İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/825 K.2025/1741

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/825 📋 K. 2025/1741 📅 27.11.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/825
KARAR NO : 2025/1741
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2021
NUMARASI: 2016/1236 Esas - 2021/1168 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...Dağıtım Paz. A.Ş. ile müvekkili Bankanın Dudullu Ticari Şubesi arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri ve Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalanmış olduğunu ve krediler kullandırılmış olduğunu, davalı müteveffanın da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu, ödemelerin aksaması üzerine, müvekkili bankanın kredi sözleşmesinin kendisine verdiği yetkiye dayanarak hesabı kat etmiş olduğunu ve borçlulara Üsküdar 7. Noterliğinden 16.03.2016 tarih, ... yevmiyeli ihtarnamesini keşide etmiş olduğunu ve borcun ödenmesini talep etmiş olduğunu, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili için borçlular hakkında İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçilmiş olduğunu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil konumundaki borçlunun- davalı vekilince, hakkında yapılan takibe, borca, faize ve fer'ilerine itiraz edilmiş olduğunu, taraflarca imzalanan ve takibe konu borcun sebebinin Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri hükümlerine göre; Müşterinin, Banka ile arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda, banka defter ve belgelerindeki kayıtların delil olacağının kabul edildiğini, banka defter ve kayıtlarının incelenmesiyle borcun icra takibinde talep edilen miktarda olduğunun ortaya çıkacağını, borçluların faize ilişkin itirazının da hukuken geçersiz olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı vekilince İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi, icra ve yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de davaliya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Mirasçı, ... vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin, müteveffa ... ...'ın mirasını kayıtsız şartsız reddetmiş olduğunu, mirasın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/108 E. Sayılı dosyasından verilen kararın kesinleşmiş olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Mirasçı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davalının eşi ... ...'ın, davacı ...Bankası Anonim Sirketi ile dava dışı ...Dağıtım Paz. A.Ş. Arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'ne 19/10/2015 tarihinde imza atmış olduğunu, ... ...'ın, ... ...'ın eşi olduğunu, ... ... 15/01/2017 tarihinde vefat etmiş olduğunu, kefalet sözleşmesinde hangi tür kefalet sözleşmesi yapılırsa yapılsın eşinin rızası aranmakta olduğunu, Kefil ... ...'ın kefaletine karşılık, eşinin rızası, kefalet Sözleşmesinin yapıldığı tarihte alınmamış olduğunu, sözleşme ve Borçlar Kanunu uyarınca, kefilin eşinin açık muvafakati alınması gerekmekte olduğunu, kefalette, kefilin eşinin muvafakatinin alınmaması, kefaletin kesin hükümsüzlüğüne neden olmakta olduğunu, bu nedenle, davacı bankanın dava dışı ...Dağıtım Paz. A.Ş. Arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde, müvekkil ... ...'ın kefalete rızası olmadığından dava konusu alacaktan dolayı da herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu belirterek; yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Yargılama sırasında davalı ... ...'ın 15/01/2017 tarihinde vefat etmesi üzerine dava dışı Mirasçılar ... ... ile ...'ın İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/108 Esas, 2017/87 Karar sayılı ilamı ile mirasın gerçek reddi hakkında karar verildiği anlaşılmakla; bu defa muris ... ...'ın terekesine İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/36 Esas, 2019/34 karar numaralı TMK'nun 640/3. Maddesi uyarınca dava dışı ... ...'ın tereke temsilcisi olarak atanma kararından sonra yargılamaya devam edilmiştir. Temlik eden ...Bankası A.Ş tarafından temlik eden olarak ... ... Yönetim A.