Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2214 K.2025/6969
8. Hukuk Dairesi 2024/2214 E. , 2025/6969 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1995/238 E., 2005/154 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ... köyünde 766 sayılı Tapulama Kanunu'na (766 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro çalışması sırasında, dava konusu ... numaralı parselin tapulama tutanağında yazılı Ağustos 1931 tarihli ve 36, 40, 42, 44, 50... numaralı tapu kayıtlarına ve gitti tedavülleri ile harici ve rızai taksime dayanılarak davalı adına 03.06.1986 tarihinde tespit edildiği, Hazinenin tespite itiraz ettiği, itirazın komisyonca reddedildiği ve tespitin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünün tapulaması sırasında 3066 ilâ 4471 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kaydının miktarından 1.398.695 m² fazlasının davalılar adına tespit edildiğini, tapu kayıtlarının hududunda ... ismi okunduğundan ve ayrıca tapu kayıt hududunun orman okumadığı halde bu parsellerin paftasında ormana bitişik olduğunu, askı ilan müddeti içinde itiraz ettiklerini, ancak itirazlarının reddedildiğini, dava konusu parselle birlikte bir çok parsele uygulanan tapu kayıt miktarlarından fazlasının zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan ve orman tecavüzünden kaynaklanan ... numaralı parseldeki tapu kaydında görülen miktar fazlası kısmın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dayanak tapu kayıtlarının miktarı ve uygunluğunun uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlık konusunun; sabit sınırlı olmayan tapu kaydındaki yazılı miktardan fazlasının “Hazine arazisi” olduğu iddiasına dayandığı, davaya konu 3077 sayılı parsele komşu bulunan 3072 sayılı parselin kadastro tespitinin, Çatalca 1. Kadastro Mahkemesinin 1988/110 Esas ve 1990/497 Karar sayılı kararı ile komşu 3078 sayılı parselin kadastro tespitinin aynı Mahkemenin 1988/114 Esas ve 1990/497 Karar sayılı kararı ile komşu 3079 sayılı parselin aynı Mahkemenin 1988/115 Esas ve 1990/539 Karar sayılı ilamıyla, Hazinenin miktar fazlası için açtığı davaların reddi ile kesinleştiği, komşu parsellerden 3076 sayılı parselin kadastro tespiti ve komisyon kararı ile ... adına kesinleştiği, komşu parseller ile dava konusu 3077 parsele uygulanan dayanak tapu kayıtlarının aynı olduğu, taşınmaz başında 10.03.2005 tarihinde keşif yapıldığı, fen bilirkişisinin 30.03.2005 tarihli raporunun ekindeki krokide, davaya konu taşınmaza dayanak olan 1931 tarihli ve 36, 40, 42, 44, 50... numaralı tapu kayıtlarının kapladığı alanın sınırlarını yeşil çizgi ile göstermiş olduğu, orman bilirkişisinin 29.03.2005 tarihli raporunda, davaya konu taşınmazın kesinleşmiş devlet orman tahdit sınırları dışında kaldığı, toplu tarım arazileri içinde, orman sayılmayan yerlerden olduğunu tespit ettiği, yine ziraat bilirkişisinin taşınmazın çayır niteliğinde olduğunu tespit ettiği, dayanak tapu kayıtlarının komşu taşınmaz uygulamasında 3072 parselle ilgili Kadastro Mahkemesinin 1988/110 Esas, 3078 parselle ilgili aynı Mahkemenin 1988/114 Esas, komşu 3079 parselle ilgili yine aynı Mahkemenin 1988/115 Esas sayılı dosyasında uygulanması ve içten komşu bu parsellerin de aynı dayanaklardan revizyon görmesi nedeniyle, ayrıca bu dosyalardaki tapu kayıtlarının sabit sınırlı olduğu tespit edildiğinden yeniden bu dosyada tapu kayıtlarının civar uygulamasının yapılmadığı, davaya konu 3077 sayılı parselle, bu parsele komşu bulunan tüm parsellerin ortak dayanağı olan Ağustos 1931 tarihli ve 36, 40, 42, 44, 50... numaralı tapu kayıtlarının civar uygulaması komşu parsellerle ilgili dava dosyalarında yapıldığı, söz konusu tapu kayıtlarının sabit sınırlı olduğu, İlk Derece Mahkemesince Hazinenin miktar fazlası için açtığı davaların reddine karar verildiği ve red kararının kesinleştiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde davaya konu taşınmazın Rumlardan Hazine'ye intikal eden yerlerden olduğunu, dayanak tapu kaydının bir sınırının Rum taşınmazını okuduğunu, yine aynı tapu kayıtlarından dava konusu taşınmazın ormanla sınır olduğunu, genişletilmeye elverişli olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, dayanak tapu kayıtları uygulanmadan komşu parsellere ilişkin emsal Mahkeme kararlarına dayanılarak karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) sayılı geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.