İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/12 K.2025/185

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/12 📋 K. 2025/185 📅 19.02.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/12
KARAR NO: 2025/185
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/147
KARAR NO: 2024/478
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
DAVA: Tazminat (İşveren Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu)
KARAR TARİHİ: 19/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında metal eşya sanayi makine imalatı hususunda 03/02/2014 başlangıç 03/02/2015 bitiş tarihli işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini bu poliçe gereğince davalıya ödenmesi gereken toplam 11.440,89 TL primin ödendiğini, müvekkili şirketin Bakü/Azerbeycan adresinde üstlendiği bir işte çalışan ... isimli işçinin iş kazası geçirerek öldüğünü, ölen işçi ...'ın mirasçıları tarafından müvekkili şirket aleyhine Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2015/511 Esas sayılı dava dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, bu davada müvekkili şirketin %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu dava üzerine sigorta şirketine ihbar yapıldığını ancak davalı ... tarafından hasar dosyası açılmadığını ve mirasçılara herhangi bir ödemede yapılmadığını, gerek söz konusu iş kazasının ülke sınırları dışında meydana gelmesi, gerekse meydana gelen olayın hukuksal boyutu olarak yabancılık unsuru taşıması ve cezai olarak kazanın meydana geldiği ülkenin yasalarına tabi olması sebebiyle ölen işçinin mirasçılarının daha fazla mağdur olmaması için Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2015/511 Esas sayılı dava dosyasında açılan dava üzerine müvekkili şirket tarafından ölen işçilerin mirasçıları ile uzlaşma yoluna giderek 25/03/2015 tarihli protokol düzenlendiğini, bu protokolde ölenin mirasçılarına 175.000,00 TL maddi ve 275.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi hususunun kararlaştırıldığını ve bu paranın ölen işçilerin mirasçılarına ödendiğini şirkete yapılan sigorta poliçesinin maddi ve manevi zararları kapsadığını ve davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiğini ancak bu ödemeyi yapmadığını, bu nedenle 450.000,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Marmara Bölge Müdürlüğü Kocaeli'de değil Bursa'da olduğu için davanın yetkisiz mahkemede açıldığını yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, hem işveren sorumluluk sigortası genel şartları hemde poliçedeki özel şart gereği dava konusu olay ve istemlerin teminat dışı olduğunu, poliçenin sadece ... ve taşeron ... şirketi için belli koşullarda teminat sağladığını fakat Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2015/511 E. sayılı dosyasından verilen gerekçeli karar incelendiğinde; ölenin poliçede taşeron olarak gösterilen ... Ltd Şti 'nin işçisi olmadığının ve aynı şekilde poliçede taşeron olarak gösterilen şirketin olayın oluşumunda hiçbir kusurunun olmadığının görüldüğünü, yine taşeron şirketin sadece Türkiye'deki çalışanları için teminat sağlandığını, yurt dışında çalışanlar için herhangi bir teminat bulunmadığını, olayın 5510 sayılı kanunun 13 maddesi anlamında iş kazası olup olmadığının bilinmediğini, olay iş kazası niteliğinde değil ise müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, davacı tarafın sigorta sözleşmesinden doğan ihbar külfeti dahil hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı şirketin müteveffanın yakınları ile sulh olurken müvekkili şirketin onayını almadığını ve sulh konusunda bir bildirimde bulunmadığını, davacı şirketin ölenin yakınlarına sulhen ödediği iddia edilen tutarın müvekkili şirket yönünden hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını, sulh ile ödenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının gerçek zararın çok üzerinde olduğunu, işveren sorumluluk sigortası genel şartlarının 8.maddesinde belirtilen sigortalının yükümlülüklerini yerine getirdiğinin ispat edilmesi gerektiğini, kasten ifa olunan olayların teminat dışında bulunduğundan olayın meydana geldiği ülkede cinayet nedeni ile soruşturma başlatıldığı yönünde bir iddianın mevcut olması nedeniyle bu hususun değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın kabulü anlamıma gelmemek üzere SGK ödemelerinin tenzili gerektiğini, davacı şirketin ödeme yaptığını iddia ettiği kişilerin müteveffadan sürekli ve eylemli olarak destek gördüklerini ispat etmeleri gerektiğini, zararını meydana gelmesinde zarar görenin kusuru ve katkısı var ise zarardan indirim yapılması gerektiğini beyanla, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI 1-Mahkemesinin 27/03/2018 tarihli kararı; "...taraflar arasında işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, dava dışı muris ...'