İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/37 K.2025/42

🏛️ İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2022/37 📋 K. 2025/42 📅 20.01.2025

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/37
KARAR NO : 2025/42
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
ASIL DAVA TARİHİ : 04/06/2020
BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ : 02/03/2022
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl Dava dosyası bakımından;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 12/07/2012 tarihinde ----- unvanlı şirketi tüm hak alacak ve borçları ile birlikte devraldığı, davalı sigorta şirketinin--- olan ünvanının daha sonra --- olduğu ve daha sonra da -----. ünvanını aldığı halen bu ünvanla faaliyetini sürdürdüğü, taraflar arasında muhtelif sigorta poliçelerine bağlı olarak kurulan sigorta ilişkisinin konusunun ----- adı da verilen beton pompası olduğu ve araç üzerindeki "----kamyon üzerinde karayollarında hareket halindeyken bir kazaya karışması halinde karayolları zorunlu trafik ve kasko sigortası ile sigortalanmış olduğu halde şantiyelerde veya ilgili alanda sabit bir halde ve kamyon vasfı bulunmaksızın beton pompalarken meydana gelebilecek hasarlar için Bileşik Ürün Sigortası ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde 3. kişilere verebileceği hasarlara karşılık 3. şahıs mali mesuliyet sigortası ile maddi ve manevi risklere karşı davalı şirketçe sigorta edildiği; söz konusu sigorta poliçeleri kapsamında olmak üzere ----sayılı taşınmazdaki inşaat yapımı sırasında ---- tarafından yapılmakta olan inşaatın işçisi----- 24/01/2009 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle vefat ettiği; olayın derhal sigorta şirketine bildirildiği ve ----- nolu Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında bulunan "3. şahıs mali mesuliyet" teminatından ----sayılı hasar dosyasının açıldığı ve varılan sulh kapsamında söz konusu dosya zımnında davacı şirket tarafından 525.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığı ve 11/09/2019 tarihli söz konusu protokol gereğince davacı şirket tarafından 12/01/2018 tarihinde 100.000,00 TL, 16/05/2018 tarihinde 100.000,00 TL ve 18/09/2019 tarihinde 325.000,00 TL olmak üzere toplam 525.000,00 TL ödenmek zorunda kalındığı (sulh protokolü içeriği de bu şekilde olup tarihlerde maddi hata söz konusu değildir, protokol öncesi yapılan ödemeler tarihleri ile protokolde belirtilmiştir) ve söz konusu ödemenin davalı sigorta şirketinden talep edildiği halde çoğu zaman cevap vermeye dahi gerek görülmeksizin taleplerin karşılıksız bırakıldığı ve sonuçta ödeme yapılmadığı; davalı sigorta şirketine de ihbar edilen ve müteveffanın mirasçıları tarafından açılıp ---- İş Mahkemesi'nin ----- Esas iken bozma sonrası ---- Esası alan davada maddi ve manevi tüm hakların davalılar tarafından karşılanması nedeniyle 20/09/2019 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat edilmesi sonucu davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olduğu, söz konusu dosya üzerinden temin edilen raporda ---- %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği; SGK tarafından açılan ve --- İş Mahkemesi' nin --- Esas sayılı dosyası üzerinden 11/12/2019 tarihinde verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin ----- Karar sayılı kararın tebliğ aşamasında olduğu, bu dosya üzerinden temin edilen raporda ise --- %50 kusurlu ---- sayılı dosya üzerinden sonuçlanan dava ile ilgili olarak----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası üzerinden icra işlemlerinin söz konusu olduğu ve davalı sigorta şirketinin başvuruya olumlu cevap vermesini beklemek yerine davacı şirketin itibarını kendince korumaktan başka bir çaresinin kalmaması üzerine sonuçta belirtilen farklı kusur raporlarına da bağlı olarak şekillenen yargılama süreçlerinin devamında cebri icra tehdidi altında davacının payına düşen 525.000,00 TL' yi ödemek durumunda kaldığı, davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gereken söz konusu bedelin ödenmediği ve bu davanın açılması durumunda kalındığı ve poliçeler kapsamında davalının sorumlu olduğu; tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zaman aşımı süresinin sigortacıya karşı da kesilmiş olacağı, sigortacı bakımından kesilen zaman aşımının tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş olacağı ve söz konusu davalar nedeniyle davalar süresince zaman aşımının kesilmiş olduğu , kaldı ki hem davadan önce sigorta şirketi nezdinde dosyanın açılmış olması ve hemde davanın sigorta şirketine de ihbar edilmiş olması nedeniyle zamanaşımının söz konusu olmadığı ileri