Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4280 K.2025/5101

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4280 📋 K. 2025/5101 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4280 E.  ,  2025/5101 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1093 E., 2025/632 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/27 E., 2024/15 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü 1 84... parsel sayılı taşınmazın davacının babası adına tespit ve tescil edildiğini, davacının babasının ölümü ile mirasçılarına intikal eden taşınmazdaki diğer payları davacının satın aldığını, davacının babası ... ...'dan mirasçılarına intikal eden taşınmazın fiili durumu ile tapu kaydındaki yüz ölçümünün uyumlu olmadığını, taşınmazın bir kısmının davalı adına tescil edilen 1 84... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını ileri sürerek 1 84... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1 84... parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek davacı adına tescilini bunun mümkün olmaması halinde davacının babası ... ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının kardeşi ... ...'ın da kendisine aynı taşınmazla ilgili dava açtığını, davanın reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2019/58 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın 30 yıldan beri davacının zilyetliğinde olması diğer mirasçılar yönünden davacıya zilyetlikle zamanaşımı suretiyle taşınmazı iktisap etme hakkı tanımayacağı, dosya içerisinde herhangi bir miras taksim sözleşmesinin de bulunmadığı, mirasçının 3. kişiye karşı açılan davalarda kendi miras payını isteyemeyeceği dikkate alınarak davaya katılmayan mirasçıların olurlarının alınması ya da miras şirketine 4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi ve davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi için davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen bu koşulu yerine getirmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli kararıyla, davacının davaya oluru alınması gereken tek mirasçının tapuda hak sahibi olan dava dışı ... olduğunun ileri sürüldüğü, bu noktada davacı tarafça diğer mirasçıların miras haklarının kadastrodan önce satın alındığı iddia edildiğine göre, bu iddiası ve tapudaki pay temlikleri de gözetilerek davaya yalnızca tapuda pay sahibi olarak görünen ...'ın muvafakati sağlanması yönüyle davacıya süre verilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davacı iddiaları araştırılıp ... Kadastro Mahkemesinin 07.12.2010 tarihli ve 2009/117 Esas, 2010/90 Karar sayılı dosyası da getirtilip incelenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken tüm mirasçıların olurlarının sağlanması veya terekeye temsilci atanması koşulunun yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen tapu maliklerinden Tahir Cabbar'ın muvafakatini dosyaya sunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, paylı (müşterek) mülkiyet halinde bir paydaşın diğer paydaşlar adına dava açma yetkisi bulunmadığından davacıların açtığı davanın dinlenemeyeceği, eldeki davanın 1 84... parsel sayılı taşınmazın tüm malikleri tarafından açılmadığının ve diğer malikin muvafakatinin de sağlanamadığının anlaşılmasına göre dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kayıt maliki ...'ın davaya muvafakatinin sağlanması için ilgili kişinin arandığını, kendisine ihtarname gönderildiğini ancak olumlu bir cevap alamadıklarını, kendilerine verilen süre içerisinde taraflarınca hukuken yapılması gerekenlerin yapıldığını, Mahkemece ...'a muhtıra gönderilip süre verilmesi, verilen sürede cevap vermemesi halinde muvafakat etmiş sayılacağının ihtarına yönelik muhtıra gönderilmiş olsaydı yargılamaya devam edileceğini, terekeye temsilci atanmasına yönelik bir ara kararın da oluşturulmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 84... parsel sayılı 1.270,54 metrekare yüz ölçümündeki kargir ev ve arsa nitelikli taşınmaz, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına 04.07.2009 tarihinde tespit edilmiş, tespite karşı ... ... (davacının kardeşi) tarafından Kadastro Mahkemesinde dava açılmış, ... Kadastro Mahkemesinin 07.12.2010 tarihli ve 2009/117 Esas, 2010/90 Karar sayılı kararıyla davanın reddiyle 1 18... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, tarafların temyiz etmemesi üzerine hüküm 29.01.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Aynı yer 1 84... parsel sayılı taşınmaz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... ... adına tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın bir kısmının kendisine ait 1 84... parsel sayılı taşınmaza dahil olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. 1 84... parsel sayılı taşınmazın 1/110 payla ... (muris ... ...'ın torunu), 109/110 payla davacı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.