Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1239 K.2025/7915

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1239 📋 K. 2025/7915 📅 29.09.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/1239 E.  ,  2025/7915 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1714 E., 2024/1540 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/565 E., 2022/415 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g maddesine göre davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması dava şartlarındandır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder (HMK m. 115/1-2).
Gider avansından farklı olarak “Delil avansı” ise delillerin ibrazı, ilgili yerlerden getirtilmesi, tanıkların (ve gerekirse bilirkişilerin ya da uzmanların) dinlenmesi için gerekli olan masrafların karşılanması için yatırılan paradır (Atalay, Pekcanıtez Usul, s.2400). Delil avansı, o delille iddiasını ispatlayacak tarafça yatırılmalıdır. Ancak ilgilisinin bu gerekliliği yerine getirmemesi hâlinde, diğer taraf da delil avansını yatırabilir.
Gider avansı ile delil avansı arasındaki en önemli fark, gider avansının dava şartı olmasına rağmen delil avansının dava şartları arasında sayılmamış olmasıdır (HMK m.114/l-g). Bu bakımdan gider avansının yatırılmaması ya da yargılama süreci içinde tamamlanmaması hâlinde davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekirken (HMK m. l15), delil avansının yatırılmaması hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş kabul edilerek (HMK m. 324/2), yargılamaya devam edilir ve o delille ispatlanacağı düşünülen vakıa ispatlanamamış sayılır. Böyle bir durumda hâkim, mevcut delil durumuna göre karar verir (Özbek, M.S.: Hukuk Yargılama Usûlünde Gider Avansı, Ankara 2016, s.131).
Tanıkların dinlenmesi konusunda verilen ara kararların ve kesin sürenin taraflarda duraksamaya neden olmayacak açıklıkta olması gerekir. Hangi işlemler için ve ne miktar avans talep edildiği, delil avansının nereye yatırılacağı buna ilişkin ara kararda gösterilmemiş ise, verilen kesin süre sonuç doğurmaz.
Mahkemece, davacı kadın tarafından evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının yargılaması sırasında "...Mahkememizin yukarıda numarası yazılı dosyasında, mahkememizin 21.01.2022 tarihli duruşma ara kararı gereği tanıklarınızın dinlenmesine karar verildiği ancak UYAP üzerinden yapılan sorgulamada gider avansınızın yetersiz olduğu anlaşılmakla her bir tanık için ayrı ayrı 35,00 TL tanıklık ücreti, 26,00 TL tebligat gideri, 1,20 TL ihzar gideri olmak üzere toplam 435,40 TL yi muhtıranın tarafınıza tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde yatırmanız ya da tanıklarınızın duruşma gün ve saatinde hazır etmeniz aksi halde tanıklarınızın dinlenmesinden vazgeçmiş sayılacağınız tarafınıza ihtar olunur..." şeklinde düzenlenen 21.02.2022 tarihli muhtıra davacı vekiline tebliğ edilmiş, yine Mahkemece 05.04.2022 tarihli celsede "...Davacı vekilinin, tanık listesi sunduktan sonra yeterli gider avansı olmadığı için ihtar içeren muhtırayı 08.02.2022 tarihinde tebliğ aldığı halde eksik gider avansının yatırılmadığı, tanıkların belirlenen celsede de hazır edilmediği anlaşılmakla, davacı tarafın tanıklarının dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılmasına..." şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekilinin davacı tanıklarının dinlenmemesine ilişkin ara karardan muhtıranın usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle rücu edilmesi talebi karşısında Mahkemenin 03.06.2022 tarihli celsesinde ise '"...Ön inceleme duruşmasından sonra davacı tarafa davacı tarafın tanıkların dinlenmesine karar verildiği, yasal ihtaratın geniş hali ile davacı vekiline tebliğ olunduğu, ihtaratta herhangi bir usul eksikliğin bulunmadığı, buna rağmen davacı tarafın tahkikat duruşmasında eksik gider avansını ikmal etmediği gibi, tanıklarını da hazır etmediği anlaşılmakla, verilen ara karardan dönülmesi talebinin reddine...'' şeklinde karar verilmiş, nihayeten davacı tanıkları dinlenmeden ''...ön inceleme duruşmasından sonra davacı tarafın tanıkların dinlenmesine karar verildiği, yasal ihtaratın geniş hali ile davacı vekiline tebliğ olunduğu, ihtaratta herhangi bir usul eksikliğin bulunmadığı, buna rağmen davacı tarafın tahkikat duruşmasında eksik gider avansını ikmal etmediği gibi, tanıklarını da hazır etmediği anlaşılmakla, davacının süresi içinde ve sonrasında iddiasını ispata yönelik başkaca delil sunmadığı'' gerekçesi ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı kadın tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ''...Somut olayda, mahkemece belirtilen hususlara riayet edilerek, davacı tanıklarının kanunda gösterilen usulde çağrılması ve dinlenilmesi için çıkarılan muhtıra usulüne uygun olup, muhtıra gereğini yerine getirmeyen davacı tanıklarının dinlenilmesi talebinden vazgeçilmiş sayılarak, mevcut delil durumuna göre de davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesinin dosya kapsamında sunulan deliller ile usul ve yasaya uygun bulunduğu...'' gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece tanıkların dinlenmesi konusunda verilen ara kararların ve kesin sürenin taraflarda duraksamaya neden olmayacak açıklıkta olması gerekir. Hangi işlemler için ve ne miktar avans talep edildiği, delil avansının nereye yatırılacağı buna ilişkin ara kararda gösterilmemiş ise, verilen kesin süre sonuç doğurmaz. Somut olayda mahkemece çıkartılan muhtırada tanık delili için gereken delil avansının nereye yatırılacağı açıkça ve net olarak gösterilip bildirilmemiştir. Tarafların tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin davacıya tanıkları yönünden verdiği süreler usule uygun değildir. O halde Mahkemece davacı tarafa, bildirdiği ve dinlenmelerinden açıkça vazgeçmediği tanıklarının dinlenmesi amacıyla hesaplanacak masrafın tamamlanması için usule uygun ihtaratlı kesin süre verilmesi, masrafın tamamlanması halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 240 ncı ve devamı maddeleri uyarınca tanıklarının dinlenmesi ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, davacının hukuki dinlenilme hakkına (HMK m.27) aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının davacı kadın yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.