İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1110 K.2024/1053
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/1110 Esas
KARAR NO : 2024/1053
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 01/12/2015
BİRLEŞEN DOSYA------- Esas
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 20/02/2023
BİRLEŞEN DOSYA----Esas
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 20/06/2022
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının ve mahkememiz dosyası ile birleştirilen ----esas sayılı dosyasının ve ----esas sayılı dosyasının yapılan açık yargılamaları sonunda,
ASIL DAVADA;
DAVA; Davacı dava dilekçesi ile özetle; davalı ------ tescil edildiğini, şirketin iki ortaklı olduğunu, kurucularının % 99 oranında hisse sahibi ----- % 61 hisse sahibi aynı zamandaavukatı ---olduğunu, ----- tarihinde vefat ettiğini, ---- sayılı ilamı ile alınan veraset /mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davacılar---- davalılardan----- evli olduğu sırada -----şehrinde dünyaya gelen ve ---- tarafından tanınan ---- müteveffanın evlilik dışı ilişkisinden olan ---- olduğunu, müteveffanın vefatından sonra mirasçı olarak ---- şirket temsilcisi ve şirkete ---yevmiye numaralı ihtar ile şirketin durumu hakkında bilgi talep edildiğini, ancak ------ yevmiye sayılı cevabi ihtarla bilgi verilmediği ve verilmeyeceğinin bildirilmesi üzerine-----dosyası ile şirketin fesih ve tasfiyesi için dava açıldığını, açılan davada tanzim edilen bilirkişi raporunun ---- tarihinde hazırlanıp dosyaya sunulduğunu, rapordaki fesih hususunda ki değerlendirmeler yeterli ve karar vermeye elverişli bulunarak ---- Mahkemece şirket hakkında ikame edilmiş davayı kabul ederek ------- fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, mahkemece --- tarihinde verilen tedbir kararı ile ------ kayyum tayin edildiğini, bilirkişi raporunun incelendiğinde şirketin bir takım nakit paralarının ve gayrimenkullerinin davaya konu sahte ortaklar kurulu kararlarına istinaden şirketten kaçırıldığını, gayrimenkullerinin satıldığını, satış paralarının şirket kayıtlarında eksik gösterildiğini ancak eksik gösterilen bu paralarında ne şirket kasasına ne de şirketin hesaplarının bulunduğu----- şubesi ve----- şubesindeki hesaplarına yatırılmayarak şirket müdürü görünen -----uhdesinde kalmak suretiyle şirketin içinin boşaltıldığının anlaşıldığını,----- tarihinde tasdik edilen ---- ile kanuni temsilci ve şirket müdürü olarak ---yıllığına atandığını, ----tarihinde ---- tescil edildiğini, --- tarihinde --- sayfalarında --- nüshasında yayınlandığını, ----tarihindeki --- her iki imzanın da sahte olduğunu, ---- avukatı olan --- imzasının sahte olduğunu, ------ o tarih itibariyle limited şirketin tek kişi olarak kurulamıyor olmasından yasal zorunluluk olarak % 1 hissesinin bulunduğunu ve bu hisseye tekabül eden sermayenin de müteveffa tarafından ödendiğini, %1'lik hissenin müteveffa tarafından avukata sebepsiz kazandırma olduğunu, bu mutlak butlan sebebi ile yoklukla malul olan ---- karardan menfaat sağlayacak olan tek kişinin adına ve lehine müdürlük veren -- olduğunu, ---- numara ile tasdik edilmiş olan ortaklar kurulu kararında ki her iki imzanın da sahte olduğunu, ---- karşılaştırıldığında çıplak gözle dahi her iki kararda yer alan -- adet imzanın farklı olup farklı kişilerin el ürünü olduğunun aşikar olduğunu, ----- alınmış ortaklar kurulu kararı ile soyut olarak önceki sahte kararla yetkilendirilen müdüre hangi gayrimenkuller kime, hangi para ile/bedelle