İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/151 K.2024/229
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/151
KARAR NO : 2024/229
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/11/2023
NUMARASI : 2023/465 Esas - 2023/891 Karar
DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
BAM KARAR TARİHİ : 08/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarihli 2023/465 Esas - 2023/891 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İli ... ilçesi, ... Mah, ... Pafta ... Ada, ... Parsel'de kain taşınmazın ağaçlandırılacak alanda kalması nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 26.10.1989 tarihli 2450 yevmiye numaralı kararı ile taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiğini, kamulaştırma nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi kıymet takdir komisyonu tarafından taşınmaza 72.986.40-TL değer biçildiğini, takdir komisyonunca belirlenen bedelin 10.12.1991 tarihinde ... Bankası A.Ş. hesabına yatırıldığını, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan 11.01.1994 tarih ve 127.35/27-146 sayılı ile yatırılan bedelin ilgili şahıslar adına İzmir 4. Noterliği'nin 05336 yevmiye numaralı vekaletname sahibi Av. ... adına ödenmesi talep edilmiş olduğunu, akabinde aynı gün 11.01.1994 tarih ve 50 fiş numaralı davalıya ait 0036 numaralı şubeye müvekkili adına 0005351 mutabakatlı havale gönderisi olarak 62.621,000 TL gönderildiğini, söz konusu ödeme ve işlemlerin müvekkili tarafından yeni öğrenilmiş olup şimdiye dek yatırılan bu tutarla ilgili müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, söz konusu ödeme ve işlemlerin öğrenilmesi üzerine ilgili tutar ve hesabın akıbetinin ne olduğunun öğrenilmesi için belediye ve bankaya başvuru yapılmış ise de olumlu bir sonuç veya bilginin alınamadığını, izah edilen nedenlerle müvekkilinin hak ve alacağı olan tutarın tahsilinin sağlanması için iş bu başvurunun zorunluluk haline geldiğini belirterek, müvekkili adına yatırılan bedelin bilirkişi marifetiyle günümüz koşullarına uyarlanarak belirlenecek bedelin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankaya karşı açılan iş bu davanın haksız, usul ve yasala aykırı olduğunu, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı taleplerine karşı süresi içinde cevaplarını sunmuş olduklarını, zira işbu davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesinin olmadığını, dava konusu uyuşmazlık hakkında verilecek cevaplar saklı kalmak kaydı ile işbu davada davacı taraf, ticari veya mesleki olmayan amaçlar ile hareket ettiğinden tüketici konumunda olduğunu, dolayısıyla tüketici vasfını haiz davacı tarafın, işbu davayı Asliye Ticaret Mahkemelerinde ikame etmesinin Kanuna aykırılık teşkil ettiğini, dava açısından tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının dilekçesi ve eklerinde de kabul ve ikrar ettiği üzere kamulaştırmaya konu taşınmaz maliki ... Kızı ...'nın vefat etmiş olduğunu, söz konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli mirasçıları tarafından tayine edilen vekil tarafından çekildiğini, dava konusu bedelin mirasa konu olduğunu, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle zorunla dava arkadaşlığının bulunduğunu, dolayısı ile davacının tek başına bu davayı açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği üzere dava konusu tutar ile ilgili tüm işlemlerin daha önceki vekil Av. ... tarafından yapıldığını, vekaletnamedeki yetki uyarınca vekilin ahzu kabz yetkisinin bulunduğunu, dolayısıyla vekilin müvekkili ile ilişkisinde bilgi verme zorunluluğunun bulunduğunu, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 43. maddesindeki "müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir" düzenlenmesi uyarınca tahsil olunan paraların vekil tarafından müvekkile ivedilikle iletilmesinin zorunluluk olduğunu, açıklanan nedenler itibariyle davacı tarafın işlemden yeni haberdar olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile yapılan bir işlem mevcut ise dahi davacının işlem tarihinde bilgi sahibi olduğunun kabulünün gerektiğini, öncelikle görev itirazlarının doğrultusunda görevsizliğine, usule ilişkin taleplerin kabul edilmemesi halinde davanın esasa ilişkin nedenlerle reddine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa aidiyetine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "....Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Anonim Şirketi Antalya Şubesine hitaben yazılan dilekçede, söz konusu kamulaştırma bedelinin ... kızı ... mirasçıları olan ..., ... ve ... adına mutabakatlı havale gönderisi ile yatırıldığının belirtildiği, bu kapsamda söz konusu bedelin ... kızı ... isimli kişinin terekesine dahil bir miras malı olduğu, 19/10/2023 tarihli duruşma tutanağının 1 numaralı ara kararında davacı vekiline, davacı murisi ... kızı ...'nın terekesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde taksim edilip edilmediği, terekenin tasfiyesi işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını mahkememize bildirmek, ilgili tüm evrak ve kayıtları mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği ve davacı murisi ... kızı ...'nın terekesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde taksim edilip edilmediği, terekenin tasfiyesi işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirilmemesi ve ilgili tüm evrak kayıtların verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunulmaması durumunda dosyanın mevcut durumuyla değerlendirileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin, mevcut durumda muris ... Kızı ...'nın terekesi tasfiye edilmediği, ... Kızı ...'nın diğer mirasçıları olan ...'nın ve ... mirasçılarının davacı yanında davaya dahil edilecekleri, davaya muvafakatleri olduğunu beyan ettiği, ayrıca davacı murisi ... kızı ...'ya ait İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1993/683 Esas 1983/1339 Karar sayılı veraset ilamını, mirasçılardan ...'e ait İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/104 Esas 2019/98 Karar sayılı veraset ilamını ve tüm mirasçılara ait vekaletnameleri mahkememize sunmuş olduğu, ancak diğer varislerin muvafakatlerinin bulunduğu beyan edilmesine rağmen muvafakat belgelerinin sunulmadığı, kaldı ki diğer varislerin muvafakatlerinin olup olmamasının iş bu davada davacının dava ehliyeti açısından herhangi bir öneminin bulunmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinde davaya sonradan davacı dahil edilmesine cevaz veren bir düzenlemenin bulunmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacının dava ehliyetinin bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği kanaatine varılmakla, açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine...." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu alacağa ilişkin olarak müvekkilinin tek başına dava açma hakkının olduğunu ve mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, davanın konusunun doğrudan müvekkili adına havale edilen 62.621.000 etl olduğunu, 62.621.000 etl’nin havalesinin müvekkili adına yapılmış olup müvekkilden başkasının işlem yapma ya da çekme yetkisinin de olmadığını, bu nedenle müvekkilinin tek başına dava açma hakkının olduğunu, öte yandan diğer mirasçılarla birlikte yatırılan ve çekilen tutarın 72.986.400 ETL olduğu ve vekil tarafından çekilen tutarın dava konusu olmadığını, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı 1. Hukuk Müşavirliği tarafından kuruma yapılan başvuru üzerine, bizzat büyükşehir belediyesi tarafından “11.01.1994 tarihinde Antalya ... Bankasındaki ... hesabına havale ediliştir” şeklinde paranın akıbetinin belirtildiğini, hak sahibi, adına havale yapılan kişinin müvekkili olduğunu, ... Bankası dekontundan da açıkça görüleceği üzere havale lehtarı müvekkili olup tek başına dava hakkı bulunduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, tarafınca tüm mirasçılara ait vekaletnameyi dosyaya sunmuş olup esasında diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlandığını, diğer yandan, mahkemece Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak, diğer mirasçıların davaya dahil edilmeleri veya muvafakatlarının yazılı olarak sunulması için tarafına süre verilmeden, doğrudan davanın usulden reddine karar verilmesinin açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay'ın iştirak halinde mülkiyetin kabul edildiği durumlarda dahi, davanın doğrudan reddedilmeyeceği, diğer mirasçıların davaya dahil edilmelerini sağlanması, aksi durumda da terekeye temsilci atanması için süre verilmesi gerektiği istikrar kazanmış içtihatlarından olduğunu, yine 24.10.2023 tarihli beyan dilekçesi ile, dava konusu alacağın ... kızı ...'nın terekesine ait kabul edilmesi ihtimaline