İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/467 K.2025/720
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/467 Esas
KARAR NO:2025/720
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:30/06/2025
KARAR TARİHİ:20/10/2025
Mahkememizde görülen Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Davalı Şirketin ... ... ve aile fertleri tarafından kurulmuş bir aile şirketi olduğunu , şirketin kurucuları ve hissedarları Baba ... ( yüzde 79,16 oranında kurucu hisse sahibi), Anne ... ( Yüzde 10 oranında kurucu hisse sahibi ) ile müşterek çocukları olan ... ... yüzde 5 oranında kurucu hisse sahibi ), ... ( yüzde 5 oranında hisse sahibi ) ve ailenin şoförü olan ... ...'dan oluştuğunu,
Şirketin kurucusu ve ana hissedarı olan ... ... şirketteki hisse paylarının büyük bölümünü kendisinden sonra ... ...'e bırakmayı istediğini, bu işlemden zarara uğrayan eşi ve çocukları tarafından dava ve iptal edilmesi söz konusu olduğundan muvazaa yoluna gidilmiş ve tarafların gerçek niyetleri bir Yönetim Kurulu Kararı ve nakit sermaye arttırımı kisvesi altında gizlenmiş olduğunu,
Davalı Şirket muris ... ... Tarafından konulan sermaye ile kurulmuş olup , Yönetim Kurulunun aldığı 3 Nisan 2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile , şirket sermayesinin nakten 21 milyar TL arttırılarak 48 milyar TL ye çıkartılmasına , şirket ana sözleşmesinin 6. Maddesinin tadil edilmesine , arttırılan sermayenin % 25 i olan 5.250.000.000 TL nin tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde ve bakiye 15.250.000.000 TL nin 28.03.2003 tarihinde faizsiz olarak ödenmesine dair bir karar alınmış akabinde muris ... ...'in nakten yapılacak sermaye arttırımına bir TL bile iştirak etmemesi ve nakit arttırılan 21 milyar TL Sermayenin tamamının murisin oğlu olan ... tarafından yatırılacağının taahhüt edilmesi işlemleri . muris ve hakim hissedar ... ... 'in gerçek niyetinin ve asıl iradesinin gizlenmesi için ortaya konulan danışıklı işlemler olduğundan , bu karar ve işlemler muvazaalı olup alındıkları ilk andan itibaren bir hüküm ihtiva etmediğini,
Dış Kaynaktan nakit sermaye arttırımı yapılması ve şirket kurucusu ... ...'in yapılan sermaye arttırımına iştirak etmemesi sonucunda Şirketin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan ... ...'in kurduğu şirkette sahip olduğu hisse payı önce % 50 den % 28,125 e daha sonra % 15'e düşmüş ve ... ... Büyük Bir zarara uğrattığını Şirketin Kurucu Yönetim Kurulu Başkanının bilerek ve isteyerek kendi zararına sebebiyet verdiği şeklinde bir görüntü ortaya çıkmış olup , muvazaalı ve tarafların gerçek iradesini yansıtmadığından muvazaalı işlemin iptali gerektiğini , şirketin sermaye artırımına ihtiyacının bulunmadığını, zaten sermaye artırımında kullanılabilecek fon hesaplarında 960 milyar iç kaynağının bulunduğunu,
21.04.2000 tarihli Genel Kurulda Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda şirket sermayesinin 27 milyar t.l. den nakit olarak 21 milyar t.l. Arttırılmasına karar verilmiş ve muris ... ...'in şirkette sahip olduğu hissedarlık payı alınan bu karar sonucunda % 50 den önce % 28.125 e , daha sonra % 15'e düşmüş olup , Davalı Şirketin dış kaynaktan nakit 21 milyar t.l. Sermaye arttırımı yapmasına ve ... ...'in bu sermaye arttırımına iştirak etmeyerek hisse paylarını yarıya düşürmesine bir sebep bulunmadığını belirterek ;
Muvazaalı işlemden görülen zarar sebebiyle ve TBK 19. Madde uyarınca ... A.Ş. Yönetim Kurulunun muvazaalı 3 Nisan 2000 tarihli Yönetim Kurulu Kararının İptaline Karar verilmesini, Şirket Ana Sözleşmesinin Değiştirilebilmesi bu konuda Yönetim Kurulu kararı alınmasına bağlı olduğundan ve Dayanak Yönetim Kurulu Kararının iptali halinde Genel Kurul Kararı da hükümsüz kalacağından 21.04.2000 tarihli Genel Kurul Sermaye Arttırımı kararının iptal edilmesini, ...A.Ş. hisse paylarının muvazaalı karardan önceki hale avdet ettiğine karar verilmesini , terditli olarak muvazaalı Yönetim Kurulu kararı hukuki bir sonuç doğurmadığından sahip olmam gereken hisse payı Mahkemece tesbit edilerek tenkis kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /Davalı ... ... Tic. Ve San. A.Ş. Vekili Av. ... 26.08.2025 cevap dilekçesinde ve özetle;
