İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/726 K.2024/356
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/726
KARAR NO : 2024/356
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2019
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- Şirketi hissedarlarından---- adına kayıtlı 209.000 adet hisse, davalı -----13.04.2005 tarihli usulsüz işlem ile devredildiğini, ayrıca 07.10.2005 tarihinde muris ---- - adına bulunan; -----No'lu Daire usulsüz olarak davalı adına geçirilerek tescil edildiğini, Bu usulsüzlüklerin giderilmesi için ----. Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Sayılı dosyası ile dava açıldığını ve yapılan yargılama neticesinde usulsüz devredilen 209.000 adet hisse ile yukarıda bilgileri verilen taşınmazların ---- iadesine karar verildiğini, kararın 03.10.2018 tarihinde kesinleştiğini, ---- 19/02/2016 tarihinde vefat ettiğini, Davacı ---- - mirasçılarından biri olduğunu, mirasçılık belgesine göre davacının payının 4/24 olduğunu,----Şirketi, ----- Asliye Hukuk Mahkemesi ----- Sayılı ilamını esas alarak hisse tescilini ---- gazetesinde ilan ettiğini, İlgili mahkeme kararı gereğince taşınmazların muris ---- döndüğünü ve kesinleşmiş mahkeme kararının tapu kaydına şerh edildiğini, Davalı---- başkanı ---- , aynı zamanda miras bırakan ------ mirasçısı olduğunu, ----AHM ----. Sayılı dosyasında davalı sıfatıyla vakfın davayı yürüttüğünü, ------ Şirketi ----- gazetesinde önceki yıllara dair dağıtılabilir kar paylarından, dağıtılanı ve dağıtılmayanı ilan ettiğini, davacının, davalıdan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, ----. AHM----- Sayılı ilamının gereği, usulsüz işlemin yapılmış olduğu 13.04.2005 tarihinden, usulsüz işlemin iptalinin kesinleştiği tarih olan 03.10.2018 tarihine kadar davalıya ----Şirket tarafından ödenmiş kar paylarının toplamından davacı hissesine düşen kısmın ödenmesi gerektiğini, davalının usulsüz işlem neticesinde adına geçirmiş olduğu taşınmazlardan, usulsüz işlem tarihi olan 07.10.2005 tarihinden usulsüz işlemin iptal tarihi olan 03.10.2018 tarihine kadar yedinde bulundurarak semerelerinden faydalandığını, Yani muris ------ elde edeceği, murisin ölüm tarihinden sonra ise mirasçıların elde edeceği 3 daireye ait kira gelirlerini haksız fiili neticesinde davalının elde ettiğini, 07.10.2015 tarihinden 03.10.2018 tarihine kadar bu üç daireden haksız fiil sonucu elde edilen gelirin hesaplanıp miras payımız oranında ödenmesi gerektiğini,----. Asliye Hukuk Mahkemesi -----Sayılı ilamına göre muris -----bir haksız fiile maruz kaldığı, aldatma ve hile yolu ile davalı şirketteki hisselerinin ve adına bulunan taşınmazların davalı vakfa aktarıldığının 03.10.2018 tarihi itibariyle kesinlik kazandığını ,Olayın başlangıç tarihinin 2005 yılı olması, davalının banka ve defter kayıtlarına ulaşmanın mümkün olmaması, şirketin kayıt ve belgelerine ulaşamamaları nedenleriyle davalının muris ----- adına almış olduğu kar payı alacak miktarını belirlemenin mümkün olmadığını, ayrıca taşınmazlara dair yıllara göre kira alacaklarını ve başkaca semereler var ise bunları tespit edebilmenin taraflarınca mümkün olmadığını, vasi ----- davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davalının usulsüz olarak üzerine geçirmiş olduğu hisseler ve taşınmazlar mahkeme kararıyla iptal edildiğini, Davalının adına kayıtlı tespit edebildikleri sadece bir taşınmaz olduğunu, Davalının bu usulsüz işlemler neticesinde vermiş olduğu zararlardan doğacak alacaklardan kurtulmak için mallarını kaçırma ihtimali çok yüksek olduğunu ileri sürerek, ----- davalı adına kayıtlı zemin kat 30/130 arsa paylı bağımsız bölüm No:----- üzerine taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davalının Muris ------ adına 13.04.2005 tarihinden 03.10.2018 tarihine kadar hisse kar paylarından kaynaklı ----- Şirketi'nden almış olduğu bedellerin tespitine, ---- ili, ---- İlçesi, -- -., Ada No:357, Parsel No:----'da kayıtlı ----- Daire olmak üzere, bu üç daireden 07.10.2005 tarihinden 03.10.2018 tarihine kadar elde edilen gelirlerin/semerelerin tespitine, tespit edilen toplam alacağın 4/24 pay karşılığı, dava sırasında tam ve kesin miktarın açıklığa kavuşması ile artırma talep hakları (HMK Md. 107) saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL.'nin alınarak, 13.