binaen ... kızı ...'ya ilişkin veraset ilamını mahkemeye sunduğunu, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 1993/683 Esas, 1993/1339 Karar sayışı veraset ilamı ile ... kızı ...'nın mirası 3 pay kabul edilerek ..., ... ve ...'ye aidiyetine karar verildiğini, ... de vefat etmiş olup mirasçıları ... ve ... olduğunu buna ilişkin olarak ...'e ait İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/104 Esas, 2019/98 Karar sayılı veraset ilamı örneği de yine mahkemeye sunulduğunu, tüm mirasçıların davaya muvafakatlerinin olduğu ve dahil edilecekleri de mahkeme'ye bildirildiğini, bu hususta süre talep edildiğini, muvafakatleri olduğu için sonrasında hepsinin ayrı ayrı vekâlet verdiğini ve vekâletlerin de tarafınca dosyaya sunulduğunu, esasında tüm mirasçıların vekâletnamesini dosyaya ibraz edilerek tüm mirasçıların davaya katılımının sağlandığını, davalı bankanın müvekkilinin uğramış olduğu zararı faizi ile birlikte gidermekle ve hesaba yatırılan tutarın bugünkü değer üzerinden karşılığı bulunarak 11.01.1994 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, bankanın zamanaşımına uğrayan mevduattan dolayı sorumluluktan kurtulabilmesi için, kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmesinin şart olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemenin kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın İzmir Büyükşehir Belediyesi Encümeninin 26/10/1989 tarih ve 2450 yevmiye numaralı kararı ile kamulaştırılmasına karar verilmesi akabinde, kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen 72.986.400,00-ETL tutarındaki bedelin 10/12/1991 tarihinde ... Bankası Anonim Şirketi hesabına yatırılması akabinde İzmir 4. Noterliğinin bila tarih ve 05336 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile hak sahiplerinin vekili olarak Av. ... tarafından hak sahipleri adına ödenmesinin talep edilmesi üzerine davalı ... Bankası Anonim Şirketinin 0036 numaralı şubesine 0005351 mutabakatlı havale gönderisi ile yatırıldığı, ancak bahsi geçen paranın davacıya ödenmediği iddiaları çerçevesinde, davacı adına yatırılan 62.621.000,00-ETL tutarındaki bedelin dava tarihindeki koşullara uyarlanarak davalı ... Bankası Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının dava ehliyetinin bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği kanaatine varılmakla, açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Somut olayda; ... İli ... ilçesi, ... Mah, ... Pafta ... Ada, ... Parsel'de kain taşınmazın ağaçlandırılacak alanda kalması nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 26.10.1989 tarihli 2450 yevmiye numaralı kararı ile taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiğini, kamulaştırma nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi kıymet takdir komisyonu tarafından taşınmaza 72.986.40-TL değer biçildiğini, takdir komisyonunca belirlenen bedelin 10.12.1991 tarihinde ... Bankası A.Ş. hesabına yatırıldığını, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan 11.01.1994 tarih ve 127.35/27-146 sayılı ile yatırılan bedelin ilgili şahıslar adına İzmir 4. Noterliği'nin 05336 yevmiye numaralı vekaletname sahibi Av. ... adına ödenmesi talep edilmiş olduğunu, akabinde aynı gün 11.01.1994 tarih ve 50 fiş numaralı davalıya ait 0036 numaralı şubeye müvekkili adına 0005351 mutabakatlı havale gönderisi olarak 62.621.000,00 TL gönderildiği anlaşılmaktadır. Gönderilen havalenin ..., ... ve ... adına ... Bankası Antalya Şubesine gönderildiği, davacının da 1/3 payı bulunduğu görülmektedir.
Davacı vekilinin, diğer mirasçılar adına da vekaletnamesini dosyaya sunduğu, davacı vekilinin diğer mirasçıların da vekili olduğu ve davaya muvafakat ettiklerini bildirdiği, diğer mirasçıların davada taraf konumunda bulunmaması nedeniyle onlar adına hüküm kurulamayacak ise de, davacının kendi ayına düşen kısım için davaya devam etmesine yasal bir engel bulunmaması nedeniyle davaya devam edilip, esasa girilerek davacı taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince ESASTAN KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarihli 2023/465 Esas - 2023/891 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği ilk derece mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca mahkemesince taraflara tebliğine,
7-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2024