sürülerek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiği halde ödenmemesi nedeniyle davacı tarafça ödenmek zorunda kalınan 525.000,00 TL'nin ödeme gününden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tazminine ve ayrıca davacı şirketin ödemek zorunda kaldığı başkaca ödemelerin ve uğradığı/uğrayacağı zararlar ile bu zararlar nedeniyle talep edilmesi imkanı bulunan diğer alacakların tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlıkla ilgili kazanın 24/01/2009 tarihinde meydana gelmiş olması ve TTK. Madde 1420 düzenlemesi nedeni ile davanın zaman aşımına uğradığını savunarak zaman aşımı itirazında bulunulmuş olup, esas yönden de kazanın riziko adresinde meydana gelmediği ve olayın teminat kapsamında olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Birleşen dava dosyası bakımından;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ----- 12/07/2012 tarihinde -----tüm hak ve alacakları ve borçları ile birlikte devraldığını, davalı Sigorta şirketinin ticari unvanı ---- iken daha sonra ----- unvanı ile halen faaliyetini sürüdürdüğünü, müvekkili şirketin 1998 yılından bu yana inşaat şantiyelerinde kullanılmak üzere sabit veya taşınır bir şekilde kurulan beton pompası aracılığı ile arzu edilen yere betonun dökülmesini sağlayan mekanizmalara sahip firmalardan biri olduğunu, şantiyelerde veya ilgili alanda sabit bir halde ve kamyon vasfi bulunmaksızın beton pompalarken verebileceği hasarlar için de Bileşik Ürün Sigortası ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde 3. kişilere verebileceği hasarlara karşılık 3. Şahıs Mali Mesuliyet sigortası ile maddi ve manevi tüm risklere karşı yine davalı şirketçe sigorta edildiğini, müteveffa --- 24/01/2009 tarihinde--- parselde inşaat yapmakta olan-----tarafından yapılmakta olan bir inşaatın işçisi olduğunu, bu inşaatta beton dökmek üzere görevlendirilen ----- kendisinin sağladığı betonun ilgili alana “sadece” dökülmesi için müvekkili ile mutabık kaldığını, müvekkili şirketin beton mikserleri ile alanda hazır edilen betonu belirlenen alana taşımak üzere ----- kurduğu ve sabitlediğini, bu mekanizma ile betonun aktarılmasını sağladığını, ilgili aktarma mekanizması müvekkili şirkete ait bulunan ----- plakalı araç üzerinde mevcut alana sabitlendiğini, beton dökme işlemi sırasında beton pompasının yan yattığını ve mahalde bulunan müteveffanın da zarar görmesine neden olduğunu, olayın meydana gelmesi ile birlikte 3. kişinin düçar olduğu durum ortaya çıkar çıkmaz taraflarınca derhal sigorta şirketine bilgi verildiğini ve ----- nolu Bileşik Ürün Sigorta poliçesi kapsamında bulunan “3. Şahıs Mali Mesuliyet” teminatından ---- sayılı dosyasını açtırmak sureti ile----- ölümüne neden olunması ile ilgili olarak bir hasar dosyasının açıldığını, bahse konu olay ile ilgili olarak, muhtemel zararların tazmini amaçlı ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin-----sayılı dosyasında ikame edilen davanın hala derdest olduğunu, iş bu dava ile ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Sayılı dosyasında görülen davanın, aynı sigorta poliçelerinden kaynaklanan tarafları aynı olup sonucu itibariyle birbirini etkileyecek davalar olduğunu, usul ekonomisi gereği ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Sayılı dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesine, ----- Genel İcra Dairesi -----. Sayılı dosya ve dayanak ilam kapsamında icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan 68.346,81 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan rucuen tahsiline, müspet ve menfi üm zararlarımızın tespiti ile davalıdan ticari faiz ilavesi ile tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlıkla ilgili kazanın 24/01/2009 tarihinde meydana gelmiş olması ve TTK. Madde 1420 düzenlemesi nedeni ile davanın zaman aşımına uğradığını savunarak zaman aşımı itirazında bulunulmuş olup, esas yönden de kazanın riziko adresinde meydana gelmediği ve olayın teminat kapsamında olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
SAFAHAT:
Mahkememizin --- Esas ve ----- Karar sayılı 17.03.2021 tarihli ilamı ile huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ---- BAM ---- HD nin ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı ile davanın zamanaşımı süresi içerisinde ikame edildiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilediği görülmüştür. Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyası ile dosyamız davacısı tarafından yine dosyamız davalısına karşı asıl dava dosyasının konusu ile aynı konuda açılan davanın mahkememizin işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.
