İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/825 K.2024/1797
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/825
KARAR NO: 2024/1797
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/01/2024
NUMARASI: 2023/3 E. - 2024/41 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonrasında ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Limited Şirketi ile ... Bankası Türk AO arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine, şirket ortakları ...ve ...'in müteselsil kefil olduklarını, ayrıca kefillerin maliki oldukları Fatih ilçesi, ...Mahallesi ... ada ... parsel de bulunan ... arsa paylı 54,50 yüzölçümlü, asma katlı dükkan nitelikli zemin kat 3 numaralı bağımsız bölümün ipotek edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca hesabın kat edilerek, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamlı ipotek takibi ile borçlulara icra emri gönderildiğini ve takibin kesinleştiğini, bankanın sözleşmeden kaynaklanan alacağını ve icra dosyasını 18.06.2013 tarihinde temlik ettiğini, müvekkilince İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında satış talep edildiği, ancak taşınmazda tedbir şerhi olduğu gerekçesiyle satış taleplerinin reddedildiğini, daha sonra tekrar yapılan satış talebinin ise takipsizlik sebebiyle ilamlı ipotek icra dosyasının düştüğünden bahisle reddedildiğini, düşme karanından sonra bu kez dava konusu olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin başlatılarak borçlulara icra emri tebliğ edildiğini, borçlular tarafından takibin taliki veya iptali için açılan davada İstanbul ... İcra Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile icra emrinin iptaline karar verildiğini, mahkemenin kararı gereğince bu defa borçlulara takip çıkışı 1.723.542,49 TL olan ödeme emrinin tebliğ edildiğini, dosyada itiraz görünmediğinden taşınmazın satışını istediğini, bu sırada ölen ... mirasçılarının İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/330 Esas sayılı dosyasında mirasın reddini istediklerinin icra müdürlüğünce dikkate alınarak satışın düşürüldüğünü, mirasın reddi üzerine ...'in terekesinin tasfiyesi için İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/2 tereke sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak en yakın mirasçı sıfatı ile davalı ...'in mirası kabul etmesi nedeniyle terekenin tasfiyesi talebinin reddine karar verildiğini, mirasçıya yapılan tebligat üzerine de borca itiraz edildiğini, yapılan incelemelerde itirazın süresinde olduğunun belirlenmesi nedeniyle itirazın iptali davasının açıldığını, alacaklı bankaca İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamlı ipotek takibine karşı üç borçlunun da itirazda bulunmaması, takip öncesi veya takip sonrası ödemede bulunduklarına dair bir iddialarının olmaması, bugüne kadar ödemede bulunduklarına dair belge sunamamaları nedeniyle itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... vekili, savunmasında özetle; müvekkili ile davacı arasında herhangi bir cari hesap veya kredi ilişkisi bulunmadığını, takip borçlusu ... San.ve Dış Tic.Ltd.Şti'nin dava dışı banka ile düzenlediği genel kredi sözleşmelerine ... ve ...'in kefil olduklarını ve adlarına kayıtlı taşınmazı ipotek ettirdiklerini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca hesabın kat edilerek Ankara ...Noterliğinin 25.10.2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarına gönderdiğini, ancak ihtarnamenin hangi borçluya tebliğ edildiğinin kanıtlanmadığını, ihtar sonrası bankanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamlı ipotek takibine geçtiğini, icra müdürlüğünce 27.05.2019 tarihinde 2 yıllık süre içinde satış talebinde bulunulmadığı gerekçesi ile dosya kaydının kapatıldığını, banka takibinden sonra borçlu şirketçe icra takibine konu borçla ilgili ödeme yapıldığını ve ödemeler hakkında bankadan ve şirketten bilgi talep edilmesi gerektiğini, bu süreçte alacağın davacı tarağından devir alındığını, ilk takibin kapanması sonucu davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yeniden ... ve ... aleyhine takip başlattığını, borçluların ödeme emrine itiraz ettiğini ve ödeme emrinin iptali için İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/204 Esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece takibin iptaline ilişkin verilen kararın 12.06.2018 tarihinde kesinleştiğini, böylece takibin ilamsız takibe dönüştüğünü, bu kez ipotek verenlere ilamsız icraya ilişkin ödeme emrinin gönderildiğini, bu sırada ipotek borçlusu ...'in vefat etmesi nedeniyle ödeme emrinin borçlulara gönderildiğini, ...'in 16.06.2018 tarihinde ... mirasçılarının da 17.06.2018 tarihinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olan şirkete tebligat yapılmadan bu davada taraf teşkili sağlanamayacağını dosyadaki ilk satış talebinin 2018 yılında, ikinci satış talebinin ise 2022 yılında yapıldığını ve yasal satış isteme süresinin geçirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İhbar olunan vekili, dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine ...'in müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, bu sözleşmeye istinaden borçluya kredi açılarak kullandırıldığını, kredi alacağının ödenmemesi üzerine Ankara ... Noterliğinin 25.01.2010 tarihli ihtarı ile 384.417,15 TL tutarındaki borcun ferileri ile birlikte ödenmesinin istendiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 16.02.2010 tarihinde 416.465,09 TL tutarındaki alacağın tahsili için ipotekli takibe başlandığını, ilgili icra dosyasının 18.06.2013 tarihinde davacıya temlik edildiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonrasında; "...Dava, itirazın iptali talebine ilişkin olup, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı bulunmaktadır. Yine, itirazın iptali davasına konu olan icra takibinin geçerli bir icra takibi olması, itirazın iptali davalarında özel bir dava şartı niteliğindedir. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı davacı tarafından, 09/01/2018 tarihinde borçlular ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Borçlu ... Örme Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi asıl borçlu, ... ve ... ise üzerinde ipotek tesis edilen İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mh./Mevkii, ... ada, ... parsel, ... arsa payı, 54,50 yüzölçümlü, asma katlı dükkan nitelikli zemin kat -3 numaralı bağımsız bölümün maliki konumunda bulunmaktadırlar. 2004 Sayılı İİK 149. Maddesi gereğince, borçlu ile ipotek verenler arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamına alınan dava dışı asıl borçlu ... Örme Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicili kayıtlarının incelenmesinden, ... Örme Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin 18/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği hususunun tescil edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi ise 09/01/2018 tarihinde, yani ... Örme Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden terkin edilmesinden yaklaşım 3 yıl sonra başlatılmış bulunmaktadır. Takip tarihinde ticaret sicilden terkin edilen şirket hakkında, takipte taraf olarak gösterilmek suretiyle icra takibine başlanması ve takip edilmesine devam edilmesi durumunda yapılan işlemler hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, ipotek veren ile aslı borçlu şirket arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğundan, ipotek veren taşınmaz malikleri hakkında icra takibine geçilmesi ve takip işlemlerine devam edilmesine de imkan bulunmamaktadır. Bu anlamda, davalı hakkında başlatılan geçerli bir icra takibinin bulunmadığı..." gerekçesiyle, özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dışı asıl borçlu ... Örme Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin 18.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesi nedeniyle geçerli bir takibin bulunmadığının kabul edildiğini, oysa müvekkiline davalı şirketin ihyası için davacıya süre verilerek ihya sonrası yargılama yapılması gerektiğini, TTK'nın geçici 7.maddesine göre bu durumdaki şirketlerin yasada belirtilen süre içerisinde ihya edilebileceğini, buna rağmen davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2015 yılında terkin edilen borçlu ... Tekstil Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki ilamsız icra takibinde borçlu gösterildiğini, her iki kefilin kefalet limitiyle sorumlu olması nedeniyle borçlu ile kefillerin zorunlu dava arkadaşı olduklarını, mahkemece bu şart incelenmeden yargılama yapıldığını, dava şartlarının mahkemece re'sen incelenmesi gerektiğini, davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için aranan ve kamu düzeni ile ilgili olan zorunlu koşulların dava şartı olduğunu ve öncelikle dava şartlarının değerlendirilmesi gerektiğini, davadan alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve müvekkilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınmayarak mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığını, eldeki davanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki ilamsız takibin iptaline ilişkin olduğunu, oysa asıl borçlu şirketin 2015 yılında ticaret sicilinden terkin edildiğini, zorunlu dava arkadaşlığı bulunan ihya edilerek takip yapılması gerektiğinin, buna rağmen şirketin davada taraf gösterilmediğini, düzenlenen bilirkişi raporunda borcun hesaplanmadığını, 2010 yılında başlatılan takipten sonra borçlu ve kefillerin ödeme yaptıklarını ancak bu ödemelerin mahkemece değerlendirilmediğini, kefalet için yasada belirlenen on yıllık sürenin dolduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında banka alacağını temlik alan davacı tarafından kredi borçluları ve ipotek verenler hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dışı ... Bankası Anonim Ortaklığı ile dava dışı borçlu ... Örme Tekstil Sanayi ve Limited Şirketi arasında 2005 ve 2007 yıllarında genel kredi sözleşmelerine davalılar kefil olmuştur. Genel kredi sözleşmesinden kalan kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine bankaca Ankara ...Noterliğinin 25.01.2010 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarı ile asıl borçlu ile kefiller ... ve ...'in kat ihtarı gönderilmiş ve bir gün içinde paranın ödenmesi istenmiştir. Bu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun teminatı olmak üzere her iki kefilin maliki olduğu Fatih İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... no'lu ... paylı asma katlı dükkan üzerinde ipotekler tesis edilmiştir. İpotek akit tablolarında, ipoteğin borçlu şirket ile ... Bankası TAO arası kredi sözleşmelerinde kullanılan her türlü kredi borçları için verildiği, her bir ipotekte çeşitli ana para ile faiz belirlendiği ve ipotek derecesinin gösterildiği görülmüştür. Dosya kapsamında başkaca ipotek akit tablolarında bulunduğu anlaşılmıştır. Borcun ödenmemesi üzerine bankaca İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatılmıştır. İcra müdürlüğünce süresinde işlem yapılmaması nedeniyle takibin işlemden kaldırıldığı, icra dosyasındaki alacağın 18.06.2013 tarihinde davacıya devir edildiği ve davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 09.01.2018 tarihinde borçlu ve ipotek verenler aleyhine takip başlattığı görülmüştür. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... tarafından 09.01.2018 tarihinde borçlular ... Örme Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... aleyhine kredi genel sözleşmesi, ihtarname, ipotek belgesi, resmi senet, akit tablosu ve temlik belgesine dayalı 384.417,15 TL asıl alacak, 1.274.958,97 TL işlemiş faiz, 63.747,94-TL %5 BSMV ve 418,43 TL masraf olmak üzere toplam 1.723.542,49 TL alacağın tahsili Fatih ilçesi, ... Mahallesi .. ada .. parsel 450/2400 arsa payı 54,50 yüzölçümlü asma katlı dükkan nitelikli zemin kat -3 numaralı bağımsız bölümdeki asma katlı dükkan vasıflı taşınmaz üzerindeki 1. derecede 300.000,00 TL, 2. derecede 360.000,00 TL ve 3. derecede 200.000,00 USD bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla tahsili talebiyle ilamlı takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine edildiği, borçlular tarafından 31.01.2018 tarihinde İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/204 Esas sayılı dosyasında takibin iptalinin istendiğini, mahkemece 24.05.2018 tarihli karar ile icra emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karardan sonra alacaklı tarafından borçlulara yeniden ödeme emri tebliğ edildiği ve itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Borçlulardan ...'in takip devam ederken vefat ettiği ve mirasçılarının İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/330 Esas sayılı dosyasında mirası reddettiği, mirasın diğer davalı ...'e intikal ettiği her iki borçlunun da takibe itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Dava dışı asıl borçlu ... Örme Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicili kayıtları incelenmesinde, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından yapılan ihtar ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilana rağmen, süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketin 18.02.2015 tarihinde ticaret sicilden re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde: Dava, itirazın iptali talebine ilişkin olup, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı bulunmaktadır. İtirazın iptali davasının görülmesi için geçerli bir icra takibinin bulunması gerekmektedir. Bu husus itirazın iptali davalarında özel bir dava şartı niteliğindedir. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, asıl borçlu ... Örme Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile ipotek borçluları Akın ve ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır. İİK'nın 149. maddesi gereğince, borçlu ile ipotek verenler arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerekmektedir. Alacaklı ipotek borçluları ile birlikte, kredi borçlusu ... Örme Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine takip başlatmış ise de borçlu şirketin takipten önce 18.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır. Takip ise terkinden sonra 09.01.2018 tarihinde başlatılmıştır. Bu durumda, takip tarihinde tüzel kişiliği bulunmayan ve hukuk dünyasında olmayan bir şirkete yönelik takip başlatılımsa mümkün olmadığından, ortada geçerli bir icra takibinden söz edilemez. Takip aşamasındaki taraf eksikliğinin sonradan tamamlanması mümkün olmadığından ihya davası açılarak şirket tüzel kişiliğinin ihyası için süre verilerek, takipteki taraf eksikliğinin tamamlanması mümkün görülmemiştir. Bu nedenle geçerli biricra takibi bulunmaması nedeniyle HMK'nın 114/son ve 115.maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olup davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, ipotek takibinde asıl borçlu ile ipotek veren arasında mecburi takip arkadaşlığı bulunmaktadır. Ancak usulüne uygun şekilde takip başlatılması hâlinde, ileri sürülen mecburi dava arkadaşlığına ilişkin dava şartları değerlendirilebilir. İlk derece mahkemesince, takip hukukuna ilişkin özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, dava şartlarının incelenmesi sıralamasına da uygundur. Diğer yandan, davalı vekilinin bilirkişi raporu ile borcun varlığı ve miktarına, kefalet, ipoteğin asıl borç için mi kefalet için mi verildiğine ilişkin istinaf nedenleri, ancak esastan inceleme yapılarak hüküm verilmesi hâlinde değerlendirilebilecek hususlardır. Takibe ilişkin özel dava şartının yokluğu nedeniyle usulden reddi gereken bir davada, davanın esasına yönelik itirazların incelenmesine gerek olmadığı gibi, geçerli bir icra takibinin bulunmasının zorunlu olması nedeniyle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 05.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.