Ş'ye 14/02/2021 tarihi itibariyle toplam 81.318,866,18 TL lik nakit alacak tüm faiz ve ferileri ile birlikte TBK 183. Maddesi uyarınca 16/03/2021 tarihinde temlik edildiğine ilişkin UYAP üzerinden temliknamenin sunulduğu tespit edilmiştir. Dosya içeresindeki 16/03/2015 tarihli genel, nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin davalı muris ... ... yönünden incelenmesi sonucu; TBK 583 maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı yapıldığı, azami miktar olarak 5.000.000.00 TL olarak yazıldığı, kefalet tarihi olarak 19/10/2015'in yer aldığı, müteselsil kelimesinin yazıldığı ve geçerlilik şartı olarak belirlenen kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kelimelerinin muris davalı tarafından el yazısı ile yazıldığı ve TBK 583. Maddede ki şekil şartlarını uyulduğu tespit edilmiştir. TBK 584 (1) "eşlerden biri mahkemece verilmiş, bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır". Kefalet sözleşmesi tarihinin kefil yönünden 19/10/2015 olduğu, bu tarih itibariyle 6098 sayılı TBK'nun yürürlükte olduğu ve davalı murisin imza tarihi itibariyle evli olduğu , olayda TBK 584/2,3 maddelerinden birinin bulunmadığı, kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle TBK 584/1 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış bir eş rızası da olmadığı bu haliyle davalı muris müteselsil kefil yönünden eş rızası bulunmaması nedeniyle kefalet sözleşmesindeki diğer bir şartın eksik olduğu anlaşılmakla; açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Temlik alan davacı vekili ilk istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ...Dağıtım Paz. A.Ş. İle ...Bankası A.Ş. Arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri ve Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalanmış olup bu kapsamda kredi kullandırıldığını, davalı müteveffanın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle ...Bankası A.Ş. Kredi sözleşmesinin kendisine verdiği yetkiye dayanarak hesabı kat ettiğini ve borçlulara Üsküdar 7. Noterliğinin 16.03.2016 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarname keşide edilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yoluna başvurulduğunu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil konumunda bulunan borçlu tarafından takibe, borca, faize ve fer'ilerine haksız ve mesnestsiz bir şekilde itiraz edildiğini, davalının hem ödeme emrine itirazında hem de cevap dilekçesinde kefaletin geçersiz olduğunu ileri sürmemiş olup, uzun yıllar bu duruma sessiz kaldığını, davalının kefaletin geçersiz olduğunu 29.01.2020 tarihli beyan dilekçesinde kefaletin verildiği tarihten 6 yıl sonra ileri sürmesi, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereği dürüstlük kuralına aykırı olup, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ... ...'ın kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle ... Petrol Akaryakıt Kolektif Şti'nin yöneticisi konumunda olup, dava dışı ...Dağıtım Paz. A.Ş. İle aralarında mevcut bulunan ticari ilişkiye binaen kefalet sözleşmesine kefil olarak imzasını attığını, aksi durumun kabulü hiçbir ticari veya şahsi bağlantısı bulunmadığı halde azami 5.000.000 TL tutarında teminat göstermesi anlamına gelmekte olup, ... Petrol Akaryakıt Kolektif Şti ile dava dışı ...Dağıtım Paz. A.Ş.'nin aynı ticari alanda faaliyet göstermesi de mezkur şirketler arasında ticari bir ilişkinin bulunduğuna yönelik kuvvetli bir intiba uyandırdığını, müteveffa ... ...'ın her ne kadar Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'ne şirket yetkilisi adı altında imza atmamış olsa da vermiş olduğu bu kefaletin şirketle ilgili olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarafından 2016/1236 E. 2021/1168 K. 08/12/2021 tarihli kararın istinaf kanun yolu ile incelenerek bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin 4 numaralı davalı ...'ın mirası reddetmesi hasebiyle hariç tutularak 1, 2 ve 3 numaralı davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Temlik alan davacı vekili süresi içinde sunduğu ikinci istinaf dilekçesinde; ilk dilekçedeki sebeplere ek olarak ilk derece mahkemesi kararının hüküm kısmında, mirası reddetmiş durumda bulunan ... lehine davacı müvekkil şirketten alınmak suretiyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini, mahkemenin bu kararının usule ve yasaya aykırı olup, mirasın reddedildiği olgusunu davanın ilerleyen safhalarında, dava dosya arasına sunulan mahkeme kararıyla öğrendikleri için mirası reddeden mirasçılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, mirası reddeden mirasçılar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarafından 2016/1236 E. 2021/1168 K. 08/12/2021 tarihli kararın istinaf kanun yolu ile incelenerek bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın kefil olan davalıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı temlik alan davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava ve takibe dayanak genel kredi sözleşmesinde davalı kefilin eş rızasının aranıp aranmayacağı noktasındadır. Temlik eden davacı banka tarafından dosyaya sunulan 16.03.2015 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin dava dışı ...Dağıtım Pazarlama A.