ın şirket şantiyesinde meydana gelen kaza vefat ettiği, muris ...'ın mirasçıları tarafından Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2015/511 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve murisin %10 kusurlu olduğu bilirkişi raporu ile belirlendiği, İş Mahkemesin'deki dosyada tarafların sulh olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu ve dosyanın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, her ne kadar davalı ... iş kazasının poliçe teminatı dışında kaldığını iddia etmiş ise de, poliçenin Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen kazaları da teminat kapsamına aldığı, davacı şirkete karşı SGK tarafından açılmış bir rücu davası bulunmadığı, açılsa bile bu durumun iş bu davada değerlendirilmeyeceği" gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiştir. 2-Dairemizin 30/06/2021 tarihli kararı; "...Mahkemece hasar dosyası ve poliçe celp edilmemiş ve davalı tarafça dosyaya ibraz edilmemiştir. Davacı şirket tarafından dosyaya örneği sunulan poliçenin okunabilen kısımlarına göre işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi 03/02/2014-2015 tarihleri arasında geçerlidir... Mahkemece, iş mahkemesi dosyası kapsamında düzenlenen kusur raporu hükme esas alınmış ise de; iş mahkemesi dosyasında alınan raporun tebliğ edilmemiş olması ve iş mahkemesince esasa ilişkin bir karar verilmemiş olması da dikkate alındığında, tarafların kusur oranlarının kesinleştiğinden bahsetmek mümkün değildir ve tebliğ edilmeyen/itiraz imkanı tanınmayan kusur raporunun hükme esas alınması ise hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetindedir. Ayrıca, tarafların anlaşması sonucu ödenen manevi tazminat miktarı yönünden mahkeme gerekçeli kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesi hükmüne aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, hasar dosyası ve poliçe getirtilerek, kusur tespiti yönünden ve poliçe kapsamı da değerlendirilmek suretiyle tazminat hesabı yönünden rapor alınması, davacının sulhen ödemiş olduğu maddi ve manevi tazminat miktarlarına ilişkin ayrı ayrı değerlendirme yapılarak 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesine uygun gerekçeli karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına..." karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 09/11/2022 tarihli kararı; "...Dosya kusur tespiti yönünden ve poliçe kapsamı da değerlendirilmek suretiyle tazminat hesabı yönünden ve davacının sulhen ödemiş olduğu maddi tazminat miktarlarına ilişkin değerlendirme yapılarak rapor düzenlenmesi için hesap uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişiler "işveren ... Tic. Ltd. Şti'nin %70 oranında kusurlu olduğunu, alt işveren ... Tic. Ltd. Şti'nin %10 oranında kusurlu olduğunu, taşeron ... Şirketinin %10 oranında kusurlu olduğunu, işçi ...'ın hayatını kaybettiği olayda %10 oranında kusurlu olduğunu, olayın ... Ltd. Şti ile ... Sigorta arasında yapılan 29/01/2014 tarih ... no ile işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olacağını, maddi tazminat hesaplaması yönünden hesaplanan toplam tazminat tutarının 190.051,91 TL olduğu, SGK tarafından bağlanan gelirlerin ilk PSD tutarının mahsup edildiğinde karşılanmayan zarar tutarının 77.882,19 TL olduğu" hususunda rapor düzenlediği, raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü. Dava, işveren mali mesuliyet sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada; taraflar arasında işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, dava dışı muris ...'ın şirket şantiyesinde meydana gelen kaza vefat ettiği, muris Ayhan'ın mirasçıları tarafından Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2015/511 Esas sayılı dosyası ile açılan davada tarafların sulh olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu ve dosyanın temyiz edilmeksizin kesinleştiği,her ne kadar davalı ... iş kazasının poliçe teminatı dışında kaldığını iddia etmiş ise de, poliçenin Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen kazaları da teminat kapsamına aldığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ... Tic. Ltd. Şti'nin %70 oranında kusurlu olduğu, alt işveren ... Tic. Ltd. Şti'nin %10, taşeron ... Şirketinin %10, işçi ...'