İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1789 K.2025/810
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1789
KARAR NO : 2025/810
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2024
NUMARASI : 2023/793 E. 2024/348 K.
DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 16.05.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16.05.2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.05.2024 tarih 2023/793 E. 2024/348 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, 09.02.2018 tarihinde davalı kooperatifin emir, hüküm ve talimatlarına bağlı, davalı ... adına kayıtlı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, yaya olan müvekkillerinin murisi ...'ya çarptığını, murisin olay yerinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu, murisin kaza tarihinde 54 yaşında ve emekli olduğunu, oğluna ait araç ile taşımacılık işi yaptığını, davacıların müteveffa ...'nın annesi, eşi, çocukları ve kardeşleri olduğunu, ölüm nedeniyle davacıların ızdırap ve üzüntü duyduklarını, annesi, eşi ve çocuklarının onun desteğinden mahrum kaldıklarını iddia ederek, davacılar anne ..., eş ... ve çocuklar ..., ... ve ... için 200,00'er TL'den toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sürücü, işleten ve kooperatif yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak kaydı ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı eş için 40.000,00-TL, her bir davacı çocuk için 20.000,00-TL, davacı anne için 20.000,00-TL, her bir davacı kardeş için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 240.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü, işleten ve kooperatif yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 07.04.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat talebini davacı ... için 73.574,23 TL, (davalı sigorta şirketi yönünden 69.283,79 TL) davacı ... için 1.144,60 TL ve davacı ... için 19.121,25 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı kooperatif vekili, araç sahibi ...'ın kazanın meydana geldiği dönemde sadece kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin çalışanı olmadığını, aracının kooperatifin emir, hüküm ve talimatı altında da işletilmediğini, davalı ...'ın ise kooperatifin üyesi, araç işleteni veya kooperatif çalışanı olmadığını, müvekkili kooperatif bünyesinde şoför istihdam edilmediğini, dolayısıyla olayda müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müteveffanın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafın başvurusu üzerine aktüerya bilirkişisinin hesaplaması sonrasında 16.05.2018 tarihinde davacı ... için 29.345,00 TL, davacı ... için 90,00 TL, davacı ... için 4.926,00 TL olmak üzere toplam 34.362,00 TL ödeme yapıldığını, destekten yoksun kalma tazminatının ZMMS genel şartlarında belirtilen esaslara göre yapılması gerektiğini, kazanın oluşumunda davacıların desteğinin ve kusurunun bulunduğunu, davacıların destek ve muhtaçlık yaş sınırını geçmiş olduğunu, ödeme yapıldığı için alacağın muaccel olamayacağını ve dolayısıyla müvekkilinin temerrüde düşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, müteveffa yaya ...'nın, KTK'nın 68/c ve ilgili yönetmeliğin 138/c hükümlerine aykırı davrandığı, kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise KTK'nın 47/d ve 52/b hükümlerine aykırı davranması nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğu; müteveffa ...'nın ölüm tarihinde Bağkur emeklisi olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından önceden yapılan ödemeler de dikkate alındığında, ödeme tarihi itibariyle davacı eş ...'nın maddi zararının karşılanmamış olduğu, davacı tarafından düzenlenen belgenin ibraname değil makbuz niteliğinde sayılacağı, yargılama sırasında vefat eden davacı anne ...'nın ölüm tarihi 06.05.2018'e kadar 280,04 TL destek tazminatı hesaplandığı, sigorta şirketinin ise kendisine 926,00 TL ödediği, dolayısıyla karşılanmamış maddi zararının kalmadığı; davalı sürücü ... ve işleten ...'a ait kamyonla davalı kooperatif aracılığıyla yük taşımacılığı yapılmakta ise de, davalı kooperatifin adı geçen davalılar üzerinde aracın işletilmesi ile ilgili olarak herhangi bir nüfuz ve etkisinin bulunmadığı, sadece nakliye işini verdiği, aracın işletilmesinde kontrolünün ve tasarrufunun bulunmadığı, talep edilen maddi ve manevi zararlardan davalı kooperatifin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacı anne (ölümü ile mirasçıları), eş ve çocuklar tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı anne ... (ölümü ile mirasçıları) tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine; Davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne 60.509,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş.nin bu tutarın 55.954,66 TL lik bölümünden sorumlu olması kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine; Davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne 709,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının -davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine; Davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne 12.376,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalılar ... ve ...'ün bu tutarın 11.863,40 TL'lik bölümünden sorumlu olması kaydıyla) -davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren- işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, tüm davacılar tarafından davalı Kooperatif aleyhine açılan manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine; Davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... (ölümü ile mirasçıları) için 10.