Ş. ile davacı banka arasında imzalandığı, dava dışı ... ve ... Akaryakıt Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... ...'ın müteselsil kefil olarak sırasıyla 16.03.2015 ve 19.10.2015 tarihlerinde sözleşmeyi imzaladıkları ve kefalet limitinin 5.000.000 TL olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden dava dışı şirkete ticari taksitli ihtiyaç kredisi kullandırıldığı görülmüştür. Üsküdar 7. Noterliğinin 16.03.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, dava dışı borçlular ile davalıya kredi hesaplarının 15.03.2016 tarihinde kat edildiği belirtilerek muaccel hale gelen borcun 7 gün içinde ödenmesi talep edilmiş, temlik eden davacı banka tarafından, kredi borçlusu dava dışı şirket ve kefilleri ile davalı hakkında İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında taksitli ticari kredi borcu için 489.188,31 TL asıl alacak, 62.412,43 TL işlemiş temerrüt faizi , 3.120,62 TL BSMV, 4.664,69 TL masraf, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere 559.786,05 TL; çek kredisi borcu için 7.740,00 TL asıl alacak, 524,40TL işlemiş temerrüt faizi, 26,22 TL BSMV olmak üzere 8.290,62 TL 'nin toplamı olan 568.076,67 TL alacağın tahsili; 17.970 TL çek riski bulunduğundan bu tutarın alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesi talebi ile 07.06.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Yargılama sırasında davalının vefat etmesi üzerine mirasçıları olan ... ... , ..., ... ... ve ... ...' ın davaya dahil edildiği, mirasçılardan ... ... ile ...'ın İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/108 Esas, 2017/87 Karar sayılı ilamına göre murise ait mirası kayıtsız ve şartsız olarak red ettikleri; İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/36 Esas, 2019/34 karar sayılı kararı ile davacı ... ... tarafından davalı Albaraka Türk Katılım Bankası ve Vera ... Yönetim A.Ş. aleyhine genel kredi sözleşmesinde yer alan muris ... ...'a ait kefaletin geçerli olmadığının tespiti ile ... ...'ın kefaletten kaynaklı borcunun olmadığının ve bankanın icra dosyasından kaynaklanan bir alacağının olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle açılan İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1060 Esas sayılı dosyasında Türk Medeni Kanunu'nun 640/3. Maddesi uyarınca muris ... ...'ın terekesini temsil etmek üzere mirasçısı ... ...'ın tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583.maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır" düzenlemesi mevcuttur.TBK'nın 584/1 ve 2.maddeleri "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez." hükümlerini içermektedir.28.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren TBK'nın 584/3.maddesi ile "Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6455 sayılı Kanun’un 77. maddesiyle yapılan bu değişikliğin Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtmiştir. Anılan değişikliğin geçmişe şamil olacağı şeklinde bir hüküm bulunmamaktadır.Kefalet sözleşmesinde (belirli şartlarda) eşin rızasının aranmasının sebebi ne Kanun metninde ve ne de gerekçede belirtilmemiş, düzenleme yapılırken kaynak İsviçre Borçlar Kanunu'nun 494.maddesinin göz önünde tutulduğu ifade edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun eş rızasının kişisel güvence verilmesine ilişkin başka adlar altında yapılan diğer sözleşmelerde de aranacağına ilişkin 603. maddesi ile bu maddenin gerekçesinde de bir açıklığa yer verilmemiştir. Fakat bu düzenlemenin amacının aile birliğinin korunması olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, eşin rızası, sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması geçerlilik şartıdır. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Şekle ilişkin hüküm, emredici kural olarak düzenlenmiş olup, rıza, eşin kefil olma ehliyetini sınırlar ve rızanın yokluğunun yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Bu geçersizlik hakim tarafından resen dikkate alınır (Gümüş, M.A.: Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2014, s.348 ). Eldeki davada davalı, dava dışı kredi borçlusu ...Dağıtım Paz. A.