DELİLLER:
----İş Mahkemesinin ---- Esas (---- Esas) sayılı dosyası,----. İş Mahkemesinin ----- Esas ----Esas) sayılı dosyası, ---- Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası,-----. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası, ----- ve Emniyete yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİİRLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 24/01/2009 tarihinde meydana gelen---- ölümü ile sonuçlanan iş kazası nedeni ile davacı tarafından ----- mirasçılarına maddi ve manevi zarar karşılığı olarak ödenen tazminatın üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Birleşen dava, 24/01/2009 tarihinde meydana gelen ----- ölümü ile sonuçlanan iş kazası nedeni ile dava dışı SGK tarafından ---- mirasçılarına ödenen bedellerin rücuen tahsili talebi ile dosyamız davacısı aleyhine ---- Genel İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takip dosyasına ödenen bedelin üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Dosyamız tarafları arasında 06/01/2009-31/12/2009 dönemini kapsayan Birleşik Ürün Sigorta Poliçesi düzenlendiği, riziko adresinde mesleki faaliyeti sırasında meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda davacı iş verene karşı ikame edilecek davalar sonucunda ödenecek tazminat miktarları da poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına alındığı, 24/01/2009 tarihinde meydana gelen dava dışı işçi ---- ölümü ile sonuçlanan iş kazası neticesinde dava dışı işçinin mirasçıları tarafından açılmış maddi ve manevi tazminat davaları sonucunda taraflarca varılan sulh gereğince yapılan ödemenin mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında rücuen tazmini amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; ----- parsel" sayılı taşınmazdaki inşaat yapımı sırasında ----tarafından yapılmakta olan inşaatın işçisi -----24/01/2009 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle vefat ettiği, olayın sigorta şirketine bildirilmesi üzerine hasar dosyasının açıldığı, davacı şirket ile ---- mirasçıları arasında akdedilen 11/09/2019 tarihli protokol gereğince davacı şirket tarafından 12/01/2018 tarihinde 100.000,00 TL, 16/05/2018 tarihinde 100.000,00 TL ve 18/09/2019 tarihinde 325.000,00 TL olmak üzere toplam 525.000,00 TL nin zarar görenlere ödendiği görülmüştür.
----- İş Mahkemesi'nin ---- Esas (-----Esas) müteveffanın mirasçıları tarafından davacı taraf aleyhine dava açıldığı, işbu dava dosyası ile birleşen ---- İş Mahke-esi'nin ---- esas sayılı davasının davacılarının da---- bazı mirasçıları olduğu, davalılar arasında söz konusu ----unvanlı şirketin ve '---- yer aldığı, söz konusu dosya üzerinden temin edilen raporda----- %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, işbu dava dosyasında bozma öncesinde verilen karara ilişkin olarak mütevaffanın mirasçıları tarafından-----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, bunun üzerine icra dosyasının tarafları arasında 12.09.2019 tarihinde bir sulh protokolü yapıldığı, daha önce yapılan ödemelerin de bu protokolde belirtildiği, 20.09.2019 da mahkemeye sunulan protokol ile davadan feragat verildiği, davacı tarafından vefat edenin desteğinden kalan eş ve çocukları için toplam 525.000,00 TL (15.01.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 16.05.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 17.09.2019 tarihinde 325.000,00 TL) ödendiği görülmüştür.
----İş Mahkemesi'nin ---- Esas (----- Esas) sayılı dosyasında SGK tarafından dosyamız davacısının da aralarında yer aldığı bir kısım davalılar aleyhine rücuen tazminat davası açıldığı, davanın kısmen kabul edildiği, dosyamız davacısının hükmedilen tazminatın 26.657,20 TL lik kısmından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu, verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, işbu dosyada alınan rapor ile dava konusu kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu bulunduğu, bu kusurun %10 luk kısmının ise----- ait olduğunun tespit edildiği, yargılama neticesinde verilen kararın ---- Genel İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine konu edildiği ve davacı tarafça 07/10/2021 tarihli ve 68.346,81 TL bedelli ödemenin yapıldığı görülmüştür.