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı çocuklar için 3.000,00'er TL, davacı kardeşler için 1.500,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ....'den tahsili ile bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizin 30.11.2023 tarihli 2021/201 E. 2023/1750 K. sayılı ilamı ile; davacı vekilince, müvekkillerinin desteği ...'ya çarpan aracın davalı kooperatifin emir, hüküm ve talimatlarına bağlı olarak çalıştığı, KTK'nın 85. maddesi gereğince maddi ve manevi zararlarından araç sahibi ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun iddia edildiği; 2918 sayılı KTK'nın 3. ve 85. maddeleri hükümlerine göre, uyarınca davalı ... Kooperatifi, kazaya karışan aracın maliki olmadığı gibi aracı kendi nam ve hesabına işlettiğine dair herhangi bir somut delil bulunmamakta ise de, ilk derece mahkemesince davalı kooperatifin ana sözleşmesi getirtilip incelenerek ortakların meslekleri ile ilgili araç, gereç ve malzemeleri imal ve tedarik edeceğine ve kooperatifi KTK'nın 85. Maddesi kapsamında işleten olarak kabulünü gerektirir bir hüküm bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli inceleme yapılmaksızın davalı kooperatif yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu; Ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı uyarınca tazminat hesabında %1.8 teknik faiz uygulanmasının hatalı olduğu, bakiye yaşam sürelerinin TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve bilinmeyen dönemdeki gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metoduna göre hesap yapılması gerektiği; mahkemenin kabulüne göre de, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ticari araç niteliğinde olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu; gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Dairemizin kaldırma kararı uyarınca davalı kooperatifin olay tarihi ve öncesinde yürürlükte bulunan ana sözleşme örneklerinin celbedildiği, aktüerya bilirkişiden 08.02.2024 tanzim tarihli bilirkişi ek raporu alındığı, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın %60, davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olduğu; müteveffanın ölüm tarihinde Bağkur emeklisi olduğu, davacı tarafça müteveffanın gerçek gelirinin emekli maaşının daha fazla olduğunun kesin delil niteliğinde resmi kayıt ve belge ile kanıtlanamadığı, müteveffanın davacı eşi ... ve çocukları ... ve ... ile annesi ...'nin desteği olduğu, ölümü ile bu davacıların destekten yoksun kaldıkları; davacı ...'nın ise yaşı itibari ile müteveffanın desteğine tabi olamayacağı; sigorta şirketi tarafından önceden yapılan ödemeler de dikkate alındığında, davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarının, ... için 702.402,01 TL, ... için 18.965,83 TL ve ... için 709,10 TL olmak üzere toplam 722.076,94 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 325.638,00 TL'sinden sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarı garameten dağıtıldığında, davacı ... için 316.765,11 TL, davacı ... için 8.553,09 TL ve davacı ... için 319,80 TL ile sorumlu olduğu; yargılama sırasında vefat eden anne ...'nın ölüm tarihi 06.05.2018'e kadar 287,86 TL destek tazminatı hesaplandığı, sigorta şirketinin ise kendisine 4.926,00 TL ödediği, dolayısıyla karşılanmamış maddi zararının kalmadığı; davacılar tarafından açılan davada belirsiz alacak davasından söz edilmediği için davanın mahkemece belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmediği, davacı tarafın 07.04.2020 UYAP tanzim tarihli ıslah dilekçesi sunarak dava dilekçesindeki talebini değiştirdiği, aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinden 24.04.2024 tarihli celsesinde davacı tarafın davayı ıslah etmek için süre talebinin reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı anne (ölümü ile mirasçıları), davacı eş ve çocuklar tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine; Davacı eş ... tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan maddi tazminat davasının kabulüne 73.574,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine; Davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne 693,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş.nin bu tutarın 319,80 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine; Davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne 18.965,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş.nin bu tutarın 8.553,09 TL'lik bölümünden sorumlu olması kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine; Tüm davacılar tarafından davalı Kooperatif aleyhine açılan manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine; Davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... (ölümü ile mirasçıları) için 10.000,00 TL, davacı eş ... için 20.000,00 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 3.000,00'er TL, davacı kardeşler için ayrı ayrı 1.500,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, kazanın davalı sürücü ...'ın kusurlu davranışları sebebiyle meydana geldiğini, ehliyetsiz, yorgun ve uykusuz şekilde gece yolculuğuna çıkan, şoför olarak üzerine düşen bütün dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden davalının tüm bunlara rağmen çarptığı kişinin hayatta kalması için herhangi bir çaba göstermediğini, müteveffayı olay yerinde çarptığı şekilde bırakıp kaçtığını, davalı her ne kadar yargılama aşamalarında kaza yaptığını hatırlamadığını ve hızının 50 km’nin altında olduğunu beyan etmişse de savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporunda müteveffanın çarpmanın etkisiyle 22 metre ileriye fırladığını, davalının bir nesneye çarptığını fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının müvekkillerinin girdikleri psikolojik çöküntünün giderilmesine herhangi bir katkı sunmayacak kadar düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, hükmedilen maddi tazminat miktarının oldukça fazla olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının da fahiş olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın sürücüsü, işleteni, aracı hüküm ve talimatlarına bağlı olarak işlettiği iddia olunan davalı kooperatif ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı, ayrıca sürücü, işleten ve davalı kooperatiften manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince trafik bilirkişisinden alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın %60, davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, soruşturma aşamasında ve ceza dosyasında alınan kusur raporlarında da müteveffanın asli, davalı sürücünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davacılar vekili ile davalı ... vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 10.262,24 TL'den peşin alınan 7.670,46-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.591,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar ve davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16.05.2025