ın hayatını kaybettiği olayda %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve SGK tarafından bağlanan gelirlerin ilk PSD tutarının mahsup edildiğinde karşılanmayan zarar tutarının 77.882,19 TL olduğunun belirtildiği, 04.08.2022 tarihli raporunusul ve yasaya uygun olarak hazırlanması ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce hükme esas alınmış, davacı şirketin maddi tazminat yönünden ödeme yaparken SGK tarafından bağlanan gelir ve PSD değerini değerlendirerek ödeme yapması gerektiği bu sebeple davacı şirkete karşı SGK tarafından açılmış bir rücu davası bulunmasa bile mahsup edilmesi gereken bir meblağı ödediğinde bu duruma katlanması gereken tarafın davacı olması gerektiği, bu sebeple maddi tazminat yönünden davalıdan 77.882,19 TL talep edebileceği, manevi tazminat yönünden ise kazadaki kusur oranı, mirasçıların yaşadığı acı gözönüne alındığında ödenen manevi tazminatın fahiş miktarda olmadığı ve poliçe limitini aşmadığı..." gerekçesiyle, Davanın kısmen kabulü ile 352.882,19 TL'nin 20.000,00 TL'sinin ödeme tarihi olan 20/02/2015, 57.882,19 TL'sine 05/05/2015, 150.000,00 TL'sine ödeme tarihi olan 05/12/2015, 125.000,00 TL'ye de 05/07/2016 tarih itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigortadan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 4-Dairemizin 09/11/2022 tarihli kararı; "...Her iki tarafça sunulan poliçeler arasında çelişki bulunduğundan, mahkemece öncelikle çelişkinin giderilmesi, taraflar arasında düzenlenen poliçenin hangi poliçe olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir... ...Kaldırma kararından önce Mahkemece hesap bilirkişisinden alınan raporda özetle; vefat eden işçi ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak hak sahipleri olan eşi ... için 130.261,83 TL, kızı ... için 12.192,95 TL, kızı ... için 19.165,59 TL ve oğlu ... için 15.112,75 TL olmak üzere toplam 176.733,12 TL tazminat hesap edildiği, SGK tarafından ilk peşin sermaye değerli 120.853,61 TL ödeme yapıldığından bu miktarın tenzili ile kalan maddi zarar toplamının 55.879,51 TL olduğu belirtilmiştir. Kaldırma kararının ardından mahkemece kusur ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda; ...'ın %10, ...-...'ın %10, ... Tic. Ltd. Şti'nin %10, davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin %70 oranında kusurlu oldukları, SGK tarafından bağlanan peşin değerli gelir mahsup edildiğinde karşılanmayan maddi zarar tutarının 77.882,19 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu rapordaki hesaplama hükme esas alınmış ise de aynı kusur oranı ve SGK tarafından yapılan ilk peşin sermaye değerli gelirin tenzili neticesinde düzenlenen her iki rapor arasında çelişki bulunduğu açıktır. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden maddi tazminat yönünden 77.882,19 TL'nin esas alınması hatalıdır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece taraflar arasında düzenlenen poliçenin açıklığa kavuşturulması, raporlar arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için sigorta uzmanı ve hesap uzmanı yeni bir bilirkişi heyetinden poliçe hükümlerinin ve davalı itirazlarının değerlendirildiği hükme elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına" karar verilmiştir. 5-Mahkemenin 02/10/2024 tarihli kararı; "...Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada; taraflar arasında işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, dava dışı muris ...'ın şirket şantiyesinde meydana gelen kaza vefat ettiği,muris ...'ın mirasçıları tarafından Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2015/511 Esas sayılı dosyası ile açılan davada tarafların sulh olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu ve dosyanın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, kaldırma sonrası alınan bilirkişi ek raporunda sunulan poliçelerin birbirinin aynısı olup birinin EURO, diğerinin TL poliçe olduğu, fark olarak görünen seri numarasının poliçenin basım serisini gösterdiği, aslolanın poliçe numarası ve tanzim tarihi olduğu belirtilmiş olmakla, poliçe incelendiğinde müteahhit-taşeron teminatı verildiği, taşeron personelinin de teminat kapsamında olduğu anlaşılmakla, kaldırma sonrası alınan kök raporda hesaplanan psd li gelir sonrası karşılanmayan gelirin 75.194,84 TL olduğu belirtilmiş olup, ... Tic. Ltd. Şti'nin %70 oranında kusurlu olduğu, alt işveren ... Tic. Ltd. Şti'nin %10, taşeron ... Şirketinin %10, işçi ...'ın hayatını kaybettiği olayda %10 oranında kusurlu olduğun SGK tarafından bağlanan gelirlerin ilk PSD tunın mahsup edildiğinde karşılanmayan zarar tutarının 75.194,84 TL olduğunun anlaşılmakla, davacı şirketin maddi tazminat yönünden ödeme yaparken SGK tarafından bağlanan gelir ve PSD değerini değerlendirerek ödeme yapması gerektiği bu sebeple davacı şirkete karşı SGK tarafından açılmış bir rücu davası bulunmasa bile mahsup edilmesi gereken bir meblağı ödediğinde bu duruma katlanması gereken tarafın davacı olması gerektiği, bu sebeple maddi tazminat yönünden davalıdan 75.194,84 TL talep edebileceği, manevi tazminat yönünden ise kazadaki kusur oranı, mirasçıların yaşadığı acı gözönüne alındığında ödenen 275.000,00TL manevi tazminatın fahiş miktarda olmadığı ve poliçe limitini aşmadığı gözönüne alındığında toplam 350.194,84 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına" karar verilerek; "Davanın KISMEN KABULÜ ile; 350.194,84 TL'nin 20.000,00 TL'sinin ödeme tarihi olan 20/02/2015, 57.882,19 TL'sine 05/05/2015, 150.000,00 TL'sine 05/12/2015, 122.312,65 TL'sine 05/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" dair hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında ek raporların niçin hükme esas alınmadığının gerekçesi, raporun denetlenebilirliğine ilişkin bilgi, itirazlar hiçbir şekilde açıklanmadığından kararın Anayasası’nın 141 ve HMK'nın 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe içermediğini, dosya kapsamında alınan 13/06/2024 ve 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporlarında müvekkili şirketin sorumlu olmadığına ilişkin tespit bulunmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinde sadece sigortalı ... ile taşeron ... şirketi için belli koşullarla teminat sağlandığını, poliçenin 3.sayfasında da taşeron şirket olarak yalnızca ... şirketinin gösterildiğini, dava dışı müteveffanın kaza tarihinde gerek sigortalı ... gerekse poliçede taşeron olarak gösterilen ... şirketinin çalışanı olmadığını, İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına (...işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri...) göre de müteveffanın poliçe kapsamında olmadığını, poliçede riziko adresinin ''Çuhane Yolu Üzeri ... Cad. No:... Merkez/Kocaeli'' olarak belirtildiğini, kaza ise Azerbaycan'da meydana geldiğinden teminat kapsamında olmadığını, Yerel Mahkemece poliçe kapsamında T.C. Dışı İş Kazaları Teminatı bulunması sebebiyle ilgili taleplerin teminat dahilinde olduğuna ilişkin hüküm kurulmuş ise de poliçede Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen kazalar yönünden teminatın yalnızca sigortalı ... şirketinin sigortalı çalışanları için geçerli olduğunu, poliçede taşeron olarak yer alan ... şirketinin ise sadece Türkiye'deki çalışanları için teminat sağlandığını, taşeron şirketin yurtdışındaki çalışanları için poliçede herhangi bir teminat bulunmadığını, İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nda da T.C. sınırları dışında meydana gelen iş kazalarının aksine sözleşme yoksa teminat dışında olduğunun açıkça ifade edildiğini, taşeron firmanın yurtdışındaki çalışanları için herhangi bir teminat bulunmaması ayrıca müteveffanın poliçede taşeron olarak gösterilen firmanın çalışanı dahi olmaması nedeniyle taleplerin reddi gerektiğini, Poliçe kapsamında faaliyet konusu ''metal eşya, sanayi, makina imalatı" olarak belirtilmekle, mezkur kaza dava dışı müteveffanın montaj işi yaptığı esnada vinçte bulunan demir çelik malzemesinin üstüne düşmesi neticesinde meydana geldiğinden poliçede koruma altına alınan faaliyet konusu ile kazanın uyuşmadığını, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirket tarafından müteveffa yakınlarına ödendiği iddia edilen 175.000,00 TL maddi ve 275.000,00 TL manevi tazminat tutarları gerçek zarar miktarının çok üstünde olup SGK tarafından bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının tenzili ile 55.879,51 TL olarak hesaplanmasına karşın davacı yanın maddi tazminat olarak yaptığı 175.000,00 TL ödemenin tamamından müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, Hasar müvekkili şirkete 21/12/2016 tarihinde ihbar edilmekle, ihbar tarihinden önceki bir tarihten başlayacak faiz ile birlikte müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, işveren mali sorumluluk sigortası poliçesinden kaynaklanmaktadır. Davacı şirket, meydana gelen iş kazası nedeniyle hak sahiplerine ödediği 175.000,00 TL maddi ve 275.000,00 TL manevi tazminatın, sigorta poliçesi gereğince, davalı ... şirketinden tahsilini talep etmektedir. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1.maddesinde; "Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder. Sigorta poliçesinde Sosyal Sigortalar Kanununun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri teminat kapsamında kabul edilmiştir..." şeklindedir.Davalı ... tarafından, davacı şirketin sigortalı olarak yer aldığı, 03/02/2014-2015 tarihleri arasında geçerli "İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi" düzenlenmiştir. Poliçede "Çuhane Yolu Üzeri ... Cad. No:... Merkez/Kocaeli" riziko adresi olarak gösterilmiştir. Faaliyet konusu "metal eşya sanayi, makine imalatı", faaliyet konusu açıklaması "metal ve eşya sanayi", personel sayısı "210", yıllık brüt işçilik ücretleri "1.425.000,00 TL", olay başı limit "558.640,00 TL", yıllık azami limit "1.675.950,00 TL" olarak belirtilmiştir. Poliçede; "Teminat kapsamı; Bu poliçe ile işverene, sigortalı işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucu, hukuki sorumlulukları nedeniyle intikal ettirilecek olan ve hizmet akdi ile bağlı, Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi işçiler ile hak sahipleri tarafından talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri için ve aynı Kurum tarafından iş kazaları sonucu işverene karşı ikame edilecek rücu davaları için ödenecek tazminatları, işveren mali sorumluluk sigortası genel şartları çerçevesinde yukarıda yazılı meblağlara kadar temin eder.T.C. dışı iş kazaları teminatı; Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazaları, poliçe limitleri ile temin edilmiştir.Manevi tazminat teminatı; manevi tazminat talepleri olay başı ve vade süresince toplam 279.320,00 TL limit ile teminata dahil edilmiş olup hasar anında sigortacının sorumluluğu her halükarda azami kişi başı bedeni limiti ile kombine verilmiş olup, bu limiti aşamaz.Müteahhit taşeron teminatı; müteahhit ve/veya tali müteahhit ve/veya taşeronlar ve diğer adı geçenler (yönetici ve/veya ortakları, temsilcileri) faaliyetleri dolayısıyla sorumlu oldukları takdirde (ilgili firma çalışanlarının poliçede belirtilen toplam çalışan sayısı ve yıllık brüt işçilik ücretlerine dahil edilmiş olmaları kaydı ile) sigortalı olarak kabul edilecek olup hasar anında sigortacının sorumluluğu her halükarda azami kişi başı bedeni limiti ile kombine verilmiştir ve bu limiti aşamaz."İşveren mali sorumluluk özel şartları; "...3. Bordroya kayıtlı olmayan personel/personeller işveren mali mesuliyet sigortası genel şartları gereğince işbu poliçeye konu teşkil etmez.İşbu poliçe ile, yukarıda belirtilen riziko adresinde çalışmakta olan kişilerin mesleki faaliyetleri sırasında oluşabilecek iş kazaları sonucu işverene karşı ileri sürülebilecek olan hukuki sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde temin etmektedir."Açıklama kısmında ise;İşçilik ücretlerine dahil olması kaydıyla sigortalıya ait işyerlerinde çalışan müteahhitler ve/veya taşeronların sigortalı adına yürüttükleri faaliyetleri esnasında meydana gelebilecek kazalar sonucu sigortalıya yöneltilebilecek hukuki sorumluluklar teminata dahildir. İşveren Mali Mesuliyet Teminatı Ar Metal Çalışanları ve Taşeron Firma Çalışanlarının Tüm Türkiye'de Gösterdikleri Faaliyetleri Sırasında Oluşabilecek Kazalar Sonucu Sigortalıya Yöneltilebilecek Hukuki Sorumlulukları İhtiva Eder. - ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. - ... San. Tic. Ltd. Şti." şeklindedir. Davalı tarafça sunulan poliçede olay başı limit "200.000,00 TL", yıllık azami limit "600.000,00 TL" olarak belirtilmiş ise de kaldırma kararının ardından, davalı vekili TL düzenlenen poliçenin düzenlendiği tarihteki kur üzerinden TL olarak belirtildiğini beyan etmiştir. tir.. İş mahkemesi dosyası; Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2015/511 Esas sayılı dosyasında; ... mirasçıları tarafından, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açılmıştır. Dosya kapsamında yer alan SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı inceleme raporunda; işçi ...'ın dava dışı ... Cephe Kaplama-...'ın çalışanı olduğu, ... Kaplama-... ile ... Tic. Ltd. Şti arasında 22/11/2014 tarihinde "... Taşeronluk Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmede ... Kaplama-...'ın taşeron (alt yüklenici), ... İnşaat Tic. Ltd. Şti'nin yüklenici olarak adlandırıldığı, sözleme konusu işin; Ana yüklenici firması ... (davacı), işvereni Azeri firma olan, Azerbaycan Bine adresindeki lojistik depo inşaatı şantiyesinin sandviç panel çatı ve cephe kaplama işleri kapsamındaki her türlü montaj-işçilik işlerinin, taşeron firma tarafından eksiksiz olarak belirtilen süreçlerde yapılması ve tamamlanması olarak belirtildiği, ...'ın sözleşme konusu iş kapsamında çalışırken 30/01/2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu raporda olayın iş kazası olduğu, vafat eden işçi ...'ın %10, ... Kaplama-...'ın %10, ... Tic. Ltd. Şti'nin %30, davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin %50 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. İş mahkemesi dosyasında ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., davanın ... Sigorta AŞ'ye ihbarını talep etmiş, ihbar dilekçesi 15/02/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davanın ihbarı üzerine ... Sigorta AŞ tarafından beyan dilekçesi sunulmuştur. Bu dosya kapsamında inşaat yüksek mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporunda ...'ın %10, ... Kaplama-...'ın %10, ... Tic. Ltd. Şti'nin %10, davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin %70 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Ancak bilirkişi raporu karar celsesinde geldiği için taraflara ve ihbar olunan şirkete tebliğ edilmemiş, 175.000,00 TL maddi, 275.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi hususunda sulh olmaları nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, temyiz edilmediğinden 26/11/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Bilirkişi raporları 1-Mahkemece hesap bilirkişisinden alınan 22/09/2016 tarihli raporda özetle; vefat eden işçi ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak hak sahipleri olan eşi ... için 130.261,83 TL, kızı ... için 12.192,95 TL, kızı ... için 19.165,59 TL ve oğlu ... için 15.112,75 TL olmak üzere toplam 176.733,12 TL tazminat hesap edildiği, SGK tarafından ilk peşin sermaye değerli 120.853,61 TL ödeme yapıldığından bu miktarın tenzili ile kalan maddi zarar toplamının 55.879,51 TL olduğu belirtilmiştir. 2-Mahkemece inşaat mühendisi ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 04/08/2022 tarihli raporda; ...'ın %10, ... Kaplama-...'ın %10, ... İnşaat Tic. Ltd. Şti'nin %10, davacı .... Ve Tic. Ltd. Şti.'nin %70 oranında kusurlu oldukları, SGK tarafından bağlanan peşin değerli gelir mahsup edildiğinde karşılanmayan maddi zarar tutarının 77.882,19 TL olduğu belirtilmiştir. 3-Mahkemece sigorta uzmanı ve aktüerya hesap bilirkişilerinden oluşan heyetten alınan 12/06/2024 tarihli raporda; "Kaza sonucu vefat eden ...- ... Ltd. Şti veya ... Mak. Tic. Ltd. Şti. firmalarından birisinin çalışanı değildir. ...'ın ... Kaplama-...'ın çalışanı olduğu tespit edilmiştir. ... Kaplama-... ile ... İnşaat Tic. Ltd. Şti arasında 22/11/2014 tarihinde "... İnşaat Taşeronluk Sözleşmesi" imzalanmış, sözleşmede ... Kaplama-...'ın taşeron (alt yüklenici), ... Tic. Ltd. Şti'nin yüklenici olarak adlandırılmıştır. Sözleme konusu işin; Ana yüklenici firması ...Tic.A.Ş'nin işvereni Azeri firma olan, Azerbaycan Bine adresindeki lojistik depo inşaatı şantiyesinin sandviç panel çatı ve cephe kaplama işleri kapsamındaki her türlü montaj-işçilik işlerinin, taşeron firma tarafından eksiksiz olarak belirtilen süreçlerde yapılması ve tamamlanması olarak belirtilmiştir.Söz konusu talepler düzenlenmiş olan İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile ... San.ve Tic.AŞ. İle taşeron ... şirketi için belli koşullarla teminat sağlanmıştır. ... kaza tarihinde gerek sigortalı ... San.ve Tic.AŞ. gerekse de poliçede taşeron olarak gösterilen ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin işçisi çalışanı değildir. Bu sebeple dava konusu talepler İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi genel ve Özel Şartlarında belirtilmiş olan bilgiler sebebi ile teminat dışındadır. ...ilk PSD li gelirin ödenmesi ile mahsup halinde belirlenen tazminat bedeli eş için belirlenen bakiye 75.194,84 TL olarak belirlenmektedir. Tarafımız ile bilirkişi ... tarafından yapılan hesaplama kaynaklan fark ise işleyecek aktif devre zararına esas alınacak olan ücret (1000,54/30): 33,35 TL olması gerekir iken, 04.08.2022 tarihli hesap raporunda 33,51 TL günlük ücret olarak hatalı belirleme ile yapılmıştır. Yine işleyecek devre dönem zararında tarafımızca destek süreleri ayrı ayrı ay ve gün belirlemeleri de dikkate alınarak yapılmış olup, 04.08.2022 tarihli hesap raporunda yıla yuvarlama ile destek süreleri eksik belirlenmekle, hesaplama miktarında kaynaklana fark bundan kaynaklanmaktadır." şeklinde görüş ve tespitlere yer verilmiştir. 