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Merhum -----sağlığında sahibi olduğu gayrimenkul ve şirket hisselerini doğrudan kendi arzu ve iradesiyle, adına kurulmuş olan ve öğrenim gören çocuklara burs veren, cami, okul, poliktinik gibi sosyal amaçlara hizmet vE hayır yapan -----devir ettiğini. Müteveffa ---- bu yaptığı hibe işlemi bakımından hibe edenin arzu ve iradesine önem verilmediğini ve müteveffa ----- tam fil ehliyetine sahipken ortaya koyduğu son arzularına itibar edilmediğini, vefatından bir süre önce kısıt vesayet altına alındığında Vesayet Mahkemesinden izin alınmaksızın vasisi tarafından tasarrufun iptali davasi açıldığını, oysa, iş hayatına şoförlük ile başlayan ve kurduğu şahsi firmasını daha sonra bir Anonim Şirket” e dönüştüren, kurduğu bu şirkete çocuklarını da ortak eden büyük hayır sever iş adamı olduğunu, ömrünün sonuna kadar bir hayırsever olarak yaşadığını, öldükten sonra da kurucusu olduğu vakıf eliyle bu hayir hizmetlerinin devam etmesi için sahibi olduğu bir kısım taşınmazlar ile ---- velinde kalan 9619 oranındaki- hisselerini ----- bağışladığını, haksız, yersiz ve dayanaksız iddia ve taleplerle açılan davada öncelikle usule ve herhalde esasa ilişkin itiraz ve savunmalarının kabulüyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ------ istemine ilişkindir.
Dava, 27/12/2019 tarihinde ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı sırasında açılmış, Mahkemesince dava dosyasına 15/06/2023 tarihinde görevsizlik kararı verilmesi neticesinde dosya 25/10/2023 tarihinde Mahkememize tevzi edilmiş ve işbu esas numarası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.Ticaret sicil kayıtları ile ----. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin----- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından murisi ---- dava dışı -----Şirketindeki 209.000 adet hissenin ve bir kısım gayrimenkulün usulsüz olarak davalı adına tescil edildiğini------Asliye Hukuk Mahkemesi'nin -----Sayılı dosyasından bağış işleminin iptali ile murisin mal varlığına iadesine karar verildiği ileri sürülerek dava dışı şirket hisselerinin kâr payı ile gayrimenkullerin kullanılamaması nedeni ile elde edilemeyen gelirleri nedeniyle uğranılan maddi zararın davalıdan tahsili istemiyle huzurdaki dava açılmıştır.----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas ---- Karar sayılı dosyasından; Davacının ---- - vasisi --- -, Davalının -----olduğu, 16/10/2014 tarihli karar ile; "...Davanın KABULÜ ile 07.10.2005 tarihli ve 13.04.2005 tarihli yapılan bağış işleminin iptali ile dava konusu ---- İli, ---- İlçesi, ----- dairenin davalı adına olan tapusunun iptali ve eski hale iadesi ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline ve yine dava konusu 13.04.2005 tarihli yapılan bağışın iptali ile ----- 209.000 adet hissesinin davalı adına olan kaydının iptali ve eski hale iadesi ile davacı adına TESCİLİNE,..." karar verildiği anlaşılmıştır.Davanın ilk olarak açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesince her ne kadar görevsizlik kararı verilmiş ise de; Mahkememizce yapılan uyap GİB sorgulaması ile davacının tacir olmadığı, dosyada mübrez ----- 2018-2013 yıllarına ait 31/10/2014 tarihli denetim raporundan vakfın tek gelirinin bağış, temettü ve faiz gelirleri olduğunun anlaşıldığı gibi davalı vekilinin duruşma beyanlarında da vakfın herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığının beyan edildiği, bu kapsamda davalı vakıfın da tacir olmadığının anlaşıldığı, davacı tarafından huzurdaki dava ile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile murise iadesine karar verilen gayrimenkullerin kullanılamamasından kaynaklanan gelirler ile dava dışı şirketin kar payı bedellerinin alınamamasından doğan zararın maddi tazminat olarak talep edildiği, bu kapsamda talebin de ticari alacak olmadığının anlaşıldığı, davacı murisi ile davalı arasındaki temel uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkememsince incelenip karara bağlandığı dikkate alındığında uyuşmazlıkta Mahkememizin görevli olmadığı, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)6100 Sayılı HMK m.114/c ve m.115/2 gereği göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli Mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
3-----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasından görevsizlik kararı verilmesi neticesinde dosyanın Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmakla ; Kararın kesinleşmesini müteakip MERCİ TAYİNİ İÇİN DOSYANIN ---- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ -----. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-) 6100 Sayılı HMK m.331/2 uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.