satılacağı gösterilmeden sadece satma yetkisi verildiğini ancak tahsilat yetkisi verilmediğini, bu kararın hem imzaların sahte olması sebebiyle mutlak butlanla yani yoklukla malul olduğundan geçersiz olmakla birlikte hem de şirketin menfaatini korumakla görevli olan müdüre böyle soyut ifadelerle yetki verilmesi hukuken mümkün olmadığından geçersiz olduğunu, ancak sahte ortaklar kurulu kararı ile müdür tayin edilen -----daha sonra hazırlanan başka bir sahte ortaklar kurulu kararı ile kendisine genel ve soyut ifadelerle şirketin gayrimenkullerini satma yetkisi aldığı ancak 3.kişilerle yapacağı bu işlemi ticaret sicilinde tescil ve ilan ettirilmediğini,bu haliyle de olağanüstü nitelikte olan böyle bir kararın hüküm ifade edebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, ---- ağır hasta olduğunu ve hastanelerde tedavi gördüğünü, --- tarihinde ---- sahte olarak tanzim edilmiş ortaklar kurulu kararı ile bir kez daha ---- imzasının sahte olarak atıldığını, ------ acil olarak yatırıldığını, geceleri baş dönmesi olduğunu, bir iki dakikalık sürelerle görsel ve işitsel halüsilasyonlar gördüğü ve ellerinde titreme başladığının yapılan doktor incelemesinde tespit edildiğini, bu sahte kararın ---- tarihinde ticaret sicilde tescil edilerek ---- tarihinde yayınlandığını, --- imzasının önceki ----- tarihli kararlardaki imzalarının birbirine benzemediğini, aynı şekilde ---- üç imzasının birbirine hiç benzemediğini, gerek ---- huzurunda, mahkeme huzurunda, noter huzurunda ve gerekse ----- resmi evraklardaki imzalarının karşılaştırmalı incelendiğinde imzaların farklı karakterlerde olduğunu ve farklı kişilere ait olduğunu, asla -----ait olmadığının anlaşılacağını, yoklukla malul olan işbu sahte kararlara istinaden bu kararlar kullanılarak ------ tarafından şirketin gayrimenkullerinin satıldığını, bankalara satış bedellerinin yatırılmadığını ve bir kısım paraların da gerek kendisi tarafından çekildiğini gerekse de şirketin hisseda aktarıldığını, mutlak butlanla/yoklukla malul olan ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü atanan----- tedbiren yargılamanın sonuna kadar askıya alınması gerektiği belirterek; öncelikle sahte olarak tanzim edilmiş ve yapıldığı ilk andan itibaren mutlak butlan sebebi ile batıl ve yok hükmünde olan ortaklar kurulu kararları ile yetkili kılınan müdür---- görev ve tanınan yetkilerin tedbiren yargılamanın sonuna kadar kaldırılmasına, esasen sahte olmaları nedeniyle yapıldığı tarihten itibaren mutlak butlan sebebi ile batıl olup yok hükmünde olan ---- müdür atanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının, ---- sayılı satışa ilişkin ortaklar kurulu kararının ve ------- olarak atanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının iptallerine, iptal kararının ticaret siciline tescili ile resmi gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı----- kayyımı cevap dilekçesinde; mahkemenin --- sayılı dosyasında ------- banka hesapları üzerinde işlem yapmak ve işçi ücretleri ile kamu borçlarını ödemekle görevli olmak üzere kayyım tayin edildiğini, halen bu görevini sürdürdüğünü, isçi ücretleri ve kamu borçlarını her ay düzenle olarak ödendiğini, bu şirketin sermayesinde %99 paya sahip ortağı---- tarihide vefat ettiğini, şirketin müdürü ----yetkisinin devam ettiğini, bu şirketin karar defterini şirket müdürü ---- sorduğunda kendisinde olmadığını ifade ettiğini, şirketin karar defterini hiç görmediğini, defterin kendisinde olmadığı için mahkemeye de sunamadığını belirtmiştir.