Davacının tenkis karar verilmesi talebi ile davacının tam olarak ne kastettiğini somutlaştırması gerektiğini, davacı bu taleple TMK, m. 560 ve devamında düzenlenen tenkisten söz ediyorsa, mahkememizin yetkisiz ve görevsiz olup, yetkili ve görevli mahkemenin TMK, m. 576/2 gereğince Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının eşi durumundaki murisin ölüm tarihi 27.07.2012 olup, TMK, m. 571/1 gereğince tenkis için 10 yıllık süre geçtiğini, davacıya 4 no.lu talebini somutlaştırması için ön inceleme duruşmasından önce HMK, m. 119/1 ve 194 gereğince ihtar içerikli kesin süre verilmesi gerektiğini, davanın öncelikle HMK, m. 114/1-ı gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle esasa girilmeden reddi gerektiğini
Davacı tarafından müvekkili şirkete karşı kısa süre önce .... Asliye Ticaret Mahkemesin ... E. Sayılı dosyası ile açılan ve halen istinaf incelemesi dolayısıyla derdest olan davanın tekrarından ibaret olup, söz konusu dava ilk derece mahkemesinde ret kararıyla sonuçlandığından, davacı ret kararından sadece 5 gün sonra aynı maddi vakıaya ilişkin olarak bu kez farklı bir niteleme ile tekrar dava açtıklarını, HMK, m. 114/1-ı’ya göre, “aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması” dava koşuludur. Huzurdaki dava, belirtilen derdest dava ile her bakımdan (taraflar, maddi vakıa, talepler) aynı olup, hukuki nitelemenin değiştirilmesi sonuca etkili olmadığından, davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini, bildirmiştir.
Davacı vekili esasa ilişkin olarak; Sermaye artırımında yeni pay oluşturulması söz konusu olup, mevcut payların devri veya aktarılması söz konusu olmadığını, sermaye artırımında ortaya çıkan pay, mevcut paylardan aktarılan bir pay olmayıp, taahhüt edilen sermayenin karşılığı olduğunu ,
2000 yılında gerçekleştirilen sermaye artırımı müvekkili şirketin sermaye ihtiyacı nedeniyle ve tüm ortaklara iştirak imkânı sağlanarak gerekli raporlama ve izinler alınmak suretiyle usulüne uygun şekilde icra edildiğini, davacının iddiası hukuken imkânsız bir kurguya dayanmakta olup, sermaye artırımı kisvesi altında perdelenmiş gizli bir amaç da işlem de olmadığını,
1999 yılına ilişkin olarak 21.04.2000 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ait hazirun cetveli, genel kurul tutanağı ve 15 Mayıs 2000 tarih/5045 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi incelendiğinde, toplantının 6762 sayılı eTK, m. 370 gereğince ilansız ve merasimsiz olarak bütün hissedarların asaleten iştirakiyle gerçekleştirildiği, dolayısıyla davacının da toplantıda bizzat hazır olduğu, toplantıda ortakların herhangi birinin toplantının şekline veya gündeme itiraz etmediği, sermaye artırımının gündemde yer aldığı, bakanlık izninin mevcut olduğu, Bakanlık Komiserinin toplantıda hazır olduğu, gündemdeki bütün konular hakkında bütün ortakların oy birliğiyle karar aldıkları,hukuki sonuç doğuran, kesin ve yürütülebilir işlem genel kurul kararı olduğunu, Dolayısıyla yönetim kurulu kararına karşı açılan dava bu açıdan da temelsiz olduğunu,
Şirketi halen davacının oğlu ... ... ile kızları yönettiğini, ancak son zamanlarda ... ... ile kardeşleri arasında bazı anlaşmazlıklar yaşanmakta olup, huzurdaki dava (ve derdest dava) tam da bu süreçte ve ... ...’in payına yönelik olarak açıldığından, gerçek bir hak arayışından ziyade, davacının kızlarını memnun etme, oğlunu ise zarara sokma çabası olarak gözükmektedir ki, dava hakkının doğal amacına aykırı olarak kullanılması TMK, m. 2 çerçevesinde yasak olduğunu belirterek ;
Davacıya 4 no.lu talebini somutlaştırması için mümkünse ön inceleme duruşmasından önce- HMK, m. 119/1 ve 194 gereğince ihtar içerikli kesin süre verilmesine, Davanın öncelikle HMK, m. 114/1-ı gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle esasa girilmeden reddine, aksi kabulde esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava davalı şirket yönetim kurulu kararı ile bu yönetim kurulu kararı sonucu yapılan genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
25/09/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık;
Davacı ... in eşi olan muris ... in davalı şirketin 03/04/2000 tarihli yönetim kurulu kararı sonucu sermaye artırımına katılmama muvazaalı eylemi ile şirketteki paylarını şirket ortağı oğlu ... e aktardığından bahisle 03/04/2000 tarihli yönetim kurulu kararının iptali, Bu yönetim kurulu kararı iptal edildiğinde 21/04/2000 tarihli genel kurul kararı hükümsüz olacağından, 21/04/2000 tarihli genel kurul kararınında iptali ,... AŞ hisse paylarının muvazaalı karardan önceki hale avdet ettiğine karar verilmesi,
Terditli olarak sahip olunması gereken hisse payının tespit edilerek tenkis kararı verilmesi istemi konusunda olduğu şeklinde tespit edilmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller dosya içine ibraz edilmiştir
Davacı tarafından dosyaya; şirket ana sözleşmesi , 03/04/2000 tarihli Yönetim Kurulu kararı ,05/04/2000 tarihli tadil tasarısı, Yönetim Kurulu Başkanı ... ... tarafından sunulan Genel Kurul gündemi yazısı ,21.04.2000 tarihli Genel Kurul toplantı tutanağı, arttırılan 21 milyar TL Sermayenin tamamının ... ... tarafından karşılandığını kanıtlayan taahhütname ,Şirketin 31.12.1999 tarihinde sahip olduğu öz varlıkları kanıtlayan Şeref Deveci bilirkişi raporu, Şirketin sahip olduğu iç kaynakları tesbit eden Mali müşavir ... tesbit raporu, ... ...'in sermaye arttırımından önce sahip olduğu % 50 oranında hisse payının % 15'e düştüğünü kanıtlayan muvazzalı işlemden önce ve sonrasına ait hazirun cetvellleri ,Muvazaalı işlem sonucunda Tarafımın sahip olduğu % 10 hisse payının zarara uğrayarak % 1' e düştüğünü kanıtlayan hisse pay tablosu sunulmuştur.
Davalı tarafından dosyaya; Dava konusu 03.04.2000 tarih, 2000/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile 05.04.2000 tarihli tasarı,21.04.2000 tarihli genel kurul toplantısına ait hazirun cetveli, 21.04.2000 tarihli genel kurul tutanağı, 15 Mayıs 2000 tarih/5045 sayılı Sicil Gazetesi, 22.05.2003’teki sermaye artırımına ilişkin 28 Mayıs 2003 tarih/5807 sayılı Sicil Gazetesi, 14.05.2009’daki sermaye artırımına ilişkin 11 Haziran 2009 tarih/... sayılı Sicil Gazetesi, Davacının artırımdan sonra davalıdan pay satın aldığını gösteren 2 Kasım 2004 tarihli sözleşme ile pay sattığını gösteren 10 Aralık 2004 ve 14.02.2007 tarihli sözleşmeler, sunulmuştur.
Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kaydı ile ... ATM nin 2025/...-... sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek fiziki çıktısı dosya içine alınmıştır.
Davalı şirket ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi ... adına vekili Av. ... tarafından 01/10/2025 tarihli feri müdahele talep eden dilekçe sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre;
Davalı tarafın Mahkememizin görevli ve yetkili olmadığına dair itirazı değerlendirilmiş; İstanbul BAM 13 HD nin 2024/1955-2025/1172 sayılı ve 03/07/2025 tarihli emsal kararında açıklandığı üzere; Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlıklardan ilkinin mutlak ticari dava olduğunda şüphe yoktur. Uyuşmazlıklardan ikincisi olan ve terditli olarak istenen murisin sağlığında gerçekleştirilen hisse aktarımının muvazaa nedeniyle geçersiz olduğundan bahisle tenkis kararı verilmesi isteminde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi ise de; her iki talebin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, taleplerden ilkinin özel görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinin görev alanına girmesi nedeniyle, ikinci talebin de özel görevli mahkeme olan asliye ticaret mahkemesinde görülmesinin zorunlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı şirketin merkezinin ... adresinde bulunması nedeniyle mutlak ticari davada mahkememizin kesin yetkili ve görevli olduğu sabit olup davalı tarafın görev ve yetki itirazı reddedilmiştir.
Davacının 03/04/2000 tarihli yönetim kurulu kararının iptali, 21/04/2000 tarihli genel kurul kararının iptali, ... AŞ hisse paylarının muvazaalı karardan önceki hale avdet ettiğinin tespiti taleplerinde; İstanbul BAM 13 HD nin 2022/1770-2025/622 sayılı ve 17/04/2025 tarihli emsal kararında "Murisin vefatı ile terekeden doğan tüm hak ve borçlar, TMK'nun 640 maddesi uyarınca miras paylaşılıncaya dek ve elbirliği halinde miras ortaklığına geçer. Miras ortaklığını oluşturan yasal mirasçılar terekeden doğan hakları elbirliği ile kullanmak durumundadırlar. Buna göre asıl ve birleşen davalarda davalı tarafından murise devredildiği, ancak muris ve davalının bilerek devri pay defterine işlemedikleri, bu nedenle murisin terekesine dahil olması gerekirken halen davalıya ait olduğu iddia olunan payların terekeye ait olduğunun tespiti talebi ile açılacak bir davanın TMK'nun 640/2 fıkrası uyarınca tüm yasal mirasçılar tarafından birlikte açılması zorunludur. Şayet böyle bir dava bir kısım mirasçılar tarafından ve tereke adına açılmış ise, diğer mirasçıların tamamının bu davaya muvafakatleri ile taraf teşkili sonradan sağlanabilir. Ne varki bir kısım mirasçının elbirliği rejiminin geçerli olduğu terekeye ait haktan doğduğunu ileri sürdükleri hakkın kendilerine ait olduğunun tespiti ve kendi adlarına tescili talebi ile dava açmaları mümkün değildir.... Sonuç itibariyle;.... asıl ve birleşen davaların aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. "
Mahkememiz dosyasındaki davada; Davacı verilecek iptal kararı sonucu şirket hisse paylarının muvazaalı karardan önceki hale ( yani muris ... terekesine) avdet etmesini istemiştir. Tereke adına bu davayı ancak TMK 640 md gereğince tüm mirasçılar yada tereke için tayin edilen mümessil açabilecektir. Davacı mirasçı ... muvazaalı işlemi yaptığı ileri sürülen muris ... in eşidir. Davacıdan başka ..., ... ve ... de mirasçıdır. Dava dışı mirasçı ... hisseleri alan/ muvazaalı işlemin diğer tarafıdır. Bu nedenle elbirliği rejiminin geçerli olduğu terekeye ait hakların tüm mirasçılar tarafından istenmesi mümkün değildir. Muris ... terekesinin temsili için ayrıca dava açılması gerekmektedir. Bu aşamada davacı mirasçı ... in tek başına aktif husumet ehliyeti yoktur. Bu nedenle davanın HMK 114/1-d md ve 115/2 md gereğince aktif husumet ehliyeti dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Mirasçı ... davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunmuştur. Ancak müdahale talebinde bulunanın TMK 640 md gereğince müdahale değil tereke adına asıl davacı olması gerekmektedir. HMK 66 md gereğince fer'i müdahale de bulunmakta hukuki yararı yoktur. Bu nedenle talebi kabul edilmemiştir.
Davalı tarafça derdestlik dava şartı itirazında bulunulmuştur. Getirtilerek incelenen ... ATM nin ... sayılı dosyasında 03.04.2000 tarih, 2000/2 sayılı yönetim kurulu kararının iptalinin istenmediği görülmüştür.Mahkememizce HMK 114/1-ı maddesi, HMK 114/1-d maddesinden sonra geldiğinden, madde sıralaması dikkate alınarak bu aşamada derdestlik itiraz değerlendirilmemiştir.
Davacının terditli olarak istediği sahip olunması gereken hisse payının tespit edilip tenkis kararı verilmesi isteminde; davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
TMK 571 md ; "Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak 1 yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle düşer" hükmü gereğince; muris ... in alınan nüfis kaydına göre 27/07/2012 tarihinde vefat ettiği, mirasının açılmasından itibaren dava tarihi itibariyle 13 yıl geçtiği anlaşılmış olmakla, zamanaşımı def'i kabul edilmiş, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davacının 03/04/2000 tarihli yönetim kurulu kararının iptali, 21/04/2000 tarihli genel kurul kararının iptali, ... AŞ hisse paylarının muvazaalı karardan önceki hale avdet ettiği taleplerinde; HMK 114/1-d md ve 115/2 md gereğince aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı tarafın HMK 114/1-ı maddesi gereğince usulen red talebinin madde sıralaması dikkate alınarak bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,
Davacının terditli olarak sahip olunması gereken hisse payının tespit edilip tenkis kararı verilmesi isteminde; davalı tarafın görev, yetki itirazının reddine, zamanaşımı itirazının kabulüne, TMK 571 md gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40 TL karar harcının ve 615,40 TL başvuru harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
3-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı vekilin ve davalının vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır