Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1366 K.2025/4785
3. Hukuk Dairesi 2025/1366 E. , 2025/4785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/313 E., 2020/702 K.
Mahkeme kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı ... vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; .. İli .. İlçesi .. Mahallesi 14 77... , 7, 8, 9 ve 10 no’lu parseller ile bu parsellere bitişik .. İli .. İlçesi .. Mahallesinde 125 66... ve 2 no’lu parsellerde bulunan üzerinde pazar yeri inşa etme amacıyla taşınmazın hissedarlarından ve diğer hissedarların vekili olduğunu ifade eden davalılardan .. ile yanında diğer davalılar .., .. ve .. ile 31.01.2007 tarihli alım-satım sözleşmesinin ön protokolünü imzaladığını, akabinde başkaca adi yazılı şekilde protokoller de düzenleyip çekler verildiğini, .. 6. Noterliğinde 15.02.2007 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini akdettiklerini, sözleşmenin imzalanmasından sonra yine birden çok protokol düzenlendiğini, ödemeye ilişkin çekler verildiğini, 27.04.2009 tarihinde .. ile .. ve aracı .. arasında yapılan Arsa Alım Satım Devir Protokolüne göre ... tarafından aracıya 1.794.084,00 TL ödendiği, bu bedel konusunda tarafların birbirlerini ibra ettiği ve aracının başka bir bedel talep etmeyeceğini, 30.08.2009 tarihine kadar ferağ işleminin aracı tarafından gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalıların ferağ edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek; düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satış bedeli olarak teslim edilen çeklerin iptaline ve çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili .. tarafından davalılara çek ve banka yolu ile aktarılan paralar ve makbuzlarla yapılan toplam ödemenin 2.244.084,00 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik 500.000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05.02.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 4.500.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, 22.11.2007 tarihli protokole ek sözleşme ile çeklerin davacı ... yetkilileri ... ... ile ... ...’ya iade edildiğinden müvekkilinde kalan bir çek bulunmadığını, diğer çeklerin müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili tarafından işleme konulmuş herhangi bir çek olmadığını, ayrıca söz konusu çeklerde hamil, lehdar, ciranta sıfatıyla taraf olmadıklarını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri; davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.04.2015 tarihli ve 2014/886 E., 2015/366 K. sayılı kararıyla; asıl davada davalılar ... ve ... yönünden sıfat yokluğu nedeni ile davanın reddine, davalı şirket yönünden sulh sözleşmesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulü ile toplam 776.000,00 TL bedelli çekler yönünden davacının adı geçen davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça davalı şirkete ödenen 300.000,00 TL’nin davalılar ... ve ...’dan müteselsilen tahsiline, 15.02.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptaline, birleşen davada davalılar ... ve ... yönünden sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, toplam 3.266.083,97 TL alacağın 500.000,00 TL’sinin dava, 2.766.083,97 TL’sinin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 16.03.2017 tarihli ve 2015/39083 E., 2017/3282 K. sayılı ilk kararıyla; hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 14.06.2017 tarihli ve 2017/5247 E., 2017/7457 K. sayılı kararıyla; davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile onama kararının kaldırılmasına karar verilmiş; yeniden yapılan temyiz incelemesi sonunda 30.11.2017 tarihli ve 2017/6333 E., 2017/11762 K. sayılı kararıyla; “... davalı ...'in aracı sıfatıyla hareket ettiği, davalı ...'nin de noterde düzenlenen 15.2.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile bu taşınmazlardaki %25 hissesinin davacı ..ya satışının vaad edildiği ve 350.000,00 TL. bedelin bu davalı ...'ye ödendiği, dolayısıyla davalı ...'nin Mahkemenin kabulünün aksine 3. kişinin fiilini taahhüt etmediği, bizzat sahibi olduğunu bildirdiği %25'lik hisseyi devir etmeyi taahhüt ettiği, (...) 27.04.2009 tarihli protokolde de, davacıya satılması vaad edilen taşınmazlara ilişkin olarak satış bedelinden çeklerle ve nakden 1.794.000,00 TL.sinin davalı aracı ..'e ödendiğinin yazılı olduğu, (...) davacı ... tarafından satışı vaad edilen taşınmazların satış bedeline ilişkin olarak davalı tarafa ödenen nakit ve verildiği bildirilen çeklerin tutarı ile davalıların sorumluluğunun kapsamının belirlenmesi önem taşımaktadır. Mahkemece, 17.03.2014 tarihli bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olduğu açıklanmış ve 27.04.2009 tarihli protokolde davalılar ... ve ...'in kendi adlarına vaad eden sıfatıyla taraf olarak imzaladıkları ve davacı tarafından yapılan ödemeleri ibra ederek taraf sıfatını kabul ettikleri, ödemeleri de çeklerle birlikte teslim aldıkları gerekçesi ile müteselsilen sorumlu tutuldukları anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece, son bilirkişi raporunun hükme esas alındığı açıklandığı halde, gerekçede herhangi bir açıklama yapılmaksızın asıl dava açısından karşılıksız kalan çekler yönünden ilk bilirkişi raporundaki belirlemeye göre karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde davacı ... tarafından satış bedeli olarak hangi davalıya hangi çeklerin verildiği, ne miktar ödeme yapıldığı hususunda, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan protokol hükümleri ile birlikte, davacı ..nın ticari defter ve kayıtları incelenmeli, davacı ... adına tapu devri verilen hisseler açısından da bu protokollerin kapsamı içinde bir devir yapılıp yapılmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmalı ve davalıların sorumluluklarının kapsamı belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi" gerekçesiyle; karar bozulmuş tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; önceki gerekçenin yanında, bilirkişi raporlarında çelişki olmadığı, Mahkemece tutarlarda resen düzeltme yapıldığı, davacı ..nın tüm ödeme belgeleri, ödemelere ilişkin para makbuzu dip koçanları, davacı ..nın karar defterinin tasdikli sureti, çek fotokopileri, banka ödeme belgeleri, banka tarafından teslim edilen çek defteri koçanı ibraz edildiği, tüm bilirkişi raporlarında bu belgelerin de incelenmiş olması, odaya ait başkaca incelenecek karara etkili bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafça davacı ..ya taşınmaz devredilip devredilmediğinin araştırılması yönünden de gerek dosya içerisine getirtilen tapu kayıt ve devir işlem suretleri, gerekse bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı ..ya devredilen 819,85 m² taşınmazın davalılar aracılığıyla değil, tapuda devir yapan taşınmaz maliklerine ... tarafından ayrıca yapılan makbuzlu ödemeler karşılığı yapılmış olduğu, gerek taraflar arasında imzalanan protokol ve sözleşmelerde satış vaadlerinde davalı ...'nin kendisine ait olan ve olmayan taşınmazların devrini üstlenmesi, taşınmaz maliklerinin vekili sıfatı ile imza atması, ödemeleri ve çekleri kabul etmesi, yine ...'in vekili olarak çek ve ödemeleri kabul etmesine ilişkin vekalet vermesi, yine 15.02.2007 tarihli ve .. yevmiye nolu düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesinde kendi hissesinin değeri 350.000,00 TL olarak belirlendiği halde çok daha yüksek miktarda ödemeleri ve çekleri kabul etmesi, ..'in çekleri ve ödemeleri alarak bir kısım çekleri ciro edilmeyeceği taahhüt edildiği halde kendi cirosu ile davalı şirkete ciro etmesi karşısında her iki davalının da menfi tespit davasına konu çekleri aldıkları ve karşılıklı imzalamış oldukları 27.04.2009 tarihli protokol ile 1.794.084,00 TL ödemeyi de kabul ettikleri, ilk kararda hüküm altına alındığı gibi asıl ve birleşen davadan müştereken müteselsilen sorumlu oldukları, tüm bu açıklamalar karşısında Mahkemece verilen 02.04.2015 tarihli ve 2014/886 E., 2015/366 K. sayılı kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.12.2022 tarihli ve 2022/(13)3-131 E., 2022/1805 K. sayılı ilamıyla; bozma kararında, davacı ... tarafından satış bedeli olarak hangi davalıya hangi çeklerin verildiği, ne miktar ödeme yapıldığı hususunda, protokol hükümleri ile birlikte, davacı ..nın ticarî defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davacı ... adına tapu devri verilen hisseler açısından bu protokollerin kapsamı içinde bir devir yapılıp yapılmadığı konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalıların sorumluluklarının kapsamı belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilmişse de hükme esas alınan raporda anılan hususların tek tek incelenerek ele alındığı ve varılan sonuca göre hüküm kurulduğu anlaşıldığı gerekçesiyle; Direnme uygun bulunarak, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
Mahkemenin 25.12.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda Dairece Hukuk Genel Kurulunca verilen karara göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı ... tarafından satış bedeli olarak hangi davalıya hangi çeklerin verildiği, ne miktar ödeme yapıldığı, protokol hükümleri, davacı ..nın ticarî defter ve kayıtlarının incelendiği, davacı ... adına tapu devri verilen hisseler açısından bu protokollerin kapsamı içinde bir devir yapılıp yapılmadığı, davalıların sorumluluklarının kapsamı tek tek incelenerek varılan sonuca göre hüküm kurulmasının yeterli olduğu, bundan böyle araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı ... vekili; Mahkemenin müvekkilinin “taraflar arasında imzalanan sözleşme ve protokollerle kendisine ait olan ve olmayan taşınmazların devrini üstlendiği ve taşınmaz maliklerinin vekili sıfatıyla imza attığı” yönündeki kabulünün hatalı olduğunu, 3. kişinin fiilini üstlenmediğini, aracı olmadığını, ödeme ve çekleri kabul etmediğini, diğer davalı ...'in vekili olarak çek ve ödemeleri kabul etmesine ilişkin vekalet verdiği yönündeki tespitin açıkça hatalı olduğunu, satış vaadi sözleşmesinin karşılığında yalnızca 100.000,00 TL tutarında kapora aldığını, müvekkile başkaca herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında imzalanan 27.04.2009 tarihli “Arsa Alım-Satım Devir Protokolü” ile davacı ... tarafından ibra edildiğini, Mahkemenin davacının zararından diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu yönündeki kabulünün taraf iradelerine ve dosyadaki yazılı delillere açıkça aykırılık teşkil ettiğini, 27.04.2009 tarihli protokolün 1. maddesinde; “…taşınmazların ..ya devri konusunda ... tarafından aracıya toplam 1.794.084,00 TL (Bir Milyon Yedi Yüz Doksan Dört Bin Seksen Dört Türk Lirası) ödenmiş olup, bu bedel konusunda taraflar birbirlerini ibra ederler. Aracı başka bir bedel talep etmeyeceklerdir.” şeklinde belirtildiğini, ibra edildiğini ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen bütün çeklerin davalı ... adına olduğunu, 22.11.2007 tarihinden sonra düzenlenen bütün belgelerin davalı ... tarafından imzalandığını, 27.04.2009 tarihli protokolün 6. maddesinde, taşınmazların devrinin yapılmamasından ve ayrıca ... tarafından aracıya verilmiş olan çeklerin ...’ya iade edilmemesinden ötürü hukuki ve cezai sorumluluğun aracıya ait olduğunu, kendisinin almadığı ve davacı tarafından bizzat diğer davalıya yapılan ödemelerden diğer davalıyla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacı tarafından davalı ...'e verilen ve onun tarafından diğer davalı şirkete ciro edilen 300.000,00 TL tutarındaki çeklerden sorumlu tutulmasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, dosya kapsamından ve tarafların anlatımından çeklerin kime verildiği, kimin tarafından ciro edildiği, kimin tarafından nasıl tahsil edildiğinin anlaşılabileceğini, davacıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmediğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada taşınmaz satımına ilişkin verilen çeklerin iptaline, çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline; birleşen davada ise taşınmaz satışına ilişkin ödenen bedellerin istirdadı istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda araştırılacak başkaca bir hususun kalmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.