Ş. 'nin yöneticisi veya ortağı olmamakla birlikte Ticaret Sicil Gazetesinin 25.06.2014 tarihli 8598 sayılı 1101.sayfasında yayınlanan ilana göre dava ve takibe konu genel kredi sözleşmesine kefil olan ... Akaryakıt Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti 'nin ortağıdır.Somut olayda davalı ... ... mirasçılarından ... ..., dava ve takibe konu genel kredi sözleşmesindeki kefaletin, eş rızasının alınmaması nedeniyle geçersiz olduğunu savunmuş olup, mahkemece eldeki uyuşmazlıkta TBK 584/2,3 maddelerinden birinin bulunmadığı, kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle TBK 584/1 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış bir eş rızası olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TBK'nın 584.maddesinde eş rızasına ilişkin hüküm, emredici kural olarak düzenlenmiş olup, davacı banka tarafından dürüstlük kaidelerine aykırılığı açıkça ortaya koyan bir halin varlığını ileri sürüp ispatlanmadığı sürece şekil noksanlığını sonradan ileri sürmek hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilemez. Aksi takdirde kanunun aradığı şekil şartının hiç bir önemi kalmayacaktır.(Yargıtay 19. HD'nin 27.01.2020 tarih ve 2018/2163 E. 2020/72 K.,11. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2020/4920 E. 2021/1656 K. )Tarafların kredi ilişkisindeki durumuna göre güçlü konumda olan ve basiretli davranma yükümlülüğünde olan davacı banka, davalı murisin kefaletinin kanundaki düzenleme çerçevesinde şekil şartlarına uygun olarak alınması gerektiğini ve buna aykırı düzenlenen kefaletin geçerli olmayacağını bilecek durumdadır. Davacı tarafça, davalı murisin kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle ... Petrol Akaryakıt Kolektif Şti'nin yöneticisi konumunda olduğu, bu şirket ile dava dışı kredi borçlusu ...Dağıtım Paz. A.Ş. arasında mevcut bulunan ticari ilişkiye binaen kefalet sözleşmesine kefil olarak imza attığı ileri sürülmüş ise de davalı murisin, kredi borçlusu şirketin yöneticisi veya ortağı olmadığı gibi murisin yöneticisi olduğu iddia edilen şirket hakkındaki Ticaret Sicil Gazetesinin 14.01.2004 tarihli 5967 sayılı 606.sayfasında yayınlanan ilana göre ... Petrol Akaryakıt Kolektif Şti'ndeki hak ve payını 2004 yılında devrettiği görülmüştür. Dosya kapsamına sunulan deliller ile davacı tarafça, kredinin kullanıldırılmasının salt davalı kefilin davranışları ile uyandırdığı kefalete dayalı bulunduğunun, davalının şekil şartı yokluğunu bilerek davacı bankanın kredi kullandırma iradesini sakatlamak kastı ile şekil noksanlığı yarattığının ispatlanmamış olmasına göre eş rızasına ilişkin şekil noksanlığını ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu söylenemez. Ayrıca dava ve takibe konu kredi sözleşmesinin, davalının ortağı olduğu ... Akaryakıt Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti lehine düzenlenmediği de gözetildiğinde davalının kefaleti, eş rızasının bulunmaması nedeniyle geçersizdir. Buna göre davalı murisin mirasını reddetmeyen mirasçılar yönünden mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Diğer yandan, davalılardan ... ve ... ...'ın murisleri olan davalıya ait mirası süresinde kayıtsız şartsız reddettikleri anlaşılmakla bu davalılar murisin borçlarından sorumlu değildir. Davalının yargılama sırasında vefatı üzerine mahkemece tüm mirasçıları davaya dahil edilmesine ilişkin ara karar oluşturulmuş olup, mirası reddeden mirasçılar tarafından mirasın reddedildiği icra dosyasına bildirildiği ve icra müdürlüğünce de takibin durdurulmasına ilişkin kararda bu husus açıkça belirtildiği halde davacı tarafça mirası reddedenler dışındaki mirasçıların davaya dahil edilmesine yönelik bir beyan veya tüm mirasçıların davaya dahil edilmesine ilişkin herhangi bir itiraz dile getirilmemiş olmasına göre davalı ...'a karşı devam edilen davada davanın reddine karar verilmesi nedeniyle mahkemece kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur .HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından temlik alan davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Temlik alan davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Temlik alan davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025