Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4243 K.2025/4236
1. Hukuk Dairesi 2024/4243 E. , 2025/4236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2113 E., 2024/1293 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/48 E., 2022/208 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının muris ...'nın kızı, davalılardan ...'in murisin oğlu, davalı ...'in ise muristen önce ölen oğlu ...'ın kızı olduğunu, murisin davacıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak 922 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlarını davalılara satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde de alacak talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 922 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 23.10.2000 tarihinde kendisine vasiyet edildiğini, murisin 2000-2018 yılları arasında fakirlik yardımı aldığını, taşınmazlarını satmak istediğini çevresine duyurduğunu, kendisinin de bedelini elden ödemek suretiyle dava konusu taşınmazı 2003 yılında satın aldığını, taşınmazın bedelin annesinin topluca aldığı emekli ikramiyesi ve borç para ile ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı bedeli mukabilinde satın aldığını, kendisine ve diğer davalı ...'e yapılan satış işlemlerinden sonra muris babasının davacıya para verdiğini, murisin bu parayı çocukları arasında mal paylaştırma saiki ile yaptığını, murise kendisinin baktığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tek katlı ev, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2 katlı ev ve tek katlı yapı bulunduğu, murisin 1 parsel sayılı taşınmazda ikamet ettiği, davalı ... evlenirken 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 katlı evin yaptırıldığının tanık anlatımlarından anlaşıldığı, 1 parsel sayılı taşınmazdaki yapının davacı ... ve muris kardeşi ............. tarafından sağlanan katkı ile muris tarafından yapıldığı, davalı ...'in murisin torunu olduğu, davalı ... evlenene kadar muris babası ile birlikte 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıda birlikte ikamet ettikleri, ayrı bir bütçelerinin bulunmadığı, birlikte hareket ettikleri, muris ...'e ölene kadar davalı ... tarafından bakıldığı, murisin herhangi bir emekli aylığı almadığı, geçimini hayvancılıkla sağladığı, bir süre sonra hayvanlarını sattığı, satıştan elde ettiği para tükenince taşınmazları satmak istediği, davalılara satış suretiyle devrettiği, semenin her zaman para olmayacağı, davalılar tarafından murisin bakım ihtiyaçlarının giderildiği, tanık beyanlarına göre davacıyı evlendikten sonra görmedikleri, davalıların taşınmazı alım güçlerinin olduğu, taşınmazları bedeli karşılığında aldıkları, mal kaçırma kastı olmadığı yönünde davalıların yemin ettikleri, muvazaa olgusunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların 2000 yılında davalı mirasçılara muris tarafından vasiyetname yoluyla bağışlandığı, sonrasında ise aynı taşınmazların bu sefer satış yoluyla davalılara devredildiği, bu durumun murisin en başından itibaren terekeden mal kaçırma kastını gösterdiği, bu satışların gerçek bir satış olmadığı, murisin asıl amacının bağış yapmak olduğu, davacıdan mal kaçırmak amaçlı yapıldığı açıkça anlaşılan ve resmi vasiyetnamenin sonrasında yapılan resmi senetlerin muvazaalı olarak ihdas edildiği, böylelikle davacının davasını yemin deliline başvurulmadan ispat ettiği, satışın yapıldığı tarihte murisin paraya ihtiyacının olmadığı, vefatında terekesinde bir satış bedelinin çıkmadığı, dava konusu olayda davalılara yapılan devrin bedelinin bakım olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, söz konusu devirlerde dava konusu taşınmazları davacı olan mirasçısından mal kaçırmak ve mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devrettiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; küçük yaşlardan itibaren çalışarak babasına yardım ettiğini, babasının maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle dava konusu taşınmazları satılığa çıkardığını, dışarıdan kişilerin satın almaması için kendisinin satın aldığını, kendisine devredilen 2 parsel sayılı taşınmazı bedeli mukabilinde aldığını ayrıca taşınmazdaki binayı kendisinin yaptığını, babasının satış bedellerinden kızı davacıya da pay vererek sağlığında paylaşım yaptığını, murise sağlığında kendisinin baktığını, davacının murisle hiç ilgilenmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle, murisin dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazı kendisine vasiyet ettiğini murisin iyice fakirliğe düşüp de taşınmazını satmak isteyince öğrendiğini, muris dedesinin taşınmazı satın almasını istediğini, onun ricasını kırmayarak biriktirmiş olduğu paralarla ve annesinin emekli ikramiyesi ile taşınmazı satın aldığını, muris tarafından düzenlenen vasiyetnamenin kendi lehine olmasına rağmen murisin geçinememesi nedeniyle taşınmazı satın almasının muvazaanın bulunmadığını gösterdiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1934 doğumlu ...'ün 17.03.2018 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak kızı davacı ...; oğlu davalı ... ve torunu davalı ...'in kaldığı; murisin ölmeden önce .............. Noterliğinin 23.10.2000 tarihli vasiyetnamesi ile 922 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'a vasiyet ettiği, taşınmazın daha sonra 12.08.2003 tarihinde muris tarafından davalı ...'e satış suretiyle devredildiği; murisin dava konusu 922 ada 2 parsel sayılı taşınmazı ............... Noterliğinin 14.06.2000 tarihli vasiyetnamesi ile davalı ...'e vasiyet ettiği, taşınmazın 17.04.2006 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve davalı ...'in temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 17.906,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den; 8.111,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.