Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1424 K.2025/4946

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1424 📋 K. 2025/4946 📅 20.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1424 E.  ,  2025/4946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/979 E., 2024/1797 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin nitelik itibariyle reddine, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; eczacı olan müvekkilinin davalı ile sözleşmesinin 2016 yılında yenilendiğini, 2017 yılında müvekkilinin tutuklu olması sebebi ile yerine başka bir mesul müdür atandığını, mesul müdürün müvekkilinin tutuklu olduğunu beyan etmesi üzerine davalı Kurumun herhangi bir gerekçe göstermeden yeni sözleşmeyi imzalamadığını, davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ancak gerekçe göstermediğini, 30.06.2017 tarihinde MEDULA sisteminin kapatıldığını ve davalı Kurum tarafından sözleşme hükümlerinde bulunan feshi ve cezai şart unsurları dahi dikkate alınmadan sadece 29.11.2017 tarihli yazı ile 01.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren eczane protokolünün (5.1) maddesi gereğince sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, Kurumun sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ancak hiçbir fesih sebebi bildirmediğini, MEDULA sisteminin habersiz olarak kapatılması ve sözleşmenin feshinin müvekkilinin maddi ve manevi zararına sebep olduğunu, 2016 yılı sözleşmesinin (5.2.) maddesi gereği eczacının yazılı savunması alınması gerektiğini beyan ederek; sözleşmenin feshi ve MEDULA sisteminin kapatılması işleminin haksızlığının tespiti ile önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının süresinde kuruma başvuruda bulunması nedeniyle MEDULA ekranının kapatıldığını, sözleşmeli eczanelerin Protokolün (5.1) maddesi gereğince sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, Kurumun sözleşmenin ve Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamenin kendisine tanıdığı açık hak ve yetkileri kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli kararıyla; davacı eczacının terör örgütlerine (FETÖ/PDY) ve Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu tespit edildiği gerekçesiyle Kurumun Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından 29.11.2017 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, davacı hakkında Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/132 E., 2018/628 K. sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK.nın 314/2 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 düzenlenen "silahlı terör örgütüne üye olma suçunu" işlediği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verildiği, İlk Derece Mahkemesinin kararının istinafı üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine gönderildiği, davacı hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleşmemiş ise de gerek Kurum tarafından yapılan işlemin dayanağının sözleşmenin (5/1) maddesi olması, gerekse Ceza mahkemesinin “delil yetersizliğine dayanan beraat kararının” hukuk hâkimini bağlamayacağı, ancak beraat kararı bir maddi olguyu tespit ediyorsa bu kararın hukuk hâkimini bağlayacağı, beraat kararı suçun sanık tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın hukuk hâkimini de bağlayacağı, bundan başka kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hâkimini bağlamayacağı hüküm altına alındığından ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmediği, taraflar arasında yapılan ve feshedilmiş bulunan sözleşmenin özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, sözleşmenin (5/1) maddesinde; "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." hükmünün bulunduğu, dolayısıyla tarafların sözleşmeyi her an feshedebilme yetkilerinin mevcut olduğu, basiretli bir tacir gibi davranması beklenen eczacının sözleşmeyi imzaladıktan sonra sözleşme maddeleri ile bağlı bulunduğu, kaldı ki sözleşme dışı bir nedenle feshedilmiş olması karşısında sözleşmenin devam etmesini istemenin sözleşme özgürlüğü ile bağdaşmayacağı gibi, tarafların her zaman yeniden sözleşme yapma imkanına sahip oldukları da gözetildiğinde, davalı Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli kararıyla; Eczane Protokolünün (5.1) maddesinde; "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." düzenlemesinin mevcut olduğu, söz konusu hükmün her iki taraf yönünden de herhangi bir sebep belirtilmeksizin sözleşmenin önceden bildirim ile feshine imkan tanımakta olup, taraflar arasında özel hukuk kurallarına tabi sözleşme hükümlerinin tarafları bağlayacağına şüphe olmadığı, sözleşme serbestisinin Anayasa ve yasal mevzuatla güvence altına alınmış olduğu, hal böyle olunca uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların da sözleşme hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiği, yukarıda