CEVAP;Müdahiller -------- cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada müvekkillerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmayıp ne ortaklar kurulu kararındaki imzaların sahibidirler ne de ortaklar kurulu kararı alınırken şirketin ortağı olmadığını, müvekkillerin -----vefatı ile şirketin hissedarı durumuna geldiklerini, yoklukla malul olduğu iddia edilen kararların ise ------- yıllarına ait olduğunu, huzurdaki davanın limited şirketin ortaklar kurulu kararına ilişkin olduğundan husumetin de limited şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkillerin ---- haziran ayında vefat eden ---- eşi ve çocukları olduğu, davacıların murisin ilk evliliğinden olma çocukları olduğu, murisin ilk eşi ile arasındaki husumette taraf olmaları nedeniyle davacı çocukları ile arasında husumet doğduğunu, davacıların sağlığında muris ---- aleyhine dava açtığı, pek çok davada tanıklık ettiğini, bu nedenle muris ------- sağlığında davacı çocukları ile görüşmediğini, davacıların bu haliyle murisin şirket ile ilgili kararlarını şirket müdürü ile muris arasındaki çalışma prensiplerini bilme ihtimalleri bulunmadığını, bu haliyle de davacı tarafın iddiaları kazanç sağlamaya yönelik umuttan ibaret olan iddialar olduğunu, davacı tarafın şirketin tasfiyesi için -------dosyası ile dava açtığını, taraflar arasındaki husumet nedeniyle şirketin tasfiyesine karar verildiğini, davacıların her ne kadar bu dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu ile bir takım usulsüzlüklerin yapıldığını ve sahte kararlarla işlemler yapıldığını belirtmişse de bilirkişi raporunda şirket kayıtlarında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı ve şirket müdürünün de işlemlerinde hukuka aykırı, şirketi zarara uğratmaya yönelik bir kaydın bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkil ... murisin eşi olup son on senedinde sürekli yanında olduğunu, muris ile birlikte şirkete gidip geli şirket müdürü ---- görüşmelerine tanıklık ettiğini,---- şirket müdürü olarak görev yaptığını bizzat ----- şirketle ilgili talimatlar aldığını gördüğünü, şirketin ---- inşaat işleri yaptığını da bildiğini, bu nedenle muris -------- seçmediği ya da şirket müdürüne satış yetkisi vermediğini iddia etmenin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olacağını, sürekli şirkete gidip gelen ve şirket işlerini son zamanına kadar yakınen takip eden murisin imzasının taklit edilerek karar alınması üstelik kararın üzerinden seneler geçmiş olmasına rağmen haberdar olmadığının mümkün olmadığını, muris tarafından bilinen ve imzası inkar edilmemiş kararlar nedeniyle davacı tarafın dava açmak hak ve hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacıların davalı ve şirketin % 1 hissedarı olan avukat----tarihindeki ortaklar kurulu kararındaki imzasına ilişkin itirazlarının hukuksal mahiyetinin olmadığını, taşınmaz satışının şirketin iştigal konularına girmekte olup ------ tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ortaklar kurulu kararına göre şirketin başlıca çalışma konularının 12.maddesinde “şirket amacına ulaşabilmek için her türlü gayrimenkulleri alabilir, satabilir, inşa edebilir, inşa ettirebilir...” denildiğini, TTK 629.maddesinin anonim şirketlere ilişkin düzenlemelere atfıyla 371.maddesi çerçevesinde şirketin iştigal alanına giren konularda şirket müdürüne ayrıca yetkilendirme yapılmasına dahi gerek olmadığı aşikar olup ayrıca tescil ve ilan gerektiren olağanüstü bir işlemin de bulunmadığını, davacı tarafın şirket müdürü ---- tahsilat yapma yetkisi verilmediği yönündeki iddiası davanın konusunu oluşturmadığı gibi şirket müdürüne ahzukabz yetkisi verildiği göz önüne alındığında iddianın hukuksal bir değerinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil --------cevap dilekçesinde özetle; davanın TTK 381 vd. maddelerinde 3 