4-Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 05/09/2024 tarihli ek raporda; Poliçe üzerinde; "İşçilik ücretlerine dahil olması kaydıyla sigortalıya ait işyerlerinde çalışan müteahhitler ve/veya taşeronlerin sigortalı adına yürüttükleri faaliyetleri esnasında meydana gelebilecek kazalar sonucu sigortalıya yöneltilebilecek hukuki sorumluluklar teminata dahildir. İşveren mali mesuliyet teminatı ... çalışanları ve teşeron firma çalışanlarının tüm türkiyede gösterdikleri faaliyetleri sırasında oluşabilecek kazalar sonucu sigortalıya yöneltilebilecek hukuki sorumlulukları ihtiva eder. -... - ... -... - ... San. Tic. Ltd. Şti." notu bulunmakla, Bahsi geçen İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinde ... San. ve Tic. AŞ. ile taşeron firma ... Şirketi arasında teminat sağlandığı, vefat eden ...'ın ise kaza tarihinde gerek sigortalı ... San.ve Tic. A.Ş. gerekse poliçede taşeron olarak gösterilen ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin işçisi çalışanı olmadığı, bu sebeple dava konusu taleplerin İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel ve Özel Şartlarında belirtilmiş olan bilgiler sebebiyle teminat dışında kaldığı hususlarında görüş bildirilmiştir. İstinaf sebeplerinin incelenmesi; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/1 maddesinde; "Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.", 11/4 maddesinde; "Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır." 6102 sayılı TTK'nın 1409.maddesinde; "(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." hükümleri yer almaktadır. ...'ın vefat ettiği inşaatın işvereni Azeri firma, ana yüklenicisi ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., alt yüklenicisi ... Tic. Ltd. Şti, taşeronu ise ... Kaplama-...'tır. Dava konusu poliçe incelendiğinde; müteahhit taşeron teminatı verilmiş olup, her ne kadar poliçenin açıklamalar kısmında "İşveren Mali Mesuliyet Teminatı Ar Metal Çalışanları ve Taşeron Firma Çalışanlarının Tüm Türkiye'de Gösterdikleri Faaliyetleri Sırasında Oluşabilecek Kazalar Sonucu Sigortalıya Yöneltilebilecek Hukuki Sorumlulukları İhtiva Eder. - ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. - ... San. Tic. Ltd. Şti." ifadesi yer almakta ise de, poliçe kapsamı itibariyle, taşeron teminatının yalnızca poliçede ismi/unvanı belirtilen taşeron/taşeronları kapsadığına, poliçede yazılı olmayan taşeronların teminat kapsamında olmadığına dair bir sınırlamaya yer verilmemiştir. Yine poliçede "T.C. dışı iş kazaları teminatı" ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazaları poliçe limitleri ile teminat altına alınmış olup, bu kısımda da Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazaları nedeniyle sadece Ar Metal şirketinin sigortalı çalışanları yönünden teminat verildiği belirtilmemiştir. Davalı savunmasının kabul edilebilmesi için poliçede ismi zikredilmeyen taşeronların kapsam dışı olduğu, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazaları nedeniyle taşeron çalışanlarının kapsam dışı olduğu hususlarının poliçede açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Ancak bu yönde bir belirtme/sınırlama yapılmadığından gerek Sigortacılık Kanunu'nun 11/1 maddesi gerekse TTK'nın 1409.maddesi uyarınca, kaza geçiren işçinin taşeron çalışanı olduğu da nazara alınarak dava konusu olayın poliçe teminatı kapsamında olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Maddi tazminat yönünden; 6098 sayılı TBK'nın 53.maddesinde; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar, ölüm halinde uğranılan zararlar arasında sayılmıştır. TBK'nın 55.maddesinde ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." hükmüne yer verilmiştir. Yasal düzenlemeye göre ölenin yardımından faydalananlar, ölüm nedeniyle yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak sorumludan isteyebilirler. Destekten yoksun kalma tazminatında amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır, destek tazminatı fiili ve sürekli olarak bakımdan yoksun kalınması halinde takdir edilen bir tazminattır. Davacı tarafından, 30/01/2015 tarihli iş kazasında ölen ...'ın mirasçılarına 175.000,000 TL maddi tazminat ödenmiştir. ...'ın mirasçıları eşi ..., çocukları ..., ... ve ...'tır. Dairemizin son kaldırma kararı uyarınca, mahkemece bilirkişiden alınan raporda, mirasçılara SGK tarafından ödenen ilk peşin sermayeli değer, destek alacakları süre, kusur oranı itibariyle hesaplama yapılmış ve mirasçılarından sadece eşi ...'ın 75.194,84 TL destekten yoksun kalma zararı olduğu hesap edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde mahkemece bu bedele hükmedilmiş olup, istinaf dilekçesinde belirtildiği gibi davacı yanın maddi tazminat olarak ödediği 175.000,00 TL'nin tamamına hükmedilmemiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ise raporlar arasındaki mevcut çelişkiye ilişkin gerekli açıklamalar yapılarak çelişkilerin giderildiği, raporun Dairemizin kaldırma kararına uygun, denetlenebilir olduğu kanaatine varıldığından, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Hükmedilen maddi tazminat tutarının poliçe limiti dahilinde olduğu anlaşılmakla, maddi tazminat tutarı yönünden verilen karar dosya kapsamına uygundur.
Manevi tazminat yönünden; TBK'nın 56.maddesine göre; ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Ancak bu durumda manevi zarar adı ile hak sahibine verilecek tutarın adalete uygun olması gerekmektedir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda; dava konusu 30/01/2015 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda ... vefat etmiş, geriye mirasçıları olan eşi ..., çocukları ..., ... ve ... kalmıştır. Bu kişilerin ...'ın vefat etmesi nedeniyle üzüntü duyacakları mutlaktır. Ancak bu durumda manevi tazminata TBK 56 ve TMK 4.maddeleri dikkate alınarak hükmedilmelidir. Meydana gelen olayın niteliği ve ağırlığı, kaza nedeniyle kusur oranları, paranın satın alma gücü, iş mahkemesi dosyası kapsamında tespit edilen edilen mali ve sosyal durumları, mirasçıların duydukları acı ve ızdırap ile hak ve nesafet kuralları dikkate alındığında, ...'ın eşi ve üç çocuğu için ödenen toplam 275.000,00 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun ve adil olduğu vicdani kanaatine varılmış olup, manevi tazminat tutarı yönünden verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Faiz başlangıç tarihi; TTK'nın 1427/2. maddesinde "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446'ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre on beş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez." hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda da yer verildiği gibi iş mahkemesi dosyasında ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., davanın ... Sigorta AŞ'ye ihbarını talep etmiş, ihbar dilekçesi 15/02/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı, riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1427/2.maddesi hükmüne göre 15/02/2016 ihbar tarihinden 45 gün sonrasına isabet eden 01/04/2016 tarihinde temerrüde düşmüştür. Bu durumda mahkemece alacağa temerrüt tarihinden önce faiz işletilmesi hatalıdır. Açıklanan durum karşısında toplam 350.194,84 TL'den, 227.882,19 TL'sinin 01/04/2016 tarihinden, 122.312,65 TL'sinin 05/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2024 tarihli 203/147 E. 2024/478 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK; a-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 350.194,84 TL'den, 227.882,19 TL'nin 01/04/2016 tarihinden, 122.312,65 TL'nin 05/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 23.921,81 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 7.684,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.236,93 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (kaldırma öncesinde mahkemece yazılan harç tahsil müzekkereleri dikkate alınarak mükerrer işlem yapılmamasına) b-Davacı tarafından yapılan 7.716,28‬ TL harç, 258,25 TL müzekkere ve tebligat gideri, 9.750,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 19.789,65 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre hesap edilen 15.400,52 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, c-Davalı tarafından yapılan 316,00 TL müzekkere ve tebligat giderinden, kabul-red oranına göre hesap edilen 70,09 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, ç-Davacı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 56.031,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Yatırılan gider avansından artan miktar varsa ilk derece mahkemesince taraflara iade edilmesine, 3-İstinaf yargılaması giderleri yönünden; a-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, davalı tarafça yatırılan 5.990,00 TL'den mahsubu ile bakiye 5.374,60 TL'nin davalıya iade edilmesine, c-Davalı tarafından sarfedilen 2.162,30 TL (istinaf harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/02/2025