Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4326 K.2025/4235
1. Hukuk Dairesi 2024/4326 E. , 2025/4235 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2087 E., 2024/848 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/682 E., 2023/365 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalının kardeş olduğunu, tarafların annesinden muris ...'ın davacı kızlarından mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak dava konusu 14 numaralı bağımsız bölümü davalıya satış suretiyle devrettiğini, yine murisin 460 ada 402 parsel sayılı taşınmazını önce dava dışı ... isimli kişiye sonrasında bu kişinin de çok kısa süre sonra davalıya devrederek muvazaayı saklamaya çalıştıklarını, davacıların babasının Almanya'dan emekli olması nedeniyle muris annelerinin taşınmazların satılmasına ihtiyacı olmadığını, bu devirlerin tek erkek çocuğun kayrılması amaçlı olduğunu ileri sürerek dava konusu 14 numaralı bağımsız bölüm ile 460 ada 402 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacıların miras payı oranında adlarına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 460 ada 402 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından 03.06.1982 tarihinde...isimli kişiden satın alındığını, muris ... ile bu taşınmazın bir ilgisinin olmadığını, 14 numaralı bağımsız bölümün de muvazaalı devredilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporlarından dava konusu 14 numaralı bağımsız bölümün kız çocuklarından mal kaçırma amacı ile davalıya devredildiği, bu yönü ile gerçek bir satış olmadığı ve gizlenen bağış işleminin resmi şekil şartlarına uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne; 460 ada 402 parsel sayılı taşınmazın muvazaalı olarak davalıya devredildiğini iddia edilmişse de dava konusu taşınmazın dava dışı...tarafından 03.06.1982 tarihinde davalıya satıldığı, taşınmazın 1/10 payının 30.11.1984 tarihli resmi senet ile davalı tarafından tarafların annesi ...'a satıldığı, ...'ın 17.09.1985 tarihli resmi senet ile bu payı ...'na sattığı, ...'nun da davalıya 01.08.1989 tarihinde sattığı görülmüş olup bu taşınmazın ilk olarak davalı tarafından satın alındığı bu nedenle muvazaa iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilerek bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 460 ada 402 parsel sayılı taşınmazın dava dışı...tarafından 03.06.1982 tarihinde davalıya satıldığı, taşınmazın 1/10 hissesinin 30.11.1984 tarihli resmi senet ile davalı tarafından tarafların annesi ...'a satıldığı, ...'ın 17.09.1985 tarihli resmi senet ile bu payı ...'na sattığı, ...'nun da davalıya 01.08.1989 tarihinde sattığı görülmüş olup bu taşınmazın ilk olarak davalı tarafından satın alındığı bu nedenle muvazaa iddiasının yerinde olmadığı, murisin dava dışı kişiye 1/10 payı davalı lehine davacılardan mal kaçırma iradesi ile devrettiği ispatlanamadığından, bu taşınmaz yönünden davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyize konu 460 ada 402 parsel sayılı taşınmaz ilk olarak davalı tarafından satın alınmış görünse de taşınmazın bedelini muris ile kocasının ödediğini, taşınmazın fiilen muris ...tarafından kullanıldığını, 1/10 payın murise devredilip sonra tekrar davalı tarafından satın alınmasının olağan olmadığını, murisin davalıyı kayırdığının tanık anlatımlarımdan da anlaşıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1932 doğumlu ...'ın 17.02.2020 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak kızları davacılar ............. ve ............. ile oğlu davalı ...'in kaldığı; murisin ölmeden önce 17.07.1984 tarihinde 14 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'e satış suretiyle devrettiği; 123 parsel sayılı (dava konusu 460 ada 402 parsel) taşınmazın tamamı ise dava dışı ...adlı kişiye aitken davalı ...'ın 03.06.1982 tarihinde taşınmazı satın aldığı; davalı ... adına vekili tarafından 30.11.1984 tarihinde 1/10 payının muris ...'a satış suretiyle devredildiği, murisin 123 parsel sayılı fındık bahçesi nitelikli taşınmazdaki 1/10 payını 17.09.1985 tarihinde ...na satış suretiyle devrettiği, davalının 460 ada 402 parsel sayılı taşınmazdaki 1/10 payı 01.08.1989 tarihinde dava dışı ...adlı kişiden satın aldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.