yer verilen sözleşme maddesi gereğince davalının bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla her zaman fesih hakkının bulunduğu, sözleşme hükmünün verdiği fesih yetkisinin davalı tarafça kullanılarak bildirimin davacıya yapıldığının da tarafların kabulünde olduğu, davacının imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, kaldı ki tarafların her zaman yeniden sözleşme yapma imkanına sahip oldukları, davacının sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilen terör örgütüne iltisakına dair yürütülen kamu davasında tecziyesine karar verildiği ve söz konusu kararın istinaf incelemesinden de geçtiği, buna göre usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara karşı ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 11.04.2023 tarihli ilamla; taraflar arasında 01.01.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ''Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin'' Protokol imzalandığı, Protokolün (5.1.) maddesinde; ''Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir.'' hükmünün yer aldığı, bu hüküm gereği sözleşmeyi fesheden tarafın herhangi bir sebep göstermek zorunda olmadığı, bu itibarla davacı vekilinin sözleşmenin feshine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, Protokolün (5.1.) maddesi doğrultusunda davalının 29.11.2017 tarihli yazısı ile davacıya sözleşmenin feshedildiğini bildirdiği, yazının davacıya 13.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğden 1 ay sonra 13.01.2018 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, ancak davalı Kurumun, davacı eczacının MEDULA ekranını henüz fesih bildiriminde bulunmaksızın 30.06.2017 tarihinde kapattığı, fesih bildiriminde bulunmaksızın ve 1 aylık süre beklenmeksizin bu şekilde MEDULA ekranının kapatılması işleminin sözleşmeye aykırı olduğu, davacının MEDULA ekranının kapatılması işleminin haksızlığının tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bu yönden bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin (5/1) maddesi gereğince davalının bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman fesih hakkının bulunduğu, basiretli bir tacir gibi davranması beklenen eczacının imzaladıktan sonra sözleşme maddeleri ile bağlı olduğu, sözleşme dışı bir nedenle feshedilmiş olması karşısında sözleşmenin devam etmesini istemenin sözleşme özgürlüğü ile bağdaşmayacağı, tarafların her zaman yeniden sözleşme yapma imkanına sahip oldukları, davalı Kurumun sözleşmeyi fesih işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bu yöne ilişen istemin reddine karar verilmiş; davacı yanın diğer bir isteminin davalı Kurumun davacının kullanımına sunmuş olduğu MEDULA adlı bilişim sisteminin kapatılması olgusunun taraflar arasındaki usule uyulmaksızın davacının erişimine kapatılması işleminin sözleşmeye aykırı olduğunun tespiti olduğu; Protokolün (5/1) maddesinde taraflara bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi feshetme hakkın tanındığı, fesih bildiriminde bulunmaksızın ve 1 aylık süre beklenmeksizin davalının kullanımında olan MEDULA bilişim sisteminin kapatılması işleminin sözleşmeye aykırı olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davalı Kurumun müvekkilin 2017 sözleşmesini haklı bir gerekçe olmadan imzalamaktan kaçındığını, davalı Kurumun zımnen ret işlemi ile muaraza yarattığını, muarazanın giderilmesi yönünde talep ile ilgili hüküm kurulmasına ile sözleşmenin yenilenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; davalı Kurum ile davacı eczacı arasında imzalanan Protokolün süresinin bitmesi ile yeni protokol tesisi için görüşmeler sırasında davacının FETÖ/PYD terör örgütü ile ilişkisi nedeni ile tutuklu olduğunu öğrenmesi sebebiyle sözleşmeyi yenilemekten kaçındığını, 26.05.2017 Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca Kurumumuzla sözleşmeli eczanelerin ilaç teminine esas sözleşmelerini yenilemeleri için belirlenen sürenin 30 Haziran 2017 Cuma mesai bitimine kadar uzatılmasının Kurumca uygun görüldüğünü, bu tarihe kadar sözleşme yapılmayan eczaneler ile sözleşme yapılmamış sayılacağını, sistem gereği sözleşmesi yenilenmeyen tarafların MEDULA sistemine erişimi kısıtlandığını, kısıtlama işleminin sözleşmenin yenilenmemesinden kaynaklandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, MEDULA sisteminin kapatılmasına dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davacı eczacının, Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli ve 2023/471 E., 2024/25 K. sayılı kararı ile beraat ettiği ve kararın kesinleştiği dosya kapsamı ile sabitse de, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin feshi ve MEDULA sisteminin kapatılması işleminin haksızlığının tespiti yönünde karar verilmesini istediği, Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.