Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1206 K.2025/2035

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1206 📋 K. 2025/2035 📅 16.04.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1206 E.  ,  2025/2035 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1657 E., 2025/75 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/507 E., 2023/149 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili yargılamanın yenilenmesine ilişkin dava dilekçesinde; Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/278 Esas ve 2019/170 Karar sayılı muhdesatın tespitine ilişkin davada aleyhlerine karar verildiğini ve bu kararın muhalefet şerhi ile onanarak kesinleştiğini, ancak davalı (yargılamanın yenilenmesi davasında davacı) ...'in dava konusu binanın yapımı için 500.000,00 DM’ye yakın para harcadığı halde gözetilmeden karar verildiğini, o tarihlerde yapılan harcamalara ilişkin belge ve dekontların bir kısmını delil olarak sunduklarını, bu delillere hükümden sonra ulaşıldığından yargılamanın yenilenmesini istediklerini, davacı tarafından davalı ...’ye gönderilen ve elden verilen paraların dava konusu inşaata harcandığını, yine ıslak imzalı mektupta da davacının binayı yaptırdığının anlaşıldığını, davalının vekil olarak işlem yaptığını, tarafların annelerinin de taşınmazda hissedar olduğunu ve inşaatın yapımına katkıda bulunduğunu, devam eden süreçte ise hissesini davacıya devrettiğini, ancak bu hususların araştırılmadığını belirterek ortak murisin dairesinde sonradan ele geçen deliller neticesinde HMK’nın 375/1/ç maddesi uyarınca Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/278 Esas, 2019/170 Karar sayılı kararının yargılamanın iadesi suretiyle kaldırılmasını ve beş katlı binanın tamamının davacı ... tarafından yaptırıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi nedeniyle reddi gerektiğini, somut olayda yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yasal şartların bulunmadığını, dayanak olarak sunulan belgelerin yargılamanın yenilenmesini gerektirecek belgeler olmadığını, asıl dosyasının dava sürecinde sunulabilecek belgeler olduğunu, elde olmayan nedenlerle temin edilemeyen belge niteliğinde olmadıkları gibi davanın esasını etkileyecek, binanın tamamının davacıya ait olduğunu ispatlayacak deliller de olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin kullanılmayan evde tesadüf eseri bir takım evrakların bulunduğu ve bu sebeple yargılanmanın yenilenmesini talep ettiği, ancak dayanak olarak sunulan belgelerin yargılamanın yenilenmesini gerektirecek belgeler olmadığı ve yargılamasının yenilenmesi istenen yargılama sürecinde sunulabilecek deliller olduğu, ayrıca bu belgelerin tesadüf eseri kullanılmayan evde bulunması gibi bir mazeretin de haklı bir mazeret olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak ileri sürdüğü hususların İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama aşamasında değerlendirildiği, verilen ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen karar içeriğinde bahse konu binanın yapımına ilişkin masrafların ... tarafından karşılandığı, ... ...in ise inşaat gerçekleştirilirken emek verdiği, bu şekilde binanın iki kardeş olan ... ... ve ... adına yaptırıldığı hususları kabul edilmek suretiyle karar verildiği, talep eden tarafça talep dilekçesinde yargılanmanın yenilenmesi sebebi olarak ileri sürülen nedenlerin 6100 sayılı HMK'nın yargılamanın iadesi sebeplerini düzenleyen 375. maddesinde yazılı koşullara uymadığı, sonradan temin edildiği ileri sürülen belgenin de yargılamanın iadesi nedeni oluşturacak nitelikte belge olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a.Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, yerel mahkeme tarafından verilen kararın delillerin tamamı toplanmadan ve yeterli araştırma yapılmadan sadece varsayımdan hareketle verildiğini, gösterdikleri tanıkların dinlenmediğini,
b.Elde edilemeyen ödeme dekontları, faturalar, döviz alım belgeleri ve ıslak imzalı mektubun sonradan el geçmesi nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduklarını, ancak delillerinin incelenmediğini, davalılar murisinin vekil olarak işlemlerle ilgilendiğinin açık olduğunu, hükümden sonra dayanak delillerin eşyaların arasında tesadüfen bulunduğunu belirterek eksik inceleme ile verilen hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespitine ilişkin davada verilen kabul kararının yargılamanın yenilenmesi suretiyle iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.