Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1107 K.2021/1128
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1107 Esas - 2021/1128
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/1107
KARAR NO : 2021/1128
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ : ...
DAVALILAR ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/11/2020
KARAR TARİHİ : 29/12/2021
KAR. YAZIM TARİHİ : 31/12/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 16/11/2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ...arasında akdedilen kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi geri ödemelerinin zamanında yapılmaması üzerine Samsun 6.Noterliğinin 04/10/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesabın kat edilerek davalılar aleyhine Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/73630 E. Sayılı dosyası takip başlatıldığını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili 22/01/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinden sonra açıldığını, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu, böyle bir borcun mevcut olmadığını, mevcut olsa bile talep edilen faiz oranlarının çok yüksek olduğunu, müvekkillerine ait hesapta bulunan 200.000,00 TL'nin akıbetinin belli olmadığını, davacı tarafından talep edilen miktarın likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekili 25/01/2021 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; yapılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, faiz oranlarının imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca belirlendiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili 16/02/2021 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın faiz oranlarını kabul etmediklerini, müvekkillerinin hesaplarında bulunan 200.000,00 TL'nin akıbetinin bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesini, davalılardan ... 14/12/2020 tarihinde vefat ettiğini, tek mirasçısının davalı ... olduğunu, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Toplanan deliller;
Arabuluculuk son tutanağı aslı, 10/11/2017 tarihli GKS sureti, faiz oranlarını gösterir ekran çıktısı,...Noterliğinin 04/10/2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ şerhli sureti, hesap özeti, ödeme planı, hesap hareketleri, Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/73630 E. Sayılı dosyasının sureti, davalı ...'e ait Trabzon 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/45-41 Esas Karar sayılı veraset ilamı, davalıların nüfus kayıtları, Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/181-214 Esas Karar sayılı davalı ...in bir kısım mirasçılarının mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin kararı, Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/39-36 Esas Karar sayılı davalı ...in bir kısım mirasçılarının mirası reddettiklerine ilişkin kararı, ticaret sicil kayıtları, bankacı bilirkişi ...'dan alınan 17/05/2021 tarihli rapor, davalı ...'in 10/11/2017 tarihli eş muvafakati ve tüm dosya kapsamı.
Delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve gerekçe;
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan ilamsız takibe itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamından; davacı banka ile dava dışı ... ve ... arasında akdedilen kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi geri ödemelerinin zamanında yapılmadığından bahisle ....Noterliğinin 04/10/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesabın kat edilerek davalılar aleyhine Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/73630 Esas sayılı dosyası takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı gerçek kişilere 15/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirkete çıkarılan ödeme emri tebliğinin iade geldiği, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davacı tarafında takibin devamını sağlamak amacıyla işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 07/07/2021 tarih 2020/814 Esas 2021/433 Karar sayılı ilamı ile davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, işbu karar davacı tarafından İstinaf edilmiş, Samsun BAM 3.Hukuk Dairesinin 10/12/2021 tarih 2021/1247-1556 Esas Karar sayılı ilamı ile ''...Somut olayda davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde, davalı ... yönünden eş rızasının alındığı ve kefaletin geçerli olduğu ileri sürülerek kararın kaldırılması talep edilmiş olup istinaf dilekçesi ekinde eş rızasına dair belgenin sureti sunulmuştur. Bu durumda, yerel mahkemece davacı bankadan eş rızasına ilişkin belgenin aslı istenilmek suretiyle bu husustaki taraf beyanları ve dosyadaki deliller de nazara alınarak davalı ... yönünden eş rızasına ilişkin değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş...'' gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılarak geri gönderilmiş, mahkememizin 2021/1107 Esas sırasına kaydı yapılan dava dosyasının yargılamasına devam olunmuştur.
İcra dosyasından takip dayanağı olarak davacı banka ile ... lehine tesis edilerek kullandırılan kredi hespalarından kaynaklanan ve 04/10/2018 tarihli ihtarnameye konu banka alacağının gösterildiği, dosya kapsamından davacı banka ile asıl borçlu ... arasında 10/11/2017 tarihli GKS'nin akdedildiği davalıların sözleşmeyi kefil olarak imzaladıkları, kefalet limitlerinin ayrı ayrı 5.000.000,00 TL olduğu görülmektedir.
