine vaadedilen nitelikleri taşımadığı, yani ayıplı olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatılarak iradesinin sakatlandığı iddia edilmiş ise de, gerek taraflar arasında akdedilen sözleşmede gerekse eki teknik şartnamede davaya konu taşınmazın konumu ve ön cephesi ile ilgili bir açıklama bulunmadığı, yine aynı şekilde dükkanın ön tarafından işlek bir meydan bulunacağı ve burada metro hattı girişinin yer alacağını gösteren satış öncesi tanıtım materyali de bulunmadığı, zira taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.maddesinde satıcının nihai projeyi belirleme ve değişiklik yapma hakkının belirlendiği, 17.maddesinde ise sözleşme dışındaki tanıtım materyallerinin bağlayıcı olmayacağının açıklandığı gözönüne alındığında ve basiretli bir tacir olarak davacının basitçe çevrenin imar planlarını inceleyerek çevreye meydan yapılıp yapılmayacağını kolayca öğrenme imkanı varken bunu yapmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından irade sakatlığına ilişkin iddialarının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme metninin açık olduğu, davacının irade sakatlığına ilişkin başkaca bir delili olmadığınından sübut bulmayan davacının irade fesadı ve ayıp sebeplerine dayalı tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
... Başkanlığı tarafından ...'a gönderilen 25/06/2013 tarihli yazı ile kent görünümündeki değişimi kontrol etmek amacıyla inşai faaliyetin tedbiren durdurulmasının talep edildiği, bunun üzerine ... tarafından inşaat firmasına gönderilen 18/07/2013 tarihli yazı ile inşaatın Zemin+21.kata kadar devam ettirilmesi, Zemin+21.kat üzerindeki kat imalatlarının ise tedbiren durdurulmasının talep edildiği, sonrasında ise ... Meclisinin 12/06/2014 tarihli kararı ile inşaata devam edilmesi kararının alındığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10.8 maddesindes mücbir sebep, resmi kurum ve kuruluşların herhangi bir sebeple inşaatı durdurmasından kaynaklı gecikmeler, olağanüstü hal gibi kendisine bağlı olmayan nedenlerin söz konusu olması halinde bu nedenlerin ortadan kalktığı zamana kadar teslimde mükellef olmadığı, bu hallerde teslim tarihine mücbir sebep ve engelin devam ettiği süre kadar bir süre ekleneceğinin kararlaştırıldığı, davaya konu taşınmazın bir ... AVM içerisinde olduğu, belediye tarafından 21.kat üzerinde inşaat durdurulmuş ise de, ... içerisindeki inşai faaliyetler devam ederken ve dolayısı ile söz konusu alan bir şantiye sahası iken durdurma kapsamında olmayan alt katların tesliminin de mümkün olmadığı, taşınmazın teslim tarihinin sözleşmede kararlaştırılan 30/05/2015 tarihine 3 aylık resen uzatma süresi eklendiğinde 31/08/2015 olup bu süreye belediye tarafından inşaatın durdurulma süreci olan 11 ay, 20 günün eklenmesi ile son teslim tarihinin 20/08/2016 tarihi olarak alınması gerektiği, buna göre bilirkişi heyeti tarafından bu bölgede bu türden gayrimenkullerin emsal kira değerleri, değerleme tarihindeki piyasa koşulları ve değerine tesir eden tüm etkenler hep birlikte değerlendirildiğinde davaya konu taşınmazın 2016 yılı rayiç kirasının 7.600 TL/ay, 2017 yılı rayiç kirasının 8.500 TL/ay, 2018 yılı rayiç kirasının 10.000 TL/ay kadar olabileceği, fiili teslim davet tarihi olan 01 Aralık 2018 tarihine kadar hesaplamada; teslimde yaşanan gecikme 27 ay, 10 gün olmakla toplam rayiç kira toplamı 226.533 TL hesaplanmakla işbu miktarın 01/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı gösterilen ... aleyhine açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan usülden reddine,
2-Davacının irade fesadı ve ayıp sebeplerine dayalı tazminat taleplerinin reddine,
3-Davacının geç teslimden kaynaklı davasının KABULÜNE,
226.533,00 TL'nin 01/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 15.474,47-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 16.264,63-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 35.980,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ... ve Ticaret A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ... ve Ticaret A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 15.474,47 TL Harcın davalı ... ve Ticaret A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 17.100,00-TL Bilirkişi ücreti, 419,90-TL Keşif Harcı, 748,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.268,40-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.392,14-TL lik kısmının davalı ... ve Ticaret A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 172,84 TL'sinin davalı ... ve Ticaret A.Ş'den, 1.147,16 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
11-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK.'nın yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
29/11/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır