İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/797 K.2024/957
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/797 Esas
KARAR NO : 2024/957
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/03/2014
KARAR TARİHİ : 25/12/2024
BİRLEŞEN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN...
ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/09/2021
KARAR TARİHİ : 02/12/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/06/2013 tarihinde, ... plakalı Mapfre Genel Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı aracın müvekkillerinin oğlu ...'a çarpması sonucu ölümüne sebep verdiğini, davalılardan ...Ltd. Şti.'nin aracın maliki, diğer davalı ...'nun ise sürücüsü olduğunu, ...'nun şerit ihlali yaptığını ve hızlı olduğunu beyanla 2.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili; müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı tutulmak suretiyle sorumlu olduğunu, kusur oranının belirlenerek buna göre tazminat miktarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Ltd. Şti ve...; dava konusu kazada kusurlarının olmadığını, vefat eden ...'ın bisikleti ile araca çarptığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Birleşen dosya davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davaya konu olayın trafik kazası olduğunu ve müvekkiline miras bırakanın kazada yaşamını yitirdiğini, kazaya karışan aracın sürücüsü davalı ...'nun kusurlu olduğunu, ayrıca çarpan aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, ayrıca araç sahibinin de davalı şirket olduğunu, davalıların kazadan birlikte sorumlu olduklarını belirterek davanın kabulüne 1.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinde itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin, ayrıca davanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Gaziosmanpaşa... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamasına devam olundu.
Mahkememiz dosyasının 16/11/2015 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca davacının adil yardım talebinin kabulüne karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 09/03/2016 tarihli celsesinde dinlenilen davacı tanığı ...beyanında" Olay günü kaza tarihinde ...ve ...ile birlikte güzergahta bisiklet ile gidiyorduk herbirimizin bisikleti ayrı , bisikletler profosyonel bisikletti , Arnavutköy de , Hakendiş sk ta bisiklet ile gittiğimiz sırada davalı ... tarafından kullanılan biz sol şeritte giderken ... kendi şeridinde sağ şeritten giderken karşı taraf tan davalının kullandığı araç gelerek Yusuf abının şeridine geçerek çarptı , araç sadece ...ın olduğu bisiklete çarptı bizde kazanın oluşunu bu şekilde gördük bilgim ve görgüm bu şekildedir tanıklık ücreti talep etmiyorum Tanığın beyanı okundu, beyanında ısrar edip etmediği soruldu; beyanım aynen geçerlidir." dediği görüldü.
Yine mahkememizin 09/03/2016 tarihli celsesinde dinlenilen davacı tanığı... beyanında" Kaza tarihinde ...ile birlikte bisiklet kullanıyoruduk ve kendi şeridimizden ilerliyoruduk ...önden gidiyordu , kaza anında davalı ...nun kullandığı araç karşıdan gelerek ...a çarptı kaza bu şekilde oldu bilgim ve görgüm bundan ibarettir .tanıklık ücreti talep etmiyorum Tanığın beyanı okundu, beyanında ısrar edip etmediği soruldu; beyanım aynen geçerlidir." dediği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 09/03/2016 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyasının bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 04/10/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava konusu olayda davacıların murisi sürücü ...'ın %50 (Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,
Davalı sürücü ...'nun da olayda %50 (Yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu,
Davacı ... ın talep edebileceği nihai ve gerçek maddi zararının (9.794,53)TL olduğu,
Davacı ...' ın talep edebileceği nihai ve gerçek maddi zararının (9.194,07)TL olduğu,
Temerrüt başlangıç tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden 14.03.2014 dava tarihi, diğer davalılar yönünden ise 06.06.2013 kaza tarihi olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 19/04/2017 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 08/06/2018 tarihli ATK raporunda özetle;" Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
I. Hal:
1) Davalı sürücü ...'nun kusursuz olduğu,
2) Müteveffa sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
II. Hal:
1) Davalı sürücü...'nun %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu,
2) Müteveffa sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 13/10/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile ... için 1.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 9.794,53 TL'ye, davacı ... için 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini ise 9.197,07 TL'ye arttırarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davacılar vekilinin 13/04/2021 tarihli talep dilekçesi ile davacı ...ni, mirasçılar yönünden davanın devam etmesi gerektiğini beyan ederek mirasçılık belgesinin ve vekaletnamenin sunulduğu beyan etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 14/04/2021 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 12/07/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" a) Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 41.418,62 TL olduğu,
b) Müteveffa ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 9.084,95 TL olduğu,
c) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14/03/2014 dava tarihi, diğer davalılar yönünden ise 06/06/2013 kaza tarihi olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas... sayılı dosyasının 02/12/2021 tarihli kararı ile mahkememiz dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 06/07/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 12/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" a) Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 41.418,62 TL olduğu,
b) Müteveffa ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 9.084,95 TL olduğu,
c) Birleşen davanın davacısı ...'ın talep edebileceği maddi zararın, müteveffa davacı...'ın 9.084,95 TL olarak tespit edilen maddi zararının (3/20) miras payına isabet eden 1.362,74 TL tutarında olduğu,
d) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14/03/2014 dava tarihi, diğer davalılar yönünden ise 06/06/2013 kaza tarihi olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 16/12/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiş olup, 10/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle:" 1) Davacı...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 106.581,13 TL kesaplanmış olmakla birlikte, davacı ...'ın talebinin 9.794,53 TL'na ıslah olunduğu,
2) Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 11.282,33 TL olduğu,
3) Müteveffa davacı ..." ın nihai ve gerçek maddi zararının 7.905,00 TL olduğu,
4) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden davacı... ve ...'ın maddi zararları için 14.03.2014 esas dava tarihi; davacı ...'ın maddi zararları için 08.09.2021 birleşen dava tarihi; diğer davalılar yönünden ise 16.07.2013 kaza tarihi olduğu..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 19/04/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" a) Haksız eylemlerde zarar başlangıcının olay tarihi olmasının evrensel bir hukuk kuralı ve Haksız eylemden kaynaklar vefat daha sonra gerçekleşmiş olsa dahi, zarar başlangıcı olay tarihi olduğu, Yerleşik Yargıtay Kararları dikkate alındığında tazminat hesabının olay tarihinden başlatılması gerektiği dikkate alınarak hesaplama yapıldığı,
b) 31 Yıl 0 Ay 1 Günlükken dul olarak vefat etmiş olan müteveffanın yukarıda bir örneği sunulan Yargıtay karalarına istinaden; paydaşlığa muhtemel eş ve çocuk eklemesi yapılmadan yeniden evlenme ihtimalinden kaynaklı %25 oranında tenzil yapılarak hesaplama yapıldığı,
c) Kusur oranları konusunda takdir Sayın Mahkeme 'ye ait olmak üzere; T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 'nin 08.06.2018/6521 Sayılı raporundan davalı tarafın kusuru %0 kabul edildiğinde, paydaşların hesaplanan zararının 0 (Sıfır) olacağı, davalı tarafın kusuru %100 kabul edildiğinde çıkan sonucun Sayın Mahkeme 'nin dikkatine sunulduğu,
d) Yerleşik Yargıtay kararlarında 2 yıllık öğrenim süresine sahip olan meslek yüksekokulu öğrencisi olan paydaşların kaç yaşına kadar paydaşlığının devam edeceğine dair yerleşik bir içtihat olmadığı bilinmekle; ... Kurumu Başkanlığı “nın 02.03.2023 tarihli Öğrenci Belgesinden davacı paydaş erkek çocuk ... “ın normal öğrenim süresi 2 yıl olan Meslek Yüksekokuluna 22.08.2022 'de kayıt olduğu dikkate alınarak, 30.06.2024 “te (Meslek Yüksekokulu Öğrenim Süresine göre 4 yarıyıl sonra) mezun olması gerektiği varsayılarak hesaplama yapıldığı,
e) Davacı müteveffa baba ... açısından; kendisinin vefat tarihi olan 05.01.2020 'ye kadar hesaplama yapıldığı,
f) Karayolları Trafik Kanunu “nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM “de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” ın 14.02.2023 “de Resmi Gazete “de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
g) Davalılar tarafından yapılan tenzile sebebiyet verecek ya da dava dışı SGK tarafından davacılara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödeme olmadığı,
h) Müteveffanın payının hesaplanarak ayrıldığı,
i) Tüm Paydaşların hesaplanan nihai zararlarının ZMMS teminat limiti kapsamında kalan ve aşan kısımlarının raporun “Paydaşların Toplan Zararının Teminat apsamında Garameten Paylaşımı” maddesi altında detaylandırıldığı,
j) Müteveffa baba ... 'ın Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limiti kapsamında kalan ve aşan zararının terekeleri oranında mirasçılarına intikal edeceği,
Mahkememiz dosyasının 17/01/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişey verilmesine karar verilmiş olup, 26/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" a) Sayın Mahkeme 'nin görevlendirmesinin iş bu ek raporun 1. Sayfasında değerlendi
b) Haksız eylemlerde zarar başlangıcının olay tarihi olmasının evrensel bir hukuk kuralı ve Haksız eylemden kaynaklar vefat daha sonra gerçekleşmiş olsa dahi, zarar başlangıcı olay tarihi olduğu, Yerleşik Yargıtay Kararları dikkate alındığında tazminat hesabının olay tarihinden başlatılması gerektiği dikkate alınarak hesaplama yapıldığı,
c) 31Yil 0 Ay 1 Günlükken dul olarak vefat etmiş olan müteveffanın yukarıda bir örneği sunulan Yargıtay karalarına istinaden; paydaşlığa muhtemel eş ve çocuk eklemesi yapılmadan yeniden evlenme ihtimalinden kaynaklı 9625 oranında tenzil yapılarak hesaplama yapıldığı,
d) Kusur oranları konusunda takdir Sayın Mahkeme 'ye ait olmak üzere; T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 'nin 08.06.2018/6521 Sayılı raporundan davalı tarafın kusuru %0 kabul edildiğinde paydaşların hesaplanan zararının O (Sıfır) olacağı, davalı tarafın kusuru %100 kabul edildiğinde çıkan sonucun Sayın Mahkeme “nin dikkatine sunulduğu,
e) Yerleşik Yargıtay kararlarında 2 yıllık öğrenim süresine sahip olan meslek yüksekokulu öğrencisi olan paydaşların kaç yaşına kadar paydaşlığının devam edeceğine dair yerleşik bir içtihat olmadığı bilinmekle; T.C. Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığı “nın 02.03.2023 tarihli Öğrenci Belgesinden davacı paydaş erkek çocuk ...“ın normal öğrenim süresi 2 yıl olan Meslek Yüksekokuluna 22.08.2022 'de kayıt olduğu dikkate alınarak, 30.06.2024 “te (Meslek Yüksekokulu Öğrenim Süresine göre 4 yarıyıl sonra) mezun olması gerektiği varsayılarak hesaplama yapıldığı,
f) Davacı müteveffa baba ... açısından; kendisinin vefat tarihi olan 05.01.2020 'ye kadar hesaplama yapıldığı,
g) TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
h) Davalılar tarafından yapılan tenzile sebebiyet verecek ya da dava dışı ... tarafından davacılara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödeme olmadığı,
i) Müteveffanın payının hesaplanarak ayrıldığı,
i) Tüm Paydaşların hesaplanan nihai zararlarının ZMMS teminat limiti kapsamında kalan ve aşan kısımlarının raporun “Paydaşların Toplan Zararının Teminat Limit Kapsamında Garameten Paylaşımı” maddesi altında detaylandırıldığı,
k) Müteveffa baba ... 'ın Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limiti kapsamında kalan ve aşan zararının terekeleri oranında mirasçılarına intikal edeceği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 09/02/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile... için 1.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 681.561,09 TL'ye, davacı ... için 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini ise 15.765,58 TL'ye arttırarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin 30/05/2024 tarihli birleşen dava yönünden sunduğu bedel arttırım dilekçesi ile müvekkili ... için 1.000,00 TL olarak talep ettikleri kısmi alacak davalarını 67.108,23 TL'ye ıslah ettiklerini beyan etmişitr.
Mahkememiz dosyasının 06/11/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca mirasçı ...'ın davayı takip edip etmediğine dair dosya içerisinde muvafakatin bulunmadığı görüldüğünden ...'a tebligat çıkarılmasına karar verildiği, tebligatın tebliğ edildiği, 18/12/2024 tarihli celsede...'ın duruşma salonunda hazır olduğu ve beyanının alındığı görülerek Filiz Savaş'ın beyanında:" ... benim babam olmaktadır, benim açılan davaya muvafakatım vardır, davanın görülmesine muvafakat ediyorum ve onay veriyorum." dediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Asıl dava ve birleşen dava ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememiz asıl dosyasında dosyaya sunulan dava dilekçesi ile ; davalılardan ...Ltd. Şti'nin araç maliki, ...'nun sürücüsü bulunduğu diğer davalı ... A.Ş. ninde olay tarihinde...poliçe no ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın 16.06.2013 günü saat 12.00 sularında asıl dosya davacılarının oğlu olan ...'a çarpmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği bildirilmiş ve meydana gelen ölümlü kaza nedeniyle maddi manevi tazminat isteminde bulunulmuştur.
Dosyamız ile birleştirilmesine karar verilen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... E., ... K. Sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesi ile; davalılardan ... San. Ve Tic Ltd. Şti’nin araç maliki,...’nun sürücüsü bulunduğu diğer davalı ... A.Ş ninde olay tarihinde ... poliçe no ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç 16.06.2013 günü saat 12.00 sularında davacının babası ...’a çarpmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği bildirilmiş ve meydana gelen ölümlü kaza nedeniyle maddi manevi tazminat isteminde bulunulmuştur.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı KTK'nun "işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlığını taşıyan 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
KTK.'nun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu m.91 gereği, işletenlerin KTK.'nun 85.maddesinin birinci fıkrasına göre, olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yasaca yaptırımları zorunlu kılınan ve KTK.'nun kapsamında motorlu bir aracın kara yolunda işletmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu belli limitler ve kusur oranı dahilinde ve gerçek zarar miktarı ile karşılamayı amaçlayan sorumluluk sigortasıdır.
Tarafların sosyal ekonomik durumu araştırılmış, hastane kayıtları, trafik, sigorta ve nüfus kayıtları poliçe ve hasar dosyası ile ceza dosyası celp edilmiş, kusur oranı ve tazminat miktarı konusunda bilirkişilerden rapor alınmıştır.
Kaza, 16/06/2013 tarihinde sigortaların teminatları süresi içinde meydana gelmiştir.
İstanbul ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasından alınan 28/10/2014 tarihli ATK raporunda ; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
1.DURUM: Müteveffa sürücü ...aresindeki bisiklet ile şerit ihlalinde bulunduğu ve çarpışmanın sanık sürücü yönetimindeki ... plakalı kamyonetin istikamet şeridi içerisinde meydana geldiği kabulünde;
A)Sanık sürücü ...'nun kusursuz olduğu,
B)Müteveffa sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu,
2.DURUM: Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile şerit ihlalinde bulunduğu ve çarpışmanın müteveffa sürücü yönetimindeki bisikletin istikamet şeridi içerisinde meydana geldiği kabulünde;
A)Sanık sürücü ...'nun asli kusurlu olduğu,
B)Müteveffa sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu, mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda kazaya karışan araç sürücüsü- davalımız ... hakkında yeterli delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmiş ve mahkemece verilen kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/1347 E., 2019/10405 K. Sayılı kararı ile "sanığın yüklenen suç açısından taksirinin bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK 'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine" şeklinde düzelterek onanmasına karar verilmiş ve mahkeme kararının kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasında yapılan yargılamada tarafların kazadaki kusur durumunun belirlenmesi ve taktir mahkemeye ait olmak üzere maddi tazminatın tespiti için dosyanın Aktuerya Uzmanı ve kusur bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 10/10/2016 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.
İlgili bilirkişi raporunda ; " 1. Dava konusu olayda davacıların murisi sürücü...'ın 96 50 (Yüzdeelli) oranında kusurlu olduğu,
2. Davalı sürücü...'nun da olayda & 50 (Yüzdeelli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu,
3.Davacı ... ın talep edebileceği nihai ve gerçek maddi zararının (9.794,53)TL olduğu,
4.Davacı ...' ın talep edebileceği nihai ve gerçek maddi zararının (9.194,07)TL olduğu,
5. Temerrüt başlangıç tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden 14.03.2014 dava tarihi, diğer davalılar yönünden ise 06.06.2013 kaza tarihi olduğu" şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Mahkememiz 5 no.lu celsesinde, kusur durumunun tespiti yönünden İstanbul ATK Trafik İhtisas dairesinden rapor aldırılmasına karar verilmiş, ATK tarafından hazırlanan rapor dosya arasına alınmıştır.
ATK tarafından hazırlanan 08/06/2018 tarihli raporda" Tüm dosya kapsamı, sürücü ve tanık beyanları, olay mahallinin konumu, yol özellikleri, kazanın meydana geliş şekli dikkate alındığında araçlardan birinin şerit ihlali yapması neticesinde kazanın meydana geldiği anlaşılmış, bu bağlamda hangi aracın şerit ihlali yaptığı hususunda çelişkili beyanlar bulunduğu, çarpma noktasının yeri ile ilgili net bir veri bulunmadığı anlaşılmakla takdiri mahkemenize bırakılarak kaza alternatifli olarak irdelenmiş, bu bağlamda olay bölümünde belirtildiği şekilde meydana gelen kazada;
Bu duruma göre;
I. Hal:
Müteveffa sürücü ... idaresindeki bisiklet ile şerit ihlalinde bulunması neticesinde kazanın meydana gelmiş olması durumunda;
1) Davalı sürücü ... idaresindeki kamyonet ile yolun sağını takiben seyri sırasında olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön kısımlarıyla, karşı istikametten gelen ve rampa aşağı yolda şerit ihlali yapan bisikletle çarpışmak durumunda kaldığı kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
2) Müteveffa sürücü ... idaresindeki bisiklet ile olay mahalli rampa aşağı yolda seyri sırasında dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde syeri neticesinde şerit ihlalinde bulunması ve karşı istikametten gelen aracın istikametini kapatması ile sebebiyet verdiği ve kendi ölümüyle neticelenen kazada asli kusurludur.
II. Hal:
Davalı sürücü ... idaresindeki kamyonet ile şerit ihlalinde bulunması neticesinde kazanın meydana gelmiş olması durumunda;
1) Davalı sürücü ... idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında dikkatini yola vermemesi, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyri neticesinde olay mahalline geldiğinde şerit ihlalinde bulunarak karşı istikamet şeridine girmesi ve karşı istikametten gelen bisikletle çarpışmaları ile neticelenen kazada asli kusurludur.
2) Müteveffa sürücü ...idaresindeki bisiklet ile yolun sağını takiben seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, karşı istikametten gelen ve şerit ihlalinde bulunan kamyonetin çarpması ile karıştığı kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ :
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
I. Hal:
1) Davalı sürücü ...'nun kusursuz olduğu,
2) Müteveffa sürücü...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
II. Hal:
1) Davalı sürücü ...'nun %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu,
2) Müteveffa sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Meydana gelen kazada, kazaya karışan tarafların kusur durumuna ilişkin olarak mahkememizce yapılan değerlendirmede; dosyamız kapsamında alınan ilk bilirkişi raporunda tarafların %50 oranında kusurlu oldukları kanaatine varıldığı bildirilmiş, akabinde ATK dan alınan raporda ise " kazanın meydana geliş şekli dikkate alındığında araçlardan birinin şerit ihlali yapması neticesinde kazanın meydana geldiği anlaşılmış, bu bağlamda hangi aracın şerit ihlali yaptığı hususunda çelişkili beyanlar bulunduğu, çarpma noktasının yeri ile ilgili net bir veri bulunmadığı anlaşılmakla takdiri mahkemenize bırakılarak kaza alternatifli olarak değerlendirme yapılmış ve Müteveffa sürücü ... idaresindeki bisiklet ile şerit ihlalinde bulunması neticesinde kazanın meydana gelmiş olması durumunda müteveffanın asli kusurlu, sürücünün kusursuz olduğu, davalı sürücü ...idaresindeki kamyonet ile şerit ihlalinde bulunması neticesinde kazanın meydana gelmiş olması durumunda ise davalı sürücü ...'nun asli kusurlu, müteveffanın kusursuz olduğu" kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Meydana gelen kazaya ilişkin ceza mahkemesince alınan ATK raporunda da aynı şekilde rapor tanzim edilmiş olduğu görülmüş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Her ne kadar ceza mahkemesince yapılan yargılama ile kazaya karışan sürücünün beraatine karar verilmiş ise de; ilgili ceza dosyasındaki gerekçeli karar içeriğinden ... hakkında yeterli delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmiş olduğu, Yargıtay tarafından verilen düzelterek onama kararında ise her ne kadar taksirin bulunmamasından beraat kararı verildiği bildirilmiş ise de mahkemenin kanaati uygun bulunmuş ancak beraat kararında kanun maddesinin gösterilmesi hususunun düzeltme sebebi yapılmış olduğu anlaşıldığından öte yandan hukuk hakiminin ceza mahkemesinin kusur oranı ile de bağlı olmadığı değerlendirildiğinden, davalı sürücü hakkında beraat kararı verilmesi davalı açısından iş bu davada red sebebi olarak değerlendirilmemiş, dosyamız kapsamındaki raporlara göre inceleme yapılmıştır. Dosyamızda mevcut ATK raporuna göre kazanın hangi şeritte meydana geldiği tespit edilemediğinden terditli bir değerlendirme yapılmıştır. Dosyamız ile emsal mahiyetteki İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/351 E., 2023/737 K. Sayılı ilamında " Hukuk hakiminin tazminat davasını görürken, ceza hukuku kurallarıyla ve özellikle ceza mahkemesinin failler hakkında vermiş olduğu beraat veya mahkumiyet kararıyla bağlı olup olmadığı BK 53. (6098 sayılı TBK’nin 74. maddesi) maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddede hukuk hakiminin ceza hukuku kurallarıyla bağlı olmadığı hükme bağlandığı gibi ceza mahkemesi kararlarıyla da bağlı olmadığı düzenlenmiştir. Bununla birlikte suçun işlendiğine veya işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesinin kesin kararı varsa, hukuk hakimi bu kararla bağlı olup, delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değildir. Bu nedenle, ceza mahkemesince verilen beraat kararı eldeki davada mahkemeyi bağlamaz. Hangi sürücünün ışık ihlali yaptığı hususu mevcut delillerle aydınlatılamamış olduğundan, ilk derece mahkemesince kusurun taraflar arasında eşit oranda paylaştırılması gerektiği yönündeki bilirkişi görüşünün benimsenmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş olmakla taraf vekillerinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede de; meydana gelen kazanın hangi şeritte meydana geldiğinin tespit edilemediği bu nedenle , emsal mahkeme içtihadı da dikkate alındığında kusurun taraflar arasında eşit oranda paylaştırılması gerektiği kanaatine varıldığı nitekim dosya kapsamında alınan yerel bilirkişi heyet raporunda da tarafların %50 oranında kusurlu bulunduğuna kanaat edildiğinin bildirildiği görülmekle mahkememizce meydana gelen kazada tarafların %50 oranında kusurlu bulunduğu kanaat ve kabulü ile yargılamaya devam olunmuş ve hüküm kurulmuştur.
Yargılama sırasında davacılardan ... ın vefat ettiği görülmüştür.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (4721 sayılı TMK m. 28/1). Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkân yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için bir ayrım yapmak gerekir.
Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen yani mirasçıları da ilgilendiren mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Mahkememiz 25 no.lu celsesinde davacı ...'ın yargılama sırasında vefat ettiği, bir kısım mirasçılarının davacı vekiline vekalet verdiği, mirasçı ...'ın da kendisini vekille temsil ettirerek bu davaya devam ettiği ancak mirasçılar arasında yer alan ...'ın davayı takip edip etmediğine ilişkin muvafakatinin dosyada bulunmadığı, bir vekille de temsil edilmediği görülmekle davacılar vekiline mirasçı ...' a ilişkin vekaletnamenin dosyaya sunulup sunulmayacağı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verilmesine karar verilmiş ayrıca mirasçı ...'a açılan davaya muvafakat edip etmediğinin sorulması için tebligat çıkarılmış, mirasçı mahkememiz duruşmasına katılarak açılan davaya muvafakatı olduğunu, davanın görülmesine muvafakat ettiğini ve onay verdiğini beyan etmiş, böylece taraf teşkili tamamlanmış ve davaya devam edilmiştir.
Mahkememiz 21 no.lu celsesinde dosyada rapor düzenleyen bilirkişi haricinde dosyanın resen seçilecek aktüerya bilirkişisine tevdii ile davacı ... vekilince sunulan öğrenci belgesi de dikkate alınarak tarafların beyan ve itirazları değerlendirilmek suretiyle asıl ve birleşen dosya yönünden tazminat hesabı yapılmasının istenilmesine karar verilmiş ve bilirkişi tarafından hazırlanan 08/05/2023 tarihli rapor dosyaya kazandırılmış, akabinde tarafların rapora beyan ve itirazları ayrıca rapor tarihi sonrası değişiklikler de dikkate alınarak dosyanın yeniden aktüerya bilirkişisine tevdi ile; güncel asgari ücret tutarı ve dosya arasına giren sigorta poliçesi dikkate alınarak davacı ve birleşen davacıların talebine konu tazminat hesabının yapılmasına ayrıca hesaplama yapılırken dosyadaki kusur bilirkişi raporlarına göre terditli olarak rapor hazırlanmasının istenilmesine, ayrıca davacı ... mirasçılarının da paylarının ayrı ayrı gösterilmesine karar verilmiş ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 29/01/2024 tarihli bilirkişi ek rapor dosyaya kazandırılmıştır. Her ne kadar hazırlanan bu raporda %100 kusur üzerinden hesaplama yapılmış, dosya arasında mevcut %50- %50 kusur oranına göre değerlendirme yapılmamış ise de; usul ekonomisi ve dosyanın geldiği safahat dikkate alınarak bu hususta mahkememizce hesaplama yapılmış ve yeniden ek rapor alınmamıştır.
Bilirkişinin hazırlamış olduğu ek raporda;
¸şeklinde değerlendirme yapılarak; davacı ve birleşen davacının destekten yoksun kalma tazminatları hesaplanmış ayrıca sigorta teminat limiti dikkate alınarak , davacıların talep edebileceği tazminat tutarı sigorta teminat limitleri kapsamında paylaştırılmıştır. Her ne kadar yapılan hesaplama ATK nın %100 kusur oranına göre tam değer üzerinden yapılmış ise de; mahkememizce tarafların %50 kusurlu olduğuna kanaat edinilip bu orana düşen tazminat hesabı, bilirkişi raporundaki veriler doğrultusunda hesaplanabilir olduğundan bu hususta yeniden rapor alınmamıştır.
Dosya kapsamında tazminat hesabına ilişkin olarak yapılan hesaplamalar ve davacı ve birleşen davacı taraflarca sunulan dava dilekçeleri içerikleri ve ıslah dilekçeleri hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkememiz asıl dosyasında 04/10/2016 tarihli bilirkişi raporu ile tazminat hesaplaması yapılmış, akabinde asıl dosya davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 13/10/2020 tarihli dilekçe ile davacı ... için maddi tazminat olarak talebi 8.794,53 TL arttırarak 9.794,53 TL olarak talep edildiği, davacı... için maddi tazminat olarak talebin 8.197,07 TL arttırarak 9.197,07 TL olarak talep edildiği bildirilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından, bedel artırım dilekçesi olduğu belirtilerek dava değerini arttırılmış ise de dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası olarak HMK'nın 107. maddesine dayanılmadığından bu hali ile davanın kısmi dava olarak açıldığı anlaşıldığından yapılan arttırım bedel arttırım değil, ıslah olarak kabulü gerekir.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 2021/671 E., 2023/1427 K. ) Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/711 E., 2024/51 K. Sayılı kararında " Somut olayda, trafik kazası 13/04/2017 tarihinde meydana gelmiş, 29/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri artırılmıştır. Davacı vekili tarafından, ıslah dilekçesi olarak beyan edilerek sunulan dilekçe ile dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası olarak HMK'nin 107. maddesine dayanılmadığından yapılan arttırımın ıslah olarak kabulü gerekir." , Yargıtay ¸4. Hukuk Dairesinin 2023/13275 E. 2024/4744 K. Sayılı kararında ilk derece mahkemesince " kısmi dava olarak açılan davada davacının bir kez ıslah yapma hakkı olması nedeniyle ilk ıslah gibi hüküm kurulacağı" şeklinde değerlendirme yapıldığı, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde;" ... davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeni ile ikinci talep artırım dilekçesinin dikkate alınması gerektiğini iddia ederek mahkeme kararının bozulmasını" talep ettiği ve yapılan inceleme sonucu kararın onanmasına karar verildiği görülmüştür. Yapılan açıklamalar ve sunulan emsal mahiyetteki yüksek mahkeme içtihatları da dikkate alınarak davacının dava dilekçesi içeriğinden davanın kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmakla , asıl dosya davacılar tarafından sunulan 13/10/2020 tarihli dilekçenin de bedel artırım dilekçesi değil ıslah dilekçesi olarak kabulü gerektiği kanaatine varılmakla ve kısmi dava olarak açılan davada davacının bir kez ıslah yapma hakkı olması nedeniyle ilk ıslah gibi hüküm kurulması gerekmiş bu nedenle davacının talepleri 13/10/2020 tarihli dilekçe doğrultusunda değerlendirilmiş, bu ıslahtan sonra sunulan bedelin artırılmasına ilişkin dilekçeler yapılmamış gibi değerlendirilmiş, asıl dava ve birleşen davada sunulan ıslah dilekçelerinin tarihi itibari ile uzamış zamanaşımı hükümleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmede taleplerin zamanaşımı içinde ileri sürüldüğü değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamında hükme esas alınan 26/01/2024 tarihli raporda yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğu ancak raporda %50 kusur tenzili yapılmadan bulunan değerlerin hesaplandığı görülmüş, usul ekonomisi gereğince bu hususta mahkememizce değerlendirme yapılmış ve asıl dosya davacılarından davacı-müteveffa... için raporda belirlenen 15.765,58-TL lik tazminattan %50 kusur düşüldükten sonra kalan tazminatın 7.882,79-TL olduğu, bu miktarın sigorta poliçe teminat limiti dikkate alınarak yapılan paylaştırma hesabı sonucunda (toplam poliçe limiti olan 250.000,00-TL x zarar katsayısı 0,020624 = 5.155,96-TL si poliçe kapsamında ) 5.155,96-TL sinin poliçe kapsamında olduğu ve tüm davalılardan müşterek müteselsilen (davalı sigorta yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere), bakiye 2.726,83-TL sinin ise davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı/müteveffa... mirasçıları olan davacılara Gazipaşa Noterliğinin 14232 no.lu 04/11/2020 tarihli mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; hükme esas alınan 26/01/2024 tarihli raporda yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğu ancak raporda %50 kusur tenzili yapılmadan bulunan değerlerin hesaplandığı, usul ekonomisi gereğince bu hususta mahkememizce değerlendirme yapılmış ve asıl dosya davacılarından davacı ... için raporda belirlenen 681.561,09-TL lik tazminattan %50 kusur düşüldükten sonra kalan tazminatın 340.780,54-TL olduğu, bu miktarın sigorta poliçe teminat limiti dikkate alınarak yapılan paylaştırma hesabı sonucunda (toplam poliçe limiti olan 250.000,00-TL x zarar katsayısı 0,891588 = 222.897,03-TL si poliçe kapsamında ) 222.897,03-TL sinin poliçe kapsamında olduğu ancak mahkememizin taleple bağlı olup talepten fazlasına karar verilemeyeceği , yukarıda açıklanan gerekçelerle 13/10/2020 tarihli ıslah dilekçesindeki tutarlarla bağlı kalınarak davacı ...'ın 9.794,53-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek müteselsilen (davalı sigorta yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacı ...'a verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Asıl dosya davacılarının maddi tazminata ilişkin faiz istemleri hususunda değerlendirme yapılırken davacıların maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak dava dilekçesinde kaza tarihinden, sonrasında dosyaya sundukları 13/10/2020 tarihli ıslah dilekçesinde ise hüküm altına alınacak alacaklara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulundukları görüldüğünden ve mahkemece talepten fazlaya karar verilemeyeceğinden maddi tazminata ilişkin faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... ın maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; hükme esas alınan 26/01/2024 tarihli raporda yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğu ancak raporda %50 kusur tenzili yapılmadan bulunan değerlerin hesaplandığı, usul ekonomisi gereğince bu hususta mahkememizce değerlendirme yapılmış ve asıl dosya davacılarından davacı ... için raporda belirlenen 67.108,23-TL lik tazminattan %50 kusur düşüldükten sonra kalan tazminatın 33.554,11-TL olduğu, bu miktarın sigorta poliçe teminat limiti dikkate alınarak yapılan paylaştırma hesabı sonucunda (toplam poliçe limiti olan 250.000,00-TL x zarar katsayısı 0,087788 = 21.947,01-TL si poliçe kapsamında ) 21.947,01-TL sinin poliçe kapsamında olduğu açıklanan nedenlerle davacının davasının bu tutar üzerinden kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmış ayrıca alacağa işletilecek faiz hususunda değerlendirme yapılırken davacının dava ve ıslah dilekçesindeki faiz başlangıç tarihlerine ilişkin talepleri göz önünde bulundurulmuş , açıklanan nedenlerle 33.554,11-TL destekten yoksun kalma tazminatının; 21.947,01-TL sinin tüm davalılardan müşterek müteselsilen (davalı sigorta yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) , bakiye 11.607,10-TL sinin ise davalılar ... ve ...Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, kabul edilen tazminat tutarlarının 1.000,00-TL lik kısmına davalılar ... ve... Ltd. Şti. Yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden dava tarihinden itibaren, davalılar aleyhine hükmedilen bakiye miktarlara ise ıslah tarihi olan 30/05/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 4721 Sayılı TMK'nın 25/4.madde ve bendinde "manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez; miras bırakan tarafında ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davacı muris... ın 14/03/2014 tarihinde davalılara karşı huzurdaki manevi tazminat davasını açtığı, daha sonra 05/01/2020 tarihinde vefat ettiği, bu durumda murisin manevi tazminat talebini dava açmak suretiyle ileri sürmüş olduğunun kabul edilmesi gerektiği (Antalya Bölge Mahkemesi 4.H.D. 2023/123 E., 2023/233 K. Sayılı kararı) ve mirasçılar tarafından da davaya devam edildiğinden davacı...'a dair manevi tazminat isteminin kısmen kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
Davacıların manevi tazminat istemine ilişkin olarak; kazanın taraflarının kazanın meydana gelmesindeki kusur oranları , paranın alım gücü ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile ...mirasçıları için 50.000,00-TL , ... için 50.000,00-TL ve birleşen davacı ... için 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş, hükmedilen tazminatların 16/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiş, davacılar her ne kadar dava dilekçelerinde manevi tazminat taleplerinin davalılardan müşterek müteselsilen tahsilini talep etmiş iseler de davalı ... A.Ş. ise kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı olması ve ZMMS poliçesinin manevi tazminat taleplerini kapsamaması sebebi ile manevi tazminattan sorumlu değildir. Bu nedenlerle davacılar ve birleşen davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhinde açılmış olan manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava yönünden; Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
A1-) 7.882,79-TL destekten yoksun kalma tazminatının; 5.155,96-TL sinin tüm davalılardan müşterek müteselsilen (davalı sigorta yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere), bakiye 2.726,83-TL sinin ise davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı/müteveffa... mirasçıları olan davacılara ... Noterliğinin ... no.lu 04/11/2020 tarihli mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine,
A2-) 9.794,53-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek müteselsilen (davalı sigorta yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacı ...'a verilmesine,
A3-) ... için mirasçıları/davacıların murislerine ilişkin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 50.000,00-TL manevi tazminatın 16/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı/müteveffa... mirasçıları olan davacılar/mirasçılara ... Noterliğinin ... no.lu 04/11/2020 tarihli mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
A4-)... için manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 50.000,00-TL manevi tazminatın 16/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
A5-) Davacıların, davalı sigortaya yönelik manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2-) Birleşen dava yönünden; birleşen davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
B1-) 33.554,11-TL destekten yoksun kalma tazminatının; 21.947,01-TL sinin tüm davalılardan müşterek müteselsilen (davalı sigorta yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) , bakiye 11.607,10-TL sinin ise davalılar ... ve... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'a verilmesine, kabul edilen tazminat tutarlarının 1.000,00-TL lik kısmına davalılar ... ve ... Ltd. Şti. Yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden dava tarihinden itibaren, davalılar aleyhine hükmedilen bakiye miktarlara ise ıslah tarihi olan 30/05/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
B2-) Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 50.000,00-TL manevi tazminatın 16/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve... Tabldot Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B3-) Davacının, davalı sigortaya yönelik manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair tüm taleplerinin REDDİNE,
Asıl dava yönünden
3-Harçlar kanunu gereğince maddi tazminat için alınması gereken 1.207,54-TL harcın davalılardan (davalı sigorta yönünden 1.021,27-TL ile sınırlı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (davacının Adli Yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle harç alınmadığından)
4- Harçlar kanunu gereğince manevi tazminat için alınması gereken 6.831,00-TL harcın davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (davacının Adli Yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle harç alınmadığından)
5-Maddi tazminat yönünden davacılardan...'ın bir kısım mirasçıları kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri ve ... Noterliğinin ... no.lu 04/11/2020 tarihli mirasçılık belgesindeki paylar dikkate alınarak hesaplanan toplam 6.700,37-TL vekalet ücretinin (toplam tutarın=1.970,69-TL si davacı ...'a, 1.182,41-TL si ...'a, 1.182,41-TL si ...'a, 1.182,41-TL si ...'a,1.182,41-TL si ...'a ait olmak üzere) davalılardan (sigorta yönünden 4.382,57-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren müteveffa... mirasçılarına (... dışındaki davacılara) mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine,
6- Manevi tazminat yönünden davacılardan...'ın bir kısım mirasçıları kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri ve...Noterliğinin ... no.lu 04/11/2020 tarihli mirasçılık belgesindeki paylar dikkate alınarak hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren müteveffa... mirasçılarına (... dışındaki davacılara) mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine,
7-Maddi tazminat yönünden davacılardan ...'ın kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri dikkate alınarak hesaplanan 9.794,53-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
8- Manevi tazminat yönünden davacılardan ...'ın kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri dikkate alınarak hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
9- Manevi tazminat yönünden davalılardan ... Anonim Şirketi ve ... Ltd. Şti. Kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-müteveffa... mirasçıları olan davacılardan ...Noterliğinin... no.lu 04/11/2020 tarihli mirasçılık belgesindeki payları oranında alınarak bu davalılara verilmesine,
10- Manevi tazminat yönünden davalılardan ... Anonim Şirketi ve ... Ltd. Şti. Kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
11-Dosyada yargılama gideri olarak yapılan ve suçüstü ödeneğinden karşılanan 2.184,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 314,50 TL Adli Tıp Kurumu faturası ile 5.450,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.949,00 TL'nin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 4.297,26-TL sinin davalılardan müşterek müteselsilen (davalı sigorta yönünden 545,95TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), 3.651,74-TL sinin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına.
13- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Birleşen dava yönünden;
14-Maddi tazminat talebi yönünden harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.292,08 TL harçtan peşin alınan 603,42-TL harcın ( dava açılırken yatılan harcın 3,42-TL si maddi tazminata ilişkin kabil edilmiştir + 600,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 1.688,66-TL harcın davalılardan (sigorta yönünden 895,78-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
15- Manevi tazminat talebi yönünden harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50-TL harçtan peşin alınan 256,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.159,34-TL harcın davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
16- Davacı tarafından yatırılan 859,58 TL harcın ( 259,58 dava açılırken + 600,00 TL ıslah harcı olmak üzere) davalılardan (sigorta yönünden maddi tazminata konu 603,42-TL ile sınırlı olmak ve tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
17-Maddi tazminatı talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta yönünden 21.947,01-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
18-Maddi tazminat talebi yönünden davalılardan ...Ltd. Şti. Ve ... Anonim Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin (AAÜT 13/3. Madde uyarınca sigorta yönünden 21.947,01-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
19-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Tabldot Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
20-Manevi tazminatı yönünden davalılardan ... Ltd. Şti. Ve ... Anonim Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
21- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
22 -Davacı tarafça birleşme kararından sonra yapılan 2.200,00 TL bilirkişi ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.293,51-TL'sinin davalılardan (davalı sigorta yönünden 339,76-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
23- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin 543,89 TL'sinin davacıdan, 776,11 TL'sinin davalılardan müşterek müteselsilen (davalı sigorta yönünden 203,86-TL ile sınırlı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024
Katip .
E¸
Hakim
E¸