Davalılardan ... sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamış ise de, kefaletin kamusallığı sebebiyle geçerliliğinin resen tespiti gerekmektedir. Kefaletin şekil ve şartları ise TBK 583 ve 584.maddesinde gösterilmiştir. Dosyadaki nüfus kaydından davalı ...'in evli olduğu, buna göre TBK 584.maddesi gereği kefaletin geçerliliği için eşin rızasının gerektiği, davacı vekilinin 20/12/2021 tarihli dilekçesi ekinde davalı ...'e ait 10/11/2017 tarihli eş muvafakatinin aslını sunduğu, BK 583 ve 584.maddesindeki şartların gerçekleştiği, bu nedenle kefaletin geçerli olduğu anlaşılmıştır.
Davalılardan ... asıl borçlu adi ortaklığın ortaklarından olup, adi ortaklığın ticaret siciline kayıtlı olduğu ve davalının ortaklardan olduğu anlaşılmakla kefaletinin geçerliliği için TBK 583 ve 584.maddeleri gereği eş rızasının gerekmediği tespit edilmekle geçerli kefaletinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ancak davalı ...dava tarihinden sonra 14/12/2020 tarihinde vefat etmiştir. Alınan Samsun 1 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/353-351 Esas Karar sayılı ilamından diğer mirasçıların mirası reddettiği, geriye mirasçı olarak davalı ...'in kaldığı tespit edilmiştir.
Bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 17/05/2021 tarihli raporda; 10/11/2017 tarihli GKS kapsamında dava dışı adi ortaklığa davalıların kefaletleri ile ...073 nolu iskonto, ...285 nolu iskonto, ...715 nolu iskonto kredileri ile ...738 nolu cari hesap kredisi, ... nolu ortak/uzun vadeli taksitli destek kredisi, ... nolu ortak/uzun vadeli taksitli destek kredisinin kullandırıldığı, ...Noterliğinin 04/10/2018 tarihli ihtarnamesi ile hesabın bu tarih itibariyle kat edildiği, ödeme için 24 saat süre verildiği, ihtarın ...'e tebliğ edilemediği, ... ve davalı şirkete ise 06/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği tespiti yapılmıştır. Rapordan anlaşılacağı üzere adi ortaklık ortaklarına çıkarılan tebligatların yapılamadığı görülmekle asıl borçlu adi ortaklık yönünden temerrüdün takip tarihiyle oluştuğu tespit edilmiştir. Davalılar ... ve ...'ne ise ihtarnamenin tebliğ edildiği görülmekle birlikte kefilin sorumluluğu asıl borçlunun sorumluluğu ile sınırlı olup, onu geçemeyeceğinden kefiller yönünden de takip tarihinin temerrüt tarihi olarak tespitinde isabetsizlik görülmemiş, buna göre tüm davalılar yönünden temerrüt tarihinin 13/12/2018 takip tarihi olması gerektiği anlaşılmıştır.
17/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda akdi faiz oranları ...nolu kredi için %18,96, ...273 nolu kredi için %34,40, ...738 nolu kredi için %36, temerrüt faiz oranı ise %75 olmakla birlikte taleple bağlılık gereği %40 olarak tespit edilmiştir. Raporda vadeli mevduat hesaplarıda incelenerek ...843 nolu vadeli mevduat hesabındaki 200.000,00 TL'lik ana paranın ferileriyle birlikte ...408 nolu vadesiz mevduat hesabına; ...812 nolu vadeli mevduat hesabında bulunan 200.000,00 TL ana paranın ferileriyle birlikte ...408 nolu vadesiz mevduat hesabına; ...852 nolu vadeli mevduat hesabında bulunan 200.000,00 TL ana paranın ferileriyle birlikte aynı hesaba aktarıldığı tespit edilmiş, raporda vadesiz hesabın hesap hareketleri de incelenmiştir. Takibe konu ...738 nolu borçlu cari hesap kredisinin asıl alacak bakiyesinin 268.152,66 TL olduğu, ...484 nolu hesabın bakiyesinin 458.445,77 TL olduğu, ...279 nolu hesabın bakiyesinin 691.420,24 TL olduğu belirlenmiştir.
Bankacı bilirkişi tarafından yukarıdaki veriler esas alınmak suretiyle her bir kredi yönünden ve öncelikle asıl borçlu firma hakkında hesaplamalar takip tarihi itibariyle yapılmış ve takibe konu tüm krediler bakımından toplam alacak 1.458.546,06 TL tespit edilmiştir. Raporda takip tarihinden sonra yapılan tahsilatlarda incelenmiş, davacı tarafın beyanlarına göre Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2019/1946 Esas sayılı dosyasından satılarak paraya çevrilen ve alacağa mahsuben alınan taşınmaz sebebiyle mahsubu gereken 430.286,55 TL tahsilat bulunduğu, bu tahsilatın 268.120,66 TL'sinin ...738 nolu BCH kredisinden, 162.165,89 TL'sinin ...279 nolu taksitli ticari krediden mahsup edildiği görülmekle bu krediler yönünden mahsup işlemi yapılmış ve takip tarihinden tahsilat tarihine kadar ayrıca temerrüt faizi hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 Esas 1154 Karar sayılı ilamında açıklanan yönteme uygun olarak mahsup işlemi yapıldıktan sonra ...738 nolu kredi yönünden 202.348,71 TL asıl alacak olmak üzere toplam alacak 228.788,94 TL; ...279 nolu kredi yönünden ise 692.807,69 TL asıl alacak olmak üzere 1.100.771,88 TL toplam alacak bulunmuştur.