----- Esas sayılı dosyasında meydana gelen dava konusu iş kazası ile ilgili olarak yapılan yargılama sonucu kazanın meydana gelmesinde kusurlu oldukları tespit edilerek --- Şirketi çalışanı --- (asli kusurlu), ---- Şirketi Şantiye Şefi ---- (tali kusurlu) ve ihbar olunan Dursev Şirketi yetkilisi----- (tali kusurlu) mahkumiyetlerine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği görülmüştür.
Dava konusu kazanın meydana gelmesinde dosyamız davacısı şirketin çalışanının ceza yargılamasına göre asli kusurlu bulunduğu ve verilen kararın kesinleştiği, bir diğer kesinleşmiş mahkeme kararı olan ----- İş Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında dosyamız davacısının %50 oranında kusurlu bulunduğu, mahkememizce alınan 21.05.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda da yine dosyamız davacısı şirketin %50 oranında kusur olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Asıl dava yönünden yapılan maddi ve manevi zarar hesaplamasında;
Dava dışı ----- vefatı nedeni ile desteğinden yoksun kalan eş ve çocuklarının davacı şirketten davacının % 50 kusuru oranında toplam talep edebilecekleri tazminatın 189.249,95 TL olduğu, poliçe klozlarında herbir hasarda 100 Eurodan az olmamak üzere %10 oranında muafiyet bulunduğu görüldüğünden (189.249,95 x %10)= 18.924,99 TL muafiyet düşülerek (189.249,95-18.924,99)= 170.324,96 TL olarak hesaplanmış olup, sigorta şirketinden SGK’nın bağladığı gelirlerin ilk pesin sermaye değerlerinin sigortalının kusuru oranındaki tutarın yarısı olacağının kabulü ile 15.057,84 TL ‘nin tenzilinin gerektiği, bu durumda; protokol tarihi itibarı ile dava dışı üçüncü şahısların talep edebilecekleri maddi zararlarının toplam (170.324,96-15.057,84)= 155.267,12 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından-----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına 39.115,05TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin tenzili neticesinde davacı tarafın talep edebileceği maddi tazminat bedelinin 116.152,07 TL olduğu, müteveffa işçinin eşi için 50.000,00 TL, çocuklar için 20.000,00 TL manevi tazminat bedelinin somut olayın şartlarına uygun olduğu, davacı şirketin %50 kusur oranına göre toplam 105.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulabileceğinin tespit edildiği görülmüştür.
Birleşen dava yönünden yapılan maddi zarar hesaplamasında;
Davacının ---- İş Mahkemesi'nin ---- Esas (---- Esas) sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde verilen kararın ---- Genel İcra Dairesi'nin-----Esas sayılı takibine konu edildiği ve davacı tarafça 07/10/2021 tarihinde 68.346,81 TL bedelli ödemenin yapıldığı, yapılan ödemeye % 10 tenzili muafiyet uygulandığında 61.512,13 TL'lik kısmının davalı taraftan talep edilebileceğinin tespit edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; mahkememizce alınan 21.05.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler hükme esas alınmaya elverişli bulunmakla dava ve birleşen dava dosyası ile ileri sürülen talepler dikkate alınarak davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerine davanın ve birleşen davanın kabul red oranı dikkate alınarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın ve birleşen davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl dava dosyası bakımından;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 116.152,07 TL maddi ve 63.000,00 TL manevi tazminat bedeli toplamı olan 179.152,07 TL'nin 100.000,00 TL lik kısmı bakımından 12/01/2018, bakiye 79.152,07 TL lik kısmı bakımından 16/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.237,87 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 8.965,69 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 3.272,18 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 8.965,69 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 8.105,4‬0 TL nin kabul red oranına göre 2.765,90 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 3.600,00 TL nin red kabul oranına göre 2.371,52 TL lik kısmının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 ve 13/3 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 450,43 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 869,57‬ TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Birleşen dava dosyası bakımından;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 61.512,13 TL nin 07/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.201,89 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 1.167,20 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 3.034,69 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 1.167,20 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 6.834,68‬ TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyası bakımından taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.