aylık hak düşürücü sürede açılmamış olması sebebi ile reddi gerektiği, söz konusu davada alınan kararların davalı limited şirketin ortaklar kurulu kararına ilişkin olması sebebi ile davanın sadece limited şirketine yöneltilmesi gerektiğini, halen ticari faaliyetini devam ettiren şirket yerine ortaklar ve müdüre açılmış olmasının hatalı olduğunu, husumet itirazında bulunduğunu, davacı tarafın itirazına konu ortaklar kurulu kararlarındaki imzaların sahte olmadığını, tüm imzaların gerçek olup sahiplerini bağladığını, müvekkili -------- ise şirketin ------ tarihinden itibaren 5 yıllık dönem boyunca müdür olarak tayin edildiğini, bu dönem içerisinde müdürlük görevini layıkıyla yerine getirdiğini, müvekkili ---- görevde olduğu sürece şirketin işleyişini mahiyetini veya devamlılığını tehlikeye düşürecek hiçbir işin altında imzası olmadığını, müteveffa ------ gerek sağlığında gerekse vefatından sonra tüm işlemleri yerine getirdiğini, müteveffanın----- tarihinde vefat etmiş olduğu, müteveffanın çocukları olan davacıların aynı gün şirket müdürü müvekkil----şirketi açtırdığını, kasa ve tüm evrakları teslim etmesini talep ettiğini, zira o gün davalı ----davacıların babası müteveffa ---- defin ve cenaze merasim işlemlerini yürütmesi sebebi ile davacıları terslemesi üzerine huzurdaki davanın kötü niyetle ikame edildiğini, bu hususta --- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de bildirildiğini, --------- dava dosyası ile açılmış olan şirket tasfiyesine ilişkin davada alınan bilirkişi heyet raporunda müvekkilinin şirketi layıkıyla yönetmiş olduğunu, yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını ve şirketin zarara uğratılmadığının tespit edildiğini, kaldı ki ortaklar kurulundaki tüm imzaların sahiplerine ait olup sahte atılmış imza veya belgenin bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesindeki maddi vakıa olarak imzaların sahte atıldığı iddiasına dayandığını ancak dilekçelerinin ilerleyen kısımlarında iptali istenen ortaklar kurulu kararlarının alındığı tarihteki müteveffa babalarının sağlık durumunun incelenmesini talep etmelerinin birbiri ile çeliştiği beyanları ile davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN-----DAVASINDA;
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---- sayılı dosyası ile görülmekte olan------ adet kararın iptali istemine ilişkin olduğunu, davalı şirketin davaya konu kararların alındığı tarihteki dışarıdan atanmış müdürünün ise müvekkili ---- olduğunu, müvekkilinin dava dosyasında ilk başlarda davalı olarak gösterilmiş isede; -----gelen raporlar neticesinde davacı taraf ile davalı şirket kayyumun davanın sırf kabul ile sonuçlanması ile davada savunma yapan delil sunan--- ilgili davadan feragat edildiğini,------- sayılı dosyasında müvekkilinin feri müdahil olarak kabul edildiğini ve feri müdahil taraf sıfatıyla dosyada dilekçe verebildiğini, herhangi bir hak kaybı yaşanmaması amacıyla dava sonucunda verilecek hükmün maddi- manevi müvekkilini etkileyecek olması nedeni ile iş bu davaya açtıklarını ve davanın ----- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, asli müdahale talebinin kabulüne ve ------ sayılı dosyasındaki asıl davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalılar ---- cevap dilekçesinde özetle; asli müdahillik talebinde bulunan ---- asli müdahil olmasını gerektiren şartların oluşmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ---- DAVASINDA;
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ortaklarının % 99 hisse ile ---, % 1 hisse ile ----- tarihinde vefat ettiğini ve geriye halen uyuşmazlık konusu olsa da ---- davacıların kaldıklarını, davalı şirketin --- yılından bu yana karar defterini ibraz etmediğini, şirket müdürünün defteri kayyuma teslim etmediğini, davacılardan ---- tarafından defterin incelenmesi sırasında davaya konu--- sayılı kararın altındaki imzanın da ----- ayında defalarca hastahaneye götürülen ve ---vefat eden müteveffaya ait olmadığının anlaşıldığını,--- dosyasına konul kararlarda -----sayılı dosyasına dayanak teşkil ettiğini, hukuki ve fiili irtibat sebebi ile iş bu davanın --- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı şirkete usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak davaya cevap verilmemiştir. Müdahil ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ------- münferiden imza yetkilisi olarak dışarıdan atanan ve şirket ana sözleşmesinde kendisine taşınmaz satış yetkisi verilen müdür olarak bahsi geçen taşınmazı devrettiğini ve satış bedelininde şirket hesaplarına aktarıldığını, taşınmaz, ana sözleşmesinde iştigal alanı inşaat, yap-sat, taahhüt olan ---- ait onlarca gayrimenkulden biri olduğunu ve şirketin devamı için olmazsa olmaz bir değer art ettiğini, zaten iştigal konusu inşaat yapmak olan şirketin konut yapıp satmak istediği, sonradan da şirket sahibi müteveffa -------- tarafından inşaat yapılmasından vazgeçtiği bir arsa olduğunu, bedel olarak da şirket taşınmaz, taşınır ve nakdi kıymetlerinin yanında kıyas kabul etmeyecek küçüklükte bir edere sahip olduğunu, kaldı ki her iki ortağın attığı imzanın da gerçek olduğunu, benzer iddialarla açılmış ----imzaların gerçekliliğini ispatladığını belirtmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Asıl davada dava; ----- müdür atanmasına ilişkin -- kararının, --- ---- --- müdür olarak atanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının iptaline, Birleşen ----- sayılı davasında dava; davacı vekili---- dava dosyasından davalı----------aleyhine açılan ve iptali istenilen kararlar da müvekkili davacının dışarıdan şirket müdürü olarak atandığını, söz konusu davaya müdahale isteminde bulunduklarını ve müdahale istemlerinin kabul edildiğini, söz konusu dava dosyasından verilecek olan kararın maddi ve manevi olarak müvekkilini de etkinleyebileceği belirtilerek iş bu dava dosyasının ---- sayıl dosyası ile birleştirilmesine, asli müdahale talebinin kabulüne ve ----- sayılı dava dosyasındaki asıl davanın reddine karar verilmesi istemine ilişkindir Birleşen---- davasında dava; -----sayılı kararının iptali istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, düzenlenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;----numarasında kayıtlı bulunan--- şirket ana sözleşmesinin ---- nüshasında ilan edilmek suretiyle kurulduğu , şirket merkezinin ----olduğu, şirketin işleri ve muameleleri ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya bir kaç müdür tarafından yürütüleceği, ilk -------- şirket müdürlüğüne seçildiği, şirket sermayesinin ana sözleşmenin altıncı madde hükümlerinde her biri --------- ait olduğu, --- nüshasında, ---- sayı ile onaylı ----- genel kurul kararı ile şirket ortakları dışından -----------şirket müdürü olarak atanmasına, şirket kaşesi altında ahzu kabz yetkisi ile atacağı münferit imza ile şirketin temsil ve ilzam etmesine oy birliği ile karar verildiği görülmüştür. ---- yevmiye numarası ile ----- tarihinde tasdik edilen ---- hazır bulunduğu toplantıda alınan karar;“Şirket ortakları dışından---- adresinde mukim------- yıllığına şirket müdürü atanmasına şirket kaşesi altında ahzukabz yetkisi ile atacağı münferid imzası ile temsil ve ilzam etmesine oy birliği ile karar verilmiştir" şeklindedir.-------- tarihinde tasdik edilen ------ hazır bulunduğu toplantıda alınan karar;------sınırları dahilinde şirket adına protokole bağlanmış kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile elde edilen ve edilecek tüm taşınmazların (daire, dükkan) muhtelif müşterilere pazarlanması ve satılması için şirket müdürleri münferiden tam yetkili kılınmıştır.”şeklindedir.