Yukarıda tespit edilen alacak miktarı asıl borçlu yönünden olup, davalı kefiller kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçları ile sorumludur. Dosya kapsamından kefillerin kefalet limitinin ayrı ayrı 5.000.000,00 TL olduğu ve hesaplanan toplam alacak içerisinde kaldığı anlaşılmakla tespit edilen toplam borçtan davalı kefillerinde sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Ancak bilirkişi raporunda ödemelere mahsubu yapılırken takip tarihinden tahsilat tarihine kadar ve bu tarihten dava tarihine kadar temerrüt faizi hesaplaması yapılmıştır. Davanın itirazın iptali davası olduğu ve takip ile bağlılık kuralı gereği takip talebinde talep edilen faiz dışında fazladan hesaplanan faizlerin mahsubu gerekmektedir. Buna göre ...738 nolu kredi yönünden işlemiş faiz 25.181,17 TL tespit edilmiş ise de, taleple bağlılık gereği 19.842,92 TL, ...279 nolu kredi yönünden işlemiş faiz 380.815,14 TL tespit edilmiş ise de 9.519,11 TL alınması gerekmiş, mahsup edilmeyen ...484 nolu kredi yönünden bilirkişi raporundaki hesaplamalar esas alındığında 1.356.897,93 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.393.023,28 TL alacak yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına, fazla talebin reddine karar vermek gerekmiş, faiz oranları ve kredi türleri nazara alınarak takip tarihi sonrası işleyecek faiz oranları ve miktarı belirlenmiştir.
Böylece davalı kefillerin kefaletlerinin yasal şartlarının mevcut olduğu, dava tarihinden sonra ölen ...'in yasal mirasçısının, diğer mirasçıların mirası reddi sebebi ile davalı ... olduğu görülmekle bu davalının hem kendi yönünden hemde muris ... yönünden tespit edilen borçtan sorumlu olması gerektiği anlaşılmış, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere takip tarihi sonrası dava tarihi öncesi yapılan ödemeler yönteme uygun olarak mahsup edilmiş, ancak hesaplanan işlemiş faiz takip talebine göre fazla tespit edilmekle taleple bağlılık gereği işlemiş faiz yönünden takip talebi esas alınmış, diğer yönlerden bilirkişi raporundaki hesaplamalar nazara alınarak davanın kabulü gerekmiştir.
Alacak taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre tespit edilebilir, yani likit bulunmakla kabul edilen kısmın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, dava tarihinden sonra ölen kefil davalı ... asıl borçlu adi ortaklığın ortağı olmakla kefaletin geçerliliği için eş rızasının gerekmediği anlaşılmakla bu yöne ilişkin itiraz da yerinde görülmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜNE
1-1.356.897,93 TL asıl alacak, 34.405,09 TL işlemiş faiz, 1.720,25 TL BSMV olmak üzere toplam 1.393.023,28 TL alacak hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, fazla talebin reddine,
2-461.741,53 TL asıl alacağa 13/12/2018 takip tarihinden itibaren, 895.156,40 TL asıl alacağa 16/11/2020 dava tarihinden itibaren %40 temerrüt faizi ile faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına,
3-Toplam alacak likit kabul edilmekle %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 95.157,42 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 10.859,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 84.298,16 TL'nin davalılardan (Murat Yiğit'ten asaleten ve mirasen) alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 81.555,81 TL vekalet ücretinin davalılardan (...'ten asaleten ve mirasen) alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafça başlangıçta ödenen başvurma, peşin ve vekalet harcı toplamı 10.921,46 TL'nin davalılardan (...'ten asaleten ve mirasen) alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti 800,00 TL ve posta ve tebligat gideri 218,60 TL olmak üzere toplam 1.018,60 TL yargılama giderinin davalılardan (...ten asaleten ve mirasen) alınarak davacı tarafa verilmesine,
9-7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 6325 sayılı kanunun 18/A-11 maddesi greğince 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan (...'ten asaleten ve mirasen) alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2021
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...