Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4575 K.2025/6983

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4575 📋 K. 2025/6983 📅 25.11.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4575 E.  ,  2025/6983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/595 E., 2022/715 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 788, 7 89... parsel sayılı sırasıyla 99,67, 143, 00... ,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 788 parsel ...'nün, 789 parsel ...'nün kullanımında olduğu, 790 parselin ise kullanıcısının olmadığı belirtilerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 788 parsel ... ve ... adına, 789 parsel ise ... adına 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satış suretiyle kayden tescil edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisleri ...'ın kullanımında olan ve evveliyatında Hazine adına kayıtlı 584 parsel sayılı taşınmazın kulllanım kadastrosu sırasında dört parçaya bölünerek davalıların kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle tespitlerinin yapıldığını belirterek, müvekkilleri adına şerh verilmesi talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında; "1.Davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 7 88... parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bu nitelikteki davaların görülebilmesi için kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazın Hazinenin mülkiyetinde bulunması gerekir. Eldeki davada, çekişmeli taşınmazlar, dava tarihinde Hazine adına kayıtlı olmakla birlikte, yargılama sırasında 31.10.2013, 12.11.20 13... .01.2014 tarihlerinde, ..., ... ve ...'e 6292 sayılı Kanun uyarınca satılmış ve böylelikle taşınmazlar Hazinenin mülkiyetinden çıkmıştır. Taşınmazların davalılar adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle artık şerhe yönelik, davanın dinlenme imkanı kalmamış ve dava konusuz kalmıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2.Davalı Hazine vekilinin çekişmeli 790 parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle Kanun'a uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak mahkeme kararlarının doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak nitelikte olması gerekmektedir. Hüküm yerinde, çekişmeli taşınmazın tarafların kullanıcı olduklarına dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken sadece zilyetliğin tespitine karar verilerek hükmün infazında tereddüt oluşturulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacı ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 790 parsel sayılı taşınmaza ilişkin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar, 2/B şerhi ile orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazın murislerinin fiili kullanımlarında olduğunu ileri sürerek, taşınmazda lehlerine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Bir başka anlatımla, davacıların talebi mülkiyet hakkına yönelik olmayıp, kullanım hakkının belirlenmesi ve tapunun beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesine yönelik bulunmaktadır. Hal böyle olunca; kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "7 88... parsellerin yargılama sırasında üçüncü kişiler adına tescil edilmesiyle davanın konusuz kaldığı, 790 parselin ise davacılar ve murisleri tarafından uzun süredir kullanıldığı, bu kullanımın hava fotoğrafları ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla doğrulandığı, davalı tarafça aksinin ispat edilemediği'' gerekçesiyle 790 parsel yönünden davanın kabulüne, 7 88... parseller yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bu parsellerde dava tarihindeki haklılık durumuna göre davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderinin 2/3 oranında takdirine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.