Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3770 K.2025/5182

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3770 📋 K. 2025/5182 📅 19.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3770 E.  ,  2025/5182 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/316 E., 2025/685 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/86 E., 2024/370 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki bulunduğu 2964,50 m²'lik Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 44... parsel sayılı taşınmazının 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi gereğince yörede yapılan yenileme kadastrosu çalışmaları sırasında yaklaşık 2 00... 'lik kısmının müvekkilinin mülkiyetinden çıkartıldığını, bu eksiltmenin hesaplama yönteminden kaynaklanabileceği gibi komşu parsel olan 1 44... parsel sayılı taşınmaza da eklenmiş olabileceği iddiası ile 22/a maddesinde yapılan yenileme kadastrosunun iptalini, eksik tespit yapılan alanın müvekkilinin maliki bulunduğu 1 44... parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından murisi adına kayıtlı 1 44... sayılı parselin uygulama kadastrosu ile yüz ölçümünün eksik tespit edildiği iddiası ile Kadastro Müdürlüğü ve 1 44... sayılı parsel tapu malikine husumet yönelterek uygulama kadastrosuna itiraz dava açılmış ise de; dava konusu taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince yapılan bir uygulama kadastrosunun ya da 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesine göre Kadastro Müdürlüğünce yapılan bir düzeltme işleminin ya da düzeltme talebi üzerine verilmiş bir kararının bulunmadığı, komşu parsel hakkında davanın mülkiyete yönelik olduğunun kabulü halinde ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin, kadastro tutanaklarının kesinleştiği 24.02.2009 tarihinden dava tarihi olan 15.05.2024 tarihine kadar geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ait 1 44... parsel sınırları aslında komşu taşınmaz olan 1 44... parsel ile arasına örülmüş olan sınırın daha da ileri kısmına kadar iken kadastro esnasında yaklaşık 200 metre karelik bir alan kadastro ölçümleri sırasında komşu taşınmaz olan 1 44... parselin alanına kaydedilerek davacıya ait taşınmazın yüz ölçümünün azalmasına sebebiyet verildiğini, kamu gücüyle gerçekleştirilen bir kadastro tespit tutanağında gerekli araştırma ve inceleme eksik yapılarak kamunun taşınmazı kendi adına tescil etmesi durumunun "yolsuz tescil" olacağını, yolsuz tescil ile mülkiyeti kazanan kötü niyetli kişinin ise zamanaşımı iddiasını ileri süremeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyünün 1 44... , 1 44... parsel sayılı ve 8.225,50; 2.964.50 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1 44... sayılı parsel davalı ..., 1 44... sayılı parsel Mehmet Kaya adına tespit edilmiştir. Kadastro tutanakları 23.01.2009-23.02.2009 tarihleri arasında askı ilanına alınarak askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle 24.02.2009 tarihinde tespit malikleri adına tapuya tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 24.02.2009 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 15.05.2024 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.