---- tarihinde tasdik edilen --- hazır bulunduğu toplantıda alınan kararı; “Şirket ortakları dışından ------ yıllığına şirket müdürü atanmasına şirket kaşesi altında ahzukabz yetkisi ile atacağı münferid imzası ile şirketi temsil ve ilzam etmesine oy birliği ile karar verilmiştir.” şeklindedir.Davacıların; dava konusu ortaklar kurulu kararlarındaki imzaların mirasçıları -----eli ürünü olmadığını iddia ettikleri görülmekle; müteveffaya ait örnek imzalarda toplanmak suretiyle ---- imzanın müteveffa ---eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınmıştır.--- belge aslı ve diğer belgelerin fotokopileri üzerinde yapılan imza incelemesi neticesinde düzenlenen --- tarihli raporda;---- altında yer alan imzaların ---- ait olduğu yönünde kanaat bildirildiği, İtiraz üzerine---- tarafından hazırlanan ve fotokopiler üzerinden yapılan imza incelemesinde ise---- tarafından hazırlanmış olan raporun tam aksine ------ altında yer alan --- ait görünen imzaların sahte olduğunun saptandığı görülmüştür. Daha sonra dava konusu genel kurul kararlarının yer aldığı karar defterinin aslı mahkememize sunulmakla -------alınan raporlarla asıl dava ve birleşen davanın konusu olan genel kurul kararlarındaki imzaların müteveffa ---- ati olduğu belirlenmiştir. ---- tarihli rapor ile de; müteveffa ---- dava konusu genel kurul kararlarının imzalandığı ----tarihlerinde fiili ehliyetine haiz olduğu belirlenmiştir. Mahkememizin-----esas sayılı dosyalarının akıbetinin davalı şirket hisse oranlarının belirlenmesi amacıyla beklenmesine karar verildiği, ancak iş bu davanın miras bırakan ---- sağlığında, fiili ehliyetinin bulunduğu dönemde alınan ortaklar kurulu kararlarının iptaline ilişkin olup, ------ ölümü üzerine davalı şirkette pay sahiplerinin ve bu pay sahiplerinin hisse oranlarının davanın sonucunu etkilemeyeceği, ----prensibi gereği davacıların dava dışı şirket ortağı ---- imzasına itiraz edemeyecekleri belirlenmekle; Asıl dava ve birleşen ---- sayılı davaların reddine karar verilmesi gerektiği, Birleşen -------- sayılı davanın HMK 65.maddesi kapsamında asli müdahale talebine ilişkin olup, Asli Müdahale 6100 Sayılı HMK 65. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargılamanın konusu üzerinde hak iddia eden 3.kişinin yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabileceği belirtilmiştir.Birleşen -------- asli müdahale dosyasında ise, HMK'nın 65. maddesine göre asli müdahil olmak için üçüncü şahsa davanın konusu olan şey veya hakkın kendisine ait olduğunu ileri sürmesi gerektiği, oysa davacının dava dilekçesinde sadece asıl davanın reddine karar verilmesini talep ettiği ve asıl davanın taraflarına karşı davayı yöneltmediği anlaşılmakla; birleşen ----- sayılı davasının koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-ASIL DAVA ve BİRLEŞEN ----- Sayılı davaları yönünden ;
KANITLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE,
2-Birleşen---------- Sayılı davası yönünden ;
KOŞULLARI OLUŞMAYAN DAVANIN REDDİNE,
3-HARÇLAR
a-ASIL DAVA YÖNÜNDEN ; alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 399,90 TL karar harcının davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
b-BİRLEŞEN -------- YÖNÜNDEN ; Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar harcının birleşen dosya davacısı tarafından tahsili ile hazineye irad kaydına,
b-BİRLEŞEN ------ YÖNÜNDEN ; Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar harcının birleşen dosya davacısı tarafından tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-AVUKATIK ÜCRETİ;
BİRLEŞEN ------ YÖNÜNDEN;
Davada avukatla temsil edilen davalılar yararına belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davacı ------ tahsili ile birleşen davalılara verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Asıl ve birleşen davalarda davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--- Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2024