Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2070 K.2025/228
6. Hukuk Dairesi 2024/2070 E. , 2025/228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2219 E., 2024/817 K.
DAVA TARİHİ : 09.11.2021
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/576 E., 2022/470 K.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında akdedilen 04.01.2016 tarihli arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre 5 parsel numaralı taşınmaz üzerine bina inşa edileceğini ve binanın en üst katında yapılacak dubleks dairenin davacıya verileceğini, binanın kararlaştırıldığı şekilde yapılmadığını, davacıdan habersiz proje değişikliğine gidildiğini, dubleks dairenin küçültülerek en üst kata fazladan 1+1 daire yapıldığını, binanın alınacak ruhsat tarihinden itibaren 18 ay içerisinde hazır hale getirileceğinin kararlaştırıldığını, ancak aradan yaklaşık 6 yıl geçmiş olmasına rağmen dubleks daire ve fazladan 1+1 dairenin davacıya teslimi ve tapuda devrinin yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davaya konu 8 ve 9 no.lu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, eğer varsa 3. kişilerce davaya konu taşınmazlar üzerine konulmuş ve dava tarihinden itibaren konulacak rehin, haciz ve tedbirlerin kaldırılmasına, 04.01.2016 tarihli sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin 04.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine (kira ile ilgili dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmeden de anlaşılacağı üzere davacıya arsa karşılığında en üst katta dubleks daire teklif edildiğini, davacının bu anlaşmayı kabul ettiğini, dubleksin yüzölçümünün davacı ve müvekkilinin ortak kararı ile brüt 220 m² olarak belirlendiğini, dubleks daireye ilişkin projenin davacı tarafından kabul edildiğini, binanın yapımı aşamasında hiçbir zaman proje değişikliğine gidilmediğini, dubleks dairenin devredilmemiş olmasından müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kendisinin devri teklif ettiğini, 1+1 dairede gerek sözleşmeye göre gerek projeye göre davacının bir hakkı bulunmadığını, cezai şart olarak belirlenen 50.000,00 TL'nin sözleşmeden vazgeçen veya sözleşmeyi ihlal eden tarafça ödeneceğini, müvekkilinin dava sürecine kadar sözleşmeyi ihlal etmediğini, bu haliyle cezai şartın ödenmesini kabulün mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince inşaatın tamamlandığı, yapı kullanma izin belgesinin alınmadığı, davalı yüklenici tarafından arsa sahibine dairenin teslimi gerekirken teslim işleminin yapılmadığı, bu durumda iskan ruhsatının alındığı tarihe kadar sözleşme ifa ile sonuçlanmış olmayacağından 8 no.lu bağımsız bölüm-dubleks mesken nitelikli taşınmazın tapu iptali ve tescil talebinin kabulü, sözleşmenin 1.maddesine göre "bu arsada yapılacak olan en üst kat dubleks dairenin verilmesi" ifadesi yer aldığı, sözleşmede her katta tek daire olacağına dair bir ibare bulunmadığı, yine katlardaki daire sayısına ilişkin başka bir ifade de yer almadığı, dubleks dairenin m²sinin sözleşme ekinde bulunan taslak projede yer almadığı, dubleks daire haricinde 1+1 dairenin de verileceğine dair taraflar arasında başka bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşıldığından 1+1 mesken nitelikli 9 no.lu bağımsız bölüm taşınmazın tapu iptal tescil talebinin reddi, sözleşmenin sonunda "sözleşme imzalandığından itibaren tek taraflı fesih edilemez. Vazgeçen ve sözleşme şartlarını ihlal eden taraf 50.000,00 TL tazminat ödeyecektir" şeklinde düzenleme yapıldığı, davalı tarafın sözleşmeden vazgeçtiği veya sözleşme şartlarını ihlal ettiğinin davacı tarafça ispatlanmadığı anlaşıldığından cezai şart isteminin reddi gerektiği diğer taraftan, dava dilekçesinde her türlü rehin, haciz ve tedbirlerin kaldırılması da talep edilmiş ise de; haciz, rehin ve tedbir lehtarlarına karşı usulüne uygun harcı verilerek açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline 9 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile tescil talebinin ve cezai şartın tazmini talebinin reddine, haciz, ipotek vd. takyidatın terkinine ilişkin talep hakkında usulüne uygun harç yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de;
1- Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Arsa sahibi ile yüklenici arasında tapunun devredilmesi nedeniyle geçerli hale gelen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacı arsa sahibine bırakılan 8 no.lu bağımsız bölümün isabetli bir şekilde tapu iptal ve tesciline karar verilmiş ise de, bu bağımsız bölüm üzerinde bulunan haciz, ipotek ve diğer şerhlerin kaldırılması ile ilgili talep hakkında bu talebe ilişkin harçlar yatırılmadığı için karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi hatalı olmuştur. Zira; davacının talebi sözleşmeden kaynaklanan ve hak ettiği 8 no.lu bağımsız bölümün takyidatlarından ari olarak tapu iptal ve tescili olduğuna göre “takyidatlardan arınmış” şeklindeki talep, tapu iptal ve tescil isteminin eklentisi niteliğindedir. Bu hususta ayrıca ikinci bir harç alınmasına gerek olmaksızın, gerekli taraf teşkili de sağlandıktan sonra bu taleplerin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/576 Esas, 2022/470 Karar, 29.09.2022 tarihli kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 22.01.2025 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.