İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi E.2025/1626 K.2025/1348

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1626 📋 K. 2025/1348 📅 29.04.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1626
KARAR NO: 2025/1348
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/01/2025
NUMARASI: 2025/29 E. - 2025/29 K.
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde; ... Anonim Şirketi ile karşı taraf arasında 01.09.2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 18.09.2021 tanzim ve başlangıç tarihli depo sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede kira bedelleri ile ortak giderlerin ödenmesine ilişkin düzenlemeler yapıldığını, ancak borçlunun 31/07/2024 tarihinden bugüne kadar fatura bedellerini ödemediğini, 15/01/2025 tarihi itibariyle de işletmesini tamamen kapattığını, icra takiplerine itiraz ederek süreci uzattıklarını, kira sözleşmesine aykırı olarak kiralananı 7 gündür kapalı tuttuğunu, 31.08.2024 tarihli ... nolu 4.815,62 TL tutarlı 2024 Temmuz su bedeli faturası, 19.08.2024 tarihli ... nolu 58.824,39 TL tutarlı 2024 Temmuz soğutma bedeli faturası, 21.10.2024 tarihli ... nolu 4.293,15 TL tutarlı 2024 Ağustos su bedeli faturası, 22.10.2024 tarihli ... nolu 33.782,03 TL tutarlı 2024 Eylül soğutma bedeli faturası, 15.08.2024 tarihli ... nolu 29.829,16 TL tutarlı 2024 Haziran soğutma bedeli faturası, 11.10.2024 tarihli ... nolu 96.465,59 TL tutarlı 2024 Ağustos soğutma bedeli faturaların ödenmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını belirterek, teminatsız olarak borçlu - karşı taraf hakkında faturaların toplam tutarı olan 250.768,53 TL için ihtiyati haciz kararı verilerek müvekkili alacağını karşılayacak kadar menkul ve gayrimenkul malı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, aksi durumda müvekkili alacağı kadar menkul ve gayrimenkul malı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini istemiştir. Mahkemenin 24.01.2025 tarihli Değişik İş kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Talep eden vekili istinaf dilekçesinde, huzurdaki ihtiyati haciz isteminin dayanağı fatura olup, faturanın taraflarının tacir olması ve faturanın dayandığı hukuki ilişkinin de her iki tarafın ticari işletmesine ilişkin sözleşmeden kaynaklanması karşısında ihtiyati haciz talebimiz ile ilgili Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu ve mahkemenin verdiği görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, karar kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Talep, "ihtiyati haciz" istemine ilişkindir. İhtiyati hacze İİK'nın 258. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 50. maddesinde belirtilen mahkemelerce karar verilecektir. İİK'nın 50. maddesinde de görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın görev ve yetkiye dair hükümlerine atıf yapılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte ve kıyasen uygulanacak olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise 390. maddesinde ise açıkça “İhtiyati tedbirin, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği” belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde "Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler." hükmüne yer verilmiştir.İncelenen dosyada davacı şirket ile davalı şirket arasında 01/09/2021 tarihli kira sözleşmesi mevcut olduğu, talep eden kira sözleşmesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığından HMK'nın 4/1-a maddesi gereğince davaya bakmak görevi Sulh Hukuk Mahkemesine ait olup, görevsiz mahkemede yapılan talep yönünden red kararı verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, talep eden vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince talep eden vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep edenin istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/04/2025