İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1067 K.2024/1700

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1067 📋 K. 2024/1700 📅 31.10.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1067 Esas
KARAR NO: 2024/1700 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/716 Esas - 2024/83 Karar
TARİH: 07/02/2024
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlular aleyhine müvekkili banka tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 14/10/2020 tarihinde sunduğu ilamsız icra takibi başlatıldığını davalı borçluların icra dosyasına vekilleir aracılığıyla sundukları 04/11/2020 tarihli dilekçesi ile yetkiye, takibe, ödeme emrine, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini itiraz üzerine icra takibinin davalı borçlular yönünden durduğunu davalı borçluların babası olan ... ile müvekkili banka arasında akdedilen takibin dayanağı olan 23/03/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı borçluların babası olan muris ...ye kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından dava dışı ... ve kefil ...'a Beşiktaş ... Noterliğinin 08/10/2020 tarihli, ... yevmiye nolu kat ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtara rağmen müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine ve davalıların murisi olan ...'nin takipten önce vefat etmesi nedeniyle ...'nin mirasçıları olan davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını davalıların icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibinin durduğunu öncelikle davalı borçluların yetki itirazlarının reddini, davanın kabulü ile davalı borçluların icra takibine yapmış oldukları haksız ve kötü niyetli tüm itirazların iptalini ve takip devamını, kötü niyetli davalı borçluların takip miktarı alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı/ borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin Isparta ilinde ikamet etmekte olduğunu müvekkilleri aleyhine başlatılacak icra takibi ile açılan davada yetkili mahkeme Isparta icra daireleri ve Isparta mahkemeleri olduğunu müvekkilleri aleyhine başlatılan takibin usul ve yasaya uygun olmadığını öncelikle vefat etmiş bir kişinin medeni haklarının sona ereceğinden, vefat etme tarihinden sonra hakkında takip yapılamayacağını alacaklı tarafından ölü kişinin mirasçısı yerine ölü kişi hakkında takip yapılmasını, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ve dürüstlük kuralına da aykırı değil ise alacaklının taraf değişikliği yapmak suretiyle bu yanlışlığın düzeltilmesi mümkün olduğunu ne var ki, bu durumda da alacaklı tarafından ek takip talebinin düzenlenerek, takibin usulünce mirasçılara yöneltilmesi gerekmekte olduğunu hal böyle olmasına rağmen, alacaklı tarafından mirasçılara yönelik ek takip talebi düzenleyerek takibi usulünce mirasçılara yöneltmeksizin, doğrudan ödeme emri tebliğe çıkartılması usul ve yasalara aykırılık teşkil etmekte olduğunu dosya uyap üzerinden incelendiğinde ek takip talebi tarafınca tespit edilemediğini dosyada alacaklı vekili tarafından sadece taraf değişikliği talebinin söz konusu olduğunu müvekkillerin beyanına göre kendisine doğrudan ödeme emri gönderildiğini müvekkillerin davacı tarafa borcunun söz konusu olmadığının belirtildiği gibi müvekkillerin babası davacı bankadan kredi kullandığını kullanmış olduğu kredi karşılığında da müvekkillerinin beyan ettiğine göre müteveffanın kredi çektiği tarihte ... halihazırda ... A.Ş sigorta şirketinde hayat sigortası yaptırdığını davacı tarafından müvekkillerden talep edilen kredi alacağının sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerekmekte olduğunu yetkili icra dairesi ve yetkili mahkemenin ısparta icra dairesi ve ısparta mahkemeleri olması sebebi ile yetki yönünden davanın redine karar verilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde davanın hak düşürücü sürede açılmaması sebebi ile davanın reddini, zamanaşımı nedeni ile davanın reddini, bu mümkün olmadığı takdirde ön şart yokluğu sebebi ile dürüstlük ilkesine aykırı şekilde açılan davanın usulden reddini, aksi halde açılan davanın esastan reddini, haksız ve kötü niyet olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine %20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerine tahmiline bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 07/02/2024 tarih ve 2023/716 Esas - 2024/83 Karar sayılı kararında; "Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı murislerinin davacıya borçlu olduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminde borcun subut ve miktarı noktasında toplanan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, geçerli bir icra takibinin bulunması HMK'nın 114/2. maddesi anlamında özel dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. Tamamlanamayan bir dava şartı eksikliği tespit edilirse davanın usulden reddine karar verilir. Davacı tarafından 13/10/2020 tarihinde borçlu muris ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, murisin icra takibinden önce 04/11/2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Gerçek kişilerin hak ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyeti ölümle son bulduğundan, ölü kişinin icra takibinde taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle, ölü kişi aleyhine icra takibi yapılması mümkün değildir. Ancak, alacaklının, borçlunun takip başlamadan önce ölmüş olduğunu bilmesi beklenmiyor ve bu durum kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, HMK'nın 124/4.maddesi kıyasen uygulanarak, icra dosyasında taraf değişikliği talep edilmek suretiyle, muris adına başlatılan takibin, terekeye veya mirasçılara karşı devam ettirilmesi mümkündür (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, Eylül 2017, s.67). İcra dosyasında taraf değişikliğinin yapılabilmesi için ise takip alacaklısının, borçlunun öldüğünü öğrendikten sonra, aynı dosya üzerinden, mirasçılara yönelik (hangi mirasçı veya mirasçılar için takibe devam etmek istiyorsa onlar hakkında) yeni bir takip talebi (ek takip talebi) düzenlemek suretiyle icra müdürlüğüne başvurması; icra müdürünün de bu yeni takip talebinde gösterilen mirasçı veya mirasçılara yeni bir ödeme emri düzenleyerek tebliğ etmesi gerekir. Davacının dava konusu İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına, 23/10/2020 tarihinde sunduğu dilekçesi ile icra müdürlüğünden, murisin mirasçılarının borçlu olarak eklenip, borcun ödenmesi için tebligat çıkarılmasını talep ettiği, bunun üzerine mirasçılara, murislerine karşı düzenlenen ödeme emrinin tebliğ edildiği görülmüştür. İcra dosyasında alacaklının, HMK'nın 124. maddesine uygun olarak, mirasçıları ek takip talebi ile takibe dahil etmeden, icra müdürlüğünce, muris hakkında düzenlenen ödeme emrinin mirasçılara tebliği edilmesi suretiyle takibe devam edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mirasçılar hakkında usulüne uygun şekilde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunduğundan söz edilemez (Yargıtay 12. HD'nin 2016/8718 E- 2016/13983 K sayılı, 11.05.2016 tarihli emsal kararı). Yukarıda açıklandığı üzere, itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, geçerli bir icra takibinin bulunması HMK'nın 114/2. maddesi anlamında özel dava şartı olmakla, aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceğinden, davacının icra dosyasında mirasçıları ek takip talebi ile dahil etmediği gibi mirasçılar hakkında yeni bir ödeme emrinin de tebliğ edilmediği anlaşılmakla geçerli bir icra takibinin bulunduğundan söz edilemeyeceğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 7.02.2024 tarihli, 2023/716 E. ve 2024/83 K. sayılı kararına karşı vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunarak, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili banka tarafından, davalıların murisi olan ... aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi üzerine, murisin vefatı nedeniyle takibin davalıların mirasçılarına yöneltildiğini, davalıların, yetkiye, ödeme emrine, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini, bu itirazların kaldırılması için kendileri tarafından açılan itirazın iptali davasında mahkemenin, davanın usulden reddine karar verdiğini, Yerel mahkemenin, kararında davanın usulden reddi ile birlikte müvekkili aleyhine 32.312,90 TL nispi vekalet ücreti hükmettiğini, ancak, 23 Eylül 2023 tarihinde yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi gereğince, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi durumunda hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olup, ikinci kısmın ikinci bölümünde asliye mahkemelerinde görülen davalar için öngörülen maktu vekalet ücretinin 17.900,00 TL’yi geçmemesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, buna rağmen, müvekkili aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 13.9.2018 tarihli kararında da, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, yerel mahkeme tarafından verilen kararın vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı borçlular aleyhine geçerli, usulüne uygun bir takip başlatılmaması sebebiyle özel dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 maddesine göre davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Bu hüküm uyarınca Mahkemece davanın özel dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmesine göre davalılar lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi tarifeye uygun olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2024 tarih ve 2023/716 Esas - 2024/83 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; -6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın geçerli bir icra takibi bulunmama özel dava şartı eksikliği sebebiyle USULDEN REDDİNE,-Davanın esası hakkında karar verilmediğinden davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, fazla yatırılan 2.013,10 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,3-Davalılar yargılama sırasında vekil ile temsil olunduğundan, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,4-İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 238‬,00 TL posta masrafı olmak üzere; toplam 1.407,4‬0 TL' nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.